Faturayı kim ödesin?
Halit Katkat
Tarih: 18.9.2018 13:58:18
Halit KATKAT

Cumhuriyet Gazetesi´nden Şehriban Kıraç´ın haberine göre, geçen yılın 8 ayında 64 bin 305 esnaf kepenkleri indirirken, bu yılın 8 ayında kepenk indiren esnaf sayısı yüzde 12 artışla 72 bin oldu. Geçen yıl temmuz ve ağustos aylarında 12 bin 530 esnaf kapanırken bu yıl aynı dönemde kepenk indiren esnaf sayısı yüzde 50 artışla 19 bine dayandı.
Görüldüğü gibi bu veriler TL´nin hızlı düşüşünden önceki dönemi kapsıyor. Öyle görünüyor ki ileriki dönemlerde kepenk kapatmalar daha da artacak. Paranın değerinin düşüşüne paralel olarak ödeme güçlüğü içinde kalan işyerleri önce işçi ücretlerini kısıtlayacak ya da işçileri işten çıkaracak; hükümet tasarruf tedbirleri adı altında işçi, memur ve emekli maaşlarında kısıtlamaya gidecek. Dolayısıyla ücretleri düşen, işsiz kalan emekçilerin alım güçleri de düşecek. Böylece ev, araba alanlar alamayacak; almışsa taksitlerini ödeyemeyecek. Sonra dayanıklı tüketim mallarından yani mobilya, beyaz eşya vb alımlarından kısıntıya gidecek. Daha sonra giyim ve en sonda yiyecek, içecekten kısıntıya gidecek. Böylece emekçilere mal ve hizmet veren esnaf da ödeme güçlüğü içine girecek. Vergisini, dükkân kirasını ödeyemeyen esnaf kepenk kapatmak zorunda kalacak. Çünkü esnafın kaderi emekçilerin alım gücüne bağlı.
Ekonominin devindirici gücü de emekçilerin alım gücüne bağlıdır. Yukarıda sayılan nedenler, otomobil, beyaz eşya, mobilya, tekstil ve gıda ürünlerini üretenler için de geçerli. Üretilen mallar satılmazsa bu üreticiler ve hatta ithal malı ticareti yapanlar da ödeme güçlüğü ve iflasla karşı karşıya kalacaklardır. Çünkü dolarla aldıklarını TL ile satmaya kalkınca zorluk çekecekleri açıktır. Bu arada bankalar da kredi vermekte isteksiz davranacak ve kredi faizlerini yükselteceklerdir. Hatta yükselttiler bile.
Bu kriz ortamında ayakta kalacak olanlar TL ile alıp dövizle satan ihracatçılar ve bir de dolarla iş yapan turizm şirketleri olacaktır.
Fabrikalarda işçi çıkarmalar ve kölelik koşullarında çalıştırmalar başladı. Bunlardan biri dünyanın en büyük havaalanı olacağı diye övünülen 3. Havaalanı inşaatında Cengiz Holdingin işinde çalışan işçiler kölelik koşullarında çalışmak istemedikleri için iş bırakmış ve jandarma baskısı ile karşılaşmışlardır. Ne sorunları var da bu işçiler böyle bir eyleme kalkışmışlardır? Kendi el yazısıyla yazdıkları mektuptan; bu devirde tahtakurusu olan yataklarda yattıklarını, altı aydır maaş ödenmediğini, iş güvencesi olmadığını ve işverenin istediği an işten attığını, geçmişe dönük ikramiyelerini alamadıklarını, maaşlarının hesaba yatmadığını öğreniyoruz. Ayrıca her gün en az iki iş cinayeti olduğu halde bütün bunların gazetelere yansıtılmadığını ve yansıtılmaması için baskı yapıldığını öğreniyoruz.
Bütün bunlar vergi borçları yapılandırılıp sıfırlanan ve düşük faizli kredilerden yararlanan, dövizle ihaleler alıp sermayesini büyüten Cengiz Holding´in şirketinde oluyor.
Kriz dönemlerinde hep “şirketler batıyor kurtaralım, borçlarını yapılandıralım” demektedirler. Hiç “işçiler, emekçiler zor durumda, ödeme güçlüğü içinde kredi borçlarının faizini silelim, yapılandıralım” dendi mi?
Bundan sonra da “ülke elden gidiyor”, “dış güçler kriz yaratıyor” “bir olalım, diri olalım” diyerek emekçileri sermaye kesiminin arkasında saf tutmaya çağıracaklardır. Ama emekçiler birleşip bu defa krizi yaratanlar, kredilerden, borç indiriminden yararlananlar faturayı ödesin diyebilirlerse krizin yükünü hafif atlatabilirler. Yoksa kıdem tazminatına el koyma ve işten atmalar dâhil birçok saldırı emekçileri bekliyor.

Yazarın Diğer Yazıları
Birlik üzerine (15 Ekim 2019 - Salı)
Krizin sermaye ve emekçi tarafı (08 Ekim 2019 - Salı)
Kapitalist üretim ve doğal afetler (17 Eylül 2019 - Salı)
Kayyum ve demokrasi (10 Eylül 2019 - Salı)
Halk meclisleri söylemleri ve kent konseyi (04 Eylül 2019 - Çarşamba)
Memurlarla Hükumet masada anlaşamadı (27 Ağustos 2019 - Salı)
Metalde TİS görüşmeleri ve bir örnek (06 Ağustos 2019 - Salı)
Öğrenme, itaat ve özgürlük (09 Temmuz 2019 - Salı)
Politika, ittifaklar ve iktidar (02 Temmuz 2019 - Salı)
İstanbul seçimi ve halk iradesi (25 Haziran 2019 - Salı)
Demokrasi dedikleri... (28 Mayıs 2019 - Salı)
Cığızlığın çözümü ne (14 Mayıs 2019 - Salı)
İşsizlik rakamlarının söylediği (16 Nisan 2019 - Salı)
Sandık birlik sorununu çözemedi (09 Nisan 2019 - Salı)
Kent yönetimi, projeler ve demokrasi (19 Mart 2019 - Salı)
İki siyasetin etkisindeki seçmen (12 Mart 2019 - Salı)
Tanzim satış gereklidir ama nasıl? (05 Mart 2019 - Salı)
Ekonomik kriz ve etkileri (26 Şubat 2019 - Salı)
Değişim Umudu ve Seçimler (19 Şubat 2019 - Salı)
Yerel yönetimler ve çöken binalar (12 Şubat 2019 - Salı)
Yerel seçimler ve kent konseyi (06 Şubat 2019 - Çarşamba)
Fiyatları piyasa belirler (29 Ocak 2019 - Salı)
Asgari ücret ve sendikalaşma (22 Ocak 2019 - Salı)
Korku ve birlik ihtiyacı (08 Ocak 2019 - Salı)
Yeni yıla aktarılanlar (02 Ocak 2019 - Çarşamba)
Birlik ihtiyacı ve yerel seçimler (26 Aralık 2018 - Çarşamba)
Ücretler asgari, kårlar azami (18 Aralık 2018 - Salı)
Sesiz kalabalıkların değişimi (11 Aralık 2018 - Salı)
Enflasyon artışı ve maaş zamları (04 Aralık 2018 - Salı)
Sel felaketi ve yerel yönetimler (20 Kasım 2018 - Salı)
Yerel yönetim seçimleri ve talepler (06 Kasım 2018 - Salı)
Asgari ücret ve maaş zamları (30 Ekim 2018 - Salı)
Yerel Seçimler ve Halk İradesi (02 Ekim 2018 - Salı)
Önümüzdeki Dönemde Ekonominin Durumu (11 Eylül 2018 - Salı)
Ekmek zammı ve düşündürdükleri (07 Ağustos 2018 - Salı)
Yanan Ormandan Daha Fazlası (31 Temmuz 2018 - Salı)
Angus kokusu aslında sistemin kokusudur (17 Temmuz 2018 - Salı)
Başka bir seçenek mümkün (10 Temmuz 2018 - Salı)
Çok bilinmeyenli bir seçim (26 Haziran 2018 - Salı)
‘OHAL Faturası´nı kim ödeyecek (19 Haziran 2018 - Salı)
AKP´nin taktikleri artık işe yaramıyor (12 Haziran 2018 - Salı)
Umutsuzluktan umut çıkarma seçimi (29 Mayıs 2018 - Salı)
Neyi vaat ettiler; neyi verdiler (22 Mayıs 2018 - Salı)
Burjuva politikasının iki yüzü (15 Mayıs 2018 - Salı)
CHP ve Büyükbabanın Hindileri (08 Mayıs 2018 - Salı)
Bu gün 1 Mayıs (01 Mayıs 2018 - Salı)
Şeker fabrikaları sadece şeker üretmez (12 Mart 2018 - Pazartesi)
Onaltı yılda ülke nereden nereye (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Metal sözleşmesinde kazançlı çıkan taraf (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Savaş işçi ve emekçilere ne getirecek? (22 Ocak 2018 - Pazartesi)
İşçilere Düşen Pay Azalıyor (18 Aralık 2017 - Pazartesi)
İyi Parti neye iyi gelecek? (31 Ekim 2017 - Salı)
Alternatif eğitim mümkün (03 Ekim 2017 - Salı)
Eğitim Sistemi neden yama tutmuyor? (26 Eylül 2017 - Salı)
Demokratik ve laik eğitim (19 Eylül 2017 - Salı)
TİS görüşmeleri ve işçi iradesi (08 Ağustos 2017 - Salı)
Yaşanacak bir cevre, kentlerimiz ve biz (25 Temmuz 2017 - Salı)
Adaleti her yerde aramaya devam (11 Temmuz 2017 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi