Memurlarla Hükumet masada anlaşamadı
Halit KATKAT
Tarih: 27.8.2019 11:19:44
Halit KATKAT

30.07.2019 tarihli SES Gazetesinde yayınlanan yazımda, Kamu emekçileri adına Hükumetle TİS görüşmelerini yapacak olan üç konfederasyonun Memur-Sen, Kamu-Sen ve KESK´in TİS masasındaki taleplerini ve görüşlerini yazmıştım. bu üç konfederasyon adına imzaya yetkili Memur-Sen 4. oturumda hükumetin verdiği teklifi kendi tekliflerinin uzağında olduğu söyleyerek kabul etmedi ve oturumu terk etti.

Memur-Senin verdiği teklif şöyleydi:
Memur-Sen taban aylığa seyyanen 200 lira, ayrıca 2020 yılı için yüzde 8+7, 2021 için yüzde 6+6 zam ve 2020 yılı için yüzde 3. 2021 yılı için yüzde 2 refah payı talebinde bulunmuştu.
Peki buna karşılık hükumetin son teklifi neydi? Hükumetin son teklifi ise 2020 yılı ilk 6 ay için yüzde 3,5 ikinci 6 ay için yüzde 3, 2021 yılı ilk 6 ay için yüzde 3, ikinci 6 ay için yüzde 2.5 teklif etti. Masaya getirilen bu teklifte oturumdan dört gün önce apartopar imzalanan kamu işçileri toplu sözleşmesinin referans alındığı görülmektedir. Hükumet açıkça "kamu işçisini 2020 yılı için 3+3 artışa, temel haklarında hiçbir iyileştirme yapılmamasına razı ettik. Siz de buna razı olmak zorundasınız" demektedir. Böylece yıllardır oynanan, işçi ve kamu emekçisini karşı karşıya getirme oyunu sürdürülmek istenmektedir. Hükumet temsilcileri TÜİK tarafından açıklanan rakamlara elbette inanabilir. Ancak sokaktaki vatandaşın bu rakamlara inanmadığını tüm kamuoyu bilmektedir. Çünkü vatandaş TÜİK verilerini değil mutfakta, çarşıda, pazarda yaşadığı gerçek enflasyonu temel almaktadır. Bu gerçek enflasyon ile TÜİK´in açıkladığı rakamlar arasındaki uçurumu, satın alma gücünün her gün düştüğünü, gelirinin eridiğini görmektedir. Dolayısıyla iktidarın “işçiyi, memuru enflasyona ezdirmedik” sözlerinin hiçbir karşılığı yoktur. Buna rağmen hükumet açlık sınırının 2.100, yoksulluk sınırının 6.800 TL´yi aştığı, emekçi kesimlerin yaşadığı gerçek enflasyonun yüzde 30´ları bulduğu koşullarda toplam 5 milyon kamu emekçisine ve emeklisine, aileleri ile birlikte 20 milyonluk devasa bir kitleye sefalet, yoksulluk, güvencesizlik teklif etmektedir.
Maliyeti düşük tutma amacıyla icad edilen parçalı istihdam politikası tüm kamu hizmetleri alanına yansımıştır. Kamu emekçilerinin sözleşmeli, idari hizmet sözleşmeli, kadro karşılığı sözleşmeli, geçici sözleşmeli, vekil ve ücretli gibi farklı adlar altındaki güvencesiz istihdamı devam etmektedir.
Diğer taraftan bugün kamu görevine alınmada, görevde yükselmede KPPS ve yazılı sınavlar işlevsiz hale getirilmiştir. Adayların bilgisi, yeteneği, mesleki yeterliliğini ölçmeye hizmet etmesi gereken sözlü sınav veya mülakatlar siyasal görüş gibi faktörlerin temel alındığı, siyasal iktidar ile farklı çizgide olan veya torpili olmayan adayların KPSS puanı, yazılı puanı ne kadar yüksek olursa olsun elenmesinin aracına dönüştürülmüştür. Böylece torpilin, kayırmanın, siyasal kadrolaşmanın kapısı sonuna kadar açılmış, kariyer ve liyakat ilkeleri tamamen ortadan kaldırılmıştır.
"Biz zeytini bir lokmada yemezdik, memurlarda öyle yesin" diyen milletvekilinden, beş kişilik bir ailenin günde üç öğün bir çay bir simit tüketmesi halinde 900 TL harcama yapacağını dolayısıyla asgari ücretten 1.120 TL artıracağını söyleyen Meclis Grup Başkanvekiline, ‘22 bin 200 lira maaş alan milletvekilleri geçim sıkıntısı çekiyor” diyen Meclis Başkanına ülkeyi yönetenler hepsi aynı anlayışla kendileri lüks içindeyken milyonlara açlık sınırında yaşamayı dayatmaktadır.
5 milyonu aşkın memur ve memur emeklisini ilgilendiren, 5. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde yasal olarak belirlenen müzakere süresi 20 Ağustosta sona erdi. 1 Ağustos´ta başlayan görüşmelerde 20 günlük süre zarfında sözleşme konusunda mutabakat sağlanamadı. Anlaşma olmadan sonlanan görüşmeler sonrası konu şimdi Kamu Görevlileri Hakem Kurulu´na taşınacak. Kurul, en geç ay sonuna kadar karar verecek ve bu karar bağlayıcı olacak. Her ne kadar Memur-Sen durumu kurtarma adına kısmi iş bırakma yaptıysa da bu hükumetin teklifini değiştirmeye yetmedi. KESK´te üyelerine ve kamu oyuna bu gün (27 Salı günü) bir günlük iş bırakma eylemi yapacağını duyurdu. Ancak sonuçta her zaman olduğu gibi hakem heyeti de Hükumetin teklifinin dışına çıkmayacak veya en çok bir iki puan fazlasını verecek. Ancak gerek Memur-Sen´in gerekse Kesk´in son anda yaptığı bu hamlelerin hakem heyeti nezdinde ne kadar etkisi olacak, göreceğiz.
Memurların grev hakkı olmadığı için taleplerini kabul ettirmeleri zor. Kaldı ki grev hakkı olan işçi sendikaları da bu hakkı fiili olarak kullanmadıkları veya kullanamadıkları için taleplerini TİS masasında kabul ettiremiyorlar. Bu sözleşmeden yararlanacak olan emekliler ise üretim sürecinden koptukları için ne grev ne de yaptırım güçleri var. Emekliler elbette çalışanların yanında yer alarak, deneyimlerini aktararak ve destek vererek ortak mücadeleye katkıda bulunabilirler.
Elbette kamu emekçileri için en etkili mücadele yöntemi tüm kamu emekçilerinin birlikte iş bırakma ve eylemi haklarını alıncaya kadar sürdürmeleridir. Bu mücadelenin işçi sendikalarıyla birleştirilmesi hem işçiler, hem kamu emekçileri hem de emekliler için taleplerini koparmanın en etkili yoludur.

Anahtar Kelimeler: Memurlarla, Hükumet, masada, anlaşamadı
Yazarın Diğer Yazıları
Bireysel ve toplumsal irade (03 Aralık 2019 - Salı)
Emekli maaşlarının ekonomiye etkisi (19 Kasım 2019 - Salı)
Çağımızın çelişkileri (29 Ekim 2019 - Salı)
Birlik üzerine (15 Ekim 2019 - Salı)
Krizin sermaye ve emekçi tarafı (08 Ekim 2019 - Salı)
Kapitalist üretim ve doğal afetler (17 Eylül 2019 - Salı)
Kayyum ve demokrasi (10 Eylül 2019 - Salı)
Halk meclisleri söylemleri ve kent konseyi (04 Eylül 2019 - Çarşamba)
Metalde TİS görüşmeleri ve bir örnek (06 Ağustos 2019 - Salı)
Öğrenme, itaat ve özgürlük (09 Temmuz 2019 - Salı)
Politika, ittifaklar ve iktidar (02 Temmuz 2019 - Salı)
İstanbul seçimi ve halk iradesi (25 Haziran 2019 - Salı)
Demokrasi dedikleri... (28 Mayıs 2019 - Salı)
Cığızlığın çözümü ne (14 Mayıs 2019 - Salı)
İşsizlik rakamlarının söylediği (16 Nisan 2019 - Salı)
Sandık birlik sorununu çözemedi (09 Nisan 2019 - Salı)
Kent yönetimi, projeler ve demokrasi (19 Mart 2019 - Salı)
İki siyasetin etkisindeki seçmen (12 Mart 2019 - Salı)
Tanzim satış gereklidir ama nasıl? (05 Mart 2019 - Salı)
Ekonomik kriz ve etkileri (26 Şubat 2019 - Salı)
Değişim Umudu ve Seçimler (19 Şubat 2019 - Salı)
Yerel yönetimler ve çöken binalar (12 Şubat 2019 - Salı)
Yerel seçimler ve kent konseyi (06 Şubat 2019 - Çarşamba)
Fiyatları piyasa belirler (29 Ocak 2019 - Salı)
Asgari ücret ve sendikalaşma (22 Ocak 2019 - Salı)
Korku ve birlik ihtiyacı (08 Ocak 2019 - Salı)
Yeni yıla aktarılanlar (02 Ocak 2019 - Çarşamba)
Birlik ihtiyacı ve yerel seçimler (26 Aralık 2018 - Çarşamba)
Ücretler asgari, kårlar azami (18 Aralık 2018 - Salı)
Sesiz kalabalıkların değişimi (11 Aralık 2018 - Salı)
Enflasyon artışı ve maaş zamları (04 Aralık 2018 - Salı)
Sel felaketi ve yerel yönetimler (20 Kasım 2018 - Salı)
Yerel yönetim seçimleri ve talepler (06 Kasım 2018 - Salı)
Asgari ücret ve maaş zamları (30 Ekim 2018 - Salı)
Yerel Seçimler ve Halk İradesi (02 Ekim 2018 - Salı)
Faturayı kim ödesin? (18 Eylül 2018 - Salı)
Önümüzdeki Dönemde Ekonominin Durumu (11 Eylül 2018 - Salı)
Ekmek zammı ve düşündürdükleri (07 Ağustos 2018 - Salı)
Yanan Ormandan Daha Fazlası (31 Temmuz 2018 - Salı)
Angus kokusu aslında sistemin kokusudur (17 Temmuz 2018 - Salı)
Başka bir seçenek mümkün (10 Temmuz 2018 - Salı)
Çok bilinmeyenli bir seçim (26 Haziran 2018 - Salı)
‘OHAL Faturası´nı kim ödeyecek (19 Haziran 2018 - Salı)
AKP´nin taktikleri artık işe yaramıyor (12 Haziran 2018 - Salı)
Umutsuzluktan umut çıkarma seçimi (29 Mayıs 2018 - Salı)
Neyi vaat ettiler; neyi verdiler (22 Mayıs 2018 - Salı)
Burjuva politikasının iki yüzü (15 Mayıs 2018 - Salı)
CHP ve Büyükbabanın Hindileri (08 Mayıs 2018 - Salı)
Bu gün 1 Mayıs (01 Mayıs 2018 - Salı)
Şeker fabrikaları sadece şeker üretmez (12 Mart 2018 - Pazartesi)
Onaltı yılda ülke nereden nereye (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Metal sözleşmesinde kazançlı çıkan taraf (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Savaş işçi ve emekçilere ne getirecek? (22 Ocak 2018 - Pazartesi)
İşçilere Düşen Pay Azalıyor (18 Aralık 2017 - Pazartesi)
İyi Parti neye iyi gelecek? (31 Ekim 2017 - Salı)
Alternatif eğitim mümkün (03 Ekim 2017 - Salı)
Eğitim Sistemi neden yama tutmuyor? (26 Eylül 2017 - Salı)
Demokratik ve laik eğitim (19 Eylül 2017 - Salı)
TİS görüşmeleri ve işçi iradesi (08 Ağustos 2017 - Salı)
Yaşanacak bir cevre, kentlerimiz ve biz (25 Temmuz 2017 - Salı)
Adaleti her yerde aramaya devam (11 Temmuz 2017 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi