Angus kokusu aslında sistemin kokusudur
Halit KATKAT
Tarih: 17.7.2018 11:03:45
Halit KATKAT

Geçtiğimiz günlerde İskenderun Limanı´na getirilen angusların çevreye yaydığı koku, insanları rahatsız etmiş; bu nedenle çok sayıda vatandaş şikayetçi olmuştu. Limana yakın olan semtlerde oturan vatandaşlar “evlerinde kokudan duramadıklarını, kapı ve pencereleri kapatmak zorunda kaldıklarını ve kapı pencere kapatılınca da sıcaktan evde oturamadıklarını” anlatıyorlardı. Elbette sıcaktan kaçınmak için “klima çalıştırsınlar” diyenler olabilir. Ama kliması olanların klima çalıştırması durumunda ise hem elektrik faturaları yükselecek; hem de trafolara fazla yük yüklemekten elektrik yetersizliği olacaktır.

Bu konuda girişimde bulunan sadece İskenderun Çevre Koruma Derneği oldu. Toplantı ve basın açıklamaları ile halkı aydınlattı. Halkın bu önemli sorunu sanki sadece İÇKD´nin göreviymiş gibi, ne belediyeden ne yerel yöneticilerden, ne de partilerden bu konuda ses çıkmadı. Hadi iktidar partisi kendine muhalefet edecek değil diyelim. Diğer muhalefet partilerine ne diyeceğiz. İnsanları rahatsız eden böyle bir durumda halkın sorunlarıyla ilgilenmeyip seçim zamanı gelince de “biz çok çalıştık, mahalle mahalle gezdik te bize oy vermediler”; “ya da millet uyuyor, kimse ses çıkarmıyor” diye şikâyetçi olmaya halkı suçlamaya da hiç hakları yok. Politika ya da siyaset ne diyorsanız, sadece seçim zamanı yapılmaz, o halkın sorunlarının çözümü için ve halkın sorunu olan her yerde yapılır.

Halkın rahatsızlığı ve şikâyetleri üzerine İskenderun LimakPort yetkilileri getirilen angus türü hayvanlar hakkında dün bir açıklama yaptı. Yapılan açıklamada: Bakanlar Kurulu Kararı ile Et ve Süt Kurumu Genel Müdürlüğüne 31.12.2018 tarihine kadar geçerli olmak üzere, sıfır gümrükle 500 bin adet canlı büyükbaş, 475 bin adet canlı koyun ve keçi, 75 bin ton büyükbaş hayvan eti için ithalat yetkisi verildiğini anımsattı. İşin ilginci, “Çevreye yayılan koku kaynağının tespiti amacı ile Hatay Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ve Hatay Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığınca limanımızın yerinde yapılan incelemelerde koku kaynağının limanımız olmadığı kokunun tamamen canlı hayvan gemilerinden kaynaklanan doğal bir koku olduğu tespit edilmiştir.” denmektedir.

Şimdi bu açıklamadan sonra soruyoruz:

Peki, bu canlı hayvan gemilerine kim bakıyor? Bunun bir sorumlusu yok mu? Canlı hayvan gemileri bizim karasularımızda değil mi?

Sayın İskenderun sakinleri bu koku doğalmış, bu doğal kokudan boş yere rahatsız oluyorsunuz mu denmek isteniyor?

Bir de bu açıklamadan yılsonuna kadar bu seferlerin devam edeceğini ve İskenderun sakinlerinin bu “doğal” kokuyla yaşamaya alışması gerektiğini, insanlar bu kokuyla yaşarken ithalatçılar sıfır gümrükle kasalarını dolduracaklarını, bizim ulusal hayvancılık programımız olmadığı ve kendimize yetecek et üretemediğimiz için Güney Amerika ülkelerinden et ithal etmek zorunda kaldığımızı anlıyoruz.

Hatırlanacağı üzere bundan önce de İskenderun´un çevre kirlenmesine katkıda bulunan bir çok olay meydana gelmişti. Ulla Gemisinin 200 ton kirli atıkla körfezde batması, termik santrallerin açılması, taş ocakları ve yol yapımı nedeniyle meydana gelen çevre kirliliği… Bütün bunlar AKP iktidarı döneminde meydana gelen olaylar. Ama muhalefet partileri de bu olaylar karşısında en fazla yapabildikleri basın açıklaması, onu da bir kaç kişi ile usulen yapmaktadırlar.

Bütün bu konuların tartışma ve çözüm yeri olması konusunda Kent Konseyinin yetkili karar organı olması konusunda kendilerinin de içinde olduğu siyasi partilerimiz ne düşünüyor? Merak ediyoruz. Malum, önümüzde yerel seçimler var da...Angus kokusu aslında sistemin kokusudur

Halit KATKAT
Geçtiğimiz günlerde İskenderun Limanı´na getirilen angusların çevreye yaydığı koku, insanları rahatsız etmiş; bu nedenle çok sayıda vatandaş şikayetçi olmuştu. Limana yakın olan semtlerde oturan vatandaşlar “evlerinde kokudan duramadıklarını, kapı ve pencereleri kapatmak zorunda kaldıklarını ve kapı pencere kapatılınca da sıcaktan evde oturamadıklarını” anlatıyorlardı. Elbette sıcaktan kaçınmak için “klima çalıştırsınlar” diyenler olabilir. Ama kliması olanların klima çalıştırması durumunda ise hem elektrik faturaları yükselecek; hem de trafolara fazla yük yüklemekten elektrik yetersizliği olacaktır.

Bu konuda girişimde bulunan sadece İskenderun Çevre Koruma Derneği oldu. Toplantı ve basın açıklamaları ile halkı aydınlattı. Halkın bu önemli sorunu sanki sadece İÇKD´nin göreviymiş gibi, ne belediyeden ne yerel yöneticilerden, ne de partilerden bu konuda ses çıkmadı. Hadi iktidar partisi kendine muhalefet edecek değil diyelim. Diğer muhalefet partilerine ne diyeceğiz. İnsanları rahatsız eden böyle bir durumda halkın sorunlarıyla ilgilenmeyip seçim zamanı gelince de “biz çok çalıştık, mahalle mahalle gezdik te bize oy vermediler”; “ya da millet uyuyor, kimse ses çıkarmıyor” diye şikâyetçi olmaya halkı suçlamaya da hiç hakları yok. Politika ya da siyaset ne diyorsanız, sadece seçim zamanı yapılmaz, o halkın sorunlarının çözümü için ve halkın sorunu olan her yerde yapılır.

Halkın rahatsızlığı ve şikâyetleri üzerine İskenderun LimakPort yetkilileri getirilen angus türü hayvanlar hakkında dün bir açıklama yaptı. Yapılan açıklamada: Bakanlar Kurulu Kararı ile Et ve Süt Kurumu Genel Müdürlüğüne 31.12.2018 tarihine kadar geçerli olmak üzere, sıfır gümrükle 500 bin adet canlı büyükbaş, 475 bin adet canlı koyun ve keçi, 75 bin ton büyükbaş hayvan eti için ithalat yetkisi verildiğini anımsattı. İşin ilginci, “Çevreye yayılan koku kaynağının tespiti amacı ile Hatay Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ve Hatay Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığınca limanımızın yerinde yapılan incelemelerde koku kaynağının limanımız olmadığı kokunun tamamen canlı hayvan gemilerinden kaynaklanan doğal bir koku olduğu tespit edilmiştir.” denmektedir.

Şimdi bu açıklamadan sonra soruyoruz:

Peki, bu canlı hayvan gemilerine kim bakıyor? Bunun bir sorumlusu yok mu? Canlı hayvan gemileri bizim karasularımızda değil mi?

Sayın İskenderun sakinleri bu koku doğalmış, bu doğal kokudan boş yere rahatsız oluyorsunuz mu denmek isteniyor?

Bir de bu açıklamadan yılsonuna kadar bu seferlerin devam edeceğini ve İskenderun sakinlerinin bu “doğal” kokuyla yaşamaya alışması gerektiğini, insanlar bu kokuyla yaşarken ithalatçılar sıfır gümrükle kasalarını dolduracaklarını, bizim ulusal hayvancılık programımız olmadığı ve kendimize yetecek et üretemediğimiz için Güney Amerika ülkelerinden et ithal etmek zorunda kaldığımızı anlıyoruz.

Hatırlanacağı üzere bundan önce de İskenderun´un çevre kirlenmesine katkıda bulunan bir çok olay meydana gelmişti. Ulla Gemisinin 200 ton kirli atıkla körfezde batması, termik santrallerin açılması, taş ocakları ve yol yapımı nedeniyle meydana gelen çevre kirliliği… Bütün bunlar AKP iktidarı döneminde meydana gelen olaylar. Ama muhalefet partileri de bu olaylar karşısında en fazla yapabildikleri basın açıklaması, onu da bir kaç kişi ile usulen yapmaktadırlar.

Bütün bu konuların tartışma ve çözüm yeri olması konusunda Kent Konseyinin yetkili karar organı olması konusunda kendilerinin de içinde olduğu siyasi partilerimiz ne düşünüyor? Merak ediyoruz. Malum, önümüzde yerel seçimler var da...

Anahtar Kelimeler: Angus, kokusu, aslında, sistemin, kokusudur
Yazarın Diğer Yazıları
Bireysel ve toplumsal irade (03 Aralık 2019 - Salı)
Emekli maaşlarının ekonomiye etkisi (19 Kasım 2019 - Salı)
Çağımızın çelişkileri (29 Ekim 2019 - Salı)
Birlik üzerine (15 Ekim 2019 - Salı)
Krizin sermaye ve emekçi tarafı (08 Ekim 2019 - Salı)
Kapitalist üretim ve doğal afetler (17 Eylül 2019 - Salı)
Kayyum ve demokrasi (10 Eylül 2019 - Salı)
Halk meclisleri söylemleri ve kent konseyi (04 Eylül 2019 - Çarşamba)
Memurlarla Hükumet masada anlaşamadı (27 Ağustos 2019 - Salı)
Metalde TİS görüşmeleri ve bir örnek (06 Ağustos 2019 - Salı)
Öğrenme, itaat ve özgürlük (09 Temmuz 2019 - Salı)
Politika, ittifaklar ve iktidar (02 Temmuz 2019 - Salı)
İstanbul seçimi ve halk iradesi (25 Haziran 2019 - Salı)
Demokrasi dedikleri... (28 Mayıs 2019 - Salı)
Cığızlığın çözümü ne (14 Mayıs 2019 - Salı)
İşsizlik rakamlarının söylediği (16 Nisan 2019 - Salı)
Sandık birlik sorununu çözemedi (09 Nisan 2019 - Salı)
Kent yönetimi, projeler ve demokrasi (19 Mart 2019 - Salı)
İki siyasetin etkisindeki seçmen (12 Mart 2019 - Salı)
Tanzim satış gereklidir ama nasıl? (05 Mart 2019 - Salı)
Ekonomik kriz ve etkileri (26 Şubat 2019 - Salı)
Değişim Umudu ve Seçimler (19 Şubat 2019 - Salı)
Yerel yönetimler ve çöken binalar (12 Şubat 2019 - Salı)
Yerel seçimler ve kent konseyi (06 Şubat 2019 - Çarşamba)
Fiyatları piyasa belirler (29 Ocak 2019 - Salı)
Asgari ücret ve sendikalaşma (22 Ocak 2019 - Salı)
Korku ve birlik ihtiyacı (08 Ocak 2019 - Salı)
Yeni yıla aktarılanlar (02 Ocak 2019 - Çarşamba)
Birlik ihtiyacı ve yerel seçimler (26 Aralık 2018 - Çarşamba)
Ücretler asgari, kårlar azami (18 Aralık 2018 - Salı)
Sesiz kalabalıkların değişimi (11 Aralık 2018 - Salı)
Enflasyon artışı ve maaş zamları (04 Aralık 2018 - Salı)
Sel felaketi ve yerel yönetimler (20 Kasım 2018 - Salı)
Yerel yönetim seçimleri ve talepler (06 Kasım 2018 - Salı)
Asgari ücret ve maaş zamları (30 Ekim 2018 - Salı)
Yerel Seçimler ve Halk İradesi (02 Ekim 2018 - Salı)
Faturayı kim ödesin? (18 Eylül 2018 - Salı)
Önümüzdeki Dönemde Ekonominin Durumu (11 Eylül 2018 - Salı)
Ekmek zammı ve düşündürdükleri (07 Ağustos 2018 - Salı)
Yanan Ormandan Daha Fazlası (31 Temmuz 2018 - Salı)
Başka bir seçenek mümkün (10 Temmuz 2018 - Salı)
Çok bilinmeyenli bir seçim (26 Haziran 2018 - Salı)
‘OHAL Faturası´nı kim ödeyecek (19 Haziran 2018 - Salı)
AKP´nin taktikleri artık işe yaramıyor (12 Haziran 2018 - Salı)
Umutsuzluktan umut çıkarma seçimi (29 Mayıs 2018 - Salı)
Neyi vaat ettiler; neyi verdiler (22 Mayıs 2018 - Salı)
Burjuva politikasının iki yüzü (15 Mayıs 2018 - Salı)
CHP ve Büyükbabanın Hindileri (08 Mayıs 2018 - Salı)
Bu gün 1 Mayıs (01 Mayıs 2018 - Salı)
Şeker fabrikaları sadece şeker üretmez (12 Mart 2018 - Pazartesi)
Onaltı yılda ülke nereden nereye (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Metal sözleşmesinde kazançlı çıkan taraf (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Savaş işçi ve emekçilere ne getirecek? (22 Ocak 2018 - Pazartesi)
İşçilere Düşen Pay Azalıyor (18 Aralık 2017 - Pazartesi)
İyi Parti neye iyi gelecek? (31 Ekim 2017 - Salı)
Alternatif eğitim mümkün (03 Ekim 2017 - Salı)
Eğitim Sistemi neden yama tutmuyor? (26 Eylül 2017 - Salı)
Demokratik ve laik eğitim (19 Eylül 2017 - Salı)
TİS görüşmeleri ve işçi iradesi (08 Ağustos 2017 - Salı)
Yaşanacak bir cevre, kentlerimiz ve biz (25 Temmuz 2017 - Salı)
Adaleti her yerde aramaya devam (11 Temmuz 2017 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi