Romalı Brutus´ün yanılgısı
Sadullah Çağlar
Tarih: 5.7.2019 11:10:32
Sadullah ÇAĞLAR

Tarih öğreticidir. Çağın en büyük düşün adamı Gothe´ye göre üçbin yıllık tarih incelenmezse günübirlik olursunuz.
Örneğin aydınların başta olmak üzere politik kişilerin Roma imparatorluğunun önünü açan Yunan felsefesi, tez olarak okunmalı.
Roma´da yaşanan imparatorluk döneminde geleceğe ışık tutacak öğretici kaynaklar var. Roma imparatoru Jül Sezar… Brutus, bazı kaynaklara göre Sezar´ın evlatlığı ya da oğluydu; Aynı zamanda Sezar´ın askeri komutanı, Roma halkının savaş kahramanıydı. Marcus Antonius, imparatorluğunun sınırlarının büyümesinde belirleyici olmuştur. Sezar´ın en güvendiği kişiydi.
Süreç içerisinde İmparatorun kalbine giren Mısır´ın kraliçesi Kleoapatra için önemli bir gün… Sezar, Mısır dönüşü yeni bir askeri zafer kazanarak Roma´ya dönmekte. Halk coşkulu olarak Sezar´ı karşılamakta. Yanında senatörler, Brutus… Roma´da sokaklar ´Sezar çok yaşa´ diye haykırmakta. Bu coşku içinde İmparator senato binasına yaklaşırken halkın arasından bir çığlık sesi duyulur: “Sezar, Martın 15´inde sakın senatoya gitme, tehlike var. Sana suikast hazırlandı.”
İmparator, ‘kim bu bağıran adam?´ diye sorar. Etraftan, ‘yaşlı bir kahin´ derler. ‘Ne diyor?´, ‘Sana Mart´ın 15´inde dikkat et diyor´. Sezar: “Peki kahin geleceği nasıl biliyor?” diye sorar. Kahin, aydınların halkın Sezar´a karşı olan tepkisini biliyordu.
İmparatorun sürekli savaşlar ve de despot yönetimi onun ötesinde Mısırlı Kleopatra´yı Roma imparatoriçe ilan etmesi, uzun yıllar Mısır´da kalıp ülkeyi unutması… Sezar´a karşı politik bir kadro suikast hazırlığı başlatır.
Sezar´ı tasfiye etmek için uzakta duran aydın kadro Brutus´ü ikna etmek istiyorlar. Halk Brutus´ü seviyor, ona dava adamı olarak bakmakta.
Brutus yakın dostlarına seslenir: "Dostlarım; Siz Sezar´a karşı çıkmakta haklısınız. Ama Sezar´ın en yakınıyım. Elimi, onu yok etmeye nasıl uzatırım? Ben aslında Roma´yı Sezar´dan daha çok seviyorum.”
“Brutus, sen atık karar vermek zorundasın. Sen, senatonun en güçlüsü konumundasın. Halk seni seviyor. Sana inanıyor. Sen olamazsan hareket başarısız olur.”
Ve ilave ederler, "Hedefin içinde Marcus Antonius da olacak.”
Brutus: "Hayır, Antonius´un yok olmasını istemiyorum.
Arkadaşları , “Brutus, Antonius Sezar´ın sonrası yaşarsa bize savaş başlatır, sonuç iç çatışmada Antonius orduya hakim olur. Bizim için yaptığınız çalışma boşa gider. Genel olarak Antonius´u mutlaka tasfiye tememiz gerek. Brutus, duygusal davranmakla hata yaparız.”
Brutus söz alır: "Size katılırım, yalnız Antonius´a dokunmayacağız."
Aslında ileri aşamada göreceğiz ki Brutus başlangıçta politik hatasını, en büyük hatasını yapmış oluyordu. Fakat, Brutus şiddete karşı barışçı bir kişilik taşıyordu. Tam anlamıyla aydın sanatçı, soylu biriydi. Kitap okur, dostlarıyla müzik dinler, şair ruhlu, konuştuğu zaman oradaki toplum ayağa kalkardı.
Brutus´ün hayalinde cumhuriyet rejimi, yani demokrasi vardı. Sezar´a yönelik başkaldırı günü yaklaşmakta ve Mart´ın 15´i imparator Senato toplantı salonuna yaklaşmak üzere. İçeriye girdiği an kuşatan bir grup ellerinde bıçakla yaklaşıp Sezar´ın gövdesine vurmaya başlar.
Bıçakların ağır darbesiyle yıkılmaya başlayan Sezar, elinde bıçakla duran Brutus´e yüzünü kapatarak yüksek sesle seslenir, "Sende mi Brutus” diye haykırır. Brutus, elindeki kanlı bıçakla haykırır, "Yıkıl Sezar, kurtuluş özgürlük doğdu. Artık zorbalık öldü."
Aslında Sezar, İmparatorluk süresi içinde halkın gözünde tanrıydı. Yani efsane. Ondan sonra Marcus Antonius, Sezar´ın ölümü sonrasında Brutus´ün yaptığı inanılmaz tarihsel yanlış, Marcus Antonius´a iktidar yolunu açtı.
Sezar´ı tasfiye sonrası, halkta sevinç yarattı ama sonucunda harekette yer alan Brutus´ü kitlelerin gözünde siyasi kahraman olarak tartışmasız imparatorluğun varisi ortaya çıkmıştı. Özellikle Sezar´ın ölüme giderken ‘sende mi Brutus?´ diye çığlık atması, yeni cumhuriyetin doğumu ve lideri görkemli Sezar´ın yerine politik aydınların destek verdiği Brutus… halkın coşkusu buna yönelikti. Yani Roma bu gelişime gebeydi. Fakat, fakat, "Hey hat, Brutus´ün dostluk duygusal yanı kapıya kadar gelmiş emekler verilerek kazanılan mücadele Brutus´ün kendine ağır bedel ödetecek hissi davranışı, uzay çağında bile evrensel bilimciler tarafından tez olarak tartışılacak.
Brutus, sevgili eşine yazdığı şiir öyle sevgiyle doluydu ki… ona şöyle seslenir karısı Partia´ya:
Sen benim vefalı ve onurlu eşimsin. Dertli yüreğim, geçen kırmızısın. Yıldızlar kadar parlaksın. Benim için sensiz hayat. Benim için yok olmaktır. Tanrılar seni bana bağışlasın. Ömrüm oldukça sen benim kutsal kadınımsın.
Brutus yaşamı boyunca Atina´lı Çiçoro´dan politik olarak beslendi. Sezar´ın ölümü sonrası en büyük tehlike pusuda bekleyen, Sezar´ın ‘en yakınım´ dediği adam, Roma´nın savaş kahramanı Marcus Antonius, Senato salonuna gelerek, geleceğin lideri Brutus´e yaklaşır: “Şanlı Brutus, Roma´nın üstüne çökmüş olan karanlık yok oldu. Seni kutluyorum. Bende Sezar´ın dostu olarak onunla ilgili halka bir konuşma yapmak istiyorum.”
O arada Brutus´ün dostları Brutus´ü uyarır: “Ondan uzak dur. O bir yılandır. Antonius´a söz vermek bizim Sezar kadar karşı olduğumuz bir kişidir. Sezar´ın yaptığı tüm baskılarda onun desteği vardı. Lütfen Brutus dikkatli ol.”
Fakat arkadaşlarının yaptığı tüm uyarılara rağmen ölen Sezar´a haksızlık yapmamak için Antonius´a Sezar´ın cenaze töreninde konuşma hakkı verilir.
Bu söz verilme olayı inanılmaz bir politik yanılgıdın. İnsanlık tarihinde 1789 yeniliği tarafından örnek alınmıştır. Aynı ders Ekim Devrimini yapanlar için de emsal olmuştur.
Konumuza dönelim, Mark Antonius´un söz alması onun istediği gücü, iktidar çarkını daha doğrusu Roma İmparatorluğunu altın tepsiyle Mark Antonius´un önüne kondu.
Antonius, "Eğer Brutus izin verirse" diyerek söz alır. Sezarın cesedini kollarına alıp senatonun önünde halka yaklaşan Antonius konuşmaya başlar, “Brutus bir yüce insandır. En az sizin kadar Sezar´ı severdi, ama Sezar ölümü haketmişti. Neden bunu yaptığından, amacından hiç kuşku duymuyorum. Herkes uzatsın ellerini bana, önce Brutus´ün elini sıkacağım. Aslında hepinizin elini sıkmak istiyorum.
Ey Romalılar beni dinleyin; Susun dostlarım Romalılar, yurttaşlar kulağınızı bana verin. Buraya Sezar´ı övmeye değil, gömmeye geldim. Bilirsiniz hani Brutus, Sezar´ın meleğiydi. Hepimizden çok onu severdi. Onu Siz anlatın eyy tanrılar. Nasıl severdi onu Sezar. Ey güçlü Sezar, sen böyle yerlerde yatacak mıydın? Sen bütün Fatihlerin zaferlerin, yağmaların, Roma´ya getirdin. Biliyorum efendiler. Nedir amacınız. Bir zamanlar Sezar´a tapardınız. Sezar´ın tüm zaferleri halk içindi. Yani köleleri sizin için getirdi. Bilmiyorum efendiler her şey sizindir. Başka kimin kanı akacak. Eğer; benim Sezar´ın öldüğü zamandan daha iyisi olamaz. Tekrar ediyorum Brutus, şerefli bir insandır. Sezar pek çok esir getirmiştir Roma´ya fidyeleri hazineyle doldurdu. Ama Brutus, Sezar için ‘gözünü hırs bürümüştü´ diyor. Fakirler ağladığı zaman Sezar da ağlardı. Brutus şerefli biridir. Hepiniz gördünüz. Sezar ona tacı üç kez verdi. O da, Brutus, tacı üç kez geri çevirdi. Sizce bu hırsını ben Brutus´ün söylediklerini yalanlamıyorum. Ne biliyorsam onu söylüyorum. Ey tanrılar. Nasıl severdi Sezar Brutus´ü, Söyleyin gözyaşlarıma hakim olamıyorum. Sevgili yurttaşlarım beni bağışlayın. "
Evet, Roma tarihi imparatorluk dönemi geniş bir laboratuvar, zengin bilgi dolu. Sezar, Brutus, Marcus Antonius bizlere siyasi tarihe zengin öğretici kaynaklar bıraktılar.
Dava adamı, felsefeyle kuşanmış Brutus, insancıl olmanın bedelini sonuçta canıyla ödedi. Yanlız ödeyen o muydu?

Anahtar Kelimeler: Romalı, Brutus, yanılgısı
Yazarın Diğer Yazıları
DERTLİ PINAR (06 Aralık 2019 - Cuma)
Şampanya İçilerek Kutlanan Ölüm (29 Kasım 2019 - Cuma)
Umutsuz adamdan uzak durun (22 Kasım 2019 - Cuma)
BAĞ BOZUMU (15 Kasım 2019 - Cuma)
TARİHSEL UNUTULMAZ MEKTUPLAR (01 Kasım 2019 - Cuma)
BABALAR VE OĞULLARI (20 Eylül 2019 - Cuma)
BEYAZ PERDEDEN SEÇMELER (13 Eylül 2019 - Cuma)
TROYA DAĞLARI UYGARLIĞIN BEŞİĞİDİR (30 Ağustos 2019 - Cuma)
İlhan Selçuk´tan politik anılar (12 Temmuz 2019 - Cuma)
Benden resim aşıranlara zıkkım ola (06 Haziran 2019 - Perşembe)
BİR DOSTUN ARKASINDAN (31 Mayıs 2019 - Cuma)
İskenderun ve Kitaplı Yıllar (24 Mayıs 2019 - Cuma)
MISIRLI ESMA HAN´IN UMUTSUZ AŞKI (17 Mayıs 2019 - Cuma)
Don Kişot´lar öncüdür (10 Mayıs 2019 - Cuma)
KEŞİFLER DÜNYASI (05 Nisan 2019 - Cuma)
BEYAZ PERDEDE BİR EFSANE (15 Mart 2019 - Cuma)
Ahım gibi ah var mı acep (01 Mart 2019 - Cuma)
Modası Geçmeyen Bir Yolculuk (22 Şubat 2019 - Cuma)
14 ŞUBAT´IN ANLAMI (15 Şubat 2019 - Cuma)
LATİN AMERİKA VE YAKIN TARİHİ (08 Şubat 2019 - Cuma)
BUĞDAY İHRAÇ EDEN ÜLKEYDİK (25 Ocak 2019 - Cuma)
UNUTULAN DOSTLUKLAR VE EDEBİYAT (18 Ocak 2019 - Cuma)
SÖZ UÇAR YAZI KALIR (11 Ocak 2019 - Cuma)
TARİHTEN BİR YAPRAK 1960´LI YILLAR (28 Aralık 2018 - Cuma)
YAŞAR KEMAL VE NOBEL ÖDÜLÜ (21 Aralık 2018 - Cuma)
Elveda Hindistan (14 Aralık 2018 - Cuma)
YAŞAM VE DOĞA KÜLTÜRÜ (09 Kasım 2018 - Cuma)
Dünya Edebiyatı ve Savaşlar (19 Ekim 2018 - Cuma)
ENGELS´İN EVİ (28 Eylül 2018 - Cuma)
Kağıt Fabrikası Olmayan Ülke (14 Eylül 2018 - Cuma)
Köyden Gelen Aydına Veda (31 Ağustos 2018 - Cuma)
BİR USTANIN ANILARI (17 Ağustos 2018 - Cuma)
Çöl Tilkisi´nin Son Günü (03 Ağustos 2018 - Cuma)
TARİHİ ROMA´DA BİR GEZİNTİ (13 Temmuz 2018 - Cuma)
BAŞARI UMUTTAN BESLENİR (06 Temmuz 2018 - Cuma)
BEYAZ PERDENİN UNUTULMAZLARI (29 Haziran 2018 - Cuma)
SANATLA KUŞANMIŞ LİDERLER (22 Haziran 2018 - Cuma)
"İşte Paşam İstanbul" (01 Haziran 2018 - Cuma)
ÖLÜMSÜZLERİN UNUTULMAYAN AŞKLARI (25 Mayıs 2018 - Cuma)
ARKADAŞ (18 Mayıs 2018 - Cuma)
KİTAPSIZ BİLENLER (11 Mayıs 2018 - Cuma)
ARTİST KARTPOSTALLARI (27 Nisan 2018 - Cuma)
TÜRK BASININDA HÜRRİYET GAZETESİ (13 Nisan 2018 - Cuma)
Edebiyat Ustası Victor Hugo (15 Mart 2018 - Perşembe)
Burjuva Kökenden Gelen Bir Aydın (01 Mart 2018 - Perşembe)
14 Şubat: Tarihsel Bir Gün (15 Şubat 2018 - Perşembe)
Politika Uzlaşma Sanatıdır (08 Şubat 2018 - Perşembe)
Dünya Sinemasında Unutulmazlar (25 Ocak 2018 - Perşembe)
EDEBİYAT VE SANATIN NERESİNDEYİZ (11 Ocak 2018 - Perşembe)
Sevmek Yaşamak Demektir (04 Ocak 2018 - Perşembe)
Unutulmaz Radyo Günleri (28 Aralık 2017 - Perşembe)
Gözlerden Kalplere Sesler (15 Aralık 2017 - Cuma)
EDEBİYAT TARİHİ AYDINLANMAKTIR (08 Aralık 2017 - Cuma)
SAVAŞLARDAN ÇIKARI OLANLAR (10 Kasım 2017 - Cuma)
Elveda Hindistan (27 Ekim 2017 - Cuma)
Elia Kazan ve Livaneli Dostluğu (20 Ekim 2017 - Cuma)
Halep Gezi Anıları (13 Ekim 2017 - Cuma)
Teknoloji ve bilimin zaferi (06 Ekim 2017 - Cuma)
O bir zamanlar kraliçeydi (22 Eylül 2017 - Cuma)
Türk Sinemasında Kayıplar (25 Ağustos 2017 - Cuma)
İdeal Öğretmen (18 Ağustos 2017 - Cuma)
Bir Zamanlar Antakya (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Benden resim aşıranlara zıkkım ola (28 Temmuz 2017 - Cuma)
TARiHLE SÖYLEŞİLER (14 Temmuz 2017 - Cuma)
Treni Yürüten Önder (07 Temmuz 2017 - Cuma)
İhanete giden yol (30 Haziran 2017 - Cuma)
CHP Kendini Ortaya Koydu (23 Haziran 2017 - Cuma)
Senede Bir Gün (16 Haziran 2017 - Cuma)
Batı Dünyasında Son Gelişmeler (09 Haziran 2017 - Cuma)
Sevgisiz hayat bitkiseldir (02 Haziran 2017 - Cuma)
Kore´ye gidenler geri gelmedi (26 Mayıs 2017 - Cuma)
Beyazperdenin Unutulmazları (18 Mayıs 2017 - Perşembe)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi