ORTADOĞU´NUN YARA(R)LI KALBİ: PALMİRA
Bu şiirdeki “kanayıverdi ülke sonra” dizesi, 2011´den beri emperyalist işgal ve bölgesel iç savaş nedeniyle oluk oluk kanayan Suriye´yi imlemektedir.
Tarih: 1.6.2018 11:16:52
Müslüm KABADAYI

Kanayan bir ülkenin yaralarını saracak tarih, kültür ve sanatına yurtseverlik bilinci ve bilim ahlakıyla merhem olmaya çalışanlardan Halid Esad, ölümüyle de insanlığa ders vermiştir. Tadmur doğumlu olan arkeolog, ömrünün 50 yılını, doğduğu kentin tarihi ve kültürel değerlerinin gün ışığına çıkarılmasına adamıştır. Yaptığı kazılar ve yayınlarla BM tarafından kültür mirasına alınmasına katkıda bulunarak Palmira´nın bir bakıma sembolü olan Halid Esad´ın, 11 çocuğundan birinin adını Zenobya koyması da çok anlamlıdır. Özenç Esen´in şiire koyduğu başlıkta geçen “Zennübe” sözcüğü, Hatay yöresindeki önemli bir halk oyununun adıdır ve bir iddiaya göre kökeni Kraliçe Zenobya´ya kadar dayanmaktadır. Ayrıca, kimi dilcilerce bugün Arap, Kürt, Türk ve Farisilerde sık kullanılan Zeynep adının da Zenobya´dan geldiği iddia edilmektedir.
Bugün Ortadoğu´nun yaralı kalbi durumundaki Palmira-Tadmur´un, Batılı emperyalist ülkelerin ve İsrailli Siyonistlerin boy hedefi haline gelmesinde, yukarıda özetlemeye çalıştığımız insanlık tarihi açısından önem taşıyan nitelikleri etkili olmuştur. Bu niteliklerin farkında olan Halid Esad da, hunharca katledilmeyi göze alarak bu nitelikleri son nefesine kadar savunmuştur. O, Suriye devlet yöneticilerinin ısrarlarına karşın, Mayıs 2015´te katil sürüsü IŞİD tarafından işgal edilen Palmira´dan ayrılmamıştır. Sömürgeci devletlerin adına bölgedeki ülkelerde bulunan tarihi eserleri yağmalama, petrol kuyularını holdinglerin kasalarını şişirmek için akıtma işlevi gören IŞİD, 82 yaşındaki Halid Esad´a işkence yapmış, istediğini alamayınca da öldürerek cesedini kentteki tarihi bir amuda asmıştır. Doğduğu ve 50 yıl emek verdiği Tadmur´u ölümüne savunan bu bilim insanın ortaya koyduğu tavır, insanlık tarihine altın harflerle yazılacaktır. Ağustos 2002´de kendisini Palmira´da tanıma olanağı bulduğum Halid Esad´ın derslerle dolu bu tavrını, bir öyküyle ölümsüzleştirmek istedim. 2017´de basılan öykü kitabımdaki “Çölüngelini” onun öyküsüdür.
Evet, Palmira-Tadmur gibi kentlerin, Fransız-İngiliz ve ABD emperyalistlerince nasıl işgal edildiğini ve petrol başta olmak üzere yer altı zenginlikleriyle tarihi-kültürel yapıtlarının nasıl yağmalandığını “Tuz Şehirleri” adlı beş ciltlik romanında anlatan Arap edebiyatının büyük romancısı Abdurrahman Munif´i de anmak gerekir. Samandağlı dostumuz Semih Özal tarafından bir romanı “İhtiyara Suikast” adıyla çevrilip Yenihayat Yayınevi tarafından yayımlanan Abdurrahman Munif´in estetik biçimde betimlediği emperyalizmin makas değişikliği yaptığı son stratejisine işaret etmekte yarar var. O da şu: 1950´lerde uygulamaya koydukları bu strateji, 1990´lardan – Sovyet sisteminin çözülmesinden – itibaren yoğunlaştırılarak gerçekleştirilmektedir. İşgal edilen ülkelerin, kentlerin yer altı ve yer üstü zenginliklerinin emperyalist merkezlere aktarılmasında, tarihi eser kaçakçılığını yasal mevzuatlarla meşrulaştırmışlardır. ABD, İngiltere ve Avrupa ülkelerinde bu dönemde büyüyerek artan özel müzelerde, Irak ve Suriye´den kaçırılan eserler ticarileştirmiş olarak sergilenmektedir. Bu eserlerin ticaretinden sermaye birikimi sağlayan Türkiye dahil büyük holdingler vardır. İnsanlık adına büyük utancın somut örneğidir bu.
Stratejinin ikinci önemli ayağı, işgal edilen ülke ya da kentlerde yetişmiş çok değerli bilim, kültür ve sanat insanları göçertilerek emperyalist ülkelerin ucuz işgücü haline getirilmiştir. Buna karşı çıkan yurtsever ve sosyalist bilim, kültür ve sanat insanlarının binlercesinin de öldürüldüğü ortadadır.
Sermayenin dolaşımının ne anlama geldiğini çıplak biçimde gösteren bu stratejiyi tarihin çöp sepetine atmanın zamanı çoktan gelmiştir. Bunu ezilen halklar, emekçiler mutlaka başarmak zorundadır. Yoksa, sermaye insanlığın tüm birikimlerini yok edecek son savaşa doğru yelken açmış durumdadır. “Yaralı Tadmur-Palmira”yı, yeniden “Yararlı Tadmur-Palmira”ya dönüştürmekle işe başlanmalıdır.

 

Anahtar Kelimeler: ORTADOĞU, YARA, KALBİ, PALMİRA
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi