Pandemi Döneminde Uzaktan Eğitim Tartışması
Halit Katkat
Tarih: 24.9.2020 11:41:46
Halit KATKAT

Son günlerde Covit-19´un yaygınlaşması nedeniyle eğitim yüzyüze mi yapılsın, yoksa uzaktan mı yapılsın tartışması başladı. Ama televizyonlarda yapılan tartışmalardan bir sonuca varılamadı. 

Sonuçta son karar velilere kaldı. Ama uzaktan eğitime yapılan itirazlar, Kılıçdaroğlu´nun açıkladığı "Devlet okuluna giden 3 milyon 17 bin öğrencinin evinde internet yok. Ayrıca 754 bin 429 öğrencinin evinde televizyon yok" noktasından olaya itiraz edilince, hemen bir TV kanalında kampanya başlatılarak sorunun çözümü kısa sürede sağlanma yoluna gidildi. Bu ilk bakışta bir yardımseverlik, bir iyi niyet gibi görünebilir. Ama gerçekten öyle mi? Virüs nedeniyle böyle görünen, bize öyle gösterilen yani sağlık mı eğitim mi ikilemini önümüze koyanlar, insanları kırk katır mı kırk satır mı noktasına getirenler gerçekte ne yapmak istiyorlar?
Yıllardır eğitimin özelleştirilmesine gayret sarf eden dijital şirketler, MEB, YÖK, uluslararası kapitalist güçler bana göre bu pandemi nedeniyle devlet okullarının ve yüz yüze eğitimin tasfiyesi noktasında çok önemli bir fırsat yakalamış oldular. Sümerlerde kil tabletlerle başlayan ve günümüze kadar çeşitli biçimlerde gelen 3-4 bin yıllık yüzyüze eğitimin tecrübe ve birikiminin tasfiye sürecinin sonuna mı geliyoruz sorusu ister istemez insanın aklına geliyor. Uzaktan öğrenme ve dijital teknik eğitim araçlarının etkin ve verimli kullanılması insanlığın yararına kullanılması açısından önemlidir elbette. Ama bizim eleştirdiğimiz uzaktan eğitimin örgün eğitim dersleri ve okullaşmanın yerine konulmasına çalışılmasıdır.
Pandemi öncesi de küresel kapitalist piyasa güçleri zaten eğitimi bir “sektör” olarak görmekteydi. Önlerindeki en önemli engel resmi eğitim kurumları, yüz yüze eğitim kurumları ve üniversiteler idi. Uzun zamandır TÜSİAD, YÖK VE MEB uzaktan eğitim, açık orta okul, açık lise, açık öğretim gibi programlarını destekliyor ve artırmaya çalışıyorlardı. Bu pandemi buna bir fırsat oldu.
Uzaktan öğretimle okullar, öğretmenler, geleneksel eğitim yapısı tasfiye edilmekle kalmıyor, aynı zamanda topluluk olma, birliktelik, dayanışma ve duygudaşlık da tasfiye ediliyor. M.E. Bakanının “öğretmenler bütçeye yük oluyor” açıklamasını bu noktada hatırlayalım.
Çocuk ve gençlerin bir araya gelip bilimsel pedagojik ortamda nitelikli topluluklar, arkadaşlıklar oluşturmasından, direnen bir toplum oluşturmasından tümden kurtulmaya çalışmaktadırlar. “Evde eğitim”, “özel eğitim” opsiyonu ile ciddi bir piyasalaştırma ve özelleştirme fırsatı da yakalamış oluyorlar. Bu şekilde sendikalar, odalar, barolar vb. direnç noktalarından kurtulmayı umuyorlar. Pandeminin okulları ve eğitimi yeniden yapılandırmak için bir bahane olarak kullanılıp uzaktan eğitimin özelleştirmenin yeni bir biçimi olarak düşünülerek zaten tarikatların eline geçmiş olan eğitim sisteminin tamamen iktidarın ideolojisine göre dinselleştirileceği ve eğitim sisteminde kalan son demokratik kırıntıların da ortadan kaldırılacağını öngörmek için kâhin olmaya gerek yok. Şunu da unutmayalım bu özelleştirme programı tamamlanınca parası olanlar çocuklarına eğitim yaptıracak, olmayanların çocukları da sermayeye ucuz işgücü olarak hizmet edecektir.
Pandemi sürecinde insanlar şöyle bir ikilem içerisinde bırakıldı: Yüz yüze eğitim mi uzaktan eğitim mi? Parasız, bilimsel, laik, anadilinde eğitim talepleri neredeyse unutulmuş durumda. Üniversitelerin bilimsel ve özerk yapılanmasına ilişkin beklentiler ve çabalar rafa kaldırılmış durumda…
Eğitimde Uzaktan öğrenim ve diğer sektörlerde evden çalışma, çalışanlar için ilk bakışta bir özerklik, otoriteden kurtuluş ve rahatlık gibi görünse de esasında evden çalışma mesaisi belli olmayan 24 saat işyerine bağlı kalınan bir sömürüdür. Bu aynı zamanda işveren için çalışanların sayısını azaltarak tasarruf etmek demek olduğundan çalışanların birçoğunun işsiz kalması demektir.

Yazarın Diğer Yazıları
Bekçi Görevini Yapıyor mu? (14 Ekim 2020 - Çarşamba)
12 Eylül Darbesinin 40 Yılı (16 Eylül 2020 - Çarşamba)
Pandemi ve Demokratik Şekil (01 Eylül 2020 - Salı)
Gaz müjdesi ve muhalefetin tavrı (25 Ağustos 2020 - Salı)
İş Kazalarında Sınıf Tavrı (07 Temmuz 2020 - Salı)
Seçilmişler, Atanmışlar ve Demokrasi (22 Haziran 2020 - Pazartesi)
Çemberin Dışına Çıkamama Hali (02 Haziran 2020 - Salı)
Yaşlıların Suçsuz Ev Hapsi (25 Mayıs 2020 - Pazartesi)
Korona ve evrim kuramı (18 Mayıs 2020 - Pazartesi)
Eskisi Gibi Olmayacak Anlayışı (11 Mayıs 2020 - Pazartesi)
Salgınlar Sistemi Nasıl Değiştirir (05 Mayıs 2020 - Salı)
Pandemi ve Ekonomik Kriz Arasında (28 Nisan 2020 - Salı)
Koronanın Düşündürdüğü Değişim (06 Nisan 2020 - Pazartesi)
Kapitalizmin koronoyla savaşı (17 Mart 2020 - Salı)
Politikasızlık diye bir şey yoktur (10 Mart 2020 - Salı)
Sendika içi demokrasi nasıl olmalı (03 Mart 2020 - Salı)
İskenderun Kent Konseyi toplanırken (25 Şubat 2020 - Salı)
Demokrasi gözden mi düşüyor? (18 Şubat 2020 - Salı)
Beslenme önerilerine evrimsel itirazlar (11 Şubat 2020 - Salı)
Depremle yaşamayı öğrenmek (28 Ocak 2020 - Salı)
Değişim isteği (14 Ocak 2020 - Salı)
Güç, işçilerin kendisindedir (07 Ocak 2020 - Salı)
2019 yılı biterken (31 Aralık 2019 - Salı)
Siyasette eski ve yeni karşıtlığı (17 Aralık 2019 - Salı)
Bireysel ve toplumsal irade (03 Aralık 2019 - Salı)
Emekli maaşlarının ekonomiye etkisi (19 Kasım 2019 - Salı)
Çağımızın çelişkileri (29 Ekim 2019 - Salı)
Birlik üzerine (15 Ekim 2019 - Salı)
Krizin sermaye ve emekçi tarafı (08 Ekim 2019 - Salı)
Kapitalist üretim ve doğal afetler (17 Eylül 2019 - Salı)
Kayyum ve demokrasi (10 Eylül 2019 - Salı)
Halk meclisleri söylemleri ve kent konseyi (04 Eylül 2019 - Çarşamba)
Memurlarla Hükumet masada anlaşamadı (27 Ağustos 2019 - Salı)
Metalde TİS görüşmeleri ve bir örnek (06 Ağustos 2019 - Salı)
Öğrenme, itaat ve özgürlük (09 Temmuz 2019 - Salı)
Politika, ittifaklar ve iktidar (02 Temmuz 2019 - Salı)
İstanbul seçimi ve halk iradesi (25 Haziran 2019 - Salı)
Demokrasi dedikleri... (28 Mayıs 2019 - Salı)
Cığızlığın çözümü ne (14 Mayıs 2019 - Salı)
İşsizlik rakamlarının söylediği (16 Nisan 2019 - Salı)
Sandık birlik sorununu çözemedi (09 Nisan 2019 - Salı)
Kent yönetimi, projeler ve demokrasi (19 Mart 2019 - Salı)
İki siyasetin etkisindeki seçmen (12 Mart 2019 - Salı)
Tanzim satış gereklidir ama nasıl? (05 Mart 2019 - Salı)
Ekonomik kriz ve etkileri (26 Şubat 2019 - Salı)
Değişim Umudu ve Seçimler (19 Şubat 2019 - Salı)
Yerel yönetimler ve çöken binalar (12 Şubat 2019 - Salı)
Yerel seçimler ve kent konseyi (06 Şubat 2019 - Çarşamba)
Fiyatları piyasa belirler (29 Ocak 2019 - Salı)
Asgari ücret ve sendikalaşma (22 Ocak 2019 - Salı)
Korku ve birlik ihtiyacı (08 Ocak 2019 - Salı)
Yeni yıla aktarılanlar (02 Ocak 2019 - Çarşamba)
Birlik ihtiyacı ve yerel seçimler (26 Aralık 2018 - Çarşamba)
Ücretler asgari, kårlar azami (18 Aralık 2018 - Salı)
Sesiz kalabalıkların değişimi (11 Aralık 2018 - Salı)
Enflasyon artışı ve maaş zamları (04 Aralık 2018 - Salı)
Sel felaketi ve yerel yönetimler (20 Kasım 2018 - Salı)
Yerel yönetim seçimleri ve talepler (06 Kasım 2018 - Salı)
Asgari ücret ve maaş zamları (30 Ekim 2018 - Salı)
Yerel Seçimler ve Halk İradesi (02 Ekim 2018 - Salı)
Faturayı kim ödesin? (18 Eylül 2018 - Salı)
Önümüzdeki Dönemde Ekonominin Durumu (11 Eylül 2018 - Salı)
Ekmek zammı ve düşündürdükleri (07 Ağustos 2018 - Salı)
Yanan Ormandan Daha Fazlası (31 Temmuz 2018 - Salı)
Angus kokusu aslında sistemin kokusudur (17 Temmuz 2018 - Salı)
Başka bir seçenek mümkün (10 Temmuz 2018 - Salı)
Çok bilinmeyenli bir seçim (26 Haziran 2018 - Salı)
‘OHAL Faturası´nı kim ödeyecek (19 Haziran 2018 - Salı)
AKP´nin taktikleri artık işe yaramıyor (12 Haziran 2018 - Salı)
Umutsuzluktan umut çıkarma seçimi (29 Mayıs 2018 - Salı)
Neyi vaat ettiler; neyi verdiler (22 Mayıs 2018 - Salı)
Burjuva politikasının iki yüzü (15 Mayıs 2018 - Salı)
CHP ve Büyükbabanın Hindileri (08 Mayıs 2018 - Salı)
Bu gün 1 Mayıs (01 Mayıs 2018 - Salı)
Şeker fabrikaları sadece şeker üretmez (12 Mart 2018 - Pazartesi)
Onaltı yılda ülke nereden nereye (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Metal sözleşmesinde kazançlı çıkan taraf (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Savaş işçi ve emekçilere ne getirecek? (22 Ocak 2018 - Pazartesi)
İşçilere Düşen Pay Azalıyor (18 Aralık 2017 - Pazartesi)
İyi Parti neye iyi gelecek? (31 Ekim 2017 - Salı)
Alternatif eğitim mümkün (03 Ekim 2017 - Salı)
Eğitim Sistemi neden yama tutmuyor? (26 Eylül 2017 - Salı)
Demokratik ve laik eğitim (19 Eylül 2017 - Salı)
TİS görüşmeleri ve işçi iradesi (08 Ağustos 2017 - Salı)
Yaşanacak bir cevre, kentlerimiz ve biz (25 Temmuz 2017 - Salı)
Adaleti her yerde aramaya devam (11 Temmuz 2017 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi