Bir virüs kapitalist sistemin itibarını yerle bir etti
Halt Katkat
Tarih: 24.3.2020 11:33:15
Halit KATKAT

Başta borsaları olmak üzere, bankaları, holdingleri, uluslar arası tröstleri; kartelleri, her türlü silah fabrikaları, savaş makinaları, dünyaya hakim orduları, en ileri teknoloji ile donatılmış güvenlik sistemleri; akıllı robotları, yapay zekaları ve uzay araçları ile kendini dünyanın ve hatta uzayın hakimi sanan kapitalist sistem bir ufacık, basit bir virüsün önünde ne yapacağını bilmez ve şaşırmış halde çaresiz kalmıştır. İşçileri, emekçileri, çaresiz insanları korkutan o devasa, görkemli sistemin itibarı yerle bir olmuştur. Çaresizce karantina uygulamaları yapmakta, koskoca kentlere sokağa çıkma yasakları koymakta, Avrupanın göbeğinde kendi kentlerini işgal eder gibi askerleri sokaklara indirmektedirler. İnsanları evlere hapsedip, televizyonlardan "aman evlerinizden çıkmayın" diye uyarılar yapmaktalar. Ülke liderleri evlerinden ya da saraylarından çıkamaz oldular. Eskiden çocukları "öcü gelir seni yer, sakın dışarı çıkma" diye korkuturlardı. Sosyalizmi yendiğini, kendinden başka sistem olamayacağını iddia eden koskoca sistemin düştüğü durum sizce de şaşırtıcı değil mi? Yanlış anlaşılmasın evde kalmak salgın bu duruma geldikten sonra yayılmaması için alınması gereken önlemlerden biri elbette... Buna karşı değilim. Fakat sistem kendi kendini o duruma getirdi ki elindeki en önemli argümanları da bitirdi. Borsaların, bankaların çalışmalarını rölantiye aldı. Kitleleri uyuşturmak için kullandığı bütün dini yapıları ibadete kapattı. Öyle ki en zor durumda milyonların dua ederek çare aradığı, sığındığı; politikacıların kitleleri arkasına almak için ziyaret ettiği en kutsal mekanlar, bütün dini tapınaklar, camiler, kiliseler, havralar hepsi kapatıldı. Sosyalist dönemde Sovyetler´de böyle bir şey olsaydı hepsi dinsiz diye ayağa kalkardı. Ama üretim yapan fabrikaları çalıştırmaya devam ediyor. İşçilere ne olursa olsun diye düşünüyor olmalılar ki fabrikaların çalışmasına ara vermediler. Sanki onlara virüs bulaşırsa kendilerine de bulaşmayacak gibi... 

Virüs küçüktür ama mide bulandırıyor. Korona virüsü normal nezle ya da grip virüsünün evrimleşerek geldiği son halidir. Daha önce yine insanlığın başına bela olan SARS ve MERS gripleri, H1N1, kuş gribi, domuz gribi vb gibi. Virüslere aşı bulunabiliyor, bu aşılar bilinmez değil; ancak virüsler çok hızlı mutasyona uğrayarak evrimleşip yeni biçim alıyor. Bu durumda önceden başka virüsler için bulunan aşı bu yeni duruma cevap veremiyor. Covit 19 denen korona virüsüne aşı bulunsa bile, ki bir yıldan önce kullanılır duruma gelmiyor, bundan sonraki grip türünde işe yaramıyor. Yani virüsler bulunacak aşıdan daha hızlı evrimleşiyor. Ya da şöyle diyelim uzayda ışık hızı ile seyahat etmeyi planlayan kapitalist akıl virüsün hızına yetişemiyor. Bu gün insanlara borsa değerlerini izletir gibi hangi ülkede ne kadar ölü, ne kadar hasta var; yaşları nedir, her gün artan vaka sayıları vb izlettiriliyor.
Bu duruma gelmeden önce önlenemez miydi? Bu işi biraz takip edenler bu soruya önlenebilir diye yanıtını vereceklerdir. Covit 19 virüsünden korunmak için bilim insanlarının önerileri bilindiği şunlar: Diğer vücut temizliği ve beslenme yanında elleri su ve sabunla 20 saniye yıkayın, 15 dakikada bir, iki-üç yudum su için. Baktığımızda bu basit önlemler diğer grip türleri için de geçerliymiş. Peki bırakalım dünyayı, bu basit önlemleri ülkece almayı alışkanlık haline getirsek demek ki ne evlere kapanmaya gerek kalacaktı, ne karantinalara, ne de hasta olacaktık. Bunu tek tek kişiler kendiliğinden yapamaz. Bunun için ülkede koruyucu sağlık sitemine ihtiyaç var. Bulaşıcı hastalıklarla mücadele timlerine ihtiyaç var. Bu ekiplerle halkı hem tarayıp, hem bilinçlendirilse ve sağlık sistemi parasız olsa, hastalıklar büyük sorunlara neden olmaz. Bu sistem bu gün Küba da var. Bu gün hızlı testler yapılıp hastalık bulaşanlarla bulaşmayanlar ayrıştırılırsa kısa sürede yayılması önlenir. Ama bakıyoruz devlet yetkilileri evden çıkarmadıkları insanlara ekonomik paketler açılıyor, konut kredisi teşviki, uçak biletlerinde indirim; ya da Trump gibi herkese 100 dolar gibi. Bizde de işverenlere 100 milyar lira kredi.
Kapitalist sistemin amacı insanların sağlık sorununu çözmek değil, hastalıkları sürdürüp ondan para kazanmak. Ama bazende böyle baş edemedikleri durumlar kendi başlarına dert açıyor. Bu gün kriz bahanesiyle işçi çıkaran patronlar kriz bitince de işçi ve emekçilere diyecekler ki ülke hepimizin, kriz var fedakarlık yapın.

Yazarın Diğer Yazıları
Bir Musibet Bin Nasihatten Daha Öğreticidir (06 Nisan 2020 - Pazartesi)
Kapitalizmin koronoyla savaşı (17 Mart 2020 - Salı)
Politikasızlık diye bir şey yoktur (10 Mart 2020 - Salı)
Sendika içi demokrasi nasıl olmalı (03 Mart 2020 - Salı)
İskenderun Kent Konseyi toplanırken (25 Şubat 2020 - Salı)
Demokrasi gözden mi düşüyor? (18 Şubat 2020 - Salı)
Beslenme önerilerine evrimsel itirazlar (11 Şubat 2020 - Salı)
Depremle yaşamayı öğrenmek (28 Ocak 2020 - Salı)
Değişim isteği (14 Ocak 2020 - Salı)
Güç, işçilerin kendisindedir (07 Ocak 2020 - Salı)
2019 yılı biterken (31 Aralık 2019 - Salı)
Siyasette eski ve yeni karşıtlığı (17 Aralık 2019 - Salı)
Bireysel ve toplumsal irade (03 Aralık 2019 - Salı)
Emekli maaşlarının ekonomiye etkisi (19 Kasım 2019 - Salı)
Çağımızın çelişkileri (29 Ekim 2019 - Salı)
Birlik üzerine (15 Ekim 2019 - Salı)
Krizin sermaye ve emekçi tarafı (08 Ekim 2019 - Salı)
Kapitalist üretim ve doğal afetler (17 Eylül 2019 - Salı)
Kayyum ve demokrasi (10 Eylül 2019 - Salı)
Halk meclisleri söylemleri ve kent konseyi (04 Eylül 2019 - Çarşamba)
Memurlarla Hükumet masada anlaşamadı (27 Ağustos 2019 - Salı)
Metalde TİS görüşmeleri ve bir örnek (06 Ağustos 2019 - Salı)
Öğrenme, itaat ve özgürlük (09 Temmuz 2019 - Salı)
Politika, ittifaklar ve iktidar (02 Temmuz 2019 - Salı)
İstanbul seçimi ve halk iradesi (25 Haziran 2019 - Salı)
Demokrasi dedikleri... (28 Mayıs 2019 - Salı)
Cığızlığın çözümü ne (14 Mayıs 2019 - Salı)
İşsizlik rakamlarının söylediği (16 Nisan 2019 - Salı)
Sandık birlik sorununu çözemedi (09 Nisan 2019 - Salı)
Kent yönetimi, projeler ve demokrasi (19 Mart 2019 - Salı)
İki siyasetin etkisindeki seçmen (12 Mart 2019 - Salı)
Tanzim satış gereklidir ama nasıl? (05 Mart 2019 - Salı)
Ekonomik kriz ve etkileri (26 Şubat 2019 - Salı)
Değişim Umudu ve Seçimler (19 Şubat 2019 - Salı)
Yerel yönetimler ve çöken binalar (12 Şubat 2019 - Salı)
Yerel seçimler ve kent konseyi (06 Şubat 2019 - Çarşamba)
Fiyatları piyasa belirler (29 Ocak 2019 - Salı)
Asgari ücret ve sendikalaşma (22 Ocak 2019 - Salı)
Korku ve birlik ihtiyacı (08 Ocak 2019 - Salı)
Yeni yıla aktarılanlar (02 Ocak 2019 - Çarşamba)
Birlik ihtiyacı ve yerel seçimler (26 Aralık 2018 - Çarşamba)
Ücretler asgari, kårlar azami (18 Aralık 2018 - Salı)
Sesiz kalabalıkların değişimi (11 Aralık 2018 - Salı)
Enflasyon artışı ve maaş zamları (04 Aralık 2018 - Salı)
Sel felaketi ve yerel yönetimler (20 Kasım 2018 - Salı)
Yerel yönetim seçimleri ve talepler (06 Kasım 2018 - Salı)
Asgari ücret ve maaş zamları (30 Ekim 2018 - Salı)
Yerel Seçimler ve Halk İradesi (02 Ekim 2018 - Salı)
Faturayı kim ödesin? (18 Eylül 2018 - Salı)
Önümüzdeki Dönemde Ekonominin Durumu (11 Eylül 2018 - Salı)
Ekmek zammı ve düşündürdükleri (07 Ağustos 2018 - Salı)
Yanan Ormandan Daha Fazlası (31 Temmuz 2018 - Salı)
Angus kokusu aslında sistemin kokusudur (17 Temmuz 2018 - Salı)
Başka bir seçenek mümkün (10 Temmuz 2018 - Salı)
Çok bilinmeyenli bir seçim (26 Haziran 2018 - Salı)
‘OHAL Faturası´nı kim ödeyecek (19 Haziran 2018 - Salı)
AKP´nin taktikleri artık işe yaramıyor (12 Haziran 2018 - Salı)
Umutsuzluktan umut çıkarma seçimi (29 Mayıs 2018 - Salı)
Neyi vaat ettiler; neyi verdiler (22 Mayıs 2018 - Salı)
Burjuva politikasının iki yüzü (15 Mayıs 2018 - Salı)
CHP ve Büyükbabanın Hindileri (08 Mayıs 2018 - Salı)
Bu gün 1 Mayıs (01 Mayıs 2018 - Salı)
Şeker fabrikaları sadece şeker üretmez (12 Mart 2018 - Pazartesi)
Onaltı yılda ülke nereden nereye (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Metal sözleşmesinde kazançlı çıkan taraf (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Savaş işçi ve emekçilere ne getirecek? (22 Ocak 2018 - Pazartesi)
İşçilere Düşen Pay Azalıyor (18 Aralık 2017 - Pazartesi)
İyi Parti neye iyi gelecek? (31 Ekim 2017 - Salı)
Alternatif eğitim mümkün (03 Ekim 2017 - Salı)
Eğitim Sistemi neden yama tutmuyor? (26 Eylül 2017 - Salı)
Demokratik ve laik eğitim (19 Eylül 2017 - Salı)
TİS görüşmeleri ve işçi iradesi (08 Ağustos 2017 - Salı)
Yaşanacak bir cevre, kentlerimiz ve biz (25 Temmuz 2017 - Salı)
Adaleti her yerde aramaya devam (11 Temmuz 2017 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi