Kayyum ve demokrasi
Halit KatKat
Tarih: 10.9.2019 13:52:28
Halit KATKAT

31 Mart seçimlerinde seçilip göreve başlayan Diyarbakır, Mardin ve Van gibi üç büyük ilin belediye başkanları İçişleri Bakanlığı tarafından görevden alınarak yerlerine kayyum atandı. Bunlardan önceki yıllarda da bu uygulama yapılıyordu. Hatta kayyum ataması sadece belediyelere değil muhtarlıklara, kooperatiflere, şirketlere ve hatta derneklere vb yapılıyordu.

Peki kayyum nedir? Ve ne için yapılır? diye baktığımızda şunu görüyoruz. Kayyum kelimesi, hukuki anlamda "Belli bir malın yönetilmesi ya da belli bir işin yapılması için görevlendirilen kimse" anlamına gelmekte olup, genellikle usulsüzlük yapılan özel kurumlara, şirketlere, devletin el koyduktan sonra atadığı yöneticidir. Kayyum mahkeme tarafından atanır ve atanan kayyumun görevleri mahkeme tarafından belirlenir. Kayyumun görevi geçicidir. Kayyum atanan yerdeki görevli suçsuz bulunursa görevine iade edilir.
Peki görevlerinden alınan belediye başkanları mahkeme tarafından mı görevden alınıyor? Hayır. Yerlerine kayyum tayin edilenler mahkeme tarafından mı atanıyor? Hayır. Bu adaylardan seçimden önce aday olmaları için savcılıktan belge istenmiyor mu? İsteniyor. Halkın oyları ile hem de kısa süre önce seçilen belediye başkanları, bir kişinin, hem de seçilmemiş bir içişleri bakanının emri ile görevlerinden alınıp yerlerine vali yardımcıları atanıyor. Şimdi bu normal burjuva hukuk normlarına uyuyor mu?
Parlamenter demokratik sistem, seçimle gelenin seçimle gittiği bir yönetim sistemi olarak tanımlanmıyor muydu? İstanbul Belediye Başkanlığı seçimi de çeşitli entrikalarla iptal ettirilip yeniden 23 Haziranda seçim yaptırıldı. Halkın buna tepkisi sert oldu; 14 bin fark 800 bine çıktı.
Demokrasiyi kullanarak iktidara gelen ve tek kişilik iktidarını sürdürmek isteyen her iktidar benzer yöntemleri dener. Hatta iç içişleri bakanı İstanbul içinde kayyum sözü etti ama kamu oyundaki güçlü tepkilerden dolayı çark etti. Ama bu daha sonra bunu denemeyeceği anlamına gelmez. İlk fırsatta yeniden deneyebilir.
Daha önce yerlerine kayyum atanan belediye başkanlarını yeniden seçtirip "kayyumdan geri aldık" diyen partiler düşündüler mi? Tekrar sandık, tekrar kayyum döngüsü ne kadar devam edecek? sandığı tek demokratik seçenek olarak gören kurumlar, hiç düşündüler mi kaç seçimden sonra demokrasi gelecek? Ya da sadece sokak gösterileri yaparak demokrasi geleceğini bekleyenler; ne kadar gösteriden sonra demokrasi gelecek? Gezi eylemleri 80 ili kapsayan en büyük gösteriydi; ama herhangi bir kazanımı olmadı. Aynı şeyleri tekrar ederek farklı sonuç almayı beklemek ne kadar akıllıcadır? Bir hatırlatma: Venezuelada Hugo Şavez´e karşı amerikancı bir askeri darbe yapılarak Şavez darbeciler tarafından rehin alınmıştı. Onu seçen halk, Şavezi tekrar göreve getirmişti. Halk iradesine sahip çıkma derken nedense bunu hatırladım.

Anahtar Kelimeler: Kayyum, demokrasi
Yazarın Diğer Yazıları
Kapitalist üretim ve doğal afetler (17 Eylül 2019 - Salı)
Halk meclisleri söylemleri ve kent konseyi (04 Eylül 2019 - Çarşamba)
Memurlarla Hükumet masada anlaşamadı (27 Ağustos 2019 - Salı)
Metalde TİS görüşmeleri ve bir örnek (06 Ağustos 2019 - Salı)
Öğrenme, itaat ve özgürlük (09 Temmuz 2019 - Salı)
Politika, ittifaklar ve iktidar (02 Temmuz 2019 - Salı)
İstanbul seçimi ve halk iradesi (25 Haziran 2019 - Salı)
Demokrasi dedikleri... (28 Mayıs 2019 - Salı)
Cığızlığın çözümü ne (14 Mayıs 2019 - Salı)
İşsizlik rakamlarının söylediği (16 Nisan 2019 - Salı)
Sandık birlik sorununu çözemedi (09 Nisan 2019 - Salı)
Kent yönetimi, projeler ve demokrasi (19 Mart 2019 - Salı)
İki siyasetin etkisindeki seçmen (12 Mart 2019 - Salı)
Tanzim satış gereklidir ama nasıl? (05 Mart 2019 - Salı)
Ekonomik kriz ve etkileri (26 Şubat 2019 - Salı)
Değişim Umudu ve Seçimler (19 Şubat 2019 - Salı)
Yerel yönetimler ve çöken binalar (12 Şubat 2019 - Salı)
Yerel seçimler ve kent konseyi (06 Şubat 2019 - Çarşamba)
Fiyatları piyasa belirler (29 Ocak 2019 - Salı)
Asgari ücret ve sendikalaşma (22 Ocak 2019 - Salı)
Korku ve birlik ihtiyacı (08 Ocak 2019 - Salı)
Yeni yıla aktarılanlar (02 Ocak 2019 - Çarşamba)
Birlik ihtiyacı ve yerel seçimler (26 Aralık 2018 - Çarşamba)
Ücretler asgari, kårlar azami (18 Aralık 2018 - Salı)
Sesiz kalabalıkların değişimi (11 Aralık 2018 - Salı)
Enflasyon artışı ve maaş zamları (04 Aralık 2018 - Salı)
Sel felaketi ve yerel yönetimler (20 Kasım 2018 - Salı)
Yerel yönetim seçimleri ve talepler (06 Kasım 2018 - Salı)
Asgari ücret ve maaş zamları (30 Ekim 2018 - Salı)
Yerel Seçimler ve Halk İradesi (02 Ekim 2018 - Salı)
Faturayı kim ödesin? (18 Eylül 2018 - Salı)
Önümüzdeki Dönemde Ekonominin Durumu (11 Eylül 2018 - Salı)
Ekmek zammı ve düşündürdükleri (07 Ağustos 2018 - Salı)
Yanan Ormandan Daha Fazlası (31 Temmuz 2018 - Salı)
Angus kokusu aslında sistemin kokusudur (17 Temmuz 2018 - Salı)
Başka bir seçenek mümkün (10 Temmuz 2018 - Salı)
Çok bilinmeyenli bir seçim (26 Haziran 2018 - Salı)
‘OHAL Faturası´nı kim ödeyecek (19 Haziran 2018 - Salı)
AKP´nin taktikleri artık işe yaramıyor (12 Haziran 2018 - Salı)
Umutsuzluktan umut çıkarma seçimi (29 Mayıs 2018 - Salı)
Neyi vaat ettiler; neyi verdiler (22 Mayıs 2018 - Salı)
Burjuva politikasının iki yüzü (15 Mayıs 2018 - Salı)
CHP ve Büyükbabanın Hindileri (08 Mayıs 2018 - Salı)
Bu gün 1 Mayıs (01 Mayıs 2018 - Salı)
Şeker fabrikaları sadece şeker üretmez (12 Mart 2018 - Pazartesi)
Onaltı yılda ülke nereden nereye (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Metal sözleşmesinde kazançlı çıkan taraf (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Savaş işçi ve emekçilere ne getirecek? (22 Ocak 2018 - Pazartesi)
İşçilere Düşen Pay Azalıyor (18 Aralık 2017 - Pazartesi)
İyi Parti neye iyi gelecek? (31 Ekim 2017 - Salı)
Alternatif eğitim mümkün (03 Ekim 2017 - Salı)
Eğitim Sistemi neden yama tutmuyor? (26 Eylül 2017 - Salı)
Demokratik ve laik eğitim (19 Eylül 2017 - Salı)
TİS görüşmeleri ve işçi iradesi (08 Ağustos 2017 - Salı)
Yaşanacak bir cevre, kentlerimiz ve biz (25 Temmuz 2017 - Salı)
Adaleti her yerde aramaya devam (11 Temmuz 2017 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi