Karganın müjdesi
Halit Katkat
Tarih: 7.4.2021 16:26:10
Halit KATKAT

Hastalık, pandemi yasakları, darbe tartışmaları ve ekonomi gibi ciddi konulardan bunalan okuyucularıma bugün gerçek yaşamdan uyarladığım bir öyküyü armağan ediyorum.

İlkokul birinci sınıfta alfabenin sonunda bir karga tekerlemesini anımsıyorum: “Karga karga gak dedi, çık şu dala bak dedi. Çıktım baktım o dala bu karga ne budala…” Burada çocuklara karganın budala olduğu mu anlatılıyordu, yoksa karganın dilinden anlayan ve karganın sözüne inanıp karganın dediği dala bakan yazarın mı daha budala olduğu anlatılmak isteniyordu hala anlamış değilim. Ama bugün bilim insanlarının yaptığı araştırmalar ve bizim de bizzat gözlemlerimize göre kargaların budala değil, bilakis zeki olduklarıdır. Zaten binlerce yıldan beri üç boyutu kullanan kargaların budala olduğu düşünülemez. Hele hele tanık olduğum ve sizlerin de tanık olduğunuza inandığım şu olay beni onların budala olmadığına iyice inandırdı: Gagasıyla kıramadığı cevizi havadan otoyola atıp üzerinden otomobiller geçip kırdıktan sonra yere inip cevizin içini yemesi… Kargaya kimileri kara haberci olarak uğursuz kabul eder. Bunun karganın sesinin güzel olmadığından ya da renginden dolayı ona yakıştırılan bir nitelik olduğunu sanıyorum. Konumuz kargalar değil elbette.

Aldığımız bir eşofmanı değiştirmek için AVM´ye gitmeye karar verdik. Ben eşimden önce evden çıkıp arabanın direksiyonuna geçtim. Eşim de çok geçmeden geldi. Eşim arabaya binince kontağı çevirip arabayı çalıştırdım. Gideceğimiz mesafe 12 kilometre kadardı. Yollarda trafik sıkışıklığı yoktu. Hiçbir yerde durmadan doğru AVM´ye gittik. AVM otoparkı girişinde güvenlik durdurup kontrol ettikten sonra hareket ettik. Otopark, AVM´nin en üst katındaydı. Arabaya yer bulmak için otopark içerisinde biraz dolaştıktan sonra boş bir yer bulduk. Durunca eşim inip yürümeye başladı. Ayağımı frene basıp elimle start-stop düğmesine basıyorum, araba stop etmiyor. Bunu birkaç defa denedim, olmadı. Arabada bir arıza var diye düşündüm. Şimdi servisi mi çağırsam, ne yapsam diye düşünürken anahtar aklıma geldi. Normalde anahtar arabanın içinde herhangi bir yerinde olsa araba çalışırdı. Ama çantamın içini aradım. Evet, anahtar yoktu. Demek ki sorun anahtarın olmamasıydı. Ben arabayı stop etmeye uğraşırken eşimde on metre kadar ilerlemişti. Hemen arabadan çıkıp eşime seslendim. “Gel gel” dedim. Geldi. “Sendeki araba anahtarı çantada mı? Bir bak” dedim. Bir taraftan ne oldu, niye istiyorsun diye sorular soruyor, diğer taraftan çantasını karıştırıyordu. Sonunda anahtarı buldu. Anahtarı alıp arabaya oturunca arabayı stop ettirdim ve arabadan çıkıp anahtarın düğmesine basıp arabayı kilitledim. AVM´ye indik. İşimizi bitirdikten sonra tekrar arabaya binip eve döndük. Ama esas sorun bundan sonra başladı. Anahtar nerede? Dönüş yolunda da bir yerde durmadık. Geldikten sonra ben tekrar ceplerimi, çantamı aradım. Yok. Eşime “sen çantana bak, belki diğer anahtar da sendedir” diye. Çantasını bir defa daha arattırdım. Yok. Pantolonumun ceplerine, giydiğim ceketin ceplerine tekrar tekrar bakıyorum yok. Bir anahtar elbette işimizi görür. Ama olayın diğer boyutu var ki bizi esas rahatsız eden de o. O da şu; kaybolan anahtar bir hırsızın eline geçer ve arabayı çalarsa ne olacak? İkimiz emekli maaşlarımızla ancak geçiniyoruz. Arabayı nasıl alırız. Arabanın kaskosu var. Ama yedek anahtar kayboldu dersek o da araba bedelini karşılamaz. Biz bir taraftan anahtarı arıyor, diğer taraftan da çözüm arıyoruz. Arabayı park ettiğimiz yerde her tarafa baktık. Yan tarafında bahçe sınırımızdaki mazıların içine, diplerine baktık, aramadığımız yer kalmadı. Sonunda kaskoya telefon ettim. Kasko “servise gidin servis bizi arasın” dedi. Cumartesi günü Servise gittik. Durumu anlattık. Bekleyin usta gelecek sizinle görüşmeye… Yarım saat kadar bekledik. Usta geldi. Ona da durumu ayrıca anlattık. Usta “eğer arabanız çalınmasın istiyorsanız komple anahtar sistemini değiştirmeniz gerekir. Bunun fiyatı on bin lira. Sadece yedek anahtarı devreden çıkarırız, hırsız arabayı açar, ama arabayı çalıştıramaz. İçindekileri alır, gider. Bunun fiyatı iki yüz elli lira. Yedek anahtar yaptırırsanız üç bin beş yüz lira.” En ucuz seçenek olan yedek anahtarı devreden çıkarmaya karar verdik. Artık hırsız arabayı açarsa, varsa içindekileri alsın götürsün; biz de içeride bir şey bırakmayız. Ustaya tamam dedik. Ama Usta “bugün mümkün değil, internet sistemi yok, pazartesi ya da salı günü gelin” dedi.

Çaresiz eve geldik. Seç beğen al. Kolay karar verecek durum değil. Komple yaptırmaya kalksak on bin lira, bu bizim için bir servet. Sadece anahtar yaptırsak o da az değil, üstelik hırsızlığa karşı bir önlem de olmuyor. En son çare olarak internette anahtar kaybında ne yapılmalı diye arama yaptım. Bu işi yapan anahtarcılar varmış. Google´da bize yakın bir yerde anahtarcı arattırdım. Bir anahtarcı buldum. Telefon ettim. “Tamam getir arabayı yaparız” dedi. Ama bu bizim sorunumuzu çözmüyor, kafam netleşmiyordu. Pazartesi oldu. Eşime “anahtarcıya gidelim mi” diye sordum. “Hele kalsın” dedi. Hayret, esas tedirgin olan kendisiydi. Arabayı park ettiğimiz yerlerde aramalara devam ediyoruz. Çitteki çalılıkları açıp açıp içlerine bakıyoruz. Bulamıyoruz. Böylece bir gün daha geçti. Salı günü sabah her günkü gibi kedilere yemek veriyorum, Eşimde bahçede. Kedilerin yemeğini verip bitirdim. Karşımızdaki heybetli çamın üzerinde bir karga bize doğru “gaak” diye ötmeye başladı. Eşime yüksek sesle bak karga anahtarı bulacağımızın müjdesini veriyor” dedim. Karga buralara pek gelmez; kış aylarında ara sıra uğrar. Karga çamın üzerinde bize doğru bakarak birkaç defa öttükten sonra bizim eve doğru uçarak, evin üzerinden geçip gitti. Ben de latife olsun diye Eşime “bak bizim evi gösteriyor, anahtar evde” dedim. Biraz sonra arabaya binmeden önce o gün ceket değiştirdim mi değiştirmedim mi diye düşünüp; elbise dolabındaki her zaman giydiğim ceket aklıma geldi. Girip o ceketin cebine baktım. Anahtar oradaydı. Karga ondan sonra bir daha görünmedi.

Anahtar Kelimeler: Karganın, müjdesi
Yazarın Diğer Yazıları
Çözüm sadakada değil planlı ekonomide (14 Nisan 2021 - Çarşamba)
Bireyselden toplumsala (31 Mart 2021 - Çarşamba)
Neden dünya işçileri birleşmeli (24 Mart 2021 - Çarşamba)
Gündem demokrasi (17 Mart 2021 - Çarşamba)
Kapitalizmin pandemi ve aşı fırsatçılığı (10 Şubat 2021 - Çarşamba)
Kayyuma karşı demokratik refleks (03 Şubat 2021 - Çarşamba)
Kapitalist sistem ve işçi mücadelesi (20 Ocak 2021 - Çarşamba)
Çekilen sıkıntılardan kim sorumludu? (16 Aralık 2020 - Çarşamba)
İşçilerin gündemi (11 Kasım 2020 - Çarşamba)
Gündem deprem (04 Kasım 2020 - Çarşamba)
Genel Temsil Yerine Mesleki Temsil (28 Ekim 2020 - Çarşamba)
Bekçi Görevini Yapıyor mu? (14 Ekim 2020 - Çarşamba)
12 Eylül Darbesinin 40 Yılı (16 Eylül 2020 - Çarşamba)
Pandemi ve Demokratik Şekil (01 Eylül 2020 - Salı)
Gaz müjdesi ve muhalefetin tavrı (25 Ağustos 2020 - Salı)
İş Kazalarında Sınıf Tavrı (07 Temmuz 2020 - Salı)
Seçilmişler, Atanmışlar ve Demokrasi (22 Haziran 2020 - Pazartesi)
Çemberin Dışına Çıkamama Hali (02 Haziran 2020 - Salı)
Yaşlıların Suçsuz Ev Hapsi (25 Mayıs 2020 - Pazartesi)
Korona ve evrim kuramı (18 Mayıs 2020 - Pazartesi)
Eskisi Gibi Olmayacak Anlayışı (11 Mayıs 2020 - Pazartesi)
Salgınlar Sistemi Nasıl Değiştirir (05 Mayıs 2020 - Salı)
Pandemi ve Ekonomik Kriz Arasında (28 Nisan 2020 - Salı)
Koronanın Düşündürdüğü Değişim (06 Nisan 2020 - Pazartesi)
Kapitalizmin koronoyla savaşı (17 Mart 2020 - Salı)
Politikasızlık diye bir şey yoktur (10 Mart 2020 - Salı)
Sendika içi demokrasi nasıl olmalı (03 Mart 2020 - Salı)
İskenderun Kent Konseyi toplanırken (25 Şubat 2020 - Salı)
Demokrasi gözden mi düşüyor? (18 Şubat 2020 - Salı)
Beslenme önerilerine evrimsel itirazlar (11 Şubat 2020 - Salı)
Depremle yaşamayı öğrenmek (28 Ocak 2020 - Salı)
Değişim isteği (14 Ocak 2020 - Salı)
Güç, işçilerin kendisindedir (07 Ocak 2020 - Salı)
2019 yılı biterken (31 Aralık 2019 - Salı)
Siyasette eski ve yeni karşıtlığı (17 Aralık 2019 - Salı)
Bireysel ve toplumsal irade (03 Aralık 2019 - Salı)
Emekli maaşlarının ekonomiye etkisi (19 Kasım 2019 - Salı)
Çağımızın çelişkileri (29 Ekim 2019 - Salı)
Birlik üzerine (15 Ekim 2019 - Salı)
Krizin sermaye ve emekçi tarafı (08 Ekim 2019 - Salı)
Kapitalist üretim ve doğal afetler (17 Eylül 2019 - Salı)
Kayyum ve demokrasi (10 Eylül 2019 - Salı)
Halk meclisleri söylemleri ve kent konseyi (04 Eylül 2019 - Çarşamba)
Memurlarla Hükumet masada anlaşamadı (27 Ağustos 2019 - Salı)
Metalde TİS görüşmeleri ve bir örnek (06 Ağustos 2019 - Salı)
Öğrenme, itaat ve özgürlük (09 Temmuz 2019 - Salı)
Politika, ittifaklar ve iktidar (02 Temmuz 2019 - Salı)
İstanbul seçimi ve halk iradesi (25 Haziran 2019 - Salı)
Demokrasi dedikleri... (28 Mayıs 2019 - Salı)
Cığızlığın çözümü ne (14 Mayıs 2019 - Salı)
İşsizlik rakamlarının söylediği (16 Nisan 2019 - Salı)
Sandık birlik sorununu çözemedi (09 Nisan 2019 - Salı)
Kent yönetimi, projeler ve demokrasi (19 Mart 2019 - Salı)
İki siyasetin etkisindeki seçmen (12 Mart 2019 - Salı)
Tanzim satış gereklidir ama nasıl? (05 Mart 2019 - Salı)
Ekonomik kriz ve etkileri (26 Şubat 2019 - Salı)
Değişim Umudu ve Seçimler (19 Şubat 2019 - Salı)
Yerel yönetimler ve çöken binalar (12 Şubat 2019 - Salı)
Yerel seçimler ve kent konseyi (06 Şubat 2019 - Çarşamba)
Fiyatları piyasa belirler (29 Ocak 2019 - Salı)
Asgari ücret ve sendikalaşma (22 Ocak 2019 - Salı)
Korku ve birlik ihtiyacı (08 Ocak 2019 - Salı)
Yeni yıla aktarılanlar (02 Ocak 2019 - Çarşamba)
Birlik ihtiyacı ve yerel seçimler (26 Aralık 2018 - Çarşamba)
Ücretler asgari, kårlar azami (18 Aralık 2018 - Salı)
Sesiz kalabalıkların değişimi (11 Aralık 2018 - Salı)
Enflasyon artışı ve maaş zamları (04 Aralık 2018 - Salı)
Sel felaketi ve yerel yönetimler (20 Kasım 2018 - Salı)
Yerel yönetim seçimleri ve talepler (06 Kasım 2018 - Salı)
Asgari ücret ve maaş zamları (30 Ekim 2018 - Salı)
Yerel Seçimler ve Halk İradesi (02 Ekim 2018 - Salı)
Faturayı kim ödesin? (18 Eylül 2018 - Salı)
Önümüzdeki Dönemde Ekonominin Durumu (11 Eylül 2018 - Salı)
Ekmek zammı ve düşündürdükleri (07 Ağustos 2018 - Salı)
Yanan Ormandan Daha Fazlası (31 Temmuz 2018 - Salı)
Angus kokusu aslında sistemin kokusudur (17 Temmuz 2018 - Salı)
Başka bir seçenek mümkün (10 Temmuz 2018 - Salı)
Çok bilinmeyenli bir seçim (26 Haziran 2018 - Salı)
‘OHAL Faturası´nı kim ödeyecek (19 Haziran 2018 - Salı)
AKP´nin taktikleri artık işe yaramıyor (12 Haziran 2018 - Salı)
Umutsuzluktan umut çıkarma seçimi (29 Mayıs 2018 - Salı)
Neyi vaat ettiler; neyi verdiler (22 Mayıs 2018 - Salı)
Burjuva politikasının iki yüzü (15 Mayıs 2018 - Salı)
CHP ve Büyükbabanın Hindileri (08 Mayıs 2018 - Salı)
Bu gün 1 Mayıs (01 Mayıs 2018 - Salı)
Şeker fabrikaları sadece şeker üretmez (12 Mart 2018 - Pazartesi)
Onaltı yılda ülke nereden nereye (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Metal sözleşmesinde kazançlı çıkan taraf (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Savaş işçi ve emekçilere ne getirecek? (22 Ocak 2018 - Pazartesi)
İşçilere Düşen Pay Azalıyor (18 Aralık 2017 - Pazartesi)
İyi Parti neye iyi gelecek? (31 Ekim 2017 - Salı)
Alternatif eğitim mümkün (03 Ekim 2017 - Salı)
Eğitim Sistemi neden yama tutmuyor? (26 Eylül 2017 - Salı)
Demokratik ve laik eğitim (19 Eylül 2017 - Salı)
TİS görüşmeleri ve işçi iradesi (08 Ağustos 2017 - Salı)
Yaşanacak bir cevre, kentlerimiz ve biz (25 Temmuz 2017 - Salı)
Adaleti her yerde aramaya devam (11 Temmuz 2017 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi