Maden İşçisinin Sorunu Tüm İşçilerin Sorunudur
Halit KATKAT
Tarih: 22.10.2020 09:49:29
Halit KATKAT

On gündür maden işçileri Soma ve Ermenek´ten Ankara´ya yürümeye çalışıyor. Ama önleri kolluk kuvvetleri tarafından kesiliyor; yürümelerine engel olunuyor. Madenciler ne istiyor diye sorduğunuzda “ödenmeyen tazminatlarımızı istiyoruz” diyorlar. Tazminat hakları için direnişlerini sürdüren Uyar Madencilik işçileri adına basın açıklaması yapan Bağımsız Maden-İş Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu, “Biz derdimizi millete anlatacağız dedik. Çünkü başka başvuracağımız makam kalmadı. 9 gündür buradayız, bu mücadeleyi kazanana kadar da vazgeçmeyiz. İşçinin gözünü, parmağını, kolunu koparanlar, ciğerini çürütenler, işçinin kıdemine, ihbarına, maaşına, primine çöküp bundan servet biriktirenler karşısında biz hiçbir yasa tanımayız. Eğer devlet buna göz yumuyorsa, bu tür adamları koruyorsa biz de direniriz” dedi.

Madencilere dönük engellemeler sırasında da işçilerle jandarma arasında dikkat çekici söz düellosu yaşandı. Jandarma, "kamu düzenini bozmak" ve "pandemi tedbirlerini ihlal etmek" ile itham ettiği işçileri gözaltına alacağını söylüyor. Ama iktidar partisi kongrelerini yaparken yaptığı toplantılarda pandemi akıllarına gelmiyor. İşçiler burada "Bizi gözaltına alın, sabah tekrar buraya geliriz" kararlılığını gösteriyor. Bir madenci karısı jandarmaya “açız, paramızı alamadık, siz paranızı alamazsanız ne yaparsınız” diye soru soruyor. O da kendince akıl veriyor “iç hukuk var, dış hukuk var, gidin deneyin” diyor. Madenci eşi “ben iç dış bilmem hak istemek suçsa biz suçluyuz. Orada yollar kesilirse ben de buradan üç çocuğumla yürürüm. Beni de gözaltına alın. Hodri meydan!"

Eşleri ve çocuklarıyla birlikte yürüyen kadınlar işçi kararlılığını gösteriyorlar. Doğal olarak enerji bakanına sitemlerini bildiriyorlar ve “aldıkları dolgun maaşları bizim vergilerimizden alıyorlar ama bizi muhatap almıyor” diyorlar. Madenciler “İşçinin ciğerini çürütenler, maaşına çökenler, bundan servet biriktirenler karşısında biz hiçbir yasa tanımayız” diyorlar. Elbette işçiler haklı; ülkeyi yönetenlerin Anayasayı tanımadığı bir ortamda kendilerinin yapmadığı yasaları neden tanısın ki. Hükümet sermayeye yeni teşvik paketleri verirken işçilerin kazanılmış haklarını gasp eden patronlara ses çıkarmıyor. Yani ekonomik olanakları patronlara akıtan hükümet aynı zamanda yasaları da onların yararına çıkarıyor. Bu bakımdan devletin meclisi, hükümeti ve kolluk kuvvetleriyle işçilerin üzerine yürümesi işçilerin gözünü açıyor ve sınıf tavırlarını daha kararlılıkla ortaya koyuyorlar.

Burada dikkat çekilmesi gereken bir diğer nokta da maden işçilerini ilgilendiren sorunun diğer işçileri de ilgilendirdiği halde onlara gerekli güçlü desteğin verilmemesidir. Burada sendika bürokrasisinin engelleyici rolü de ortaya çıkmaktadır. Bırakalım madencileri fiili olarak desteklemeyi konfederasyonlar sözlü olarak bile destek vermiyorlar.

Yazarın Diğer Yazıları
İşçilerin gündemi (11 Kasım 2020 - Çarşamba)
Gündem deprem (04 Kasım 2020 - Çarşamba)
Genel Temsil Yerine Mesleki Temsil (28 Ekim 2020 - Çarşamba)
Bekçi Görevini Yapıyor mu? (14 Ekim 2020 - Çarşamba)
12 Eylül Darbesinin 40 Yılı (16 Eylül 2020 - Çarşamba)
Pandemi ve Demokratik Şekil (01 Eylül 2020 - Salı)
Gaz müjdesi ve muhalefetin tavrı (25 Ağustos 2020 - Salı)
İş Kazalarında Sınıf Tavrı (07 Temmuz 2020 - Salı)
Seçilmişler, Atanmışlar ve Demokrasi (22 Haziran 2020 - Pazartesi)
Çemberin Dışına Çıkamama Hali (02 Haziran 2020 - Salı)
Yaşlıların Suçsuz Ev Hapsi (25 Mayıs 2020 - Pazartesi)
Korona ve evrim kuramı (18 Mayıs 2020 - Pazartesi)
Eskisi Gibi Olmayacak Anlayışı (11 Mayıs 2020 - Pazartesi)
Salgınlar Sistemi Nasıl Değiştirir (05 Mayıs 2020 - Salı)
Pandemi ve Ekonomik Kriz Arasında (28 Nisan 2020 - Salı)
Koronanın Düşündürdüğü Değişim (06 Nisan 2020 - Pazartesi)
Kapitalizmin koronoyla savaşı (17 Mart 2020 - Salı)
Politikasızlık diye bir şey yoktur (10 Mart 2020 - Salı)
Sendika içi demokrasi nasıl olmalı (03 Mart 2020 - Salı)
İskenderun Kent Konseyi toplanırken (25 Şubat 2020 - Salı)
Demokrasi gözden mi düşüyor? (18 Şubat 2020 - Salı)
Beslenme önerilerine evrimsel itirazlar (11 Şubat 2020 - Salı)
Depremle yaşamayı öğrenmek (28 Ocak 2020 - Salı)
Değişim isteği (14 Ocak 2020 - Salı)
Güç, işçilerin kendisindedir (07 Ocak 2020 - Salı)
2019 yılı biterken (31 Aralık 2019 - Salı)
Siyasette eski ve yeni karşıtlığı (17 Aralık 2019 - Salı)
Bireysel ve toplumsal irade (03 Aralık 2019 - Salı)
Emekli maaşlarının ekonomiye etkisi (19 Kasım 2019 - Salı)
Çağımızın çelişkileri (29 Ekim 2019 - Salı)
Birlik üzerine (15 Ekim 2019 - Salı)
Krizin sermaye ve emekçi tarafı (08 Ekim 2019 - Salı)
Kapitalist üretim ve doğal afetler (17 Eylül 2019 - Salı)
Kayyum ve demokrasi (10 Eylül 2019 - Salı)
Halk meclisleri söylemleri ve kent konseyi (04 Eylül 2019 - Çarşamba)
Memurlarla Hükumet masada anlaşamadı (27 Ağustos 2019 - Salı)
Metalde TİS görüşmeleri ve bir örnek (06 Ağustos 2019 - Salı)
Öğrenme, itaat ve özgürlük (09 Temmuz 2019 - Salı)
Politika, ittifaklar ve iktidar (02 Temmuz 2019 - Salı)
İstanbul seçimi ve halk iradesi (25 Haziran 2019 - Salı)
Demokrasi dedikleri... (28 Mayıs 2019 - Salı)
Cığızlığın çözümü ne (14 Mayıs 2019 - Salı)
İşsizlik rakamlarının söylediği (16 Nisan 2019 - Salı)
Sandık birlik sorununu çözemedi (09 Nisan 2019 - Salı)
Kent yönetimi, projeler ve demokrasi (19 Mart 2019 - Salı)
İki siyasetin etkisindeki seçmen (12 Mart 2019 - Salı)
Tanzim satış gereklidir ama nasıl? (05 Mart 2019 - Salı)
Ekonomik kriz ve etkileri (26 Şubat 2019 - Salı)
Değişim Umudu ve Seçimler (19 Şubat 2019 - Salı)
Yerel yönetimler ve çöken binalar (12 Şubat 2019 - Salı)
Yerel seçimler ve kent konseyi (06 Şubat 2019 - Çarşamba)
Fiyatları piyasa belirler (29 Ocak 2019 - Salı)
Asgari ücret ve sendikalaşma (22 Ocak 2019 - Salı)
Korku ve birlik ihtiyacı (08 Ocak 2019 - Salı)
Yeni yıla aktarılanlar (02 Ocak 2019 - Çarşamba)
Birlik ihtiyacı ve yerel seçimler (26 Aralık 2018 - Çarşamba)
Ücretler asgari, kårlar azami (18 Aralık 2018 - Salı)
Sesiz kalabalıkların değişimi (11 Aralık 2018 - Salı)
Enflasyon artışı ve maaş zamları (04 Aralık 2018 - Salı)
Sel felaketi ve yerel yönetimler (20 Kasım 2018 - Salı)
Yerel yönetim seçimleri ve talepler (06 Kasım 2018 - Salı)
Asgari ücret ve maaş zamları (30 Ekim 2018 - Salı)
Yerel Seçimler ve Halk İradesi (02 Ekim 2018 - Salı)
Faturayı kim ödesin? (18 Eylül 2018 - Salı)
Önümüzdeki Dönemde Ekonominin Durumu (11 Eylül 2018 - Salı)
Ekmek zammı ve düşündürdükleri (07 Ağustos 2018 - Salı)
Yanan Ormandan Daha Fazlası (31 Temmuz 2018 - Salı)
Angus kokusu aslında sistemin kokusudur (17 Temmuz 2018 - Salı)
Başka bir seçenek mümkün (10 Temmuz 2018 - Salı)
Çok bilinmeyenli bir seçim (26 Haziran 2018 - Salı)
‘OHAL Faturası´nı kim ödeyecek (19 Haziran 2018 - Salı)
AKP´nin taktikleri artık işe yaramıyor (12 Haziran 2018 - Salı)
Umutsuzluktan umut çıkarma seçimi (29 Mayıs 2018 - Salı)
Neyi vaat ettiler; neyi verdiler (22 Mayıs 2018 - Salı)
Burjuva politikasının iki yüzü (15 Mayıs 2018 - Salı)
CHP ve Büyükbabanın Hindileri (08 Mayıs 2018 - Salı)
Bu gün 1 Mayıs (01 Mayıs 2018 - Salı)
Şeker fabrikaları sadece şeker üretmez (12 Mart 2018 - Pazartesi)
Onaltı yılda ülke nereden nereye (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Metal sözleşmesinde kazançlı çıkan taraf (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Savaş işçi ve emekçilere ne getirecek? (22 Ocak 2018 - Pazartesi)
İşçilere Düşen Pay Azalıyor (18 Aralık 2017 - Pazartesi)
İyi Parti neye iyi gelecek? (31 Ekim 2017 - Salı)
Alternatif eğitim mümkün (03 Ekim 2017 - Salı)
Eğitim Sistemi neden yama tutmuyor? (26 Eylül 2017 - Salı)
Demokratik ve laik eğitim (19 Eylül 2017 - Salı)
TİS görüşmeleri ve işçi iradesi (08 Ağustos 2017 - Salı)
Yaşanacak bir cevre, kentlerimiz ve biz (25 Temmuz 2017 - Salı)
Adaleti her yerde aramaya devam (11 Temmuz 2017 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi