İşletilmeyen Bir Demokrasi Kurumu Olarak Kent Konseyi-1
Bir türlü çalıştırılamayan kent konseylerine neden gerek duyulmuştur? Nasıl bir kurumdur? Neden işletilememektedir? Neden içinde yer alan kurumlar bu kuruma sahip çıkmıyor? En önemlisi de bu konsey neden kentin en yetkili meclisi, karar organı olamıyor? B
Tarih: 5.3.2018 19:41:28
Halit KATKAT

Bir türlü çalıştırılamayan kent konseylerine neden gerek duyulmuştur? Nasıl bir kurumdur? Neden işletilememektedir? Neden içinde yer alan kurumlar bu kuruma sahip çıkmıyor? En önemlisi de bu konsey neden kentin en yetkili meclisi, karar organı olamıyor? Bu yazı bu sorulara yanıt aramak için kaleme alındı.

Peki bu kurum nasıl ortaya çıkmış? Yönetmelik AKP döneminde çıktığına göre acaba bu demokratik kurumun çıkışını AKP´nin demokratik bakışına mı bağlamalıyız?
İlkel kabile topluluklarında kabile reisi veya şef seçimi, doğrudan kabile üyeleri tarafından yapılır; kabilenin en güçlü, deneyimli ve saygın kişisi reis seçilirdi. Yani temsili değil, doğrudan demokrasi vardı.
Her ne kadar kent konseyi yönetmeliği 8 Ekim 2006 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmişse de kent konseyi kavramı yeni uygulanan ya da yeni keşfedilmiş bir kavram değildir. Kent konseyi ilk olarak M.Ö 500 yıllarında Atina şehir devletlerinde uygulanmıştır. Atina´da ve o zamanki şehir devletlerinde 20 yaşını dolduran her yurttaş bu konseye katılırdı. Her yurttaş konseyde söz söyleme, seçme ve seçilme hakkına sahipti ve alınacak tüm kararlara katılırdı. O zamanın kentlerinde Agora ya da Forum denen meydanlarda toplanan yurttaşlar kent hakkında kararlar alır yöneticilerini doğrudan seçerlerdi. Ama burada yurttaş kavramına köleler, kadınlar ve Atina´da toprağa sahip olmayanlar dahil değildi. Bu durumda örneğin 400 bin nüfuslu Atina´da ancak 10 bin civarında ‘yurttaş´ bulunuyordu. Sayı az olunca doğal olarak meydanlarda toplanıp söz söyleme ve kararlara doğrudan katılım da mümkün oluyordu. Burada ilkel komünal kabile topluluklarındaki doğrudan demokrasinin köleci topluma adaptesini görüyoruz.
Günümüz kapitalist toplumunda sanayileşme nedeniyle kentlere toplanan milyonlarca insanı elbette meydanlara toplayıp karar alma mekanizmalarına katmak pratikte mümkün olmadığından bunların karar alma süreçlerine katılması temsilcileri aracılığıyla olmak zorunda kalınmış ve temsili demokrasi ortaya çıkmıştır.
Günümüzde temsili demokrasinin bir örneği olarak ortaya çıkan kent konseyi, kentte yaşamını sürdürenlerin kentin yönetimine katılması için ortaya çıkmış bir yönetim biçimi...
Kent Konseyinin çıkışı, yönetmelikte şöyle açıklanmış: "Birleşmiş Milletler Rio Yeryüzü Zirvesinde 1992 yılında kabul edilen ve 21´inci yüzyılın gündemini belirleyen Gündem 21 başlıklı Eylem Planının 28´inci bölümü uyarınca, yerel yönetimlerin öncülüğünde, sivil toplumun ve diğer ortakların, birlikte kendi sorunlarını ve önceliklerini belirleyerek, kentleri için Yerel Gündem 21 olarak adlandırılan 1997 yılından itibaren uygulanan Türkiye Yerel Gündem 21 Programı”.
Demek ki bu Birleşmiş Milletler Rio Yeryüzü Zirvesinde alınan kararla bütün Birleşmiş Milletler´e üye ülkelerin mutabakatıyla kabul edilmiş bir kurum.
Anayasanın 90. maddesi, "usulüne göre imzalanmış uluslararası sözleşmeler Anayasa hükmündedir. Değiştirilmesi teklif dahi edilemez" denmektedir. Demek ki bu sözleşme anayasa hükmündedir. Bu durumda kitle örgütleri ve kent sakinleri şunu sorgulayabilir: Öyle ise bu sözleşme neden yerel yönetimler tarafından uygulanmıyor; ya da savsaklanıyor? Bu açık hükmün uygulanmaması anayasal suç değil mi?
Gelelim şimdi bu konsey kimlerden oluşuyor, ya da kimler katılabiliyor. Aynı yönetmeliğin 8. Maddesinde Konseyin kimlerden oluşacağı ya da bileşimi şu şekilde belirlenmiş:
Mahallin en büyük mülki idare amiri veya temsilcisi, belediyenin içinde bulunduğu seçim bölgesi veya bölgelerinin milletvekilleri, belediye başkanı veya temsilcisi, sayısı onu geçmemek üzere illerde valiler, ilçelerde kaymakamlar tarafından belirlenecek kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, meclis üye tam sayısının yüzde 30´unu geçmemek üzere belediye meclisinin kendi üyeleri arasından seçeceği temsilcileri, meclis üye tam sayısının yüzde 30´unu geçmemek üzere il genel meclisinin kendi üyeleri arasından seçeceği temsilcileri, belediye başkanının çağrısı üzerine toplanan muhtarların kendi aralarından seçecekleri en fazla 10 temsilci, beldede teşkilatını kurmuş olan siyasi partilerin temsilcileri, varsa üniversiteden bir temsilci, birden fazla olması durumda her birine temsilen bir üye, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, sendikalar, noterler, baro, kooperatifler, birlikler, konuyla ilgili dernek ve vakıf temsilcileri, Kent konseyince kurulan meclis ve çalışma guruplarının birer temsilcisi katılır. Devamı yarın

Yazarın Diğer Yazıları
Ekmek zammı ve düşündürdükleri (07 Ağustos 2018 - Salı)
Yanan Ormandan Daha Fazlası (31 Temmuz 2018 - Salı)
Angus kokusu aslında sistemin kokusudur (17 Temmuz 2018 - Salı)
Başka bir seçenek mümkün (10 Temmuz 2018 - Salı)
Çok bilinmeyenli bir seçim (26 Haziran 2018 - Salı)
‘OHAL Faturası´nı kim ödeyecek (19 Haziran 2018 - Salı)
AKP´nin taktikleri artık işe yaramıyor (12 Haziran 2018 - Salı)
Umutsuzluktan umut çıkarma seçimi (29 Mayıs 2018 - Salı)
Neyi vaat ettiler; neyi verdiler (22 Mayıs 2018 - Salı)
Burjuva politikasının iki yüzü (15 Mayıs 2018 - Salı)
CHP ve Büyükbabanın Hindileri (08 Mayıs 2018 - Salı)
Bu gün 1 Mayıs (01 Mayıs 2018 - Salı)
Şeker fabrikaları sadece şeker üretmez (12 Mart 2018 - Pazartesi)
Onaltı yılda ülke nereden nereye (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Metal sözleşmesinde kazançlı çıkan taraf (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Savaş işçi ve emekçilere ne getirecek? (22 Ocak 2018 - Pazartesi)
İşçilere Düşen Pay Azalıyor (18 Aralık 2017 - Pazartesi)
İyi Parti neye iyi gelecek? (31 Ekim 2017 - Salı)
Alternatif eğitim mümkün (03 Ekim 2017 - Salı)
Eğitim Sistemi neden yama tutmuyor? (26 Eylül 2017 - Salı)
Demokratik ve laik eğitim (19 Eylül 2017 - Salı)
TİS görüşmeleri ve işçi iradesi (08 Ağustos 2017 - Salı)
Yaşanacak bir cevre, kentlerimiz ve biz (25 Temmuz 2017 - Salı)
Adaleti her yerde aramaya devam (11 Temmuz 2017 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi