“MEVCUDUNUZ KAÇ?”
Ağustos ayı malum, öğrenci kayıt ayı.
Tarih: 24.8.2017 11:06:02
Fevzi MAMİOĞLU

 Ağustos ayı malum, öğrenci kayıt ayı. Sağ olsunlar okul idarecileri de, ‘Kayıtların öğleden sonra´ yapılacağına ilişkin karar almışlar. Biz de uyacağız… da, havalar ağır mübarek. Nemden yapış yapışız. Sıcak hava terletiyor mu? Nem batıyor mu? Bitmeyen senfoni misali, kaldırım çalışmaları ortalığı toza buluyor mu? Hepsine evet. Çarşıya çıkarken size yemin, ara sokaklardan geçiyorum. Ahali de çok rahat. Gelmiş yolun ortasında sandalye koymuş. Bisikletli slalomu öğrendim böylece. Hele bazılarıyla arkadaş olduk. -İ Allah ihallik u mışen Alla, tağa şrap çay..(Gel çay iç.)..Ya kardeşim Allah´ın adını anmasana. İşim var. Der kaçarım.

Bakın konuyu nasıl dağıttık. Belediye sağ olsun!

Ne demiştik? Kayıttan söz ediyorduk galiba… Bir yakınımın oğlunu kaydettireceğiz. Okul müdürü de arkadaşım Rıfat. Okullar açık değil ya. Ortalık tenha. Hademe arkadaşlardan biri göğüsledi. —Kimi istiyorsunuz? Buyurun? —Rıfat´ı görecektim. -Yani Rıfat Beyi… -Evet Rıfat Beyefendi hazretlerini! —Valla hazreti var mı yok mu bilmem amma müdür Rıfat Beyden söz ediyorsan içeride toplantı yapıyor arkadaşlarla! —Oğlum ben arkadaşıyım. Git söyle Fevzi geldi de. —Ne isteyeceksin ki? —  İstifsar-ı hatır için geldi de (Hal hatır sorma anlamında.) Anlamadı. Çağırdım. Adımı soyadımı yazdım. —Git ver dedim. Az sonra -Seni istiyormuş. Gir içeri dedi... İçeride hep orta ve lise arkadaşlarım var. Nagehan Düşmez. Seracettin Kimyon. Doktor Habib Karataş. Sami Harbiyeli. Mardinli Cebrail...-Ooooo takım burada. Aşk olsun Rıfat. İnsan bir haber verir ya. Vallahi aradım. Bak arkadaşlar da şahit. Galiba kulaklığını takmayı unutmuşsun... Kulağımı yokladım. Sahiden yok. -Ulen toplantı dediğin bu mu? Sinirlendim. Geri gidecektim. —Onu boş ver. Emekliliğine iki ay kalmış. Geldiği okulun müdürünü dövmüş. Sürgün yani. Biz de idare ediyoruz işte..

Arkadaşlarla selamlaştık. Hepsinin göbeği çıkmış. Kiminin kasları erimiş. Beni diri görünce -Arkadaş bu işin sırrını bize de öğret dediler. —Spor yapın beyler spor. Nokta..

Aramızda doktor var ya. Cebrail -Ya Habib karnımda isilik gibi bir şey oldu. Hep kaşınıyorum. Uyuz mu oldum? Bir bakıver. —Tammam ağam. Şu pencereye doğru gel de bakayım. Malum yaş 65. Gözler kapito. (Az iş gören organlara aramızda verdiğimiz isim.) Kurdeşen olmuşsun. İçki ve baharat kullanma. -Valla ben ikisinden de vazgeçemem… -Bak zona da olur. —O ne? —Sinirden olur. Bak Fevzi de olduydu. Acıdan ağlardı. Cildiyeci ithal ilaç verdiydi de zorla geçti. Cebrail pencere kenarına geldi. Kemeri çözdü. Gömleğinin düğmelerini açtı. —Şuna bak Allah aşkına yaaa! Vallahi öleceğim… derken kapıyı vurmadan bir adam içeri girdi. Koca göbekli. Elde tespih. Bıyık pala. Baş sıfır numara. Yaka bağır açık. —Selamünaleyküm. Hayırdır ya, ne yapıyorsunuz siz? — Doktora zonamı gösteriyorum da! —Kül kullan. Bizde ona uyuz derler. Habip karıştı. —Ben doktorum. Zona olmuş. Değişik kaşıntısı var anlayacağınız. —Sus beyim sus. Ben anlayacağımı anladım. Akıl verme bana!.. Adama kızdım. Bir şeyler diyeceğim. Yeri değil. Bu ara Rıfat sordu. —Beyefendi hoş geldiniz. Bir isteğiniz mi vardı? —Var ya! Çocuğu kaydedeceğiz. Tüm okulları dolaştım. Müdürler sorduğum soruya bir türlü cevap veremediler! —Ne sordunuz efendim? —Okulun mevcudunu. —Çocuğun belgesi var mı? —Çocuğun velisi benim. De ben okul mevcudunu soracağım. Öteki müdürler cevap veremediler. —Tabi veremezler beyim. Daha kayıtlar bitmedi ki! -Bak müdür Bey. Ben okulun mevcudunu bilmeyen bir adamın okuluna oğlumu yazmam. Sen ne biçim müdürsün be? —Bayağı müdürüm. Hem sana ne okulun mevcudundan? —Efendi ben vatandaşım vatandaş. Anladın mı? Her soruma cevap isterim!

Cebrail´in şekeri vardı. Bir de zonayla baş edemez oldu artık. Çünkü sinirlenince azıyor. Arapça -Vlek yalla tkallağ mın hon ahul şartuta.(Lan defol git buradan. Şartutanın kardeşi. Siz şartutanın birinci t´sini “m” olarak okuyun isterseniz..) Adam hışımla ona döndü. —Siz birbirinizin zonalarını muayeneye devam edin. Biz başka okul arayalım... Dedi ve çıktı...

Biraz durduk. Seraç -Galiba bu bir şakaydı. Dedi. Ve katıla katıla güldük. 

 

Anahtar Kelimeler: MEVCUDUNUZ
Yazarın Diğer Yazıları
“SARIMSAKÇI” (07 Aralık 2017 - Perşembe)
´Sağlık raporu´ (30 Kasım 2017 - Perşembe)
İŞSİZ BİR ADAMIN ANILARI (23 Kasım 2017 - Perşembe)
EĞİTİMİMİZ ÜZERİNE (16 Kasım 2017 - Perşembe)
LEMĞA PARLAR´IN PARLAMASI (09 Kasım 2017 - Perşembe)
İSKENDERUN´DA İNSAN MANZARALARI (02 Kasım 2017 - Perşembe)
CUMHURİYET BAYRAMI KUTLU OLSUN (26 Ekim 2017 - Perşembe)
EVLAT MI EDİNECEKSİN? (20 Ekim 2017 - Cuma)
ÖZGÜRLÜKLER ŞEHRİ İSKENDERUN (12 Ekim 2017 - Perşembe)
KISIK SESLİ EV SATICISI (05 Ekim 2017 - Perşembe)
KURBANLIK OLAN KİM (28 Eylül 2017 - Perşembe)
ÖZGÜRLÜKLER ŞEHRİ İSKENDERUN (21 Eylül 2017 - Perşembe)
HAYVANLARA ÖZGÜRLÜK (30 Ağustos 2017 - Çarşamba)
KATARAKT (10 Ağustos 2017 - Perşembe)
SURİYELİ GÖÇMENLERDEN ÖĞRENECEKLERİMİZ (03 Ağustos 2017 - Perşembe)
“DİKKAT EDİN DÜŞMEYİN” (28 Temmuz 2017 - Cuma)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi