EKONOMİ CAN YAKIYOR
NURULLAH ER
Tarih: 9.10.2018 10:46:50
Nurullah ER

Eskiden yapılan zamlar, oluşan hayat pahalılığı için, “el yakıyor”, “ cep yakıyor” denirdi. Şimdi yapılan zamlar toplumun her kesimini etkileyerek adeta can yakıyor.

Yaşamsal faaliyet için zorunlu ihtiyaçların alınmasında herkes zorlanıyor.
İşçiye, memura, emekliye verilen zamlar çoktan eridi gitti.
Esnaf ‘siftah yapamıyorum´, köylü ‘tarlaya giremiyorum´ diyor.
Siyasi iktidar her ne kadar felaket tellallığı yapmayın diyerek eleştirenlere kızsa da, halka moral vermeye çalışsa da, görünen köy kılavuz istemiyor. Çarşı pazar adeta yangın yeri gibi.
Halkımız mutfak alışverişini genelde semt pazarlarında yapar.
En çok müşterileri kadınlarımız olurlar.
Hemen hemen her hafta kurulan semt pazarlarına giderek alışverişini yaparlar.
Son aylarda semt pazarlarına uğrayanlar, pazarcıların etiketlerini mutlaka görmüşlerdir.
Hemen hemen kilosu beş liradan aşağı meyve ve sebze yoktur.
İki kişilik bir emekli karı kocanın haftalık mutfak gideri geçmişte kırk lirayı geçmezken, şimdilerde yüz liradan aşağıya düşmemekte. Çok nüfuslu bir aileyi düşündüğümüzde; “yandım anam keten helvası.”
Geçen hafta Çay Mahallesindeki Cuma pazarına gitmiştim. Tezgahlarda etiketi gören müşteriler önce kaşların çatıyor, sonra da suratını asarak soğuk bir bakış savuruyor alacağı meyveye, sebzeye. Sonra da poşetini istemeye istemeye doldurup sessizce çekip giderken, özellikle kadınlarımızın büyük kısmı konuşmadan, itirazını dillendirmeden edemiyor.
Pazarcının birinden domates fiyatını soran bir bayan, pazarcını “altı lira” demesiyle elindeki poşeti bırakıverdi. Kızgın kızgın, “altı liraya domates mi olur?” dedi. Pazarcı : “Sen olanları görmüyor musun, dolar kaç lira oldu bilmiyor musun?” sözüne karşı kadın adeta küplere bindi: “Siz fırsatçısınız, Allah kimseyi sizin elinize düşürmesin, domatesin dolarla ne alakası var.”
Yan tarafında elindeki poşete domates doldurmakta olan diğer bir bayan söze girdi. “Sen herhalde Türkiye´de yaşamıyorsun. Bu domatesin tohumlarının İsrail´den dolarla alındığını, bunun ekiminde kullanılan gübre, mazot, ilaç dolara bağlı değil mi? Hem dolarla iş yapıyoruz, hem de yükseldiği zaman neden yükseldi diye söylenip duruyoruz. Dolar senin paran değil ki yükseldiğine düştüğüne karışasın.”
Kadın duymamazlığa gelerek elindeki poşete koyduğu birkaç domatesi pazarcıya uzatarak; “yarım kilo olsun” diyerek, cebinden çıkardığı üç lirayı pazarcıya verdi. Giderken; “üç liraya eskiden iki kilo domates alıyorduk” diyerek çekip gitti.
Cumhurbaşkanımız pahalılığın önlenmesine dair, piyasanın denetim ve kontrolü için zabıtayı göreve çağır çağırmaz, Gaziantep belediye Başkanı zabıtayı yanına alarak pazara indi. Bir pazarcının 70 kuruşa aldığı domatesi, 5 liraya satması üzerine pazarcıya; “ya fiyatı düşür, ya da tezgahını al git” dedi.
Belediye başkanı pazarcıya vergisini ödemediği ve bulunduğu yerin işgaliye parasını vermemesinden dolayı cezai yaptırım uygulayabilir, ama sen pahalı satıyorsun tezgahını al git diyemez. Tıpkı bir müteahhidin yüz bin liraya mal ettiği bir konutu, 500 bin liraya sattığında kimsenin hesap kitap sormadığı, sen niye bu fiyata satıyorsun demediği gibi.
Liberal ekonomi olarak bilinen, serbest piyasa ekonomisi olarak uygulanan liberalizim, özel girişimciliğe destek veren, devlet müdahalesine karşı çıkan, serbest ticaret ve açık pazar ilkelerini destekleyen bir ekonomik modeldir.
‘Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler´ sloganı esastır.
Günümüz iktidarının ülkemizde yıllardır uyguladığı bu sistemde; üretim unutulup tüketim esas alınmış, örgütlü yapı yok edilerek adeta demokrasi hiçe sayılmış, kurbağa hikayesindeki gibi toplum umut vaatleriyle can çekişir hale gelmiştir.
Siyasi iktidar ekonomide pahalığı önlemede polisiye ve zabıta tedbirlerinden öte üzerindeki serbest piyasa ekonomisi gömleğini çıkartmak olmalıdır.

Anahtar Kelimeler: EKONOMİ, YAKIYOR
Yazarın Diğer Yazıları
İSDEMİR KÜLTÜRÜNE SAHİP ÇIKMAK (03 Aralık 2018 - Pazartesi)
TAHA AKYOL VE POPÜLİZM (26 Kasım 2018 - Pazartesi)
HATIR SORMAK GÖNÜL ALMAK... (19 Kasım 2018 - Pazartesi)
GÖNÜL BAĞI (12 Kasım 2018 - Pazartesi)
HATAY SORUNLARININ ARAŞTIRILMASI (06 Kasım 2018 - Salı)
HER FABRİKA BİR KALEDİR (30 Ekim 2018 - Salı)
İSDEMİR EMEKLİLERİ GECEDE BULUŞTU (22 Ekim 2018 - Pazartesi)
İŞSİZLİK ARTARKEN (17 Ekim 2018 - Çarşamba)
Lavanta Kokulu Köy (17 Eylül 2018 - Pazartesi)
HOŞ GELDİN HÜZÜN!... (10 Eylül 2018 - Pazartesi)
3O AĞUSTOS´UN ÖNEMİ (31 Ağustos 2018 - Cuma)
Alışveriş yorgunluğu (13 Ağustos 2018 - Pazartesi)
Ambulans Sesiyle Uyuyup Uyanmak (06 Ağustos 2018 - Pazartesi)
YİĞİT MUHTAÇ OLMUŞ KURU SOĞANA (16 Temmuz 2018 - Pazartesi)
EMEKLİLER GÜNÜ (03 Temmuz 2018 - Salı)
İNSAN İSTER!... (25 Haziran 2018 - Pazartesi)
AÇLIK SINIRINDA YAŞAMAK (19 Haziran 2018 - Salı)
EMEKLİYE SENDİKA HAKKI (11 Haziran 2018 - Pazartesi)
DİN İSTİSMARI VE SİYASET (04 Haziran 2018 - Pazartesi)
Ülkemiz seçim atmosferine girdi. (28 Mayıs 2018 - Pazartesi)
SAMSUN VE MUHARREM İNCE NURULLAH ER (21 Mayıs 2018 - Pazartesi)
TÜM ANNELERİ SEVDİM (14 Mayıs 2018 - Pazartesi)
BAHAR KOKUSUNA KARIŞAN ANGUS KOKUSU (07 Mayıs 2018 - Pazartesi)
EMEKLİLİK ZOR YAŞAM (16 Nisan 2018 - Pazartesi)
ENFLASYON (02 Nisan 2018 - Pazartesi)
BADEMLER VE ERİKLER ÇİÇEK AÇARKEN (26 Mart 2018 - Pazartesi)
BANA DAMDAN DÜŞENİ GETİRİN (18 Mart 2018 - Pazar)
"VURUN KAHPEYE" (12 Mart 2018 - Pazartesi)
MAHSUNİ ŞERİF VE AMERİKA (18 Şubat 2018 - Pazar)
TÜRKLER VE ARAPLAR (11 Şubat 2018 - Pazar)
REYHANLI (04 Şubat 2018 - Pazar)
Bozulmak (21 Ocak 2018 - Pazar)
GÜVERCİNLİ PARK (07 Ocak 2018 - Pazar)
KITLIK (24 Aralık 2017 - Pazar)
ÇOCUĞA GELİNLİK, KADINA ZALİMLİK... (18 Aralık 2017 - Pazartesi)
HALKIN ENFLASYONU (11 Aralık 2017 - Pazartesi)
İSDEMİR emekliler lokali (04 Aralık 2017 - Pazartesi)
HATAY BÖLGESİNİN İŞGALİ (20 Kasım 2017 - Pazartesi)
Kuşlara yem atmak (13 Kasım 2017 - Pazartesi)
iş SİZLİK (06 Kasım 2017 - Pazartesi)
CUMHURİYET NEREDEN NEREYE (30 Ekim 2017 - Pazartesi)
TEOG BELİRSİZLİĞİ (23 Ekim 2017 - Pazartesi)
ÇOCUKLUK FOTOĞRAFLARI (16 Ekim 2017 - Pazartesi)
HATAY MUTFAĞI (02 Ekim 2017 - Pazartesi)
SURİYELİLERLE SORUNLAR (25 Eylül 2017 - Pazartesi)
Kuş Sesleri (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
ŞİMDİ ZEYTİN ZAMANI (18 Eylül 2017 - Pazartesi)
BANA NE! (11 Eylül 2017 - Pazartesi)
İSKENDERUN´UN YAZ SICAĞI (21 Ağustos 2017 - Pazartesi)
HORMONLU BÜYÜME (14 Ağustos 2017 - Pazartesi)
DOĞANIN UYARISI (31 Temmuz 2017 - Pazartesi)
GERÇEKTEN BİZ KAÇ KİŞİYDİK? (17 Temmuz 2017 - Pazartesi)
İSDEMİR ÇALIŞANLARI VE EMEKLİLERİ (10 Temmuz 2017 - Pazartesi)
SÖYLEMEZ- SÖYLENİRİZ (12 Haziran 2017 - Pazartesi)
ÇANAKKALE´Yİ GÖRMEK (05 Haziran 2017 - Pazartesi)
GEZMEK... (29 Mayıs 2017 - Pazartesi)
ARSUZ OVASININ GELECEĞİ (15 Mayıs 2017 - Pazartesi)
ELEKTRİK ÇARPMASI (08 Mayıs 2017 - Pazartesi)
SARI ÖKÜZ (01 Mayıs 2017 - Pazartesi)
ÜÇ YAŞINDAYDILAR... (24 Nisan 2017 - Pazartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi