Sandık birlik sorununu çözemedi
Halit Katkat
Tarih: 9.4.2019 11:09:53
Halit KATKAT

Yerel seçimler bir gün, hatta bir gün bile değil bir mesai saati kadar sürede yapılıp bitti. Biteli sekiz gün oldu; ama sayımı hala bitmedi. Öyle görünüyor ki bir süre daha sayım işlemleri sürecek. Sayım işlemi bitse bile bu seçim, tartışması bitmeyen bir seçim olarak tarihe geçecektir. Seçim öncesinden ve hatta her seçimde yayın organlarında yinelenen “oy hakkınızı kullanın”, “beş yılda bir size verilen seçme hakkınızı kullanın” söylemleri ile seçmeni sandığa götürenler; götürmek için en gelişmiş teknolojileri kullananlar ne hikmetse sayım söz konusu olunca işi ağırdan alıyorlar. Yerel yönetimler, hele hele metropol kentler söz konusu olunca, iktidar için hem ekonomik ve hem idari yönetim açısından kaybedilmesinin göze alınamayacağı yerlerdir. Buralar kaybedilince buradaki ranttan yararlanan sınıflar arasındaki ittifaklar da ister istemez yeniden şekillenecektir. Bu durum seçilen kişilerin kişiliği, dürüstlüğü ya da ideolojisiyle de pek bağlantılı değildir. Bu feodal ilişkilerle yürütülmeye çalışılan kapitalist sistemin işleyişiyle ilgilidir.

Bir haftadan fazla bir zamandır süren itiraz ve yeniden sayım sürecinde İstanbul´dan Ankara´ya, Balıkesir´den Muş, Kars ve Iğdır´a kadar seçim kurullarında verilen kararlar tam bir tarafgirlik örneği sergiledi. Halkın sandığa, seçim iradesine sahip çıkması artık eskisinden çok daha zor olmaktadır. Çünkü bundan sonra seçim denince oy torbaları üzerinde uyumak, yalancı medya bombardımanını aşmak ve iktidar sözcülerinden gelen binbir çeşit tehdit ve şantajı göze almak gerekecektir. Bu da sonraki seçimlerde halkı sandığa götürmek için promosyon uygulamasına baş vurulur mu sorusunu akla getiriyor. Diyelim ki bütün bu çetin mücadeleleri göze alıp seçildiniz. Bu durumda belediyeleri almanız işe yarayacak mıdır? Belirli miktarın üstünde ihalelerin ve görevden alma yetkisinin iktidar partisi Genel Başkanının onayına bağlı olması sizin başınızda demoklesin kılıcı gibi sallanamayacak mıdır? Ayrıca belediye meclislerinde çoğunluğu elinde bulunduran iktidar partisinin blokaj gücünü de unutmayalım. Bu zorlukların aşılması halkın büyük çoğunluğunun birlik ve desteğine ihtiyaç var.
Bütün bu zorlukların aşılması için umut bağlanan muhalefet partiler, halkı birleştirecek irade ve programa sahip midir?
Örneğin ana muhalefet partisi CHP, “Birlik olunacaksa şemsiye parti CHP olur” ya da “Birlik için görüşmeye de gerek yok, destek olunacaksa bu parti CHP´dir” anlayışındadır. Bu anlayıştan halkın geniş kesimlerini demesek bile sadece muhalefetin bile birleştirilemeyeceği ortadadır. 31 Mart seçimlerinde ortaya çıkan “birlik” tablosu böyledir. Buna bağlı olarak İYİ Parti ile açıktan Millet İttifakı kurduğu halde CHP´nin sosyalist parti ve yapılara, demokrasi güçlerine ve HDP´ye koyduğu mesafe de ortadadır. Muhalefetin bu zayıflığı aynı zamanda iktidarın moral kaynağı olmasa da teselli kaynağı olmaktadır. Dolayısıyla belirli ilkeler etrafında ve asgari müştereklerde birleşmemiş; halka açık olmayan ve sadece iktidar blokunun geriletilmesi için biraz da kendiliğinden oluşmuş yan yana gelişlerin, bu süreci göğüslemesi, yerel yönetimlerden başlayarak mevzilerini genişletmesi pek olası değildir. Başta İstanbul olmak üzere rantiyeci sınıflardan, betonculardan, demir, çelik ve inşaat tekellerinden kentleri kurtarmak, halkın kaynaklarını talan eden envai çeşit yağma stratejisini çöpe atmak da halkın mücadelesi olmadan başarılamaz. Halkın, emekçilerin ve demokrasi güçlerinin yok sayıldığı ya da edilgen kılındığı yerde; bir talancının yerini bir başkasının alması ise kaçınılmazdır. Çünkü ülke yönetimi gibi kent yönetimi de sınıfsaldır ve sınıf mücadelesinin bir parçasıdır.
Birliğin adresi bir kere daha görülüyor ki; bu gün için görmezden gelinse de kent konseyleridir. Çünkü dışarıda birleşemeyen partiler, sendikalar dahil dernekler, muhtarlar, odalar vb. kentin tüm örgütlü kesimleri bu konseyde kenti yönetmek için bir araya gelebilir, kent yönetimi için programlarını sunabilir ve kenti yönetebilir ve bu uygun bulunan kentlerde denenmelidir.

Anahtar Kelimeler: Sandık, birlik, sorununu, çözemedi
Yazarın Diğer Yazıları
Birlik üzerine (15 Ekim 2019 - Salı)
Krizin sermaye ve emekçi tarafı (08 Ekim 2019 - Salı)
Kapitalist üretim ve doğal afetler (17 Eylül 2019 - Salı)
Kayyum ve demokrasi (10 Eylül 2019 - Salı)
Halk meclisleri söylemleri ve kent konseyi (04 Eylül 2019 - Çarşamba)
Memurlarla Hükumet masada anlaşamadı (27 Ağustos 2019 - Salı)
Metalde TİS görüşmeleri ve bir örnek (06 Ağustos 2019 - Salı)
Öğrenme, itaat ve özgürlük (09 Temmuz 2019 - Salı)
Politika, ittifaklar ve iktidar (02 Temmuz 2019 - Salı)
İstanbul seçimi ve halk iradesi (25 Haziran 2019 - Salı)
Demokrasi dedikleri... (28 Mayıs 2019 - Salı)
Cığızlığın çözümü ne (14 Mayıs 2019 - Salı)
İşsizlik rakamlarının söylediği (16 Nisan 2019 - Salı)
Kent yönetimi, projeler ve demokrasi (19 Mart 2019 - Salı)
İki siyasetin etkisindeki seçmen (12 Mart 2019 - Salı)
Tanzim satış gereklidir ama nasıl? (05 Mart 2019 - Salı)
Ekonomik kriz ve etkileri (26 Şubat 2019 - Salı)
Değişim Umudu ve Seçimler (19 Şubat 2019 - Salı)
Yerel yönetimler ve çöken binalar (12 Şubat 2019 - Salı)
Yerel seçimler ve kent konseyi (06 Şubat 2019 - Çarşamba)
Fiyatları piyasa belirler (29 Ocak 2019 - Salı)
Asgari ücret ve sendikalaşma (22 Ocak 2019 - Salı)
Korku ve birlik ihtiyacı (08 Ocak 2019 - Salı)
Yeni yıla aktarılanlar (02 Ocak 2019 - Çarşamba)
Birlik ihtiyacı ve yerel seçimler (26 Aralık 2018 - Çarşamba)
Ücretler asgari, kårlar azami (18 Aralık 2018 - Salı)
Sesiz kalabalıkların değişimi (11 Aralık 2018 - Salı)
Enflasyon artışı ve maaş zamları (04 Aralık 2018 - Salı)
Sel felaketi ve yerel yönetimler (20 Kasım 2018 - Salı)
Yerel yönetim seçimleri ve talepler (06 Kasım 2018 - Salı)
Asgari ücret ve maaş zamları (30 Ekim 2018 - Salı)
Yerel Seçimler ve Halk İradesi (02 Ekim 2018 - Salı)
Faturayı kim ödesin? (18 Eylül 2018 - Salı)
Önümüzdeki Dönemde Ekonominin Durumu (11 Eylül 2018 - Salı)
Ekmek zammı ve düşündürdükleri (07 Ağustos 2018 - Salı)
Yanan Ormandan Daha Fazlası (31 Temmuz 2018 - Salı)
Angus kokusu aslında sistemin kokusudur (17 Temmuz 2018 - Salı)
Başka bir seçenek mümkün (10 Temmuz 2018 - Salı)
Çok bilinmeyenli bir seçim (26 Haziran 2018 - Salı)
‘OHAL Faturası´nı kim ödeyecek (19 Haziran 2018 - Salı)
AKP´nin taktikleri artık işe yaramıyor (12 Haziran 2018 - Salı)
Umutsuzluktan umut çıkarma seçimi (29 Mayıs 2018 - Salı)
Neyi vaat ettiler; neyi verdiler (22 Mayıs 2018 - Salı)
Burjuva politikasının iki yüzü (15 Mayıs 2018 - Salı)
CHP ve Büyükbabanın Hindileri (08 Mayıs 2018 - Salı)
Bu gün 1 Mayıs (01 Mayıs 2018 - Salı)
Şeker fabrikaları sadece şeker üretmez (12 Mart 2018 - Pazartesi)
Onaltı yılda ülke nereden nereye (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Metal sözleşmesinde kazançlı çıkan taraf (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Savaş işçi ve emekçilere ne getirecek? (22 Ocak 2018 - Pazartesi)
İşçilere Düşen Pay Azalıyor (18 Aralık 2017 - Pazartesi)
İyi Parti neye iyi gelecek? (31 Ekim 2017 - Salı)
Alternatif eğitim mümkün (03 Ekim 2017 - Salı)
Eğitim Sistemi neden yama tutmuyor? (26 Eylül 2017 - Salı)
Demokratik ve laik eğitim (19 Eylül 2017 - Salı)
TİS görüşmeleri ve işçi iradesi (08 Ağustos 2017 - Salı)
Yaşanacak bir cevre, kentlerimiz ve biz (25 Temmuz 2017 - Salı)
Adaleti her yerde aramaya devam (11 Temmuz 2017 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi