Burjuva demokrasisinin açmazları ve seçenekler
Halit KATKAT
Tarih: 13.10.2021 16:30:58
Halit KATKAT

Demokrasi kavramı antik Yunan´dan beri tartışılmaktadır. Bugün de kullanılan kitlelerin rastgele oy vererek seçtiği yönetim biçimine yani ‘demokrasi´ye ünlü düşünür Sokrates yüzyıllar öncesinden itiraz ediyor.

Sokrates´in bahsetmeye çalıştığı şey, seçimlerde oy kullanmanın bir "yetenek" olduğudur. Sokrates rastgele ve sezgilere dayanarak oy kullanmanın doğru olmadığını söylüyor. “Yeterli donanıma ve eğitime sahip olmaksızın insanlara oy kullanma hakkının tanınması, yeterli donanım ve eğitime sahip olmayanlara fırtınalı bir havada yolculuk yapacak bir geminin kontrolünün kime teslim edileceği kararını alma yetkisi vermekle aynıdır” diyor.

Burada Sokrates´in elit ayrımcılık yaptığı düşünülebilir. Ama bunda gerçeklik payı da yok değildir. Hatta günümüzde “bir çobanın oyu ile bir profesörün oyu aynı olabilir mi” tartışması da çoğu zaman yapılmakta ve tepki toplamaktadır. Elbette ülke yönetimine kendisinin ve bir avuç sermayedarın çıkarını değil de ülkesinin ve halkının çıkarlarını düşünen yöneticilerin getirilmesi toplumun büyük çoğunluğunun arzu ettiği bir gerçekliktir. Ama bu çok tartışıldığı halde bir türlü gerçekleşememektedir. Bunun nedenlerine bakmak için seçim sistemine bakmak yeter.

Seçim sistemine göre 18 yaşını dolduran her yurttaş milletvekili seçilmek için aday olabilir, adaylara oy kullanabilir. Teoride böyle olmasına karşın pratikte işçi ve emekçilerin aday olma hakkı olsa da olanağı yoktur. Oy vermeye gelince yasal yaşını dolduran herkes oy kullanabilir. Ama neye göre oy kullanacaktır seçmen? Eskiden bağımsız adaylar vardı şimdi o da yok. Şimdi seçmen mevcut partilerden birine oy verecektir. Partiler de birkaç kişinin girişimi ve devletin izni ile kurulabilmektedir. Bu rasgele kurulan, elbette belli entelektüel birikime sahip kişiler tarafından, bu partilerin seçmenlerden oy toplaması ise kitleleri inandırma yeteneğine bağlı olmaktadır.

Kitlelerden oy toplamak için kullanılan yöntemler ise genellikle inanç ve inandırma üzerinedir. Bu bakımdan siyaset erbabı ekonomik ve sosyal iddialarda bulunsa da temelde kimi dini, kimi milliyetçiliği, kimi sağ, kimi sol söylemleri kullanır, ama hepsi halkı inandırmaya yöneliktir. Bu bakımdan bu siyasetçiler halkı defalarca kandırma olanağı bulurlar. Seçmen oy sandığına gidinceye kadar çok sayıda düşüncenin etkisi altında kalır ve son andaki sezgilerine göre oy kullanır. Onun için sürekli anketler yapılarak seçmenin sezgileri ölçülür. Partilerde bu anketleri göz önüne alarak seçmenin oyunu kendi tarafına çekmeye çalışır.

Buradan baktığımızda Sokrates haklı değil mi? Ülkenin sorunları hakkında hiçbir şey bilmeyen ve hiç de ilgilenmeyen biri sırf oy hakkı var diye verdiği oyla ülke ya da il yönetimini belirlemesi mantıklı mıdır? Bu bakımdan bu seçim sistemi, kitleleri kandırmaya açık bir sistemdir. Bu seçim sistemi kapitalizmin serbest pazar dönemine uygun bir sistemdir. Nasıl ki her kapitalist ürettiği malın reklamlarla tanıtılmasını ve satılmasını sağlıyorsa, siyaset erbabı da kendi politikasını pazarlayıp oy toplamaktadır.

Daha önceki yazılarımda yazdığım gibi yönetim de üretim temelli olmalıdır. Çünkü bugün üretim kitlesel yapılmasına karşın üretilen artı değer azınlık bir grubun elinde toplanmaktadır. Üreten milyonlar yönetimde söz sahibi değildir. Kafa emekçisi, kol emekçisi ya da hizmet üreten emekçi kendi meslekleri üzerinden kendi temsilcileri ile yönetimde yer almalıdır. Bu da sendikalar ve meslek odaları üzerinden oluşturulacak meclislerle mümkün olabilir. Böyle temsil ile meclislerde her meslek temsilcisi hem kendi çıkarını savunacak hem de yönetimde deneyim kazanacaktır. Dini, milli, sağ ya da sol vb kavramlar üzerinden yapılan propagandanın hem gerçekçi olmayacağı hem de kitlelerin çıkarına olmayacağı için giderek etkisi azalacaktır. Her meslek kendisini mesleki örgütleri üzerinden temsil edeceği için “bir akademisyenin oyu ile çobanın oyu aynı mıdır” tartışması olmayacaktır.

Sokrates´in sorduğu soruya artık şu şekilde yanıt verilebilir; kimin fırtınalı havada kaptanlık yapacağına aynı meslekten gemiciler karar vermelidir. Ya da çoban da kendi mesleki sendikası üzerinden kendi taleplerini meclise getirebilir. Elbette bunlar kendiliğinden ya da iktidarı elinde bulunduran sınıflar tarafından verilmeyecektir. Bunun için üretim ve hizmet sektöründe çalışan milyonlarca emekçinin mücadelesi gereklidir.

Yazarın Diğer Yazıları
Her mücadelede bir derstir okuyana (26 Kasım 2021 - Cuma)
Birlik ve Mücadele (16 Kasım 2021 - Salı)
Bilimle inanç arasında (03 Kasım 2021 - Çarşamba)
Değişimi kahramanlar değil kitleler yapar (29 Eylül 2021 - Çarşamba)
Değişim umudu, isteği ve gerçekler (15 Eylül 2021 - Çarşamba)
Çare halk için demokrasi (08 Eylül 2021 - Çarşamba)
Çelişkiler ve barış içerisinde yaşamak (01 Eylül 2021 - Çarşamba)
Halk yönetimde karar sahibi olmayınca… (18 Ağustos 2021 - Çarşamba)
Kapitalizmin yarattığı cehennem (11 Ağustos 2021 - Çarşamba)
Kamu toplu sözleşmeleri ne getirecek (03 Ağustos 2021 - Salı)
Bu Sistemi Neresinden Tutalım (30 Haziran 2021 - Çarşamba)
Çemberin dışına çıkamama hali (23 Haziran 2021 - Çarşamba)
15-16 Haziran işçi eylemi hala yol gösteriyor (16 Haziran 2021 - Çarşamba)
Sadece eleştiri yetmez program da lazım (09 Haziran 2021 - Çarşamba)
Bu yapı toplumun gelişiminin önünde engeldir (26 Mayıs 2021 - Çarşamba)
Çevre ve Doğa Tahribine Karşı Direniş (06 Mayıs 2021 - Perşembe)
Birlik Dayanışma Mücadele (29 Nisan 2021 - Perşembe)
Çözüm sadakada değil planlı ekonomide (14 Nisan 2021 - Çarşamba)
Karganın müjdesi (07 Nisan 2021 - Çarşamba)
Bireyselden toplumsala (31 Mart 2021 - Çarşamba)
Neden dünya işçileri birleşmeli (24 Mart 2021 - Çarşamba)
Gündem demokrasi (17 Mart 2021 - Çarşamba)
Kapitalizmin pandemi ve aşı fırsatçılığı (10 Şubat 2021 - Çarşamba)
Kayyuma karşı demokratik refleks (03 Şubat 2021 - Çarşamba)
Kapitalist sistem ve işçi mücadelesi (20 Ocak 2021 - Çarşamba)
Çekilen sıkıntılardan kim sorumludu? (16 Aralık 2020 - Çarşamba)
İşçilerin gündemi (11 Kasım 2020 - Çarşamba)
Gündem deprem (04 Kasım 2020 - Çarşamba)
Genel Temsil Yerine Mesleki Temsil (28 Ekim 2020 - Çarşamba)
Bekçi Görevini Yapıyor mu? (14 Ekim 2020 - Çarşamba)
12 Eylül Darbesinin 40 Yılı (16 Eylül 2020 - Çarşamba)
Pandemi ve Demokratik Şekil (01 Eylül 2020 - Salı)
Gaz müjdesi ve muhalefetin tavrı (25 Ağustos 2020 - Salı)
İş Kazalarında Sınıf Tavrı (07 Temmuz 2020 - Salı)
Seçilmişler, Atanmışlar ve Demokrasi (22 Haziran 2020 - Pazartesi)
Çemberin Dışına Çıkamama Hali (02 Haziran 2020 - Salı)
Yaşlıların Suçsuz Ev Hapsi (25 Mayıs 2020 - Pazartesi)
Korona ve evrim kuramı (18 Mayıs 2020 - Pazartesi)
Eskisi Gibi Olmayacak Anlayışı (11 Mayıs 2020 - Pazartesi)
Salgınlar Sistemi Nasıl Değiştirir (05 Mayıs 2020 - Salı)
Pandemi ve Ekonomik Kriz Arasında (28 Nisan 2020 - Salı)
Koronanın Düşündürdüğü Değişim (06 Nisan 2020 - Pazartesi)
Kapitalizmin koronoyla savaşı (17 Mart 2020 - Salı)
Politikasızlık diye bir şey yoktur (10 Mart 2020 - Salı)
Sendika içi demokrasi nasıl olmalı (03 Mart 2020 - Salı)
İskenderun Kent Konseyi toplanırken (25 Şubat 2020 - Salı)
Demokrasi gözden mi düşüyor? (18 Şubat 2020 - Salı)
Beslenme önerilerine evrimsel itirazlar (11 Şubat 2020 - Salı)
Depremle yaşamayı öğrenmek (28 Ocak 2020 - Salı)
Değişim isteği (14 Ocak 2020 - Salı)
Güç, işçilerin kendisindedir (07 Ocak 2020 - Salı)
2019 yılı biterken (31 Aralık 2019 - Salı)
Siyasette eski ve yeni karşıtlığı (17 Aralık 2019 - Salı)
Bireysel ve toplumsal irade (03 Aralık 2019 - Salı)
Emekli maaşlarının ekonomiye etkisi (19 Kasım 2019 - Salı)
Çağımızın çelişkileri (29 Ekim 2019 - Salı)
Birlik üzerine (15 Ekim 2019 - Salı)
Krizin sermaye ve emekçi tarafı (08 Ekim 2019 - Salı)
Kapitalist üretim ve doğal afetler (17 Eylül 2019 - Salı)
Kayyum ve demokrasi (10 Eylül 2019 - Salı)
Halk meclisleri söylemleri ve kent konseyi (04 Eylül 2019 - Çarşamba)
Memurlarla Hükumet masada anlaşamadı (27 Ağustos 2019 - Salı)
Metalde TİS görüşmeleri ve bir örnek (06 Ağustos 2019 - Salı)
Öğrenme, itaat ve özgürlük (09 Temmuz 2019 - Salı)
Politika, ittifaklar ve iktidar (02 Temmuz 2019 - Salı)
İstanbul seçimi ve halk iradesi (25 Haziran 2019 - Salı)
Demokrasi dedikleri... (28 Mayıs 2019 - Salı)
Cığızlığın çözümü ne (14 Mayıs 2019 - Salı)
İşsizlik rakamlarının söylediği (16 Nisan 2019 - Salı)
Sandık birlik sorununu çözemedi (09 Nisan 2019 - Salı)
Kent yönetimi, projeler ve demokrasi (19 Mart 2019 - Salı)
İki siyasetin etkisindeki seçmen (12 Mart 2019 - Salı)
Tanzim satış gereklidir ama nasıl? (05 Mart 2019 - Salı)
Ekonomik kriz ve etkileri (26 Şubat 2019 - Salı)
Değişim Umudu ve Seçimler (19 Şubat 2019 - Salı)
Yerel yönetimler ve çöken binalar (12 Şubat 2019 - Salı)
Yerel seçimler ve kent konseyi (06 Şubat 2019 - Çarşamba)
Fiyatları piyasa belirler (29 Ocak 2019 - Salı)
Asgari ücret ve sendikalaşma (22 Ocak 2019 - Salı)
Korku ve birlik ihtiyacı (08 Ocak 2019 - Salı)
Yeni yıla aktarılanlar (02 Ocak 2019 - Çarşamba)
Birlik ihtiyacı ve yerel seçimler (26 Aralık 2018 - Çarşamba)
Ücretler asgari, kårlar azami (18 Aralık 2018 - Salı)
Sesiz kalabalıkların değişimi (11 Aralık 2018 - Salı)
Enflasyon artışı ve maaş zamları (04 Aralık 2018 - Salı)
Sel felaketi ve yerel yönetimler (20 Kasım 2018 - Salı)
Yerel yönetim seçimleri ve talepler (06 Kasım 2018 - Salı)
Asgari ücret ve maaş zamları (30 Ekim 2018 - Salı)
Yerel Seçimler ve Halk İradesi (02 Ekim 2018 - Salı)
Faturayı kim ödesin? (18 Eylül 2018 - Salı)
Önümüzdeki Dönemde Ekonominin Durumu (11 Eylül 2018 - Salı)
Ekmek zammı ve düşündürdükleri (07 Ağustos 2018 - Salı)
Yanan Ormandan Daha Fazlası (31 Temmuz 2018 - Salı)
Angus kokusu aslında sistemin kokusudur (17 Temmuz 2018 - Salı)
Başka bir seçenek mümkün (10 Temmuz 2018 - Salı)
Çok bilinmeyenli bir seçim (26 Haziran 2018 - Salı)
‘OHAL Faturası´nı kim ödeyecek (19 Haziran 2018 - Salı)
AKP´nin taktikleri artık işe yaramıyor (12 Haziran 2018 - Salı)
Umutsuzluktan umut çıkarma seçimi (29 Mayıs 2018 - Salı)
Neyi vaat ettiler; neyi verdiler (22 Mayıs 2018 - Salı)
Burjuva politikasının iki yüzü (15 Mayıs 2018 - Salı)
CHP ve Büyükbabanın Hindileri (08 Mayıs 2018 - Salı)
Bu gün 1 Mayıs (01 Mayıs 2018 - Salı)
Şeker fabrikaları sadece şeker üretmez (12 Mart 2018 - Pazartesi)
Onaltı yılda ülke nereden nereye (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Metal sözleşmesinde kazançlı çıkan taraf (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Savaş işçi ve emekçilere ne getirecek? (22 Ocak 2018 - Pazartesi)
İşçilere Düşen Pay Azalıyor (18 Aralık 2017 - Pazartesi)
İyi Parti neye iyi gelecek? (31 Ekim 2017 - Salı)
Alternatif eğitim mümkün (03 Ekim 2017 - Salı)
Eğitim Sistemi neden yama tutmuyor? (26 Eylül 2017 - Salı)
Demokratik ve laik eğitim (19 Eylül 2017 - Salı)
TİS görüşmeleri ve işçi iradesi (08 Ağustos 2017 - Salı)
Yaşanacak bir cevre, kentlerimiz ve biz (25 Temmuz 2017 - Salı)
Adaleti her yerde aramaya devam (11 Temmuz 2017 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi