İşçiler oylarıyla durumlarını değiştirebilirler mi?
İşçiler, işsizlik nedeniyle çocuklarını çalıştırmak zorunda kaldıkları, iş kazalarında canlarını verdikleri, yoksulluk içindeki yaşam koşullarından şikâyetçiler. İşçiler paralı eğitimden vergi politikalarına, hukuk sisteminden yargı bağımsızlığına kadar y
Tarih: 24.10.2017 10:34:03
Halit KATKAT

 

İşçiler, işsizlik nedeniyle çocuklarını çalıştırmak zorunda kaldıkları, iş kazalarında canlarını verdikleri, yoksulluk içindeki yaşam koşullarından şikâyetçiler. İşçiler paralı eğitimden vergi politikalarına, hukuk sisteminden yargı bağımsızlığına kadar yürütülen hiçbir politikanın işçilerin lehine olmadığını biliyorlar. Bilmekten öte bunu yaşıyorlar. Dahası mevcut iktidarın bu tabloyu düzelteceği konusunda bir umutları da yok. Ama yine de mevcut iktidara oy veriyorlar.

Neden?
Kırklareli´nin Lüleburgaz ilçesindeki Şişecam´a bağlı Paşabahçe Cam Fabrikası´nda işten çıkarılan işçilerin protesto amacıyla ‘İş, Aş, Adalet´ şiarıyla başlattıkları yürüyüş devam ediyor. Yirmi gündür devam eden direniş, şimdi yürüyüşle devam ediyor. Peki, ´bu yürüyüşe basın organları, gazeteler, internet medyası ne kadar duyarlı, sayfalarında bu işçiler ne kadar yer bulabiliyor?´ diye baktığımızda o kadar az yer veriliyor ki bir sürü haber kalabalığı arasında onlara ayrılan bir haber bulmak özel bir arama gerektiriyor. Bu direnişle ilgili haber verilmiyor da ülke nüfusunun büyük çoğunluğunu oluşturan milyonlarca işçiye haberlerde yer veriliyor mu? Ya da ne kadar yer veriliyor? Doğrusunu söylemek gerekirse ulusal basında yaptığım araştırmada Evrensel ve Cumhuriyet gazeteleri dışında işçi haberi yapan gazeteye rastlamadım desem yeridir. Veriliyorsa da sayfa altlarında ya da iç sayfalarda…
Basılan gazete, dergi ve bunların basıldığı kağıt ve yazı yazdığımız kalem; kullandığımız bilgisayar, yediğimiz ekmek, peynir, içtiğimiz su; yaşadığımız mekanların inşası, kullandığımız otomobillerin, giydiğimiz giysilerin ve daha pek çok yaşamımızı kolaylaştıran ürünün üretiminde emeği geçen işçilere haberlerde verilen yer devede kulak bile değil. İsterseniz üşenmeyin ve İnternette bir de siz araştırın.
Bir fabrikanın işçileri ya da bir iş kolundaki işçiler haklarını hukuki yollardan alabiliyor mu? Hayır. Basın açıklaması ve yürüyüşlerle alabilir mi? Yürüyüşler işe yaramıyor anlamında söylemiyorum, ama yapılan eylemler gösterdi ki alamıyor. O halde ne ile hak alacaklardır? Hak almak için en etkili ve güçlü eylem grevdir. Çünkü işverenleri etkileyecek tek eylem grevdir. Grevleri işverenler hükümete baskı yaparak erteletebilirler. İşte bu durumda işçilere güvenen kararlı sendikalara (sendikacı demiyorum) ihtiyaç var.
Zira grevler, kısa dönemli ekonomik kazanımları bir yana, işçilerin sınıf mücadelesini öğrenmesi bakımından büyük önem taşıyor. Dolayısıyla engellenen her grevin doğrudan işlevlerinden biri de sınıf bilincinin gelişmesini engellemek. Burada işçilerin sınıf örgütleri olan sendikalara bakıyoruz; grevlerin ertelenmesine ya fazla ses çıkarmayıp boyun eğiyorlar ya da işçiler, ´ne olursa olsun direnelim´ dediklerinde basın açıklamasıyla yetiniyorlar. Sendika bürokrasisi adeta işçilerin mücadelesinin önünde engel oluşturduğunu görüyoruz.
İşçiler bu sistemden en çok çeken ezilen sınıf oldukları halde neden iktidar partisine oy veriyor? diye sık sık sorgulanırlar. İşçilerin oy tercihlerini mevcut iktidardan yana kullanmayı sürdürmelerinin nedeni içinde bulundukları ekonomik koşullardan, yoksulluk ve özellikle borçluluk düzeyinden kaynaklandığı gibi, işçilerin işten atılmalarında, ekonomik koşullarının bozulmasında onlara sahip çıkacak ve durumu onların lehine çevirecek güçlü sendikal yapıların ve onlara umut veren özlem duyacakları bir politikanın önlerine konmayışından da kaynaklanmaktadır.
İşçi ve emekçileri bulundukları zor koşullardan kurtaracak sosyal politikaların gelişmediği ve onlara umut veren politikaların üretilmediği koşullarda, yardıma muhtaç hale getirilen kitlelerin yardımların sürmesinden yana olmasında şaşılacak bir durum yok. Sınıf bilinci olmayan bu kitlelerin ekonomik kayıpları arttıkça iktidara bağımlılıkları da artıyor.

Yazarın Diğer Yazıları
Ekmek zammı ve düşündürdükleri (07 Ağustos 2018 - Salı)
Yanan Ormandan Daha Fazlası (31 Temmuz 2018 - Salı)
Angus kokusu aslında sistemin kokusudur (17 Temmuz 2018 - Salı)
Başka bir seçenek mümkün (10 Temmuz 2018 - Salı)
Çok bilinmeyenli bir seçim (26 Haziran 2018 - Salı)
‘OHAL Faturası´nı kim ödeyecek (19 Haziran 2018 - Salı)
AKP´nin taktikleri artık işe yaramıyor (12 Haziran 2018 - Salı)
Umutsuzluktan umut çıkarma seçimi (29 Mayıs 2018 - Salı)
Neyi vaat ettiler; neyi verdiler (22 Mayıs 2018 - Salı)
Burjuva politikasının iki yüzü (15 Mayıs 2018 - Salı)
CHP ve Büyükbabanın Hindileri (08 Mayıs 2018 - Salı)
Bu gün 1 Mayıs (01 Mayıs 2018 - Salı)
Şeker fabrikaları sadece şeker üretmez (12 Mart 2018 - Pazartesi)
Onaltı yılda ülke nereden nereye (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Metal sözleşmesinde kazançlı çıkan taraf (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Savaş işçi ve emekçilere ne getirecek? (22 Ocak 2018 - Pazartesi)
İşçilere Düşen Pay Azalıyor (18 Aralık 2017 - Pazartesi)
İyi Parti neye iyi gelecek? (31 Ekim 2017 - Salı)
Alternatif eğitim mümkün (03 Ekim 2017 - Salı)
Eğitim Sistemi neden yama tutmuyor? (26 Eylül 2017 - Salı)
Demokratik ve laik eğitim (19 Eylül 2017 - Salı)
TİS görüşmeleri ve işçi iradesi (08 Ağustos 2017 - Salı)
Yaşanacak bir cevre, kentlerimiz ve biz (25 Temmuz 2017 - Salı)
Adaleti her yerde aramaya devam (11 Temmuz 2017 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi