Sel felaketi ve yerel yönetimler
Halit Katkat
Tarih: 20.11.2018 11:21:05
Halit KATKAT


Muğla´nın Bodrum ilçesinde iki gün önce bir sel felaketi meydana geldi. Bu haber gazetelerin birinci sayfasında “Bodrum sele teslim”, “Bodrumda savaş manzaraları” başlıklarıyla yer aldı. Haberle ilgili resimler gerçekten bir savaş manzarasını andırıyordu. Asfaltlar patlamış, arabalar denize sürüklenmiş, evleri sular basmış. Haberde şöyle deniyordu “Bugün sabaha karşı etkisini artıran sağanak, sele neden oldu. Yüksek kesimlerden inen yağmur sularının önüne katıp getirdiği çöp ve kaya parçaları, rögarları tıkadı. …caddeleri ile bazı ara sokaklar sel suları nedeniyle dereye döndü. Sel suları asfaltı sökerken, onlarca ev ve işyerini de su bastı.”

Bu felaket sadece Bodruma özgü değil, son yıllarda betonlaşan bütün kentlerimizde bu manzarayı görmeye neredeyse alıştık, ya da alıştırıldık. Kış mevsimi kendini daha yeni göstermeye başladı. Önümüzdeki hafta ya da aylarda bu tür olaylarla karşılaşacağımızı söylemek için kâhin olmaya gerek yok. Her zaman yazılıp söylendiği gibi kentlerde yeşil alanlara inşaatlar, yollar, AVM´ler yapılarak betonlaştırılıyor. Betonlaşan alanlara düşen yağmurun tahliyesi için yeterli su giderleri yapılmıyor, derelere bina yapılarak önü kapatılıyor. Suyun önünü kapatıp felakete yol açan sorumlulardan hesap sorulmuyor, hatta felakete neden olan inşaat müteahhidi yeniden kendisine iş verileceği için seviniyor.

Bodrum ülkemizin en çok turist çeken gözde ilçelerinden biri… Ama aynı zamanda yazın su kıtlığı çekilen bir yer. Yıllar önce İnşaat Mühendisi bir arkadaşım orada ev yaparken evin bodrum katına su sarnıcı yaptırdığını söylemişti. Nedenini de “yazın su kıtlığı var; kışın yağan yağmurları sarnıçta biriktirip yazın kullanmak için yaptırıyorum” diyerek açıklamıştı. Evet, bu bir çelişki yazın su bulamıyorsunuz kışın evleri sular basıyor. Bu günkü teknoloji ve teknik bilgi ile bu çelişkiyi çözmek zor değil elbette… İnşaat Mühendisi arkadaşım bunu kendi ihtiyacına göre çözmüş. En basitinden yerel yönetimler de buna benzer çözümler bulabilirler. Bir düşünün Hollanda´nın topraklarının büyük kısmı deniz seviyesinin altında, Paris kentinin ortasından koskoca Sen nehri geçiyor; “Hollanda veya Paris´i su bastı” haberlerini hiç duydunuz mu? Burada “felaket Allah´tan geldi”, ya da turistik bölgeler için “açık saçık giyiniyorlar ondan oluyor” diye yorum yapanlara şunu sormak isterim: Avrupa´da bu tür felaketler ya olmuyor, çok nadiren olsa bile zarara yol açmıyor; onların inancı daha mı kuvvetli? Hayır, onlar ilk olarak işlerini Allah´a bırakmıyor; teknolojik bilgilerine ve donanımlarına güveniyor. İkincisi yerel yönetimler halk tarafından denetlenebiliyor.

Burada yerel yönetim seçimlerinin gündeme geldiği bu günlerde bir kere daha şunu belirtmek gerekir ki kentin yaşanabilir ve felaketlerde zarar görmeyen bir kent olabilmesi için o kentte yaşayanların yönetime ve kararlara katılabileceği, aynı zamanda denetleyebileceği bir yerel meclise ihtiyaç var. Kent konseylerinin bu işlevi yerine getirmesi için kent konseyi bileşenlerinin ve kent halkının bu konuda ısrarcı olmaları gerekir.

Anahtar Kelimeler: felaketi, yerel, yönetimler
Yazarın Diğer Yazıları
Birlik üzerine (15 Ekim 2019 - Salı)
Krizin sermaye ve emekçi tarafı (08 Ekim 2019 - Salı)
Kapitalist üretim ve doğal afetler (17 Eylül 2019 - Salı)
Kayyum ve demokrasi (10 Eylül 2019 - Salı)
Halk meclisleri söylemleri ve kent konseyi (04 Eylül 2019 - Çarşamba)
Memurlarla Hükumet masada anlaşamadı (27 Ağustos 2019 - Salı)
Metalde TİS görüşmeleri ve bir örnek (06 Ağustos 2019 - Salı)
Öğrenme, itaat ve özgürlük (09 Temmuz 2019 - Salı)
Politika, ittifaklar ve iktidar (02 Temmuz 2019 - Salı)
İstanbul seçimi ve halk iradesi (25 Haziran 2019 - Salı)
Demokrasi dedikleri... (28 Mayıs 2019 - Salı)
Cığızlığın çözümü ne (14 Mayıs 2019 - Salı)
İşsizlik rakamlarının söylediği (16 Nisan 2019 - Salı)
Sandık birlik sorununu çözemedi (09 Nisan 2019 - Salı)
Kent yönetimi, projeler ve demokrasi (19 Mart 2019 - Salı)
İki siyasetin etkisindeki seçmen (12 Mart 2019 - Salı)
Tanzim satış gereklidir ama nasıl? (05 Mart 2019 - Salı)
Ekonomik kriz ve etkileri (26 Şubat 2019 - Salı)
Değişim Umudu ve Seçimler (19 Şubat 2019 - Salı)
Yerel yönetimler ve çöken binalar (12 Şubat 2019 - Salı)
Yerel seçimler ve kent konseyi (06 Şubat 2019 - Çarşamba)
Fiyatları piyasa belirler (29 Ocak 2019 - Salı)
Asgari ücret ve sendikalaşma (22 Ocak 2019 - Salı)
Korku ve birlik ihtiyacı (08 Ocak 2019 - Salı)
Yeni yıla aktarılanlar (02 Ocak 2019 - Çarşamba)
Birlik ihtiyacı ve yerel seçimler (26 Aralık 2018 - Çarşamba)
Ücretler asgari, kårlar azami (18 Aralık 2018 - Salı)
Sesiz kalabalıkların değişimi (11 Aralık 2018 - Salı)
Enflasyon artışı ve maaş zamları (04 Aralık 2018 - Salı)
Yerel yönetim seçimleri ve talepler (06 Kasım 2018 - Salı)
Asgari ücret ve maaş zamları (30 Ekim 2018 - Salı)
Yerel Seçimler ve Halk İradesi (02 Ekim 2018 - Salı)
Faturayı kim ödesin? (18 Eylül 2018 - Salı)
Önümüzdeki Dönemde Ekonominin Durumu (11 Eylül 2018 - Salı)
Ekmek zammı ve düşündürdükleri (07 Ağustos 2018 - Salı)
Yanan Ormandan Daha Fazlası (31 Temmuz 2018 - Salı)
Angus kokusu aslında sistemin kokusudur (17 Temmuz 2018 - Salı)
Başka bir seçenek mümkün (10 Temmuz 2018 - Salı)
Çok bilinmeyenli bir seçim (26 Haziran 2018 - Salı)
‘OHAL Faturası´nı kim ödeyecek (19 Haziran 2018 - Salı)
AKP´nin taktikleri artık işe yaramıyor (12 Haziran 2018 - Salı)
Umutsuzluktan umut çıkarma seçimi (29 Mayıs 2018 - Salı)
Neyi vaat ettiler; neyi verdiler (22 Mayıs 2018 - Salı)
Burjuva politikasının iki yüzü (15 Mayıs 2018 - Salı)
CHP ve Büyükbabanın Hindileri (08 Mayıs 2018 - Salı)
Bu gün 1 Mayıs (01 Mayıs 2018 - Salı)
Şeker fabrikaları sadece şeker üretmez (12 Mart 2018 - Pazartesi)
Onaltı yılda ülke nereden nereye (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Metal sözleşmesinde kazançlı çıkan taraf (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Savaş işçi ve emekçilere ne getirecek? (22 Ocak 2018 - Pazartesi)
İşçilere Düşen Pay Azalıyor (18 Aralık 2017 - Pazartesi)
İyi Parti neye iyi gelecek? (31 Ekim 2017 - Salı)
Alternatif eğitim mümkün (03 Ekim 2017 - Salı)
Eğitim Sistemi neden yama tutmuyor? (26 Eylül 2017 - Salı)
Demokratik ve laik eğitim (19 Eylül 2017 - Salı)
TİS görüşmeleri ve işçi iradesi (08 Ağustos 2017 - Salı)
Yaşanacak bir cevre, kentlerimiz ve biz (25 Temmuz 2017 - Salı)
Adaleti her yerde aramaya devam (11 Temmuz 2017 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi