Adaleti her yerde aramaya devam
Kılıçdaroğlu´nun başlattığı Adalet Yürüyüşü, Maltepe mitingiyle sonlandırıldı.
Tarih: 11.7.2017 11:06:24
Halit KATKAT

Kılıçdaroğlu´nun başlattığı Adalet Yürüyüşü, Maltepe mitingiyle sonlandırıldı. Gerek yürüyüşe, gerekse mitinge toplumun her kesiminden yoğun ilgi oldu. Yabancı TV´ler (ör. Alman TV´leri) mitinge katılanların sayısını 1.5 milyon olarak verirken internette paylaşılana göre polis 1.6 milyon olarak kayıtlara geçiyor. Ama daha önce bu mitingi “fetöye destek mitingi”, “kandile destek mitingi”, “adalet sokakta aranmaz” diyerek katılımı azaltmaya ve engellemeye çalışanlar, miting sonrası mitinge katılanların sayısını az göstermeye ve itibarsızlaştırmaya çalışmaktadırlar. İstanbul Valiliği mitinge katılanların sayısını 175 bin olarak açıklarken, Melih Gökçek´e göre “taş çatlasa 120 bin” olarak iddia etti. Görünen köy kılavuz istemez. Herkes TV´lerden, hatta iktidara bağlı TV´lerden ve internetten kendi gözleriyle gördü.

Mitingi eleştiren iktidar yanlıları yukarıda ve daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi rakiplerini sadece küçümsemeye ve itibarsızlaştırmaya çalışmaktadırlar. Ama sokağa çıkan insanların taleplerinin haklı ya da haksız olduğuna bakmamaktadırlar. Örneğin bu yürüyüş ‘adalet´ adına adaletsizliklere karşı yapılan bir yürüyüştü. Ama hiç bir iktidar yetkilisi ya da yandaşı yazarlardan hiç biri ‘bu memlekette adalet var niye yürüyorsunuz´ diyemedi.

İktidarın kulakları ve gözleri muhalefetin taleplerine kapalı; muhalafet ne derse yanlış, ne yaparsa kötü niyetli. Bu da iktidarın ayrıştırıcı ve düşmanlaştırıcı politikalarından geliyor. Örneğin AKP Genel Başkanı Erdoğan Strasburg´da gazetecilere yaptığı açıklamada daha ortada delil ve mahkeme kararı olmadığı halde o da kendisi gibi bir partinin genel başkanı ve seçilmiş milletvekili olan Selahattin Demirtaş için ‘terörist´ tanımı yapabilmektedir. İşte iktidarın tipik adalet anlayışı! Elbette milyonlar sokağa döküldü diye bu iktidardan adalet, yani evrensel hukukun gerektirdiği adalet sisteminin getirileceğini beklemek saflık olur.

Kılıçdaroğlu da bunu bildiğinden olmalı ki “Bu daha başlangıç, memlekete adalet gelinceye kadar mücadeleye devam” diyor.

İktidar şimdi yaklaşan 15 Temmuz´un yıldönümünde 15 Temmuz´u “demokrasi bayramı”, 15 Temmuz´da ölenleri de demokrasi şehidi” ilan ediyor. Evet 15 Temmuz´da ölenleri şehit ilan edebilirsiniz, bayram da yapabilirsiniz. Ama “demokrasi” nerede? Ortada demokrasi yok ama bayramı var! Sırf seçimler yapılıyor diye kimse o ülkede demokrasi var demez. Zaten son yapılan mühürsüz, şaibeli ve baskıya dayalı seçimin de kimse demokratik olduğunu söyleyemiyor.

Ayrıca 12 Eylül Darbe Anayasasını yamalayıp kullanıyorsunuz; 12 Eylül ürünü HSYK ve YÖK´ü iktidara gelirken kaldıracağınızı söylemenize rağmen onları da antidemokratik yapısı ile tahkim edip iktidara sıkı sıkıya bağlayıp kullanıyorsunuz.

İşçi, memur, küçük üretici, çiftçi vb halkın yararına hiç bir yasa çıkarmadınız. Çıkardığınız bütün yasalar sermaye yararına... Bu da ne demokrasiye ne de adalet anlayışına sığmaz.

Kendi kendinize önce 17-24 Aralık yolsuzluklarını ve 15 Temmuz Fetö darbesini milat tayin edip bu suçlardan kurtulmak istiyorsunuz. Ancak devlet işlerinde milat tayin edebilmeniz için yargı önüne çıkıp aklanmanız gerekir. Ama siz ne yaptınız? 17- 24 Aralık için soruşturma açılmasını Meclis´teki çoğunluğunuza dayanarak reddettiniz. Bakanların yüce divanda yargılanmasını engellediniz. Yine Fetö darbesinin siyasi bağlantılarının araştırılması için verilen meclis önergesini çoğunluğunuza dayanarak reddettiniz. Kendinizin tayin ettiği yargıçlardan oluşan hukuk sistemine kendiniz güvenmediniz, ama şimdi “adalet mahkeme de ve mecliste aranır” diye muhalefete akıl veriyorsunuz.

Anahtar Kelimeler: Adaleti, yerde, aramaya, devam
Yazarın Diğer Yazıları
Yerel Seçimler ve Halk İradesi (02 Ekim 2018 - Salı)
Faturayı kim ödesin? (18 Eylül 2018 - Salı)
Önümüzdeki Dönemde Ekonominin Durumu (11 Eylül 2018 - Salı)
Ekmek zammı ve düşündürdükleri (07 Ağustos 2018 - Salı)
Yanan Ormandan Daha Fazlası (31 Temmuz 2018 - Salı)
Angus kokusu aslında sistemin kokusudur (17 Temmuz 2018 - Salı)
Başka bir seçenek mümkün (10 Temmuz 2018 - Salı)
Çok bilinmeyenli bir seçim (26 Haziran 2018 - Salı)
‘OHAL Faturası´nı kim ödeyecek (19 Haziran 2018 - Salı)
AKP´nin taktikleri artık işe yaramıyor (12 Haziran 2018 - Salı)
Umutsuzluktan umut çıkarma seçimi (29 Mayıs 2018 - Salı)
Neyi vaat ettiler; neyi verdiler (22 Mayıs 2018 - Salı)
Burjuva politikasının iki yüzü (15 Mayıs 2018 - Salı)
CHP ve Büyükbabanın Hindileri (08 Mayıs 2018 - Salı)
Bu gün 1 Mayıs (01 Mayıs 2018 - Salı)
Şeker fabrikaları sadece şeker üretmez (12 Mart 2018 - Pazartesi)
Onaltı yılda ülke nereden nereye (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Metal sözleşmesinde kazançlı çıkan taraf (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Savaş işçi ve emekçilere ne getirecek? (22 Ocak 2018 - Pazartesi)
İşçilere Düşen Pay Azalıyor (18 Aralık 2017 - Pazartesi)
İyi Parti neye iyi gelecek? (31 Ekim 2017 - Salı)
Alternatif eğitim mümkün (03 Ekim 2017 - Salı)
Eğitim Sistemi neden yama tutmuyor? (26 Eylül 2017 - Salı)
Demokratik ve laik eğitim (19 Eylül 2017 - Salı)
TİS görüşmeleri ve işçi iradesi (08 Ağustos 2017 - Salı)
Yaşanacak bir cevre, kentlerimiz ve biz (25 Temmuz 2017 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi