Akdeniz´de Bir Kraliçe
Sadullah ÇAĞLAR
Tarih: 2.6.2021 14:24:09
Sadullah ÇAĞLAR



Eski Mısır, daha ilk çağlarda aydınlanma dönemini yakaladı. Öyle ki Atina başta olmak üzere Roma´yı aştı. Bilimde, tıpta sanatta olağan gelişmişti. Bu nedenle Alexandria/İskenderiye´de
en büyük kütüphanesini kurdu.

Sonuç uygarlaşma. Bu, Roma imparatoru Sezar´ı etkiledi. Bu nedenle Mısır´a sefer düzenledi. Sezar´ın gemisi İskenderiye Körfezi´ne yaklaşırken mimari antik yapı Sezar´ın dikkatini çeker. Yakınlarına, "Bu mabet nedir?" diye sorar. "Sezar, bu İskenderiye kitaplığı" diye yanıtlarlar. İmparator, "O zaman işimiz zor" der.

Süreç içinde Roma, Mısır´ı istila ettiğinde kardeşler arasında iktidar mücadelesi vardı. Kleopatra, Sezar´la anlaşarak kardeşlerini tasfiye edip Roma´nın desteğiyle iktidar olur. Sezar´la evlilik yapar. Sezar´dan bir oğlu olan Kleopatra Roma´yı Hindistan´a sefer düzenletmek için iknaya çalışır. Sezar´e ‘Hindistan olmazsa Roma eksiktir´ der. Sezar; “Kloapatra sen çok akıllı bir kadınsın.”
İmparator acil olarak Roma´ya çağrılır. Kraliçeye veda ederken, "Seni en kısa zamanda Roma´ya çağıracağım" der. Aslında Sezar, süreç içinde Roma´yı unuttu. Yalnız Roma´yı mı? Evini, eşini… her şeyiyle Mısırlı kadına esir oldu.
Oysa Kleopatra´nın tüm yaşamında sevmek, sevgi ona çok yabancıydı. Onun tek amacı imparatoriçe olmaktı. Sezar Roma´da yakınlarına ‘keşke hiç Mısır´a gitmeseydim´ diye yakınır.
Bir gün Mısır´da Kleopatra´ya; “Roma´ya hemen geleceksin.” Kraliçe, “Ben Roma´ya gelirim. İmparatoriçe olarak gelmek istiyorum.” Sezar, peki der. Kleopatra, muhteşem bir törenle Mısır ve Roma´nın kraliçesi olarak gelir. Roma halkı şaşkınlık içinde. Nil´in eşsiz kadını hayranlık duyar. Sonuç Sezar´ın en yakını, oğlum dediği Roma´nın ulusal kahramanı Marcus Antanius, Sezar´a "Sezar, sen bir kadın uğruna Roma´yı unuttun. Neden Sezar değer miydi buna?” diye sorar. Ama bir gün Sezar´ın tutkusunu Antanius da yaşayacaktı.
İmparatorluk, Kleopatra´ya Roma´nın anahtarını vermesini affetmez. Senatoda suikast düzenlenir. Sezar, ‘sende mi Brutüs´ diye çığlık atarak tasfiye edilir. Sezar´ın ölümü sonucunda Kleopatra gizlice Roma´yı terkeder. Roma senatosu toplanarak karar alır. Doğu Roma, Marcus Antanius´a verilir. Ön koşul Kleopatra´yı Roma´ya getirip yargılamaktır. Batı bölgesi Roma dahil Octavius´e verilr. Octavius´ün kız kardeşi Antanius´la evlidir. Sezar´ın ölüm sonrası Akdeniz Tarsus limanında demirli gemisindeki Kleopatra, Doğu Roma´nın lideri Antanius´a mesaj yollar: Tarsus´ta seni beklemekteyim.
Daveti kabul eden Antanius, görkemli törenle karşılanır. Törenin ihtişamı Antanius´u şok eder. Kısa zaman sonra Kleopatra geminin yörüngesi Mısır´a yol alır. Zaman içinde Mısır´da Kleopatra´yla aşk hayatı yaşayan Roma´lı komutan süreç içinde Akdeniz Bölgesini Mısırlı´ya bağışlar. Doğu Bölgesini kapsayan eski antik Kudüs, o dönemin çok kültürlü şehri Antakya...
Nil´in Kraliçesi tıpkı Sezar´ı teslim aldığı gibi Antanius da kraliçeye teslim olmuştu. İskenderiye kütüphanesi Sezar tarafından yakılınca, Kloapatra Sezar´ın üzerine yürür. Barbar Romalılar diye haykırır. Yakılan kitapların bir bölümü Antiohia/Antakya´ya, şimdiki kurtuluş caddesi olan Harerot bölgesindeki kitaplığa taşınır.

Tarsus, tarihsel olarak özelliği eski bir şehirdi. Örneğin, bu kentte felsefe okulu vardı. Öyle ki okul dönemine göre politik üniversite de diyebiliriz. Öğretim üyeleri arasında Aristo, Eflatun, Sokrat da vardır. Kleopatra kraliçe olarak bu bölgede yaşadı.
Nil´in kraliçesi Tarsus´a geldiğirde geçtiği cadde ve kapı Kleopatra kapısı olarak hala muhafaza edilmekte.
Akdeniz´in coğrafya olarak ilginç zenginliği var… Geçtiğimiz günlerde Ses Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Sadet Berkyürek´in bölgemizle ilgili sürpriz bir araştırmasına rastladım. Onun bu çok çekici yazısını okuyuculara aktarmak istedim:

Nisan ayının ortasında Kleopatra´nın gül diyarı Gülcihan´daydık. Kumsalı adımladık, hala kendi adıyla anılan tepeye kadar uzandık. 400 gemiyle taşınan kumdan geriye kalan küçük tepeye…

Arsuz, 2014 yerel seçimlerinde Karaağaç´a kadar uzanan yeni coğrafyasıyla bölgenin çok merkezli tek ilçesi ünvanını koruyor sanırım. Her bir eski belde, kendi başına bir yaşam ve çekim merkezi yani. Bu beraberinde ortak bir Arsuz kent kimliği arayışına farklı yorum getirse de tarihin izini sürerek, tarihiyle birlikte bir ortak kent kültürüne ulaşılabilir mi?

Arsuz´un geçmişine ışık tutan Konacık Sütunlu Limanı, kazı çalışmalarında gün yüzüne çıkarılan ikisi Hitit dönemine, biri de Roma dönemine ait Steller, Hacıahmetli´deki kaya mezarları, Roma dönemine ait olan Arsuz Kalesi, Arpaçiftlik Mahallesi´ndeki kazı çalışmalarında bulunan 6. Yüzyıla ait olduğu belirtilen Kutsal Havariler Kilisesi, tarihi Paşa Çeşmesi, Mısır´dan taşıtılan Kleopatra´yı iyileştiren kumsalıyla bilinen Gülcihan Plajı, Meryem Ana Havuzu – Seydi, Kurtbağı´ndaki Yanan Kayalar, tarihi Akıncı Burnu Deniz Feneri, Arsuz´a özgü cumbalı ve iç avlulu tarihi evler, Aziz Maryo Hanna Kilisesi, İskender Sayek Kültür Evi, bir doğa harikası Arabın Gölü, 3. derece sit alanı olarak belirlenmiş bölgedeki dar sokaklar…

ÇEKÜL Vakfına Arsuz Belediyesi tarafından 2016´da sunulan rapordaki bu zenginlik ve çok merkezli kent yapılanması içinde yolunuzu bir noktaya, Gülcihan´a düşürmenizi öneririm.

Isfahan´dan rivayete göre güllerin, Mısır´dan ince sarı kumların taşıtılarak bugün de güneşin sıcaklığını içine hapseden, şifa ve sağlık kaynağı kumsalıyla Gülcihan, tarihin izini sürerek günümüzde çekim noktasına kavuşturulabilecek bir sorumluluk alanı olarak çıkıyor karşımıza. Tarihi adımlayarak ikinci soruma yanıt arıyorum: Gülleri, kumsalı, ağırladığı tarihi şahsiyetleri Kleopatra ve Antonyus ile Gülcihan´ı ilmek ilmek, boncuk boncuk örmek mümkün mü?

Arsuz´da bir tasarım çalışma grubu, bu sorunun cevabını oluşturacak çalışmayı, atölye düzeyinde başlattı bile. Arsuz´un güllerini, Kleopatra´nın takılarını, Arsuz´un o çok kültürlü yapısını milim milim örerken üzerine serpilen altın rengi ve parıltısıyla, o şifa kaynağı kumla tamamlıyor.

Bir grup gönüllünün sosyal sorumlulukla da önüne koyduğu bu bakış ve çaba, ancak destek ve motivasyonla sürdürülebilir. Atölye ekibi, projelerinin Arsuz Kaymakamlığı ve Arsuz Belediyesinin yanı sıra EXPO Hatay´a dönük olarak Hatay Büyükşehir Belediyesi ya da DOĞAKA tarafından da desteklenmesini bekliyor.

Bu proje ile Kleopatra´nın Gülcihan sahil şeridinde adını verdiği kum tepesinden, altın sarısı kum tanelerinin geldiği Mısır kıyılarına uzanır mı bilemem ama gazeteci arkadaşımız A.Vasi Köse´nin çağrısına ben de katılıyorum: “Gül, en sevgiliye gönderilecek muhteşem bir armağandır. Her gün sevdiğinize, en sevgiliye bir gül gönderin ve Antonyus´un Cleopatra´ya olan tutkusunu anımsayın… İster sevgilinizi, ister sevdiklerinizi mutlaka Gülcihan sahillerine getirin. Bu sahillerdeki güzelliği yaşayın.”

Vasi Köse´nin çağrısı son soruyu da beraberinde getirdi: Sadece Gülcihan değil, kültürel çeşitliliğin çekim oluşturduğu Arsuz, altyapısıyla buna hazır mı, nereden başlamalı?

Küçük bir ekip kanat çırpıyor. Kentin tarihsel kimliğinin bütün olarak projelendirilerek yaşam bulması ise bakanlık, dolayısıyla devlet desteğini bekliyor. Bir alıntı da yine 2016´lardan, bu derginin yazarı Nesrin Topaloğlu´ndan: Tarihi kimliği inşa edilmemiş bir şehre devlet ne kadar hizmet yaparsa yapsın içini dolduramaz.”

Gülcihan ve Kloapatra tepesi bölgemize yönelik tarihsel bir değer taşıyor. Çalışmayı yaparak Arsuz ve Gülcihan´la ilgili tarihe damgasını vuran Kleopatra ve onun Marcus Antanius´la yaşadığı efsane aşk Akdeniz sahillerindeki yaşamlarına Sadet hanım yeni bir ışık yakmıştır. Bu ışığı meşaleye dönüştürelim.
Yazımın başlangıcında Kleoptra´nın iktidar olma dışında hiç bir hedefi yoktu. Sezar´la olan evliliği kardeşleriyle saltanat kavgasında Roma´dan faydalandı. Peki, Antanius´la olan aşk nasıl doğdu? Önemli bir sorgulama...
Octavius, Sezar sonrası Antanius´u hep rakip gördü. Antanius´un Mısır´da kalmasını kullanarak geleceğin Roma´nın tek hakimi olmak için pusuda bekliyordu.
Bu amaca yönelik Antanius Kloapatra´ya mesaj gönderir: “Antonyus´u zehirle. Aksi halde Mısır´ı işgal edeceğim.”

Kleopatra yakınlarını toplayarak, onlara danışır. Politik değerlendirme sonucu Mısır önemli denir. Roma´yla savaşacak gücümüz yok. Antanius fiziki olarak tükenmiş. tuzak hazırlanmasıyla masaya şarap konur. İçinde zehir var. Kloapatra, Antanius´la masaya oturur. Antanius, tam kadehi eline alıp içmek isterken yeniden masaya kor. İçmez. Bu arada beklenilmeyen bir olay olur. Roma´dan bir haberci gelir. Oktavüs, Mısır´a savaş kararı almıştır. İşgal kararına öfkeyle karşı çıkan Antanius, "Demek Oktavüs Mısır´la savaşacak.”
Generalleri çağıran Antanius, Oktavüs´a karşı direnişe hazırlanırken masadaki haritaya bakarken Romalı yaşlı general Antanius´a; “Biz savaşmayacağız.”
"Bu ne demek" diye sorar Antanius.
"Bak Antanius, bir Romalı bir Romalı askerle savaşmaz. Sen tercihini yap. Mısır´dan yana mısın yoksa Roma´dan mı? Bak Antanius sen bir savaş kahramanısın. Bütün zaferleri beraber kazandık. Sen benim hayatımı kurtardın. Senin yapacağın tek şey Mısırlı kadını Roma´ya getireceksin. O zaman Roma halkı seni bağrına basar.”
Kleopatra kendi üzererinde yapılan tartışmayı dinlemekte. Antanius, "Benim için Mısır önemli.”
Eski arkadaşı Antanius´a; “Sen Markus Antanius, dünyanın hakimi olacakken Mısırlı bir kadına yenildin. Şu göğsümdeki madalyalar savaşı kazandığımız zaman sen taktın. Artık benim için bunlar bir anlam taşımıyor. Bir Romalı asker olarak kılıcımla seni son defa selamlıyorum.”
Yol ayrımına giren iki arkadaş Roma ordusuyla Mısır´ın yani Antanius´un Roma´ya karşı direnmesi intihardı. Baştan kaybedilmiş bir savaştı.
Antanius, Roma imparatoru olmanın ötesinde dünya hakimi olmayı reddetti.
Kleopatra, iki arkadaşın ayrılık sonucu Antanius´un yanına gelir, diz çöker. Onun ellerine sarılır: “Antanius, bundan sonra ben kraliçe değilim. Benim için taptığım adam sensin artık.”
Bu sırada Antanius, masanın üzerindeki şarabı alıp içmek isterken, Kloapatra aniden fırlayarak bardağı alıp atar. Antanius için Kleopatra vardır. Kloapatra demek Mısır´dan yana olmak, ölümsüz aşkın bedeliydi.
Tarihçiler, Kloapatra için, ‘o bakınca yok gibi duran sıkınca var olan bir ete malikti.´

Ne demişti Balzac, "Sevmesini bilenler büyük insanlardır".

Anahtar Kelimeler: Akdeniz, Kraliçe
Yazarın Diğer Yazıları
TARİHSEL DÖNEMİN UNUTULMAZ MEKTUPLARI (18 Mayıs 2022 - Çarşamba)
BATININ ÖDÜLLÜ KAHRAMANLARI (11 Mayıs 2022 - Çarşamba)
KÖYDEN KENTE GÖÇ (28 Nisan 2022 - Perşembe)
KÜTÜPHANELER İNSANI BİLİME TAŞIR (13 Nisan 2022 - Çarşamba)
SİNEMA TARİHİNDEN UNUTULMAZ FİLMLER (06 Nisan 2022 - Çarşamba)
BATI DÜNYASINDA SON AYDINLAR (30 Mart 2022 - Çarşamba)
POLİTİKA VE UZLAŞMA SANATI (24 Mart 2022 - Perşembe)
Yakın tarihimizde sanat ve edebiyat (17 Mart 2022 - Perşembe)
KÖRLEŞME SONRASI (09 Mart 2022 - Çarşamba)
HALKEVLERİNİ UNUTMAK MÜMKÜN MÜ (03 Mart 2022 - Perşembe)
SEVDA ŞARKILARINDA HEP SEN VARDIN (24 Şubat 2022 - Perşembe)
DÜNYA GENELİNDE UKRAYNA OLAYI (17 Şubat 2022 - Perşembe)
SEVGİ VE SONSUZLUK (10 Şubat 2022 - Perşembe)
ELVEDA ESKİ KENTLER (02 Şubat 2022 - Çarşamba)
TARİHTE YAŞANMIŞ BÜYÜK AŞKLAR (27 Ocak 2022 - Perşembe)
BATI DÜNYASINDA İKİ TÜRK AYDINI (19 Ocak 2022 - Çarşamba)
SİNEMA TARİHİNDE TARTIŞMALI FİLMLER (12 Ocak 2022 - Çarşamba)
AYDINLANMA EĞİTİMDEN KAYNAKLANIR (23 Aralık 2021 - Perşembe)
İNSAN HAKLARI YAŞAMA HAKKIDIR (16 Aralık 2021 - Perşembe)
BEYAZ PERDE´NİN EĞİTİME KATKISI (08 Aralık 2021 - Çarşamba)
ADANA HİLTON´DA BİR PANEL (01 Aralık 2021 - Çarşamba)
Politik yaşamda genel kültür (18 Kasım 2021 - Perşembe)
Politik Yaşamda Bilim (03 Kasım 2021 - Çarşamba)
YAPRAK DÖKÜMÜ MEVSİMİ GELDİ (27 Ekim 2021 - Çarşamba)
BENDEN SELAM OLSUN ANADOLUYA (21 Ekim 2021 - Perşembe)
Tarihle Söyleyişler (13 Ekim 2021 - Çarşamba)
DÜNYA EDEBİYATINDA TOLSTOY VE DOSTOYEVSKİ (29 Eylül 2021 - Çarşamba)
Felsefe Kültürün Neresinde? (23 Eylül 2021 - Perşembe)
Evrensel sanatçı yaşama veda etti (15 Eylül 2021 - Çarşamba)
ŞARLO´NUN AMERİKAN RÜYASI (08 Eylül 2021 - Çarşamba)
1 Eylül Zaferi İnsanlığın Kazanımıdır (01 Eylül 2021 - Çarşamba)
Kara gün (25 Ağustos 2021 - Çarşamba)
ATOM BOMBASI VE SOĞUK SAVAŞ (18 Ağustos 2021 - Çarşamba)
Sevgi yaşama güç katar (11 Ağustos 2021 - Çarşamba)
CUMHURİYET LOZAN´DA KAZANILDI (28 Temmuz 2021 - Çarşamba)
SİNEMANIN UNUTULMAZ FİLMLERİ (14 Temmuz 2021 - Çarşamba)
Tarih Boyunca Unutulmaz Aşk Mektupları (30 Haziran 2021 - Çarşamba)
1940 Türkiye´de 40 Bilim Adamı (16 Haziran 2021 - Çarşamba)
KLASİK TÜRK MÜZİĞİNİN GELİŞİMİ (09 Haziran 2021 - Çarşamba)
İTALYAN SİNEMASININ KLASİK FİLMLERİ (26 Mayıs 2021 - Çarşamba)
DOKTOR FEYRUZ KARAALİ´Yİ KAYBETTİK (19 Mayıs 2021 - Çarşamba)
OKUNMAYAN YAZARLARA NOBEL ÖDÜLÜ (12 Mayıs 2021 - Çarşamba)
KENNEDY VE 1962 KÜBA KRİZİ (06 Mayıs 2021 - Perşembe)
KÖY ENSTİTÜLERİ AYDINLANMA DÖNEMİYDİ (29 Nisan 2021 - Perşembe)
EDEBİYAT TARİHİNDE UNUTULMAZ AŞKLAR (14 Nisan 2021 - Çarşamba)
KENTLER BÜYÜK KÖYLERE DÖNÜŞTÜ (31 Mart 2021 - Çarşamba)
KÜTÜPHANE YENİ BİR DÜNYADIR (24 Mart 2021 - Çarşamba)
TARİHİ OLAYLAR SARIKAMIŞ VE HİROŞİMA (17 Mart 2021 - Çarşamba)
VE SİNEMA (10 Mart 2021 - Çarşamba)
SANAT ÜZERİNE (24 Şubat 2021 - Çarşamba)
SEVMEK YAŞAM DEMEKTİR (17 Şubat 2021 - Çarşamba)
MUAMMER AKSOY ANAYASA UZMANIYDI (10 Şubat 2021 - Çarşamba)
TARİHLE KUŞANMIŞ ANTİK KENT KUDÜS (03 Şubat 2021 - Çarşamba)
TİMUR SELÇUK YAŞAMA VEDA ETTİ (27 Ocak 2021 - Çarşamba)
KALBİMİ VATANIMA GÖMÜN (20 Ocak 2021 - Çarşamba)
ÇAĞIN TEKNOLOJİK YAPISI (13 Ocak 2021 - Çarşamba)
BEYAZ PERDE DÜNYA İNSANIYLA BULUŞMADIR (23 Aralık 2020 - Çarşamba)
KIRILAN PLAKLARIN HİKAYESİ (16 Aralık 2020 - Çarşamba)
Keşifler dünyasına tarihsel bakış (09 Aralık 2020 - Çarşamba)
Masal şehri; İstanbul (25 Kasım 2020 - Çarşamba)
KÜLTÜR VE SANATIN İNSANA YANSIMASI (12 Kasım 2020 - Perşembe)
YÜZYILIN EN PAHALI KİTABI (04 Kasım 2020 - Çarşamba)
FUZULİ´DEN ŞEKSPİR´E MESAJ (28 Ekim 2020 - Çarşamba)
ONLARI UNUTMAK MÜMKÜN MÜ? (22 Ekim 2020 - Perşembe)
EBEDİ AŞK (14 Ekim 2020 - Çarşamba)
Kırsalı Batı´yla taşıyan aydın (07 Ekim 2020 - Çarşamba)
Evrensel Mısır sineması (11 Eylül 2020 - Cuma)
POLİTİK YAŞAMDA YOL AYRIMI (04 Eylül 2020 - Cuma)
MAHATMA GANDİ VE CHARLİE CAHPLİN (28 Ağustos 2020 - Cuma)
CHP´NİN 37.KURULTAY MESAJI (21 Ağustos 2020 - Cuma)
Hiroşima´nın 75.yılı anısına (14 Ağustos 2020 - Cuma)
SANAT DÜNYASINA BİR BAKIŞ (07 Ağustos 2020 - Cuma)
KURTULUŞ LOZAN´DA BELGELENDİ (24 Temmuz 2020 - Cuma)
Sinema tarihinin muhteşem kadını (16 Temmuz 2020 - Perşembe)
SİNEMA TARİHİNE BİR BAKIŞ (03 Nisan 2020 - Cuma)
ANTAKYA TARİHLE KUŞANMIŞ KENT (27 Mart 2020 - Cuma)
SPARTAKÜS YAŞAMA VEDA ETTİ (28 Şubat 2020 - Cuma)
TRENLERİN SESİ DUYULMAZ OLDU (07 Şubat 2020 - Cuma)
Kore´ye gidenler geri gelmedi (24 Ocak 2020 - Cuma)
DERTLİ PINAR (06 Aralık 2019 - Cuma)
Şampanya İçilerek Kutlanan Ölüm (29 Kasım 2019 - Cuma)
Umutsuz adamdan uzak durun (22 Kasım 2019 - Cuma)
BAĞ BOZUMU (15 Kasım 2019 - Cuma)
TARİHSEL UNUTULMAZ MEKTUPLAR (01 Kasım 2019 - Cuma)
BABALAR VE OĞULLARI (20 Eylül 2019 - Cuma)
BEYAZ PERDEDEN SEÇMELER (13 Eylül 2019 - Cuma)
TROYA DAĞLARI UYGARLIĞIN BEŞİĞİDİR (30 Ağustos 2019 - Cuma)
İlhan Selçuk´tan politik anılar (12 Temmuz 2019 - Cuma)
Romalı Brutus´ün yanılgısı (05 Temmuz 2019 - Cuma)
Benden resim aşıranlara zıkkım ola (06 Haziran 2019 - Perşembe)
BİR DOSTUN ARKASINDAN (31 Mayıs 2019 - Cuma)
İskenderun ve Kitaplı Yıllar (24 Mayıs 2019 - Cuma)
MISIRLI ESMA HAN´IN UMUTSUZ AŞKI (17 Mayıs 2019 - Cuma)
Don Kişot´lar öncüdür (10 Mayıs 2019 - Cuma)
KEŞİFLER DÜNYASI (05 Nisan 2019 - Cuma)
BEYAZ PERDEDE BİR EFSANE (15 Mart 2019 - Cuma)
Ahım gibi ah var mı acep (01 Mart 2019 - Cuma)
Modası Geçmeyen Bir Yolculuk (22 Şubat 2019 - Cuma)
14 ŞUBAT´IN ANLAMI (15 Şubat 2019 - Cuma)
LATİN AMERİKA VE YAKIN TARİHİ (08 Şubat 2019 - Cuma)
BUĞDAY İHRAÇ EDEN ÜLKEYDİK (25 Ocak 2019 - Cuma)
UNUTULAN DOSTLUKLAR VE EDEBİYAT (18 Ocak 2019 - Cuma)
SÖZ UÇAR YAZI KALIR (11 Ocak 2019 - Cuma)
TARİHTEN BİR YAPRAK 1960´LI YILLAR (28 Aralık 2018 - Cuma)
YAŞAR KEMAL VE NOBEL ÖDÜLÜ (21 Aralık 2018 - Cuma)
Elveda Hindistan (14 Aralık 2018 - Cuma)
YAŞAM VE DOĞA KÜLTÜRÜ (09 Kasım 2018 - Cuma)
Dünya Edebiyatı ve Savaşlar (19 Ekim 2018 - Cuma)
ENGELS´İN EVİ (28 Eylül 2018 - Cuma)
Kağıt Fabrikası Olmayan Ülke (14 Eylül 2018 - Cuma)
Köyden Gelen Aydına Veda (31 Ağustos 2018 - Cuma)
BİR USTANIN ANILARI (17 Ağustos 2018 - Cuma)
Çöl Tilkisi´nin Son Günü (03 Ağustos 2018 - Cuma)
TARİHİ ROMA´DA BİR GEZİNTİ (13 Temmuz 2018 - Cuma)
BAŞARI UMUTTAN BESLENİR (06 Temmuz 2018 - Cuma)
BEYAZ PERDENİN UNUTULMAZLARI (29 Haziran 2018 - Cuma)
SANATLA KUŞANMIŞ LİDERLER (22 Haziran 2018 - Cuma)
"İşte Paşam İstanbul" (01 Haziran 2018 - Cuma)
ÖLÜMSÜZLERİN UNUTULMAYAN AŞKLARI (25 Mayıs 2018 - Cuma)
ARKADAŞ (18 Mayıs 2018 - Cuma)
KİTAPSIZ BİLENLER (11 Mayıs 2018 - Cuma)
ARTİST KARTPOSTALLARI (27 Nisan 2018 - Cuma)
TÜRK BASININDA HÜRRİYET GAZETESİ (13 Nisan 2018 - Cuma)
Edebiyat Ustası Victor Hugo (15 Mart 2018 - Perşembe)
Burjuva Kökenden Gelen Bir Aydın (01 Mart 2018 - Perşembe)
14 Şubat: Tarihsel Bir Gün (15 Şubat 2018 - Perşembe)
Politika Uzlaşma Sanatıdır (08 Şubat 2018 - Perşembe)
Dünya Sinemasında Unutulmazlar (25 Ocak 2018 - Perşembe)
EDEBİYAT VE SANATIN NERESİNDEYİZ (11 Ocak 2018 - Perşembe)
Sevmek Yaşamak Demektir (04 Ocak 2018 - Perşembe)
Unutulmaz Radyo Günleri (28 Aralık 2017 - Perşembe)
Gözlerden Kalplere Sesler (15 Aralık 2017 - Cuma)
EDEBİYAT TARİHİ AYDINLANMAKTIR (08 Aralık 2017 - Cuma)
SAVAŞLARDAN ÇIKARI OLANLAR (10 Kasım 2017 - Cuma)
Elveda Hindistan (27 Ekim 2017 - Cuma)
Elia Kazan ve Livaneli Dostluğu (20 Ekim 2017 - Cuma)
Halep Gezi Anıları (13 Ekim 2017 - Cuma)
Teknoloji ve bilimin zaferi (06 Ekim 2017 - Cuma)
O bir zamanlar kraliçeydi (22 Eylül 2017 - Cuma)
Türk Sinemasında Kayıplar (25 Ağustos 2017 - Cuma)
İdeal Öğretmen (18 Ağustos 2017 - Cuma)
Bir Zamanlar Antakya (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Benden resim aşıranlara zıkkım ola (28 Temmuz 2017 - Cuma)
TARiHLE SÖYLEŞİLER (14 Temmuz 2017 - Cuma)
Treni Yürüten Önder (07 Temmuz 2017 - Cuma)
İhanete giden yol (30 Haziran 2017 - Cuma)
CHP Kendini Ortaya Koydu (23 Haziran 2017 - Cuma)
Senede Bir Gün (16 Haziran 2017 - Cuma)
Batı Dünyasında Son Gelişmeler (09 Haziran 2017 - Cuma)
Sevgisiz hayat bitkiseldir (02 Haziran 2017 - Cuma)
Kore´ye gidenler geri gelmedi (26 Mayıs 2017 - Cuma)
Beyazperdenin Unutulmazları (18 Mayıs 2017 - Perşembe)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi