İntiharlar kapitalist sistemin ürünüdür
Bir kaç gün ara ile basında yer alan biri İstanbul Fatih´te, diğeri Antalya´da iki intihar olayının yaşanması ve her ikisinde de dört aile bireyinin yaşamlarına siyanür gazı ile son vermeleri dikkatleri intiharlar üzerine çekti.
Tarih: 12.11.2019 13:39:46
Halit KATKAT

 İlk bakışta olaylar psikolojik gibi görünse de her psikolojik olayın ardında mutlaka toplumsal sistemden kaynaklanan nedenler vardır. Ki bu iki olayda da ailelerin borçlu oldukları, borçlarını ödeyemedikleri basına yansıdı. Her iki olayda da "dikkat siyanür var" yazısı ile olaydan sonra gelenlerin uyarılmış olması dikkat çekiciydi. Yani kendileri ölüme yürürken bile kendilerinden başka kimseye zarar vermek istemediklerini göstermişlerdi. Bu tür intihar olayları daha önceki, kapitalizmin krizde olduğu dönemlerde (örneğin 1929 krizi) rastlanan olaylardır. Firmaların iflasa sürüklenmesi sonucu servetini kaybeden işverenler ve geçim sıkıntısı çeken işçiler çaresizlikten dolayı aynı kaderi paylaşmaktadırlar.

Bu iki olay nedeniyle ülkemizdeki intiharların geçmişine baktığımızda bu olayların münferit olmadığını görüyoruz. TÜİK´in ilgili istatistiklerinde “intihar nedeni” olarak “geçim zorluğu” ölçütü incelendiğinde AKP´li yıllarda, 2002 ila 2018 yılları arasında 4 bin 481 kişinin intihar ettiği ortaya çıkmaktadır. Türkiye´de intiharların önemli nedenlerinden birisinin geçim sıkıntısı olduğunu görüyoruz. 2008 küresel krizinin teğet geçtiğinin söylendiği yıllarda “geçim zorluğundan" kaynaklı olarak 2006 yılında 215 kişi intihar etmişken, 2008 yılında 289 kişi, 2009 yılında 318 kişi intihar etmiştir.
Ülkede emeklinin, memurun ve işçinin maaşına yüzde dört oranlarında zam yapıp onların günlük kullandıkları elektik, doğal gaz, tüp vb. tüketim kalemlerine yüzde 50 zam yapılırsa bunun sonucunda bu kitlelerde geçim sıkıntısı ve ardından intihar olaylarının gelmesine şaşılacak bir şey olmaz. İntiharlar daha çok yoksul ve örgütsüz kesimlerde görülmektedir. Örgütlülük işçi ve emekçi kesimlerde bir güvence olarak görülmektedir. Örgütlü olan emekçi işverene karşı mücadelede yalnız olmadığını hisseder. Örgütlenmek aynı zamanda bireycilikten ve bencil düşünmekten uzaklaştırır.
İntiharlar sadece bizde olmamakta elbette. Kapitalizmin olduğu tüm ülkelerde yoksulluk oranında bulunmaktadır. Kapitalist üretim ilişkilerinin egemen olduğu toplumlarda sınıfsal eşitsizlik ve bundan kaynaklı olarak üretim ve bölüşüm ilişkilerinde bozulma intiharların sınıfsal yönünü de göstermektedir.
İntiharların yüzde 79´u toplumun büyük kesiminin yaşadığı düşük veya orta gelirli ülkelerde gerçekleşmektedir. 2018 yılında dünyadaki 3.8 milyar insanın serveti yüzde 11 oranında azalırken 2 bin 208 milyarderin serveti ise günde 2.5 milyar dolar artmaktadır.
Dünya sağlık örgütü verilerine göre 2018 de Hindistan 364 milyon kişi ile dünyada en çok yoksul bireyin yaşadığı ülkedir ve Hindistan 217 binden fazla intihar olayı ile ilk sırada yer almaktadır.

 

Yazarın Diğer Yazıları
Bireysel ve toplumsal irade (03 Aralık 2019 - Salı)
Emekli maaşlarının ekonomiye etkisi (19 Kasım 2019 - Salı)
Çağımızın çelişkileri (29 Ekim 2019 - Salı)
Birlik üzerine (15 Ekim 2019 - Salı)
Krizin sermaye ve emekçi tarafı (08 Ekim 2019 - Salı)
Kapitalist üretim ve doğal afetler (17 Eylül 2019 - Salı)
Kayyum ve demokrasi (10 Eylül 2019 - Salı)
Halk meclisleri söylemleri ve kent konseyi (04 Eylül 2019 - Çarşamba)
Memurlarla Hükumet masada anlaşamadı (27 Ağustos 2019 - Salı)
Metalde TİS görüşmeleri ve bir örnek (06 Ağustos 2019 - Salı)
Öğrenme, itaat ve özgürlük (09 Temmuz 2019 - Salı)
Politika, ittifaklar ve iktidar (02 Temmuz 2019 - Salı)
İstanbul seçimi ve halk iradesi (25 Haziran 2019 - Salı)
Demokrasi dedikleri... (28 Mayıs 2019 - Salı)
Cığızlığın çözümü ne (14 Mayıs 2019 - Salı)
İşsizlik rakamlarının söylediği (16 Nisan 2019 - Salı)
Sandık birlik sorununu çözemedi (09 Nisan 2019 - Salı)
Kent yönetimi, projeler ve demokrasi (19 Mart 2019 - Salı)
İki siyasetin etkisindeki seçmen (12 Mart 2019 - Salı)
Tanzim satış gereklidir ama nasıl? (05 Mart 2019 - Salı)
Ekonomik kriz ve etkileri (26 Şubat 2019 - Salı)
Değişim Umudu ve Seçimler (19 Şubat 2019 - Salı)
Yerel yönetimler ve çöken binalar (12 Şubat 2019 - Salı)
Yerel seçimler ve kent konseyi (06 Şubat 2019 - Çarşamba)
Fiyatları piyasa belirler (29 Ocak 2019 - Salı)
Asgari ücret ve sendikalaşma (22 Ocak 2019 - Salı)
Korku ve birlik ihtiyacı (08 Ocak 2019 - Salı)
Yeni yıla aktarılanlar (02 Ocak 2019 - Çarşamba)
Birlik ihtiyacı ve yerel seçimler (26 Aralık 2018 - Çarşamba)
Ücretler asgari, kårlar azami (18 Aralık 2018 - Salı)
Sesiz kalabalıkların değişimi (11 Aralık 2018 - Salı)
Enflasyon artışı ve maaş zamları (04 Aralık 2018 - Salı)
Sel felaketi ve yerel yönetimler (20 Kasım 2018 - Salı)
Yerel yönetim seçimleri ve talepler (06 Kasım 2018 - Salı)
Asgari ücret ve maaş zamları (30 Ekim 2018 - Salı)
Yerel Seçimler ve Halk İradesi (02 Ekim 2018 - Salı)
Faturayı kim ödesin? (18 Eylül 2018 - Salı)
Önümüzdeki Dönemde Ekonominin Durumu (11 Eylül 2018 - Salı)
Ekmek zammı ve düşündürdükleri (07 Ağustos 2018 - Salı)
Yanan Ormandan Daha Fazlası (31 Temmuz 2018 - Salı)
Angus kokusu aslında sistemin kokusudur (17 Temmuz 2018 - Salı)
Başka bir seçenek mümkün (10 Temmuz 2018 - Salı)
Çok bilinmeyenli bir seçim (26 Haziran 2018 - Salı)
‘OHAL Faturası´nı kim ödeyecek (19 Haziran 2018 - Salı)
AKP´nin taktikleri artık işe yaramıyor (12 Haziran 2018 - Salı)
Umutsuzluktan umut çıkarma seçimi (29 Mayıs 2018 - Salı)
Neyi vaat ettiler; neyi verdiler (22 Mayıs 2018 - Salı)
Burjuva politikasının iki yüzü (15 Mayıs 2018 - Salı)
CHP ve Büyükbabanın Hindileri (08 Mayıs 2018 - Salı)
Bu gün 1 Mayıs (01 Mayıs 2018 - Salı)
Şeker fabrikaları sadece şeker üretmez (12 Mart 2018 - Pazartesi)
Onaltı yılda ülke nereden nereye (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Metal sözleşmesinde kazançlı çıkan taraf (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Savaş işçi ve emekçilere ne getirecek? (22 Ocak 2018 - Pazartesi)
İşçilere Düşen Pay Azalıyor (18 Aralık 2017 - Pazartesi)
İyi Parti neye iyi gelecek? (31 Ekim 2017 - Salı)
Alternatif eğitim mümkün (03 Ekim 2017 - Salı)
Eğitim Sistemi neden yama tutmuyor? (26 Eylül 2017 - Salı)
Demokratik ve laik eğitim (19 Eylül 2017 - Salı)
TİS görüşmeleri ve işçi iradesi (08 Ağustos 2017 - Salı)
Yaşanacak bir cevre, kentlerimiz ve biz (25 Temmuz 2017 - Salı)
Adaleti her yerde aramaya devam (11 Temmuz 2017 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi