AYM´nin Kararı Grev Hakkının Tescilidir
Anayasa Mahkemesi 29 Ocak 2015 tarihinde metal işkolunda MESS grup sözleşmelerinde grev hakkını kullanan DİSK/Birleşik Metal-İş Sendikası´nın grevinin Bakanlar Kurulu tarafından ertelenmesine ilişkin başvurusunu haklı bularak idarenin 50 bin TL. tazminat
Tarih: 24.7.2018 14:46:39
Halit KATKAT

Bu haber 20 Temmuz tarihli Cumhuriyet Gazetesi ve Birleşik Metal İş Sendikası´nın internet sayfasında yer aldı.

Elbette AYM´nin bu kararı başta sendikalar olmak üzere tüm işçi sınıfını ilgilendiren çok önemli ve yerinde bir karardır. Ancak bu kararın birçok bakımdan değerlendirilecek yönü var.
Birincisi bir özlü söz de “geciken adalet, adalet değildir” der. İşçiler toplu sözleşme taleplerini işverene kabul ettirmek için anayasal hakkı olan grevi kullanmak istiyor; Bakanlar Kurulu bunu erteliyor. Sendika işverene karşı bu anayasal hakkını kullanmakta ısrarcı olma yerine bir taraftan hukuki yollara başvuruyor; diğer taraftan TİS görüşmelerine devam ediyor. Sonunda TİS imzalanıyor. Ama AYM kararı üç yıl sonra çıkıyor. Binlerce işçinin üç yıllık kaybına karşı verilen tazminat cezası 50 bin lira gibi işverenler için cüzi bir rakam. Anayasa´nın 51. Maddesi ile güvence altına alınan sendika hakkının ihlal edildiği, bu kararla tespit edilmiştir. Yani bir anlamda Bakanlar Kurulu suç işlemiştir. Ama bakanlar kurulu anayasanın bu maddesini bilmiyor muydu? Elbette biliyordu. Bile bile işverenlerin çıkarı düşünülerek anayasanın bu maddesi ihlal edilmiştir.
Bu gerçekler ortadayken Birleşik Metal Sendikası´nın internet sayfasında bu haberle ilgili olarak “Bu karardan sonra hiç bir hükümet grev hakkını engelleyemeyecek...” diye yazabiliyor. Gerçekten öyle olmadığını bu sendikacılar bilmiyor olamaz. Nitekim açıklamanın bir yerinde “…sendikalara üye on binlerce işçi için grev hakkının kullanılmasının sermayenin istekleri doğrultusunda ve Bakanlar Kurulu tarafından kanuna aykırı olarak ertelenmesinin önünün de kesildiğini düşünüyoruz” diyerek olaya şüpheyle yaklaştıklarını belirtmiş oluyorlar. “önü kesilmiştir” gibi kesin bir yargıdan kaçınmışlar.
Binlerce işçinin grevinin ertelenmesi karşılığında işverenlerin ödeyeceği ceza sadece 50 bin lira, her işveren bundan sonra şunu hesap edecektir; grevin zararı 50 binden büyükse bu parayı ödemeyi göze alıp ertelettirme yoluna gidecektir. Bir anlamda işverenlerin ufku açılmış oldu. Üç yıllık zaman aşımı ve üretim kaybı yok; işverenler için kårlı bir durum.
İşçiler açısından ise grev hakkının anayasal hak olduğu bir kere daha tescillenmiş oldu.
Bir hakkın var olması, yasalarda yer alıp almamasından bağımsız olarak o hakkın kullanılmasına bağlıdır.
Anayasadaki bu açık hükme rağmen OHAL döneminde 7 kez grev ertelemesi yapılmış. Şurası açık ki işverenlere ve bakanlar kuruluna bu cesareti veren sendikaların grev hakkını kullanmakta istekli olmamalarıdır. Birçok olayda işçiler grev ertelemesine rağmen grevi sürdürmekte istekli oldukları halde sendikacılar grevi sonlandırmışlardır.
Buradan başka bir örneğe gelmek istiyorum. Geçenlerde İzmir Aliağa´da Star Rafineri inşaatında çalışan 2 bin 100 işçi yedikleri akşam yemeğinden zehirlendikleri için hastaneye kaldırıldılar. İşçilerden biri şöyle diyor “Tavuk dönerden zehirlendik bir şey yapılmadı, et dönerden zehirlendik bir şey yapılmadı, bu üçüncü… Eylem de yapmıştık” Burada sendika yemekhanelerin özele verildiği için bu zehirlenmelerin olduğunu iddia ediyor. Ancak işçilerin elinde ‘grev´, yani üretimin ya da hizmetin durdurulması gibi önemli bir güç var. Ancak sendikalar bu önemli gücü böyle hayati bir sorunda kullanılmayıp ne zaman kullanacaklar? Aynı soruyu işyerlerinde ve maden ocaklarında meydana gelen iş kazaları için de sorabiliriz.
Bu önemli güç, yerinde ve zamanında kullanılmazsa bunun bedelini işçiler ağır bir şekilde öderler. İşçiler için formül gayet basit; ‘sen benim yaşamıma önem vermezsen ben de sana üretim/hizmet vermem´den ibarettir.

Anahtar Kelimeler: Kararı, Grev, Hakkının, Tescilidir
Yazarın Diğer Yazıları
Krizin sermaye ve emekçi tarafı (08 Ekim 2019 - Salı)
Kapitalist üretim ve doğal afetler (17 Eylül 2019 - Salı)
Kayyum ve demokrasi (10 Eylül 2019 - Salı)
Halk meclisleri söylemleri ve kent konseyi (04 Eylül 2019 - Çarşamba)
Memurlarla Hükumet masada anlaşamadı (27 Ağustos 2019 - Salı)
Metalde TİS görüşmeleri ve bir örnek (06 Ağustos 2019 - Salı)
Öğrenme, itaat ve özgürlük (09 Temmuz 2019 - Salı)
Politika, ittifaklar ve iktidar (02 Temmuz 2019 - Salı)
İstanbul seçimi ve halk iradesi (25 Haziran 2019 - Salı)
Demokrasi dedikleri... (28 Mayıs 2019 - Salı)
Cığızlığın çözümü ne (14 Mayıs 2019 - Salı)
İşsizlik rakamlarının söylediği (16 Nisan 2019 - Salı)
Sandık birlik sorununu çözemedi (09 Nisan 2019 - Salı)
Kent yönetimi, projeler ve demokrasi (19 Mart 2019 - Salı)
İki siyasetin etkisindeki seçmen (12 Mart 2019 - Salı)
Tanzim satış gereklidir ama nasıl? (05 Mart 2019 - Salı)
Ekonomik kriz ve etkileri (26 Şubat 2019 - Salı)
Değişim Umudu ve Seçimler (19 Şubat 2019 - Salı)
Yerel yönetimler ve çöken binalar (12 Şubat 2019 - Salı)
Yerel seçimler ve kent konseyi (06 Şubat 2019 - Çarşamba)
Fiyatları piyasa belirler (29 Ocak 2019 - Salı)
Asgari ücret ve sendikalaşma (22 Ocak 2019 - Salı)
Korku ve birlik ihtiyacı (08 Ocak 2019 - Salı)
Yeni yıla aktarılanlar (02 Ocak 2019 - Çarşamba)
Birlik ihtiyacı ve yerel seçimler (26 Aralık 2018 - Çarşamba)
Ücretler asgari, kårlar azami (18 Aralık 2018 - Salı)
Sesiz kalabalıkların değişimi (11 Aralık 2018 - Salı)
Enflasyon artışı ve maaş zamları (04 Aralık 2018 - Salı)
Sel felaketi ve yerel yönetimler (20 Kasım 2018 - Salı)
Yerel yönetim seçimleri ve talepler (06 Kasım 2018 - Salı)
Asgari ücret ve maaş zamları (30 Ekim 2018 - Salı)
Yerel Seçimler ve Halk İradesi (02 Ekim 2018 - Salı)
Faturayı kim ödesin? (18 Eylül 2018 - Salı)
Önümüzdeki Dönemde Ekonominin Durumu (11 Eylül 2018 - Salı)
Ekmek zammı ve düşündürdükleri (07 Ağustos 2018 - Salı)
Yanan Ormandan Daha Fazlası (31 Temmuz 2018 - Salı)
Angus kokusu aslında sistemin kokusudur (17 Temmuz 2018 - Salı)
Başka bir seçenek mümkün (10 Temmuz 2018 - Salı)
Çok bilinmeyenli bir seçim (26 Haziran 2018 - Salı)
‘OHAL Faturası´nı kim ödeyecek (19 Haziran 2018 - Salı)
AKP´nin taktikleri artık işe yaramıyor (12 Haziran 2018 - Salı)
Umutsuzluktan umut çıkarma seçimi (29 Mayıs 2018 - Salı)
Neyi vaat ettiler; neyi verdiler (22 Mayıs 2018 - Salı)
Burjuva politikasının iki yüzü (15 Mayıs 2018 - Salı)
CHP ve Büyükbabanın Hindileri (08 Mayıs 2018 - Salı)
Bu gün 1 Mayıs (01 Mayıs 2018 - Salı)
Şeker fabrikaları sadece şeker üretmez (12 Mart 2018 - Pazartesi)
Onaltı yılda ülke nereden nereye (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Metal sözleşmesinde kazançlı çıkan taraf (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Savaş işçi ve emekçilere ne getirecek? (22 Ocak 2018 - Pazartesi)
İşçilere Düşen Pay Azalıyor (18 Aralık 2017 - Pazartesi)
İyi Parti neye iyi gelecek? (31 Ekim 2017 - Salı)
Alternatif eğitim mümkün (03 Ekim 2017 - Salı)
Eğitim Sistemi neden yama tutmuyor? (26 Eylül 2017 - Salı)
Demokratik ve laik eğitim (19 Eylül 2017 - Salı)
TİS görüşmeleri ve işçi iradesi (08 Ağustos 2017 - Salı)
Yaşanacak bir cevre, kentlerimiz ve biz (25 Temmuz 2017 - Salı)
Adaleti her yerde aramaya devam (11 Temmuz 2017 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi