1 Eylül Dünya Barışı Doğu Cephesinde Kazanıldı
1 Eylül İkinci Dünya Savaşı´nın başlangıcının 75. yıldönümü Barış yılı olarak dünya halkları tarafından anlatılacak.
Tarih: 8.9.2017 12:25:03
Sadullah ÇAĞLAR

1 Eylül İkinci Dünya Savaşı´nın başlangıcının 75. yıldönümü Barış yılı olarak dünya halkları tarafından anlatılacak.

Bu önemli günle ilgili çeşitli ülkelerde geniş şekilde kutlamalar yapılıp savaşlar mahkum edildi ve tüm insanlığa barış cağrıları yapıldı. Ama bu insanlık tarihinin en vahşi, en kanlı savaşında Nazi canavarının yenilmesinde en belirli olan Sovyet lideri Stanlin´den, onun yönettiiği Kızılordu´nun destansal direnişi üzerinde hiç durulmadı. Sanki dünya halklarını esir etmek isteyen Alman faşizmini batı yıktı. Yani kapital dünya Nazizmi yendi. Bir İngiliz bilim adamı der ki "Nazi faşizmi ne Avrupa´da ne de Normandiya cephesinde savaşı kaybetti. Hitler doğu cephesinde yani Stalingart´ta yenildi. Eğer batı müdahale etmeseydi savaş belki bir kaç yıl daha sürerdi, ama sonuçta Berlin´e gelen Kızılordu Paris´e girerdi. Sonuçta batı Avrupa sosyalist olurdu. Doğu Avrupa gibi Normandiye çıkarmasınını temel amacı batı yakasında sosyalist partilerin iktidara gelişini önlemekti. Savaş içinde liberal ya da sosyal demokrat partiler işgalci Nazilere karşı direniş mücadelesi vermediler. Oysa Alman faşizmine karşı devrimciler ölümcül kurtuluş savaşı verdiler. Elbette iktidar onların doğal hakkıydı. Yunanistan´da; İtalya´da özellikle Fransa´da devrimciler başlarını ortaya koyarak savaştılar. Evet, zaferin bedeli vardı. Bu bedeli ödeyenler çığlık atarak ölüme gittiler.
"Sevgili Maria, bu mektup sana ulaştığı zaman ben toprağın altında olacağım. Diğer arkadaşlarım gibi. Çünkü bizim için Gestepo Mahkemesi ölüm kararı verdi, ölüm bizimi için önemli değil, hangi devrimci yatağında ölmüştür? Ben Fransa´nın kurtuluşu için ölüyorum. Sizler geride kalanlar güzel günler göreceksiniz. Çünkü Kızılordu´nun ayak seslerini buradan duyuyoruz. Stalingrat´ı unutmayın. Ben bütün hayatım boyunca kendim için hiç bir şey istemedim. Sadece partime layık olmaya çalıştım. Çünkü beni partim yarattı. Seni seven eşin."
Nazi Almanya´sının bütün işgal ettiği ülkelerde solcu devrimciler inanılmazı mücadele örneği vererek insanlığı esir ve köleleştirmek isteyen ırkçı barbar Hitler faşizmine karşı canlarını verdiler. Yunanistan´da Haydari kampında yüzlerce cumhuriyetçi her gün kurşuna dizildi.
Devrimciler ölmeden bir gün evvel en güzel elbiselerini giyip traş oldular ve halay çektiler. Ölüm listesinde adları çıkmayanlar "Adımız neden yok? Arkadaşlarımızla bizide kurşuna dizin" diye Yunan cumhuriyetçileri ağladı. Ya Leningrat direnişi? İki yıl Alman tekniği ölüm makineleri şehri kuşattı. Leningrat´ın tüm su boruları imha edildi. Tüm tarlalar yıkıldı. Şehre yiyecek götürecek araçlara el konuldu. Leningrat havadan ve karadan en teknik Alman askerleri tarafından ablukaya alındı. Şehir havadan ve karadan bombalandı. Bu kuşatma içinde Sovyet halkı özellikle kadınlar, çocuklar şehrin ön tarafına barikatlar kurdular. Barikatlarda kadınlar ön safta vuruşarak mücadele ettiler. Tıpkı 1848-1871 Paris´te ki komün devrimindeki destansal direniş gibi. Alman faşizmine karşı direndiler ve Leningrat´ı Hitler vahşetine teslim etmediler.
Yüz yıl sonra Paris Komin direnişi Leningrat´ta Sovyet halkı ya da devrimin başarısını insanlığa gösterdiler. Leningrat kuşatması iki yıl sürdü ve Alman savaş tekniği bir halkın inançları karşısında çaresiz kaldı. Hitler Berlin´de çığlık atıyordu: "Ne oldu? Leningrat düşmedi mi?" diye. Öyle ya Fransa´ya 15 gün içinde giren yenilmez Alman tekniği iki yılda nasıl bir şehre girmedi, yanlız Fransa mı? Hollanda, Norveç, Danimarka, Belçika bütün Doğu ve Batı Avrupa Nazi çizmelerinin işgali altındaydı. Peki İngiltere? Alman hava kuvvetleri Londra´yı havadan ablukaya alıp 500 uçakla İngiltere´yi bombalıyordu. Hitler´in sağ kolu Gorink "Londra´nın günleri sayılı" diyordu. Peki Birleşik Amerika, Japonların Pearl Harbor´u hava baskınıyla serseme dönmüşlerdi. Çünkü ABD´nin Asya´da ki en büyük üstleri Pasifik´teydi.
ABD´nin İkinci Dünya Savaşı´nda ki Başkanı Franklin Rozvelt liberal düşünceler taşıyan demokrat bir kişiydi. Savaş geliştiği zaman yani Hitler´in orduları Doğu cephesinde durakladığı zaman namağlup tekniğin nasıl gerilediği. Onu Sovyetlere yaklaştırdı ve Sovyet lideri Stalin´le temas kurmak için sömürgeci İngiliz Başkanı Winson Çorçil´i Moskova´ya yolladı. İngiliz Başbakanı Sovyet lideri için ABD Başbakanı´na "İlginç bir kişilik, şaşırtıcı özellikleri var, onunla kendi felsefesi dışında Hitler´e karşı işbirliği yapılır, izlenimi edinmedim" diyordu. 1944 sonrası Nazi imparatorluğuna karşı Doğu-Batı ortak mucadelesi gelişti. Savaş içinde özellikle Amerika´da ki tutucu kongre üyeleri ya da Senatörler Sovyet Lideri Stalin´le ABD Başbakanı Rozvelt ilişkiye girdiği için çok eleştirildi. Bir gün Başkan kongrede bu karşı çıkışlara sert tavır koyar. "Baylar bir yerde büyük bir yangın var. Avrupa yanıyor ve bu yangın bize gelecek Pearl Harbur baskının anlamı nedir? Ve üstüne basarak söylüyorum hepimiz yenilmez dediğimiz Alman ordusu Doğu cephesinde durduruldu. Bu gücü durduran yapı yada sistem ne olursa olsun ortak iş birliği yapmak zorundayız. Bu sorumluluğu üstüme alıyorum. Hitler çığlığına karşı başka alternatif mücadeleniz varsa söyleyin." Aslında kapital dünyanın liideri ABD Başkanı Rozvelt savaşın nasıl gelişeceğini biliyordu. Yanlız o mu biliyordu?
Hayır, 1943´te Adana Yenice´de tren içinde, Türkiye Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, İngiliz Başbakanı Çorçil´le yapılan özel görüşmede, Türkiye´nin savaşa girme önerisini politik bir incelikle red eder: "Bizim ordumuzun savaşa hazır bir tekniği yoktur. Zamana ihtiyacımız var ama bize göre sayın ekselansları ufukta ki gelişme Sovyetlerin bu savaşı kazanacağını gösteriyor ve bu durumda tüm Avrupa´nın Sovyetleşme konumu olabilir."
İsmet Paşa sezgilerini konuşturduğu zaman İngiliz sömürgeci Başbakan güler, bu görüşmede dönemin Başbakanı Şükrü Saraçoğlu´da bulunmuştu. Savaşın sonunun Bolşevikler tarafından kazanılacağını ABD Cumhurbaşkanı Rozvelt, Türkiye Cumhurbaşkanı İsmet Paşa görüyordu ve ileriye dönük endişeler vardı. Peki Sovyetlerin başarısı nereden kaynaklandı?
´Savaşan Dünya´ kitabının İngiliz yazarı Marc Arnold Foster olaya açıklık getiren tezleri şöyle anlatır: "Batı dünyası Ekim devriminden sonra büyük biir yanılgıya düştü. Özellikle Stalin konusunda zannedildi ki Stalin, Lenin yada Troçki gibi teorisyen değil kaba bir adam köylü Marksist kültürünün dışında alanı dar. Batı kültürü yok, oysa olay tam tersineydi. Stalin devriminin kalıcı olması için önce Rusya´da sistemin oturması gerekiyordu. Ülke dış dünyaya kapandığı zaman ilerde hızlı bir sanayi devrimi başladı. İkişer, beş yıllık planlarla batının yüz yıllık sanayi devrimini yakalamak için hızlı bir sürece yüründü. 1930´lara gelindiği zaman batının sanayi devrimi yakalandı. Adamın siyasal felsefesinde ´hayal´ yoktu.
Batı Stalin´nin dışarıya devrim ihracı peşinde olduğu zannediliyordu. Diğer taraftan batının satın almak istediği işbirlikli generaller tespit edilmiş, Kızılordu´nun tüm üst düzey komutanları tasfiye edilmişti. Moskova mahkemeleri aralıksız çalıştı ve Kızılordu yeriden kadrolaşarak savaş hızlandı. Stalin Rusya´yı geri kalmış tarım ülkesi olmaktan çıkardı. Sanayi toplumu yaptığı zaman batının bundan haberi bile yoktu. Batının kaba köylü Gürcüsü dedikleri adam karşılarına inanılmaz aydın çıktı ve bu dünyanın dengesini değiştiren İkinci Dünya Savaşı´nın kahramanı Mareşal Stalin´i bütün insanlık selamladı."
Genelde İkinci Dünya Savaşı´nda elli iki milyon insan öldü ama en büyük bedeli Sovyetler ödedi. Yirmi milyon insan. Başta dediğimiz gibi zafere giden yol belliydi. Kapital dünya başlangıçta Hitler"le uzlaştı. İngiliz Başbakanı Chamberlain Çekoslavakya´yı 1939´da Hitler´e hediye etti. Çek Başbakanı Beneş Münih´e ağlayarak "Bizi sattılar" diyordu.
Evet baylar; Hitler faşizminin yenilmesi sosyalist sistemin başarısıdır.
Yazımızı ABD Başbakanı Franklin Rozvelt´in sözleriyle tamamlayalım:
"Özgür dünyanın kurtulmasında Sovyet halkına ve onun akılcı lideri Mareşal Stalin´e demokrasi güçleri minettardır."
03.09.2014 tarihinde yayınlanmıştır.

Yazarın Diğer Yazıları
TARİHSEL DÖNEMİN UNUTULMAZ MEKTUPLARI (18 Mayıs 2022 - Çarşamba)
BATININ ÖDÜLLÜ KAHRAMANLARI (11 Mayıs 2022 - Çarşamba)
KÖYDEN KENTE GÖÇ (28 Nisan 2022 - Perşembe)
KÜTÜPHANELER İNSANI BİLİME TAŞIR (13 Nisan 2022 - Çarşamba)
SİNEMA TARİHİNDEN UNUTULMAZ FİLMLER (06 Nisan 2022 - Çarşamba)
BATI DÜNYASINDA SON AYDINLAR (30 Mart 2022 - Çarşamba)
POLİTİKA VE UZLAŞMA SANATI (24 Mart 2022 - Perşembe)
Yakın tarihimizde sanat ve edebiyat (17 Mart 2022 - Perşembe)
KÖRLEŞME SONRASI (09 Mart 2022 - Çarşamba)
HALKEVLERİNİ UNUTMAK MÜMKÜN MÜ (03 Mart 2022 - Perşembe)
SEVDA ŞARKILARINDA HEP SEN VARDIN (24 Şubat 2022 - Perşembe)
DÜNYA GENELİNDE UKRAYNA OLAYI (17 Şubat 2022 - Perşembe)
SEVGİ VE SONSUZLUK (10 Şubat 2022 - Perşembe)
ELVEDA ESKİ KENTLER (02 Şubat 2022 - Çarşamba)
TARİHTE YAŞANMIŞ BÜYÜK AŞKLAR (27 Ocak 2022 - Perşembe)
BATI DÜNYASINDA İKİ TÜRK AYDINI (19 Ocak 2022 - Çarşamba)
SİNEMA TARİHİNDE TARTIŞMALI FİLMLER (12 Ocak 2022 - Çarşamba)
AYDINLANMA EĞİTİMDEN KAYNAKLANIR (23 Aralık 2021 - Perşembe)
İNSAN HAKLARI YAŞAMA HAKKIDIR (16 Aralık 2021 - Perşembe)
BEYAZ PERDE´NİN EĞİTİME KATKISI (08 Aralık 2021 - Çarşamba)
ADANA HİLTON´DA BİR PANEL (01 Aralık 2021 - Çarşamba)
Politik yaşamda genel kültür (18 Kasım 2021 - Perşembe)
Politik Yaşamda Bilim (03 Kasım 2021 - Çarşamba)
YAPRAK DÖKÜMÜ MEVSİMİ GELDİ (27 Ekim 2021 - Çarşamba)
BENDEN SELAM OLSUN ANADOLUYA (21 Ekim 2021 - Perşembe)
Tarihle Söyleyişler (13 Ekim 2021 - Çarşamba)
DÜNYA EDEBİYATINDA TOLSTOY VE DOSTOYEVSKİ (29 Eylül 2021 - Çarşamba)
Felsefe Kültürün Neresinde? (23 Eylül 2021 - Perşembe)
Evrensel sanatçı yaşama veda etti (15 Eylül 2021 - Çarşamba)
ŞARLO´NUN AMERİKAN RÜYASI (08 Eylül 2021 - Çarşamba)
1 Eylül Zaferi İnsanlığın Kazanımıdır (01 Eylül 2021 - Çarşamba)
Kara gün (25 Ağustos 2021 - Çarşamba)
ATOM BOMBASI VE SOĞUK SAVAŞ (18 Ağustos 2021 - Çarşamba)
Sevgi yaşama güç katar (11 Ağustos 2021 - Çarşamba)
CUMHURİYET LOZAN´DA KAZANILDI (28 Temmuz 2021 - Çarşamba)
SİNEMANIN UNUTULMAZ FİLMLERİ (14 Temmuz 2021 - Çarşamba)
Tarih Boyunca Unutulmaz Aşk Mektupları (30 Haziran 2021 - Çarşamba)
1940 Türkiye´de 40 Bilim Adamı (16 Haziran 2021 - Çarşamba)
KLASİK TÜRK MÜZİĞİNİN GELİŞİMİ (09 Haziran 2021 - Çarşamba)
Akdeniz´de Bir Kraliçe (02 Haziran 2021 - Çarşamba)
İTALYAN SİNEMASININ KLASİK FİLMLERİ (26 Mayıs 2021 - Çarşamba)
DOKTOR FEYRUZ KARAALİ´Yİ KAYBETTİK (19 Mayıs 2021 - Çarşamba)
OKUNMAYAN YAZARLARA NOBEL ÖDÜLÜ (12 Mayıs 2021 - Çarşamba)
KENNEDY VE 1962 KÜBA KRİZİ (06 Mayıs 2021 - Perşembe)
KÖY ENSTİTÜLERİ AYDINLANMA DÖNEMİYDİ (29 Nisan 2021 - Perşembe)
EDEBİYAT TARİHİNDE UNUTULMAZ AŞKLAR (14 Nisan 2021 - Çarşamba)
KENTLER BÜYÜK KÖYLERE DÖNÜŞTÜ (31 Mart 2021 - Çarşamba)
KÜTÜPHANE YENİ BİR DÜNYADIR (24 Mart 2021 - Çarşamba)
TARİHİ OLAYLAR SARIKAMIŞ VE HİROŞİMA (17 Mart 2021 - Çarşamba)
VE SİNEMA (10 Mart 2021 - Çarşamba)
SANAT ÜZERİNE (24 Şubat 2021 - Çarşamba)
SEVMEK YAŞAM DEMEKTİR (17 Şubat 2021 - Çarşamba)
MUAMMER AKSOY ANAYASA UZMANIYDI (10 Şubat 2021 - Çarşamba)
TARİHLE KUŞANMIŞ ANTİK KENT KUDÜS (03 Şubat 2021 - Çarşamba)
TİMUR SELÇUK YAŞAMA VEDA ETTİ (27 Ocak 2021 - Çarşamba)
KALBİMİ VATANIMA GÖMÜN (20 Ocak 2021 - Çarşamba)
ÇAĞIN TEKNOLOJİK YAPISI (13 Ocak 2021 - Çarşamba)
BEYAZ PERDE DÜNYA İNSANIYLA BULUŞMADIR (23 Aralık 2020 - Çarşamba)
KIRILAN PLAKLARIN HİKAYESİ (16 Aralık 2020 - Çarşamba)
Keşifler dünyasına tarihsel bakış (09 Aralık 2020 - Çarşamba)
Masal şehri; İstanbul (25 Kasım 2020 - Çarşamba)
KÜLTÜR VE SANATIN İNSANA YANSIMASI (12 Kasım 2020 - Perşembe)
YÜZYILIN EN PAHALI KİTABI (04 Kasım 2020 - Çarşamba)
FUZULİ´DEN ŞEKSPİR´E MESAJ (28 Ekim 2020 - Çarşamba)
ONLARI UNUTMAK MÜMKÜN MÜ? (22 Ekim 2020 - Perşembe)
EBEDİ AŞK (14 Ekim 2020 - Çarşamba)
Kırsalı Batı´yla taşıyan aydın (07 Ekim 2020 - Çarşamba)
Evrensel Mısır sineması (11 Eylül 2020 - Cuma)
POLİTİK YAŞAMDA YOL AYRIMI (04 Eylül 2020 - Cuma)
MAHATMA GANDİ VE CHARLİE CAHPLİN (28 Ağustos 2020 - Cuma)
CHP´NİN 37.KURULTAY MESAJI (21 Ağustos 2020 - Cuma)
Hiroşima´nın 75.yılı anısına (14 Ağustos 2020 - Cuma)
SANAT DÜNYASINA BİR BAKIŞ (07 Ağustos 2020 - Cuma)
KURTULUŞ LOZAN´DA BELGELENDİ (24 Temmuz 2020 - Cuma)
Sinema tarihinin muhteşem kadını (16 Temmuz 2020 - Perşembe)
SİNEMA TARİHİNE BİR BAKIŞ (03 Nisan 2020 - Cuma)
ANTAKYA TARİHLE KUŞANMIŞ KENT (27 Mart 2020 - Cuma)
SPARTAKÜS YAŞAMA VEDA ETTİ (28 Şubat 2020 - Cuma)
TRENLERİN SESİ DUYULMAZ OLDU (07 Şubat 2020 - Cuma)
Kore´ye gidenler geri gelmedi (24 Ocak 2020 - Cuma)
DERTLİ PINAR (06 Aralık 2019 - Cuma)
Şampanya İçilerek Kutlanan Ölüm (29 Kasım 2019 - Cuma)
Umutsuz adamdan uzak durun (22 Kasım 2019 - Cuma)
BAĞ BOZUMU (15 Kasım 2019 - Cuma)
TARİHSEL UNUTULMAZ MEKTUPLAR (01 Kasım 2019 - Cuma)
BABALAR VE OĞULLARI (20 Eylül 2019 - Cuma)
BEYAZ PERDEDEN SEÇMELER (13 Eylül 2019 - Cuma)
TROYA DAĞLARI UYGARLIĞIN BEŞİĞİDİR (30 Ağustos 2019 - Cuma)
İlhan Selçuk´tan politik anılar (12 Temmuz 2019 - Cuma)
Romalı Brutus´ün yanılgısı (05 Temmuz 2019 - Cuma)
Benden resim aşıranlara zıkkım ola (06 Haziran 2019 - Perşembe)
BİR DOSTUN ARKASINDAN (31 Mayıs 2019 - Cuma)
İskenderun ve Kitaplı Yıllar (24 Mayıs 2019 - Cuma)
MISIRLI ESMA HAN´IN UMUTSUZ AŞKI (17 Mayıs 2019 - Cuma)
Don Kişot´lar öncüdür (10 Mayıs 2019 - Cuma)
KEŞİFLER DÜNYASI (05 Nisan 2019 - Cuma)
BEYAZ PERDEDE BİR EFSANE (15 Mart 2019 - Cuma)
Ahım gibi ah var mı acep (01 Mart 2019 - Cuma)
Modası Geçmeyen Bir Yolculuk (22 Şubat 2019 - Cuma)
14 ŞUBAT´IN ANLAMI (15 Şubat 2019 - Cuma)
LATİN AMERİKA VE YAKIN TARİHİ (08 Şubat 2019 - Cuma)
BUĞDAY İHRAÇ EDEN ÜLKEYDİK (25 Ocak 2019 - Cuma)
UNUTULAN DOSTLUKLAR VE EDEBİYAT (18 Ocak 2019 - Cuma)
SÖZ UÇAR YAZI KALIR (11 Ocak 2019 - Cuma)
TARİHTEN BİR YAPRAK 1960´LI YILLAR (28 Aralık 2018 - Cuma)
YAŞAR KEMAL VE NOBEL ÖDÜLÜ (21 Aralık 2018 - Cuma)
Elveda Hindistan (14 Aralık 2018 - Cuma)
YAŞAM VE DOĞA KÜLTÜRÜ (09 Kasım 2018 - Cuma)
Dünya Edebiyatı ve Savaşlar (19 Ekim 2018 - Cuma)
ENGELS´İN EVİ (28 Eylül 2018 - Cuma)
Kağıt Fabrikası Olmayan Ülke (14 Eylül 2018 - Cuma)
Köyden Gelen Aydına Veda (31 Ağustos 2018 - Cuma)
BİR USTANIN ANILARI (17 Ağustos 2018 - Cuma)
Çöl Tilkisi´nin Son Günü (03 Ağustos 2018 - Cuma)
TARİHİ ROMA´DA BİR GEZİNTİ (13 Temmuz 2018 - Cuma)
BAŞARI UMUTTAN BESLENİR (06 Temmuz 2018 - Cuma)
BEYAZ PERDENİN UNUTULMAZLARI (29 Haziran 2018 - Cuma)
SANATLA KUŞANMIŞ LİDERLER (22 Haziran 2018 - Cuma)
"İşte Paşam İstanbul" (01 Haziran 2018 - Cuma)
ÖLÜMSÜZLERİN UNUTULMAYAN AŞKLARI (25 Mayıs 2018 - Cuma)
ARKADAŞ (18 Mayıs 2018 - Cuma)
KİTAPSIZ BİLENLER (11 Mayıs 2018 - Cuma)
ARTİST KARTPOSTALLARI (27 Nisan 2018 - Cuma)
TÜRK BASININDA HÜRRİYET GAZETESİ (13 Nisan 2018 - Cuma)
Edebiyat Ustası Victor Hugo (15 Mart 2018 - Perşembe)
Burjuva Kökenden Gelen Bir Aydın (01 Mart 2018 - Perşembe)
14 Şubat: Tarihsel Bir Gün (15 Şubat 2018 - Perşembe)
Politika Uzlaşma Sanatıdır (08 Şubat 2018 - Perşembe)
Dünya Sinemasında Unutulmazlar (25 Ocak 2018 - Perşembe)
EDEBİYAT VE SANATIN NERESİNDEYİZ (11 Ocak 2018 - Perşembe)
Sevmek Yaşamak Demektir (04 Ocak 2018 - Perşembe)
Unutulmaz Radyo Günleri (28 Aralık 2017 - Perşembe)
Gözlerden Kalplere Sesler (15 Aralık 2017 - Cuma)
EDEBİYAT TARİHİ AYDINLANMAKTIR (08 Aralık 2017 - Cuma)
SAVAŞLARDAN ÇIKARI OLANLAR (10 Kasım 2017 - Cuma)
Elveda Hindistan (27 Ekim 2017 - Cuma)
Elia Kazan ve Livaneli Dostluğu (20 Ekim 2017 - Cuma)
Halep Gezi Anıları (13 Ekim 2017 - Cuma)
Teknoloji ve bilimin zaferi (06 Ekim 2017 - Cuma)
O bir zamanlar kraliçeydi (22 Eylül 2017 - Cuma)
Türk Sinemasında Kayıplar (25 Ağustos 2017 - Cuma)
İdeal Öğretmen (18 Ağustos 2017 - Cuma)
Bir Zamanlar Antakya (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Benden resim aşıranlara zıkkım ola (28 Temmuz 2017 - Cuma)
TARiHLE SÖYLEŞİLER (14 Temmuz 2017 - Cuma)
Treni Yürüten Önder (07 Temmuz 2017 - Cuma)
İhanete giden yol (30 Haziran 2017 - Cuma)
CHP Kendini Ortaya Koydu (23 Haziran 2017 - Cuma)
Senede Bir Gün (16 Haziran 2017 - Cuma)
Batı Dünyasında Son Gelişmeler (09 Haziran 2017 - Cuma)
Sevgisiz hayat bitkiseldir (02 Haziran 2017 - Cuma)
Kore´ye gidenler geri gelmedi (26 Mayıs 2017 - Cuma)
Beyazperdenin Unutulmazları (18 Mayıs 2017 - Perşembe)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi