Oturduğumuz yerde adalet gelmez, bizim onu getirmemiz gerek
Her gün yeni katılımlarla çoğalan adalet yürüyüşü halkın umutlarını da büyüterek yoluna devam ediyor.
Tarih: 4.7.2017 11:28:14
Halit KATKAT

 

Her gün yeni katılımlarla çoğalan adalet yürüyüşü halkın umutlarını da büyüterek yoluna devam ediyor. Daha önce çeşitli siyasi parti ve kitle örgütü bu yürüyüşe katıldığını basın açıklaması ile duyurmuştu. Yürüyüş ilerledikçe bakıyoruz; taşeron işçileri, termik santrallerden etkilenen köylüler, grevleri yasaklanan işçiler, atanamayan öğretmenler, taciz ve tecavüzlere karşı çıkan kadınlar, işinden atılan öğretim üyeleri; akedemisyenler, yazarlar, sanatçılar, avukatlar, beklentilerini umutlarını ve cesaretini yanına alan bu yürüyüşe katılıyor.

Basında ve köşe yazılarında yürüyüşü küçümseyen şöyle yazılar çıkıyor; "kapitalizmde adalet adalet arıyorlar”. Yani kapitalizm zaten adaletsiz bir sistem ne adaleti arıyorsun? demeye getiriyorlar.

Bir defa adalet kavramı geniş bir kavram olduğu için işçinin de işverenin de, yoksulun da zenginin de ilericinin de gericinin de kullandığı ve herkesin kendine göre tarif ettiği bir kavram. Yine herkesin yasa, ya da bir uygulamada haksızlığa uğradığında akla ilk gelen kavram. Ama her zaman yanında "eşitlik" kelimesi olmadan da ifade edilemeyen bir kavram. Fakat ezenle-ezilenin, zenginle-yoksulun, işçiyle-patronun olduğu bir sistem adil ve adaletli bir sistem olamaz. Bu doğru. Ama adalet arayışı da zaten adaletten kimsenin şikayetçi olmadığı bir sistemde aranmaz. Ya da şunu diyorlarsa "boş yere uğraşmayın nasıl olsa vermezler"; buna da yürüyen on binler diyor ki: “Biz alacağız. İsterseniz siz oturup kendi sisteminizin gelmesini bekleyin."
İşte kapitalist sistemde haklar her zaman mücadele ile alınıyor. Kitleler sandığa ve adalete olan inançlarını yitirince haklarını meydanlarda arıyorlar.
Yürüyüşe "ADALET" isminin verilmesi isabetli olmuş. Çok geniş kitleleri kucaklayan bir kavram.
Bu açıdan;
40 Gündür açlık grevinde olan Gülmen ve Özakça ile işinden atılıp işine dönmek isteyen 140 bin kamu emekçisini,
24 yıl önce devlet gözetiminde yakılan 33 adın ve sanatçıyı, görevini yaptıkları için zindana atılan 160 gazeteciyi,
93 yıldır kullandıkları hafta tatili ellerinden alınan, grev hakları kullandırılmayan, İş kazası tedbir yasası 2020´ye ertelenerek iş kazalarında ölmesine izin verilen binlerce işçiyi,
Şırnak´ta, Sur´da ve Silopi´de öldürülen, evleri yakılan insanlar dahil milyonlarca insanı ilgilendirmektedir.
Adalet Bakanı yürüyüşe sinirlenerek Kılıçdaroğlun´a şöyle diyor: “Adalet´ teki dosya sayısını biliyor mu? Yılda 10 milyon dosya geliyor”. Sayın Bakan, valla o sizin devri iktidarınızda arttı yanılmıyorsam. Keşke önceki yılların dosya sayılarını da verseydiniz başarınızı daha iyi görebilirdik. Bir de o dosyaların içinde "adalet" var mı, ona bakmalı. Çıkan yargı kararlarını, iktidar dışında kaç kişi haklı buluyor. Adalet sayıyla ölçülmüyor sayın bakan. Adalet isteyenleri elinizde belge ve delil olmadan "fetö terör" örgütüne yardım ediyorlar iması yapmanız bile sizin adalet anlayışınızın bir yansımasıdır.
Sonuç olarak, "adalet" mücadelesi halkın büyük çoğunluğunun adalete güveni sağlayıncaya kadar devam ettirilmelidir.

Yazarın Diğer Yazıları
Birlik üzerine (15 Ekim 2019 - Salı)
Krizin sermaye ve emekçi tarafı (08 Ekim 2019 - Salı)
Kapitalist üretim ve doğal afetler (17 Eylül 2019 - Salı)
Kayyum ve demokrasi (10 Eylül 2019 - Salı)
Halk meclisleri söylemleri ve kent konseyi (04 Eylül 2019 - Çarşamba)
Memurlarla Hükumet masada anlaşamadı (27 Ağustos 2019 - Salı)
Metalde TİS görüşmeleri ve bir örnek (06 Ağustos 2019 - Salı)
Öğrenme, itaat ve özgürlük (09 Temmuz 2019 - Salı)
Politika, ittifaklar ve iktidar (02 Temmuz 2019 - Salı)
İstanbul seçimi ve halk iradesi (25 Haziran 2019 - Salı)
Demokrasi dedikleri... (28 Mayıs 2019 - Salı)
Cığızlığın çözümü ne (14 Mayıs 2019 - Salı)
İşsizlik rakamlarının söylediği (16 Nisan 2019 - Salı)
Sandık birlik sorununu çözemedi (09 Nisan 2019 - Salı)
Kent yönetimi, projeler ve demokrasi (19 Mart 2019 - Salı)
İki siyasetin etkisindeki seçmen (12 Mart 2019 - Salı)
Tanzim satış gereklidir ama nasıl? (05 Mart 2019 - Salı)
Ekonomik kriz ve etkileri (26 Şubat 2019 - Salı)
Değişim Umudu ve Seçimler (19 Şubat 2019 - Salı)
Yerel yönetimler ve çöken binalar (12 Şubat 2019 - Salı)
Yerel seçimler ve kent konseyi (06 Şubat 2019 - Çarşamba)
Fiyatları piyasa belirler (29 Ocak 2019 - Salı)
Asgari ücret ve sendikalaşma (22 Ocak 2019 - Salı)
Korku ve birlik ihtiyacı (08 Ocak 2019 - Salı)
Yeni yıla aktarılanlar (02 Ocak 2019 - Çarşamba)
Birlik ihtiyacı ve yerel seçimler (26 Aralık 2018 - Çarşamba)
Ücretler asgari, kårlar azami (18 Aralık 2018 - Salı)
Sesiz kalabalıkların değişimi (11 Aralık 2018 - Salı)
Enflasyon artışı ve maaş zamları (04 Aralık 2018 - Salı)
Sel felaketi ve yerel yönetimler (20 Kasım 2018 - Salı)
Yerel yönetim seçimleri ve talepler (06 Kasım 2018 - Salı)
Asgari ücret ve maaş zamları (30 Ekim 2018 - Salı)
Yerel Seçimler ve Halk İradesi (02 Ekim 2018 - Salı)
Faturayı kim ödesin? (18 Eylül 2018 - Salı)
Önümüzdeki Dönemde Ekonominin Durumu (11 Eylül 2018 - Salı)
Ekmek zammı ve düşündürdükleri (07 Ağustos 2018 - Salı)
Yanan Ormandan Daha Fazlası (31 Temmuz 2018 - Salı)
Angus kokusu aslında sistemin kokusudur (17 Temmuz 2018 - Salı)
Başka bir seçenek mümkün (10 Temmuz 2018 - Salı)
Çok bilinmeyenli bir seçim (26 Haziran 2018 - Salı)
‘OHAL Faturası´nı kim ödeyecek (19 Haziran 2018 - Salı)
AKP´nin taktikleri artık işe yaramıyor (12 Haziran 2018 - Salı)
Umutsuzluktan umut çıkarma seçimi (29 Mayıs 2018 - Salı)
Neyi vaat ettiler; neyi verdiler (22 Mayıs 2018 - Salı)
Burjuva politikasının iki yüzü (15 Mayıs 2018 - Salı)
CHP ve Büyükbabanın Hindileri (08 Mayıs 2018 - Salı)
Bu gün 1 Mayıs (01 Mayıs 2018 - Salı)
Şeker fabrikaları sadece şeker üretmez (12 Mart 2018 - Pazartesi)
Onaltı yılda ülke nereden nereye (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Metal sözleşmesinde kazançlı çıkan taraf (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Savaş işçi ve emekçilere ne getirecek? (22 Ocak 2018 - Pazartesi)
İşçilere Düşen Pay Azalıyor (18 Aralık 2017 - Pazartesi)
İyi Parti neye iyi gelecek? (31 Ekim 2017 - Salı)
Alternatif eğitim mümkün (03 Ekim 2017 - Salı)
Eğitim Sistemi neden yama tutmuyor? (26 Eylül 2017 - Salı)
Demokratik ve laik eğitim (19 Eylül 2017 - Salı)
TİS görüşmeleri ve işçi iradesi (08 Ağustos 2017 - Salı)
Yaşanacak bir cevre, kentlerimiz ve biz (25 Temmuz 2017 - Salı)
Adaleti her yerde aramaya devam (11 Temmuz 2017 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi