Doğan grubunun satışı neyi değiştirecek
Aydın Doğan, basının amiral gemisi olarak nitelendirilen yüksek tirajlı gazeteleri Hürriyet ve Posta başta olmak üzere tüm basın yayın kuruluşları, Kanal D ve CNN Türk başta olmak üzere tüm TV ‘leri, elinde ne var ne yoksa hepsini Erdoğan Demirören´e devr
Tarih: 26.3.2018 20:48:55
Halit KATKAT

 

Aydın Doğan, basının amiral gemisi olarak nitelendirilen yüksek tirajlı gazeteleri Hürriyet ve Posta başta olmak üzere tüm basın yayın kuruluşları, Kanal D ve CNN Türk başta olmak üzere tüm TV ‘leri, elinde ne var ne yoksa hepsini Erdoğan Demirören´e devretti. Bu, bugüne kadar ülkemiz basın tarihinde yapılan en büyük satıştır.
Basındaki bu büyük değişikliğe, “bu patronlar arasındaki bir alışveriştir” deyip geçebilirsiniz. Sonuçta anlaşmışlar; biri satmış, diğeri de almış diyebilirsiniz.
Ama halk deyimiyle kazın ayağı öyle değil.
Bu satışın biz okuyucular ve izleyiciler açısından yaratacağı etki yalnızca epey bir zamandan beri hükümetin suyuna giden CNN Türk´te duyduğumuz eleştirel bir iki söz veya Hürriyet´te, Posta´da yapılan birkaç iyi haberden mahrum kalmaktan ibaret değildir. Bunun başka etkileri de olacaktır. En önemlilerinden biri Doğan Haber Ajansı, Ülkenin her köşesinde haber takibi yapan, Cerattepe´deki çevre direnişinin az da olsa duyurulmasını sağlayan, maden facialarında ilk haber veren, Gezi zamanı televizyonlarda penguen belgeselleri gösterilirken Taksim Meydanı´nı kameralarından 24 saat izleyebildiğimiz DHA´nın haber yapamaması demek bizim de “haber alma” hakkımızın kısıtlanması anlamına gelmektedir. Aynı zamanda kadına şiddet, iş cinayetleri, güvenlik kuvvetlerinin uyguladığı şiddet ve cebir olaylarını haberlerde ya hiç görmeyeceğiz ya da çok az göreceğiz. Artık döviz ve enflasyon “yükselmeyecek”, ekonomi “şaha kalkacak”.
Belki şunu diyebilirsiniz, “ben internetten haber alıyorum; beni ilgilendirmez.” Ama bütün medyanın iktidarın eline geçtiği bir durumda bundan internetin etkilenmeyeceğini ya da iktidarın internetle ilgilenmeyeceğini düşünmek boş avuntudan başka bir şey değildir.
Kuyudan su çekerken su seviyesi düştükçe suyu çıkarmak için daha fazla enerji gerekir. Anlaşılan bizde habere, doğru habere ulaşmak için daha fazla enerji harcamamız gerekecek.
Satılanlar arasında iki büyük dağıtım şirketinden biri olan YAY-SAT da bulunuyor. Böylece iki büyük dağıtım şirketi de hükümetin kontrolüne geçmiş durumda. Okuduğunuz her gazete bunlardan birinden hizmet satın alıyor. Bu durumda bir diğer tehlike de zaten manipüle edilen tiraj verilerinin iyice güvensiz hal almasıdır. Tiraj verilerinden bize ne diyebilirsiniz; ama tiraj verileri, Basın İlan Kurumu´ndan ilan alabilmek için en önemli gösterge. Rakamlarla oynanarak ilan gelirlerinin büyük kısmı satış yapmayan iktidar medyasına zaten akıyordu. Bu yeni durum zar zor ayakta durmaya çalışan Cumhuriyet, Evrensel, BirGün gibi bağımsız yayınları ekonomik olarak etkileyecektir.
Elbette Doğan Grubu sütten çıkmış ak kaşık değil. Doğan Grubu deyince medya alanında bugüne kadar çok sayıda gazeteciyi işten atmış bir medya holdinginden bahsediyoruz. Doğan Grubu aynı zamanda merkez medyadan sendikayı da atan gruptur.
Böylece patronun değişimiyle çalışanların güvencesizliği değişmemiştir. Yeni işveren istediği elemanla çalışıp istemediğini işten çıkaracaktır. Elbette patrona yaranmada ustalaşmış üst düzey gazeteciler, bu yeni duruma uyumda zorluk çekmeyeceklerdir. Ama sendikasız çalışan alttaki işçi ve emekçiler işsiz kalmakla karşı karşıya kalacaklardır.

Yazarın Diğer Yazıları
Ekmek zammı ve düşündürdükleri (07 Ağustos 2018 - Salı)
Yanan Ormandan Daha Fazlası (31 Temmuz 2018 - Salı)
Angus kokusu aslında sistemin kokusudur (17 Temmuz 2018 - Salı)
Başka bir seçenek mümkün (10 Temmuz 2018 - Salı)
Çok bilinmeyenli bir seçim (26 Haziran 2018 - Salı)
‘OHAL Faturası´nı kim ödeyecek (19 Haziran 2018 - Salı)
AKP´nin taktikleri artık işe yaramıyor (12 Haziran 2018 - Salı)
Umutsuzluktan umut çıkarma seçimi (29 Mayıs 2018 - Salı)
Neyi vaat ettiler; neyi verdiler (22 Mayıs 2018 - Salı)
Burjuva politikasının iki yüzü (15 Mayıs 2018 - Salı)
CHP ve Büyükbabanın Hindileri (08 Mayıs 2018 - Salı)
Bu gün 1 Mayıs (01 Mayıs 2018 - Salı)
Şeker fabrikaları sadece şeker üretmez (12 Mart 2018 - Pazartesi)
Onaltı yılda ülke nereden nereye (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Metal sözleşmesinde kazançlı çıkan taraf (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Savaş işçi ve emekçilere ne getirecek? (22 Ocak 2018 - Pazartesi)
İşçilere Düşen Pay Azalıyor (18 Aralık 2017 - Pazartesi)
İyi Parti neye iyi gelecek? (31 Ekim 2017 - Salı)
Alternatif eğitim mümkün (03 Ekim 2017 - Salı)
Eğitim Sistemi neden yama tutmuyor? (26 Eylül 2017 - Salı)
Demokratik ve laik eğitim (19 Eylül 2017 - Salı)
TİS görüşmeleri ve işçi iradesi (08 Ağustos 2017 - Salı)
Yaşanacak bir cevre, kentlerimiz ve biz (25 Temmuz 2017 - Salı)
Adaleti her yerde aramaya devam (11 Temmuz 2017 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi