Özelleştirmeci anlayışlar sorunları çözmekte yetersiz kaldı
Halit KATKAT
Tarih: 19.11.2020 10:49:36
Halit KATKAT

MB Başkanı ve Hazine Bakanlığının başında bulunan ve hayatları boyunca tek adamdan izinsiz bir adım atmadıkları için bu görevlere getirilmiş olan ve Murat Uysal ile Berat Albayrak´ın görevlerinden uzaklaştırılarak yerlerine yine ondan izin almadan adım atmayan Ağbal ve Elvan´ın getirilmesinden reform bekleyen yorumculara hayret etmemek mümkün değil.
Erdoğan bu durumu; “Ekonomi, hukuk alanında reforma gidiyoruz. Ekonomi, hukuk ve demokrasiye yepyeni bir seferberlik başlatıyoruz” diyerek duyurmuştu kamuoyuna… Ama AKP iktidarı 18 yılda dokuz defa reform adı altında değişiklikler yaptı. Ama bu değişikliklerin hiçbiri halkın dertlerine derman olmadı. Hepsi sermaye sınıfının yatırım ve çıkarlarını koruyan atılımlar oldu.
Şimdi de yeni ekonomik programın amacını yeni Hazine ve Maliye Bakanı Lütfü Elvan şöyle açıkladı: “Piyasa dostu bir dönüşüm programına odaklanacağız. Önemli olan kurumların güçlendirilmesi, kuralların etkili bir biçimde işletilmesidir”.
Buradan “Ekonomi, hukuk ve demokrasiye yepyeni bir seferberlik”in amacının sermayenin ihtiyaçlarının karşılanarak ülkeye yabancı sermayenin çekilerek daralan ekonominin rahatlatılması olduğu anlaşılıyor. Zaten tek adam yönetimine de esas olarak uluslararası sermayenin hukuk gibi, Parlamento gibi bir takım bürokratik engellerden kurtularak kararların tek elden çıkması için gerek duyulmuştu. Resmi ağızlardan yapılan açıklamalardan anlaşılacağı gibi halkın ne işsizliğine ne yoksulluğuna çare olacak bir talep bu reform paketinde yer almıyor. Üstelik (halka) acı reçete sunulması vardır.
Bireysel mülkiyete dayalı kapitalist sistemin bugün gelip dayandığı yer “yasaklar” olmuştur. Pandemi dolayısıyla artan hasta sayısıyla baş edemeyen kapitalist sağlık sistemi iflas etmiş ve bugün bütün kapitalist devletler, yaygınlaşan hastalığı yasaklarla çözmeye çalışmaktadır. Sokağa çıkma yasakları, seyahat etme yasakları, toplantı yasakları vb yasaklarla hastalığın yayılmasını önlemeye çalışmaktadırlar. Yine bu yasaklarla hastalığı önleme anlayışı eğitim sistemini de çökertme noktasına getirmiştir. Bu özelleştirmeci ve özel sektörcü, toplum adına yapılacak bütün kararların bir adamın iki dudağı arasında olan anlayış o kadar ileri gitmiştir ki kendilerinin yerleştirmek istedikleri sistemin de iflasını getirmiştir.
Bugün kapitalist toplumun içinde bulunduğu sorunların çözümü bireysel bakış açısıyla mı toplumsal bakış açısıyla mı çözüleceği sorusunda saklıdır. Geldiğimiz nokta kapitalist anlayışın bireyci, özelleştirmeci ve her şeyi sermayenin çıkarına göre çözme anlayışının geldiği son noktadır. Bu açıdan tek adama yetki verelim her şeyi o çözsün anlayışı da geldiğimiz noktayı belirliyor. Bu sadece devlet yönetiminde değil; dernek gibi, sendika gibi, oda gibi vb. en alt birimlerde bile bu anlayışın etkilerini görmek mümkün.
Bu bireye dayalı sistem anlayışının toplumun sorunlarını çözmede yetersiz kaldığı açıktır. Bunun yerine yeni toplumcu anlayışın getirilmesi zorunlu hale gelmektedir. Üretenler ile üretenlerin emeğine el koyanlar arasındaki çelişkinin üretenler lehine çözümü ancak üretenlerin yönetim ve kararlarda söz sahibi olmasıyla olacaktır. Çok çeşitli görüşteki muhalefet sözcüleri sadece bu günkü iktidardaki yöneticileri eleştirerek, ya da onlara akıl vererek durumun değişeceğini ummaktadırlar. Ya da “solcuların birliği”nin durumu değiştireceğini ummaktadırlar. Hal bu ise her ne kadar görmezden gelinirse gelinsin kapitalist sistemin temel çelişkisi işçi ile sermaye sahipleri arasındaki çelişkidir. Yani sınıflar arasındaki mücadele değişimin motorudur. Bu bakımdan işçilerin örgütlü mücadelesi olmadan geleceğin toplumu yaratılamaz. Geleceğin toplumunu yaratacak örgütlenmeler yine bugün bu toplumun içindeki dinamiklerden çıkacaktır. Ama bu bireysel kahramanlıklarla olmayacaktır.
Sendikalar, Odalar, kooperatifler, gençlik örgütleri gibi üretici sınıfları içinde barındıran kitle örgütleri toplumu değiştirme potansiyeline sahiptir. Toplumun üretici sınıflarının temsil edilmediği bir meclis toplumun beklediği reformları yapamaz; geleceğin özgür ve demokratik toplumunu kuramaz. Bugün için politika, ancak bu kesimleri ortak çıkarlar temelinde birleştirirse değişimi sağlayabilir.

Yazarın Diğer Yazıları
İşçilerin gündemi (11 Kasım 2020 - Çarşamba)
Gündem deprem (04 Kasım 2020 - Çarşamba)
Genel Temsil Yerine Mesleki Temsil (28 Ekim 2020 - Çarşamba)
Bekçi Görevini Yapıyor mu? (14 Ekim 2020 - Çarşamba)
12 Eylül Darbesinin 40 Yılı (16 Eylül 2020 - Çarşamba)
Pandemi ve Demokratik Şekil (01 Eylül 2020 - Salı)
Gaz müjdesi ve muhalefetin tavrı (25 Ağustos 2020 - Salı)
İş Kazalarında Sınıf Tavrı (07 Temmuz 2020 - Salı)
Seçilmişler, Atanmışlar ve Demokrasi (22 Haziran 2020 - Pazartesi)
Çemberin Dışına Çıkamama Hali (02 Haziran 2020 - Salı)
Yaşlıların Suçsuz Ev Hapsi (25 Mayıs 2020 - Pazartesi)
Korona ve evrim kuramı (18 Mayıs 2020 - Pazartesi)
Eskisi Gibi Olmayacak Anlayışı (11 Mayıs 2020 - Pazartesi)
Salgınlar Sistemi Nasıl Değiştirir (05 Mayıs 2020 - Salı)
Pandemi ve Ekonomik Kriz Arasında (28 Nisan 2020 - Salı)
Koronanın Düşündürdüğü Değişim (06 Nisan 2020 - Pazartesi)
Kapitalizmin koronoyla savaşı (17 Mart 2020 - Salı)
Politikasızlık diye bir şey yoktur (10 Mart 2020 - Salı)
Sendika içi demokrasi nasıl olmalı (03 Mart 2020 - Salı)
İskenderun Kent Konseyi toplanırken (25 Şubat 2020 - Salı)
Demokrasi gözden mi düşüyor? (18 Şubat 2020 - Salı)
Beslenme önerilerine evrimsel itirazlar (11 Şubat 2020 - Salı)
Depremle yaşamayı öğrenmek (28 Ocak 2020 - Salı)
Değişim isteği (14 Ocak 2020 - Salı)
Güç, işçilerin kendisindedir (07 Ocak 2020 - Salı)
2019 yılı biterken (31 Aralık 2019 - Salı)
Siyasette eski ve yeni karşıtlığı (17 Aralık 2019 - Salı)
Bireysel ve toplumsal irade (03 Aralık 2019 - Salı)
Emekli maaşlarının ekonomiye etkisi (19 Kasım 2019 - Salı)
Çağımızın çelişkileri (29 Ekim 2019 - Salı)
Birlik üzerine (15 Ekim 2019 - Salı)
Krizin sermaye ve emekçi tarafı (08 Ekim 2019 - Salı)
Kapitalist üretim ve doğal afetler (17 Eylül 2019 - Salı)
Kayyum ve demokrasi (10 Eylül 2019 - Salı)
Halk meclisleri söylemleri ve kent konseyi (04 Eylül 2019 - Çarşamba)
Memurlarla Hükumet masada anlaşamadı (27 Ağustos 2019 - Salı)
Metalde TİS görüşmeleri ve bir örnek (06 Ağustos 2019 - Salı)
Öğrenme, itaat ve özgürlük (09 Temmuz 2019 - Salı)
Politika, ittifaklar ve iktidar (02 Temmuz 2019 - Salı)
İstanbul seçimi ve halk iradesi (25 Haziran 2019 - Salı)
Demokrasi dedikleri... (28 Mayıs 2019 - Salı)
Cığızlığın çözümü ne (14 Mayıs 2019 - Salı)
İşsizlik rakamlarının söylediği (16 Nisan 2019 - Salı)
Sandık birlik sorununu çözemedi (09 Nisan 2019 - Salı)
Kent yönetimi, projeler ve demokrasi (19 Mart 2019 - Salı)
İki siyasetin etkisindeki seçmen (12 Mart 2019 - Salı)
Tanzim satış gereklidir ama nasıl? (05 Mart 2019 - Salı)
Ekonomik kriz ve etkileri (26 Şubat 2019 - Salı)
Değişim Umudu ve Seçimler (19 Şubat 2019 - Salı)
Yerel yönetimler ve çöken binalar (12 Şubat 2019 - Salı)
Yerel seçimler ve kent konseyi (06 Şubat 2019 - Çarşamba)
Fiyatları piyasa belirler (29 Ocak 2019 - Salı)
Asgari ücret ve sendikalaşma (22 Ocak 2019 - Salı)
Korku ve birlik ihtiyacı (08 Ocak 2019 - Salı)
Yeni yıla aktarılanlar (02 Ocak 2019 - Çarşamba)
Birlik ihtiyacı ve yerel seçimler (26 Aralık 2018 - Çarşamba)
Ücretler asgari, kårlar azami (18 Aralık 2018 - Salı)
Sesiz kalabalıkların değişimi (11 Aralık 2018 - Salı)
Enflasyon artışı ve maaş zamları (04 Aralık 2018 - Salı)
Sel felaketi ve yerel yönetimler (20 Kasım 2018 - Salı)
Yerel yönetim seçimleri ve talepler (06 Kasım 2018 - Salı)
Asgari ücret ve maaş zamları (30 Ekim 2018 - Salı)
Yerel Seçimler ve Halk İradesi (02 Ekim 2018 - Salı)
Faturayı kim ödesin? (18 Eylül 2018 - Salı)
Önümüzdeki Dönemde Ekonominin Durumu (11 Eylül 2018 - Salı)
Ekmek zammı ve düşündürdükleri (07 Ağustos 2018 - Salı)
Yanan Ormandan Daha Fazlası (31 Temmuz 2018 - Salı)
Angus kokusu aslında sistemin kokusudur (17 Temmuz 2018 - Salı)
Başka bir seçenek mümkün (10 Temmuz 2018 - Salı)
Çok bilinmeyenli bir seçim (26 Haziran 2018 - Salı)
‘OHAL Faturası´nı kim ödeyecek (19 Haziran 2018 - Salı)
AKP´nin taktikleri artık işe yaramıyor (12 Haziran 2018 - Salı)
Umutsuzluktan umut çıkarma seçimi (29 Mayıs 2018 - Salı)
Neyi vaat ettiler; neyi verdiler (22 Mayıs 2018 - Salı)
Burjuva politikasının iki yüzü (15 Mayıs 2018 - Salı)
CHP ve Büyükbabanın Hindileri (08 Mayıs 2018 - Salı)
Bu gün 1 Mayıs (01 Mayıs 2018 - Salı)
Şeker fabrikaları sadece şeker üretmez (12 Mart 2018 - Pazartesi)
Onaltı yılda ülke nereden nereye (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Metal sözleşmesinde kazançlı çıkan taraf (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Savaş işçi ve emekçilere ne getirecek? (22 Ocak 2018 - Pazartesi)
İşçilere Düşen Pay Azalıyor (18 Aralık 2017 - Pazartesi)
İyi Parti neye iyi gelecek? (31 Ekim 2017 - Salı)
Alternatif eğitim mümkün (03 Ekim 2017 - Salı)
Eğitim Sistemi neden yama tutmuyor? (26 Eylül 2017 - Salı)
Demokratik ve laik eğitim (19 Eylül 2017 - Salı)
TİS görüşmeleri ve işçi iradesi (08 Ağustos 2017 - Salı)
Yaşanacak bir cevre, kentlerimiz ve biz (25 Temmuz 2017 - Salı)
Adaleti her yerde aramaya devam (11 Temmuz 2017 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi