1954 İskenderun´u ve Mualla Mukadder-Ahmet Üstün Konseri
Sadullah Çağlar
Tarih: 21.9.2018 10:59:26
Sadullah ÇAĞLAR

İskenderun bir dönem hareketli.1950´lerde kent kendi çapında sanayi şehri; fabrikalarla kuşanmış ve körfez uluslararası nakliye yapan gemilerle dolu.
İşçiler çalışmak için İskenderun´a gelirdi. Düzenli tren seferleri ve günlük uçak seferleri mevcuttu. Sahile yakın Atlantik Otelin mimari estetiği ilgi çekiciydi.
Londra, Kazablanka, İnci ve Rita barlar gibi eğlence yerleri vardı. Şubat ayı konser dönemiydi. 1954 yılında Klasik Türk Müziği´nin şöhret sesleri, Mualla Mukadder Atakan ve Ahmet Üstün konseri vardı.
Salon Kanatlı Sineması, 1950 ve 60 yılları, burjuva kültürünün geliştiği süreç. Geçmişe baktığımızda hatırlarız, gazinolar ve lokantalarda pikap vardı ve sürekli müzik dinlenirdi.
Radyo ya da gramafon da oldukça yaygındı. Özellikle sahibinin sesi marka, siyah, büyükçe çantalı gramafonlardan güzelim şarkıları dinlerdiniz.
Sokakta sanki şenlik vardı. Selim Yılmaz´ın dükkanının vitrininde honer marka mızıkaları ve akerdiyonları sık sık görürdünüz. Kebapçı dükkanlarında bile taş plaktan şarkılar dinlediniz.
Şimdiki ise umutsuzluk saçan´Ben doğarken ölmüşüm´ gibi ne olduğu belli olmayan bir müzik türü. O dönem sanatçılar arasında bir saygı vardı.
Bir sanatçının okuduğu besteyi, başka bir sanatçı seslendirmezdi. Yahya Kemal´in bestelerini yalnız Münir Nurettin plağa okurdu.
Şimdi Mualla Mukadder Atakan ve Ahmet Üstün´e dönelim. Ahmet Üstün fiziki olarak yakışıklıydı. Yalnız talihsiz bir evlilik yaptı, Necla İz isminde bir kadınla. Hırçın kadın zaman içinde eşinin şöhretini kendine yöneltti.
Kısa zaman sonra evlilik bitti, ama olaylar Ahmet Üstün´ü sarstı. Bir anda Zeki Müren´in tırmanışı Üstün´ün şöhretini gölgeledi.
Sokakta, evde her yerde sürekli gramafon ve radyodan müzik dinlerdik. Özellikle haftalık çıkanRadyo Haftası müzik dergisi, müzikseverleri bilgilendiriyordu. Dergiden konser programlarını takip eder, ilgilendiğimiz konserlere giderdik.
İnsanlar her şeye rağmen coşkuluydu. Hani derler ya ‘Müziksiz yaşam hatadır´. Anlattığımız yıllarda klasik müzik eserlerini dinleme kültürü vardı. Sinemalarda devamlı müzik çalardı. Öyle ki film bitip sinemadan çıkarken müzik dinlenirdi. Ve en önemlisi sevgi şarkılarda yaşanırdı.
Mualla Mukadder´in 1953-54 yıllarında yıldızı parlaktı. Kendisi son derece güzeldi ve sesi de içli ve duygusaldı. Onu şöhrete ulaştıran eserler; ´Beklerim her gün onu bu sahillerde´ idi. Sonra ‘Gönlüm yaralı yar bana ne oldu´ ve zamanla ‘Yıldızlı semalar altında haşmet ne güzel şey´ besteleri öne çıktı.
1952 yılında şöhreti yakalayan Ahmet Üstün ise Mualla Mukadder´in sesinden ve sanatından etkileniyordu.
İskenderun konserleri genelde Kanatlı Sinemasında yapılırdı. Çünkü sinema salonu başlangıçta opera salonu olarak düzenlenmiş, salonun adı Empire idi. Sonraları sinemaya dönüşen salonun locaları tam bir opera salonunu andırıyordu.
Evet şimdi Mualla Mukadder ve Ahmet Üstün´ün birlikte verdiği konsere dönelim. Kanatlı sineması iki şöhretli sanatçıyı görmeye gelen halk tarafından tıka basa doluydu. Ayrıca hayranların gönderdiği pek çok çelenk vardı.
Programa önce Ahmet Üstün çıktı. Üzerinde siyah smokin ve papyon olan sanatçı önce saz heyetini tanıttı. İlk olarak ‘Beni ateşlere salan o simsiyah kara gözler´ ve ´Menekşe gözlerde hiç vefa yoktu´ şarkılarını seslendirdi.
Devamında ve adeta kendi yaşamını anlatan Selahattin Pınar´ın ‘Nereden sevdim o zalim kadını´ eserlerini seslendirdi. Genel istek üzerine ‘Estergon Kalesi´ ile konseri tamamlayarak alkışlar arasında sahneden ayrıldı.
Ahmet Üstün´den sonra sahneye çıkan Mualla Mukadder´in üzerinde ise kırmızı bir gece elbisesi vardı ve adeta bir güzellik tablosu sergiliyordu. Mukadder´in seslendirdiği parçalar; ‘Talihim olsaydı yarim olurdu´, sonra ‘Ne müşkülmüş seni sevmek, sana yar olmak´ ve ‘Gurbet elde her akşam battı güneş‘ idi. Ayrıca Alaattin Yavaşça´nın eseri olan ´Boğaziçi şen gönüller yatağı´ adlı eseri okudu.
Eleştirmenler bugüne kadar en güzel sesli sanatçı olarak Mualla Mukadder´den bahsederler. Sesi Müzeyyen Senar ve Perihan Altındağ´dan sonra en duygulu sestir.
Ahmet Üstün ve Mualla Mukadder çok genç denecek yaşta sahnelere veda ettiler. Vefasız bir toplumuz, bu iki değerli ses sanatçısının ölümünden bile harbimiz olmadı.

Yazarın Diğer Yazıları
TARİHSEL UNUTULMAZ MEKTUPLAR (01 Kasım 2019 - Cuma)
BABALAR VE OĞULLARI (20 Eylül 2019 - Cuma)
BEYAZ PERDEDEN SEÇMELER (13 Eylül 2019 - Cuma)
TROYA DAĞLARI UYGARLIĞIN BEŞİĞİDİR (30 Ağustos 2019 - Cuma)
İlhan Selçuk´tan politik anılar (12 Temmuz 2019 - Cuma)
Romalı Brutus´ün yanılgısı (05 Temmuz 2019 - Cuma)
Benden resim aşıranlara zıkkım ola (06 Haziran 2019 - Perşembe)
BİR DOSTUN ARKASINDAN (31 Mayıs 2019 - Cuma)
İskenderun ve Kitaplı Yıllar (24 Mayıs 2019 - Cuma)
MISIRLI ESMA HAN´IN UMUTSUZ AŞKI (17 Mayıs 2019 - Cuma)
Don Kişot´lar öncüdür (10 Mayıs 2019 - Cuma)
KEŞİFLER DÜNYASI (05 Nisan 2019 - Cuma)
BEYAZ PERDEDE BİR EFSANE (15 Mart 2019 - Cuma)
Ahım gibi ah var mı acep (01 Mart 2019 - Cuma)
Modası Geçmeyen Bir Yolculuk (22 Şubat 2019 - Cuma)
14 ŞUBAT´IN ANLAMI (15 Şubat 2019 - Cuma)
LATİN AMERİKA VE YAKIN TARİHİ (08 Şubat 2019 - Cuma)
BUĞDAY İHRAÇ EDEN ÜLKEYDİK (25 Ocak 2019 - Cuma)
UNUTULAN DOSTLUKLAR VE EDEBİYAT (18 Ocak 2019 - Cuma)
SÖZ UÇAR YAZI KALIR (11 Ocak 2019 - Cuma)
TARİHTEN BİR YAPRAK 1960´LI YILLAR (28 Aralık 2018 - Cuma)
YAŞAR KEMAL VE NOBEL ÖDÜLÜ (21 Aralık 2018 - Cuma)
Elveda Hindistan (14 Aralık 2018 - Cuma)
YAŞAM VE DOĞA KÜLTÜRÜ (09 Kasım 2018 - Cuma)
Dünya Edebiyatı ve Savaşlar (19 Ekim 2018 - Cuma)
ENGELS´İN EVİ (28 Eylül 2018 - Cuma)
Kağıt Fabrikası Olmayan Ülke (14 Eylül 2018 - Cuma)
Köyden Gelen Aydına Veda (31 Ağustos 2018 - Cuma)
BİR USTANIN ANILARI (17 Ağustos 2018 - Cuma)
Çöl Tilkisi´nin Son Günü (03 Ağustos 2018 - Cuma)
TARİHİ ROMA´DA BİR GEZİNTİ (13 Temmuz 2018 - Cuma)
BAŞARI UMUTTAN BESLENİR (06 Temmuz 2018 - Cuma)
BEYAZ PERDENİN UNUTULMAZLARI (29 Haziran 2018 - Cuma)
SANATLA KUŞANMIŞ LİDERLER (22 Haziran 2018 - Cuma)
"İşte Paşam İstanbul" (01 Haziran 2018 - Cuma)
ÖLÜMSÜZLERİN UNUTULMAYAN AŞKLARI (25 Mayıs 2018 - Cuma)
ARKADAŞ (18 Mayıs 2018 - Cuma)
KİTAPSIZ BİLENLER (11 Mayıs 2018 - Cuma)
ARTİST KARTPOSTALLARI (27 Nisan 2018 - Cuma)
TÜRK BASININDA HÜRRİYET GAZETESİ (13 Nisan 2018 - Cuma)
Edebiyat Ustası Victor Hugo (15 Mart 2018 - Perşembe)
Burjuva Kökenden Gelen Bir Aydın (01 Mart 2018 - Perşembe)
14 Şubat: Tarihsel Bir Gün (15 Şubat 2018 - Perşembe)
Politika Uzlaşma Sanatıdır (08 Şubat 2018 - Perşembe)
Dünya Sinemasında Unutulmazlar (25 Ocak 2018 - Perşembe)
EDEBİYAT VE SANATIN NERESİNDEYİZ (11 Ocak 2018 - Perşembe)
Sevmek Yaşamak Demektir (04 Ocak 2018 - Perşembe)
Unutulmaz Radyo Günleri (28 Aralık 2017 - Perşembe)
Gözlerden Kalplere Sesler (15 Aralık 2017 - Cuma)
EDEBİYAT TARİHİ AYDINLANMAKTIR (08 Aralık 2017 - Cuma)
SAVAŞLARDAN ÇIKARI OLANLAR (10 Kasım 2017 - Cuma)
Elveda Hindistan (27 Ekim 2017 - Cuma)
Elia Kazan ve Livaneli Dostluğu (20 Ekim 2017 - Cuma)
Halep Gezi Anıları (13 Ekim 2017 - Cuma)
Teknoloji ve bilimin zaferi (06 Ekim 2017 - Cuma)
O bir zamanlar kraliçeydi (22 Eylül 2017 - Cuma)
Türk Sinemasında Kayıplar (25 Ağustos 2017 - Cuma)
İdeal Öğretmen (18 Ağustos 2017 - Cuma)
Bir Zamanlar Antakya (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Benden resim aşıranlara zıkkım ola (28 Temmuz 2017 - Cuma)
TARiHLE SÖYLEŞİLER (14 Temmuz 2017 - Cuma)
Treni Yürüten Önder (07 Temmuz 2017 - Cuma)
İhanete giden yol (30 Haziran 2017 - Cuma)
CHP Kendini Ortaya Koydu (23 Haziran 2017 - Cuma)
Senede Bir Gün (16 Haziran 2017 - Cuma)
Batı Dünyasında Son Gelişmeler (09 Haziran 2017 - Cuma)
Sevgisiz hayat bitkiseldir (02 Haziran 2017 - Cuma)
Kore´ye gidenler geri gelmedi (26 Mayıs 2017 - Cuma)
Beyazperdenin Unutulmazları (18 Mayıs 2017 - Perşembe)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi