Kapitalist sistem ve işçi mücadelesi
Halit KATKAT
Tarih: 20.1.2021 15:51:34
Halit KATKAT

Feodal dönemin yönetim biçimi olan krallıklar ve beylerin tek adama dayalı yönetim biçimini 18. Yüzyıl Avrupa´sında yıkan burjuvazi, insan haklarını esas alan ve herkesin serbest oy hakkını tanıyan bir seçim sistemi getirdi. Artık tanrının yer yüzündeki tek temsilcisi olan krallıklar yerine halkın seçtiği temsilciler halkı yönetecekti. 

Evet seçilme hakkı herkese verilmişti, bir işçi ya da yoksul köylünün temsilci seçilme hakkı kâğıt üzerinde vardı. Gerçekte ise parası olmayanın seçilme hakkı olsa da seçilme şansı yoktu. Burjuvazi bunu niye istemişti? Kapitalizmin gelişme aşamasındaki burjuvazi kendi ülkesinde kralın, ya da feodal beyin gösterdiği yere fabrikasını yapmak ya da onun belirlediği fiyattan malını satmak istemiyordu. Feodal sistemle burjuvazi arasındaki en büyük çatışma ise işçi konusunda oluyordu. Feodal çiftliklerde köle gibi çalışan serfler görece daha özgür olan fabrikalara çalışmak için akın etmeye başladılar. Bu da feodal çiftlik sahiplerinin işine gelmiyordu. O zamana kadar anlaşmazlıklara feodal sistemin tek karar vericisi olan kral, ya da onun tayin ettiği yetkililer karar veriyordu. Ama burjuva devriminden sonra artık meclis kararları esas alınmaya başladı. Görünürde böyleydi. Ama esasta kralın, feodal beyin ya da padişahlığın yerine paranın hakimiyeti geçmişti. Artık tek egemen paraydı. Parası olan, ülkede istediği yere yatırım yapıp istediği fiyata, ülkenin her yerinde satabilecek, kendi temsilcilerini seçtirebilecekti. Burjuvazi bunları dil, kültür ve tarih birliği olan kendi ülkesinde ancak yapabiliyordu. Zaten kapitalizmin ortaya çıkışıyla ulusal uyanışlar, burjuva devriminden sonra da ulus devletler yaygın şekilde ortaya çıkmaya başladı. Ama teknolojinin gelişip üretim fazlalıkları olunca artık burjuvaziye kendi ülke pazarı dar gelmeye başladı. Fazla üretimi dünyanın diğer ülkelerine pazarlamak isteyen burjuvazinin yeni pazarlara ihtiyacı oluyordu.

Daha önce ortalama kårla yetinen burjuvazi artık azami kår peşinde koşmaya başladı. Sermaye birikimi sonucu ortaya çıkan tekeller artık sınırlı ulusal pazara değil belirsiz pazarlara aşırı üretim yapıp ulaştırmaya çalışıyorlardı. Bu aşırı kazanç sonucunda burjuvazinin elinde çok büyük miktarlarda sermaye birikmesi oluyordu. Biriken bu sermaye bankalarda olduğu yerde durmuyordu. Bunu tekeller ya da onları temsilen kapitalist devletler sanayi olarak gelişmemiş devletlere kredi olarak veriyor onları siyasi olarak da bağımlı hale getiriyorlardı. Dünya pazarı, yani tekellerin ele geçireceği alanlar dünya coğrafyası ile sınırlıydı. Üretim ise plansız. Böylece tekeller ve tekellerin hakimiyetindeki devletler gerek ellerinde biriken finans kapitali ve ürettiği malları pazarlama, gerekse de yeni hammadde kaynaklarına ulaşmak için birbirleriyle veya ulus devletlerle kapışmak zorunda kalıyorlar.

Artık gelinen noktada işçi ve emekçilerin hak alma ve sömürüden kurtulmak için mücadelelerini tekellere karşı da yöneltmek zorundadırlar. Sendikalarını bürokrasiden kurtarıp tüm işçi ve emekçilerle birleşmek, ortak kararlar almak zorundadırlar. Bir yerde sendikalaşmadan dolayı işçi işten atılıyorsa bu bütün işçilerin sorunudur, bir yerde iş kazalarından dolayı işçi ölüyor ya da sakat kalıyorsa bu da bütün işçilerin sorunudur. Bu sorunlara karşı tüm işçiler duyarlı hale gelip refleks göstermedikçe sorunlarını çözemezler. Nasıl bir kovana müdahale edildiğinde bütün arılar birlikte refleks gösterirlerse işçiler de haklarını korumada öyle olmak zorundadırlar. Üretim dışı eylemler burjuvaziyi etkileyecek alanlar değildir.

Anahtar Kelimeler: Kapitalist, sistem, işçi, mücadelesi
Yazarın Diğer Yazıları
Kapitalizmin pandemi ve aşı fırsatçılığı (10 Şubat 2021 - Çarşamba)
Kayyuma karşı demokratik refleks (03 Şubat 2021 - Çarşamba)
Çekilen sıkıntılardan kim sorumludu? (16 Aralık 2020 - Çarşamba)
İşçilerin gündemi (11 Kasım 2020 - Çarşamba)
Gündem deprem (04 Kasım 2020 - Çarşamba)
Genel Temsil Yerine Mesleki Temsil (28 Ekim 2020 - Çarşamba)
Bekçi Görevini Yapıyor mu? (14 Ekim 2020 - Çarşamba)
12 Eylül Darbesinin 40 Yılı (16 Eylül 2020 - Çarşamba)
Pandemi ve Demokratik Şekil (01 Eylül 2020 - Salı)
Gaz müjdesi ve muhalefetin tavrı (25 Ağustos 2020 - Salı)
İş Kazalarında Sınıf Tavrı (07 Temmuz 2020 - Salı)
Seçilmişler, Atanmışlar ve Demokrasi (22 Haziran 2020 - Pazartesi)
Çemberin Dışına Çıkamama Hali (02 Haziran 2020 - Salı)
Yaşlıların Suçsuz Ev Hapsi (25 Mayıs 2020 - Pazartesi)
Korona ve evrim kuramı (18 Mayıs 2020 - Pazartesi)
Eskisi Gibi Olmayacak Anlayışı (11 Mayıs 2020 - Pazartesi)
Salgınlar Sistemi Nasıl Değiştirir (05 Mayıs 2020 - Salı)
Pandemi ve Ekonomik Kriz Arasında (28 Nisan 2020 - Salı)
Koronanın Düşündürdüğü Değişim (06 Nisan 2020 - Pazartesi)
Kapitalizmin koronoyla savaşı (17 Mart 2020 - Salı)
Politikasızlık diye bir şey yoktur (10 Mart 2020 - Salı)
Sendika içi demokrasi nasıl olmalı (03 Mart 2020 - Salı)
İskenderun Kent Konseyi toplanırken (25 Şubat 2020 - Salı)
Demokrasi gözden mi düşüyor? (18 Şubat 2020 - Salı)
Beslenme önerilerine evrimsel itirazlar (11 Şubat 2020 - Salı)
Depremle yaşamayı öğrenmek (28 Ocak 2020 - Salı)
Değişim isteği (14 Ocak 2020 - Salı)
Güç, işçilerin kendisindedir (07 Ocak 2020 - Salı)
2019 yılı biterken (31 Aralık 2019 - Salı)
Siyasette eski ve yeni karşıtlığı (17 Aralık 2019 - Salı)
Bireysel ve toplumsal irade (03 Aralık 2019 - Salı)
Emekli maaşlarının ekonomiye etkisi (19 Kasım 2019 - Salı)
Çağımızın çelişkileri (29 Ekim 2019 - Salı)
Birlik üzerine (15 Ekim 2019 - Salı)
Krizin sermaye ve emekçi tarafı (08 Ekim 2019 - Salı)
Kapitalist üretim ve doğal afetler (17 Eylül 2019 - Salı)
Kayyum ve demokrasi (10 Eylül 2019 - Salı)
Halk meclisleri söylemleri ve kent konseyi (04 Eylül 2019 - Çarşamba)
Memurlarla Hükumet masada anlaşamadı (27 Ağustos 2019 - Salı)
Metalde TİS görüşmeleri ve bir örnek (06 Ağustos 2019 - Salı)
Öğrenme, itaat ve özgürlük (09 Temmuz 2019 - Salı)
Politika, ittifaklar ve iktidar (02 Temmuz 2019 - Salı)
İstanbul seçimi ve halk iradesi (25 Haziran 2019 - Salı)
Demokrasi dedikleri... (28 Mayıs 2019 - Salı)
Cığızlığın çözümü ne (14 Mayıs 2019 - Salı)
İşsizlik rakamlarının söylediği (16 Nisan 2019 - Salı)
Sandık birlik sorununu çözemedi (09 Nisan 2019 - Salı)
Kent yönetimi, projeler ve demokrasi (19 Mart 2019 - Salı)
İki siyasetin etkisindeki seçmen (12 Mart 2019 - Salı)
Tanzim satış gereklidir ama nasıl? (05 Mart 2019 - Salı)
Ekonomik kriz ve etkileri (26 Şubat 2019 - Salı)
Değişim Umudu ve Seçimler (19 Şubat 2019 - Salı)
Yerel yönetimler ve çöken binalar (12 Şubat 2019 - Salı)
Yerel seçimler ve kent konseyi (06 Şubat 2019 - Çarşamba)
Fiyatları piyasa belirler (29 Ocak 2019 - Salı)
Asgari ücret ve sendikalaşma (22 Ocak 2019 - Salı)
Korku ve birlik ihtiyacı (08 Ocak 2019 - Salı)
Yeni yıla aktarılanlar (02 Ocak 2019 - Çarşamba)
Birlik ihtiyacı ve yerel seçimler (26 Aralık 2018 - Çarşamba)
Ücretler asgari, kårlar azami (18 Aralık 2018 - Salı)
Sesiz kalabalıkların değişimi (11 Aralık 2018 - Salı)
Enflasyon artışı ve maaş zamları (04 Aralık 2018 - Salı)
Sel felaketi ve yerel yönetimler (20 Kasım 2018 - Salı)
Yerel yönetim seçimleri ve talepler (06 Kasım 2018 - Salı)
Asgari ücret ve maaş zamları (30 Ekim 2018 - Salı)
Yerel Seçimler ve Halk İradesi (02 Ekim 2018 - Salı)
Faturayı kim ödesin? (18 Eylül 2018 - Salı)
Önümüzdeki Dönemde Ekonominin Durumu (11 Eylül 2018 - Salı)
Ekmek zammı ve düşündürdükleri (07 Ağustos 2018 - Salı)
Yanan Ormandan Daha Fazlası (31 Temmuz 2018 - Salı)
Angus kokusu aslında sistemin kokusudur (17 Temmuz 2018 - Salı)
Başka bir seçenek mümkün (10 Temmuz 2018 - Salı)
Çok bilinmeyenli bir seçim (26 Haziran 2018 - Salı)
‘OHAL Faturası´nı kim ödeyecek (19 Haziran 2018 - Salı)
AKP´nin taktikleri artık işe yaramıyor (12 Haziran 2018 - Salı)
Umutsuzluktan umut çıkarma seçimi (29 Mayıs 2018 - Salı)
Neyi vaat ettiler; neyi verdiler (22 Mayıs 2018 - Salı)
Burjuva politikasının iki yüzü (15 Mayıs 2018 - Salı)
CHP ve Büyükbabanın Hindileri (08 Mayıs 2018 - Salı)
Bu gün 1 Mayıs (01 Mayıs 2018 - Salı)
Şeker fabrikaları sadece şeker üretmez (12 Mart 2018 - Pazartesi)
Onaltı yılda ülke nereden nereye (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Metal sözleşmesinde kazançlı çıkan taraf (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Savaş işçi ve emekçilere ne getirecek? (22 Ocak 2018 - Pazartesi)
İşçilere Düşen Pay Azalıyor (18 Aralık 2017 - Pazartesi)
İyi Parti neye iyi gelecek? (31 Ekim 2017 - Salı)
Alternatif eğitim mümkün (03 Ekim 2017 - Salı)
Eğitim Sistemi neden yama tutmuyor? (26 Eylül 2017 - Salı)
Demokratik ve laik eğitim (19 Eylül 2017 - Salı)
TİS görüşmeleri ve işçi iradesi (08 Ağustos 2017 - Salı)
Yaşanacak bir cevre, kentlerimiz ve biz (25 Temmuz 2017 - Salı)
Adaleti her yerde aramaya devam (11 Temmuz 2017 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi