Modeli eskimiş olan demokrasi ve seçimler
Halit KATKAT
Tarih: 2.4.2019 10:28:28
Halit KATKAT

Her seçimin yeni bir umut olduğunu geçen yazılarımda belirtmiştim. Evet her seçim yeni umut ve beklentileri de beraberinde getirir. Ama bu umut ve beklentiler bir yere kadardır. Beklentileri tüketen partiler bu beklentinin tepe noktasından aşağıya inmeye başlarken yeni umut bağlananlar yükselmeye başlar. Bu seçimlerde de bunu görüyoruz. 2002 krizinde TBMM´deki partilerin tamamı seçmenlerin gözünde umut olmaktan çıktığı için meclis dışında kalmış; onların yerine yeni ortaya çıkan AKP umut olmuştu ve iktidara gelmişti.

Bu yerel seçim belkide kapitalist demokrasinin en haksız ve en hukuksuz seçimi oldu. Propaganda yapma olanakları tamamen neredeyse yüzde 95 oranında iktidar partisine açılırken, iktidar partisinin seçim masrafları devlet kasasından harcandı. Devletin araç, gereç vb olanaklarını iktidar partisi seçimlerde kullandı. Muhalefet partileri ise medyada yer alamadığı gibi ayrıca da iktidar partisi genel başkanı tarafından terör örgütü yandaşlığı vb ile suçlanma, hakaret ve kazansalar da yerlerine kayyım atanacağı “eski suçlarını “ çıkarıp dava açılacağı tehditleriyle karşı karşıya kaldılar. Bütün bu haksızlık, hukuksuzluk ve tehditlere karşı tepki gösteren seçmen, iktidar partisinin oylarını düşürmüştür. Artık AKP ve başındaki Erdoğan için umut olmanın tepe noktasından aşağıya doğru bir iniş başlamıştır. İktidar partisi AKP, elinde olan ve hiç kaybetmeyi düşünmediği İstanbul, Ankara, Antalya vb büyük metropollerdeki Belediye Başkanlıklarını kaybetmiştir. İktidar partisinin bu kötü gidişten ders çıkarıp yeni bir yola gireceğini ya da halkın çıkarına reformlar yapacağını düşünenler kısa süre de yanıldıklarını anlayacaklardır.

Yukarıda da belirttiğim gibi devletin başında seçilen Belediye Başkanlarının kendine itaat etmeyenlerini kayyım, görevden alma ve yargılama ile tehdit eden bir yönetim var. Bu konuda neler yapabileceğini geçmişte görmüştük: HDP´li belediye başkanlarını görevden alarak yerlerine kayyım atadığı gibi, kendi partisinden seçilmiş Ankara, İstanbul, Balıkesir belediye başkanlarını ve ayrıca seçilmiş bir başbakan olan Davutoğlu´nu istifa ettirerek yerlerine istediği birilerini atamıştı. Yani bu gün seçilenler için de aynı şeyleri yapamaz diye kimse garanti veremez. Çünkü iktidardaki sınıflar iktidarlarını kaybetmeyi kolay kolay kabullenemezler.

Evet toplum yeni umutlara ve yeni bir siyasete ihtiyaç duyuyor. Ama eski ve çağın dışına düşmüş anlayışlar toplumda bir umut yaratamaz. Bu gün her siyasi görüş, sağ ya da sol, kendi kahramanını yaratmaya çalışıyor ve yarattığı bu kahramana kendi dışındakilerin de biat etmesini istiyor. Seçimler de olanda bu... Üretim toplumsal, yani üretici güçler tarafından yapılıyor. Tüketimde toplumsal. Ama bu üretimle tüketim arasında emek harcamadan kasalarını dolduran birileri var. İşte devleti ve politikayı yöneten de bu üreten ve tüketen milyonlar üzerinden milyonlar kazananlar. Kapitalist demokrasinin çarkları bu şekilde dönüyor.

İşte topluma yeni bir siyaset gelecekse bunu üreten sınıflar yani işçi ve emekçiler getirecektir. Sol siyasetler hep söylerler “üreten biziz yöneten de biz olacağız” ama burada kastettikleri “biz” her ne hikmetse kendi partileri ve kendi adayları olur. Yani sınıfın temsilcisi yerine kendilerini koyarlar. İşçi ve emekçilerin kendi kitle örgütleri ve sendikaları ile yönetimde yer almasını akıllarına getirmezler. Geleceğin demokrasisinin bu günden nasıl örüleceğine kafa yormaları gerekir. Sandıkla temsil edilen Kapitalist demokrasi, işçi ve emekçiler için bir demokrasi değil; sömürünün üstünün örtülmesine yarayan bir cenderedir.

Anahtar Kelimeler: Modeli, eskimiş, olan, demokrasi, seçimler
Yazarın Diğer Yazıları
Birlik üzerine (15 Ekim 2019 - Salı)
Krizin sermaye ve emekçi tarafı (08 Ekim 2019 - Salı)
Kapitalist üretim ve doğal afetler (17 Eylül 2019 - Salı)
Kayyum ve demokrasi (10 Eylül 2019 - Salı)
Halk meclisleri söylemleri ve kent konseyi (04 Eylül 2019 - Çarşamba)
Memurlarla Hükumet masada anlaşamadı (27 Ağustos 2019 - Salı)
Metalde TİS görüşmeleri ve bir örnek (06 Ağustos 2019 - Salı)
Öğrenme, itaat ve özgürlük (09 Temmuz 2019 - Salı)
Politika, ittifaklar ve iktidar (02 Temmuz 2019 - Salı)
İstanbul seçimi ve halk iradesi (25 Haziran 2019 - Salı)
Demokrasi dedikleri... (28 Mayıs 2019 - Salı)
Cığızlığın çözümü ne (14 Mayıs 2019 - Salı)
İşsizlik rakamlarının söylediği (16 Nisan 2019 - Salı)
Sandık birlik sorununu çözemedi (09 Nisan 2019 - Salı)
Kent yönetimi, projeler ve demokrasi (19 Mart 2019 - Salı)
İki siyasetin etkisindeki seçmen (12 Mart 2019 - Salı)
Tanzim satış gereklidir ama nasıl? (05 Mart 2019 - Salı)
Ekonomik kriz ve etkileri (26 Şubat 2019 - Salı)
Değişim Umudu ve Seçimler (19 Şubat 2019 - Salı)
Yerel yönetimler ve çöken binalar (12 Şubat 2019 - Salı)
Yerel seçimler ve kent konseyi (06 Şubat 2019 - Çarşamba)
Fiyatları piyasa belirler (29 Ocak 2019 - Salı)
Asgari ücret ve sendikalaşma (22 Ocak 2019 - Salı)
Korku ve birlik ihtiyacı (08 Ocak 2019 - Salı)
Yeni yıla aktarılanlar (02 Ocak 2019 - Çarşamba)
Birlik ihtiyacı ve yerel seçimler (26 Aralık 2018 - Çarşamba)
Ücretler asgari, kårlar azami (18 Aralık 2018 - Salı)
Sesiz kalabalıkların değişimi (11 Aralık 2018 - Salı)
Enflasyon artışı ve maaş zamları (04 Aralık 2018 - Salı)
Sel felaketi ve yerel yönetimler (20 Kasım 2018 - Salı)
Yerel yönetim seçimleri ve talepler (06 Kasım 2018 - Salı)
Asgari ücret ve maaş zamları (30 Ekim 2018 - Salı)
Yerel Seçimler ve Halk İradesi (02 Ekim 2018 - Salı)
Faturayı kim ödesin? (18 Eylül 2018 - Salı)
Önümüzdeki Dönemde Ekonominin Durumu (11 Eylül 2018 - Salı)
Ekmek zammı ve düşündürdükleri (07 Ağustos 2018 - Salı)
Yanan Ormandan Daha Fazlası (31 Temmuz 2018 - Salı)
Angus kokusu aslında sistemin kokusudur (17 Temmuz 2018 - Salı)
Başka bir seçenek mümkün (10 Temmuz 2018 - Salı)
Çok bilinmeyenli bir seçim (26 Haziran 2018 - Salı)
‘OHAL Faturası´nı kim ödeyecek (19 Haziran 2018 - Salı)
AKP´nin taktikleri artık işe yaramıyor (12 Haziran 2018 - Salı)
Umutsuzluktan umut çıkarma seçimi (29 Mayıs 2018 - Salı)
Neyi vaat ettiler; neyi verdiler (22 Mayıs 2018 - Salı)
Burjuva politikasının iki yüzü (15 Mayıs 2018 - Salı)
CHP ve Büyükbabanın Hindileri (08 Mayıs 2018 - Salı)
Bu gün 1 Mayıs (01 Mayıs 2018 - Salı)
Şeker fabrikaları sadece şeker üretmez (12 Mart 2018 - Pazartesi)
Onaltı yılda ülke nereden nereye (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Metal sözleşmesinde kazançlı çıkan taraf (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Savaş işçi ve emekçilere ne getirecek? (22 Ocak 2018 - Pazartesi)
İşçilere Düşen Pay Azalıyor (18 Aralık 2017 - Pazartesi)
İyi Parti neye iyi gelecek? (31 Ekim 2017 - Salı)
Alternatif eğitim mümkün (03 Ekim 2017 - Salı)
Eğitim Sistemi neden yama tutmuyor? (26 Eylül 2017 - Salı)
Demokratik ve laik eğitim (19 Eylül 2017 - Salı)
TİS görüşmeleri ve işçi iradesi (08 Ağustos 2017 - Salı)
Yaşanacak bir cevre, kentlerimiz ve biz (25 Temmuz 2017 - Salı)
Adaleti her yerde aramaya devam (11 Temmuz 2017 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi