Sevgili İsmet Paşam
Leman GÖÇMEN
Tarih: 9.1.2019 10:23:57
Leman GÖÇMEN

25 Aralık, senin bizim aramızdan ayrılışının yıldönümüydü. Aslında sen, sağlam yüreklerin gönlünden hiç çıkmadın. 

Her zaman açık ve doğru sözlü, bizlere gösterdiğin yolda, yolumuza devam etmeye çalıştık. Çok dikenli yollardan geçtik, çok da fire verdik. Arkanda bıraktığın Cumhuriyet kuşağının bir neferi olarak seni ilk defa İskenderun´a trenle geldiğin 17 Ekim 1941´de İskenderun garında 4 çocuk annesi sevgili annemiz Hüsniye Göçmen´le beraber seni karşılamaya geldik. Çay Mahallesi gara yakın olduğu için ben 8 yaşındaydım. Kardeşlerimden birinin elinden tuttum. Birisini de annem, yürüyerek otogara geldik. Annem beyinci kardeşimize hamileydi. Şu anda ben olsam o durumda cesaret edemezdim diyorum. Okuyup yazma bilmeyen bir kadın olarak gönlündeki inançlar onun da sapasağlamdı. Yanında sanırım oğullarından biri de vardı. Öyle demişlerdi. Gülerek, selam vererek, korumasız yolun sonuna kadar geldin. Caddeye ulaştığında karşılayan arabaya bindin, uzaklaştın.
Olabildiği kadar kalabalık bir topluluk ellerinde bayraklarla alkışlayarak karşılanmıştın. Sevgili babamı oralarda görmedim. Zira o karşılama komitesindeydi. Ağırlanma, yemekle o ilgileniyordu.
Babamın sana olan hayranlığı ve Hatay´ın anavatana bağlanması konusunda büyük Atatürk´ün hep yanında olduğunuzu bilirdi ve ölünceye kadar da senin izinden, yanından hiç ayrılmadı. Dolayısıyla bizler ve çevremizdeki akrabalarımızla senin hedeflerinde olduk; tabiki hepimizi de sarmıştı.
O yıllardaki Halkevlerinin çok düzgün kültür çalışmaları vardı. Hatta buranın ilk gazetelerinden biri olan Körfez Gazetesi´nin sahibi Ahmet Perker, Halkevinin müdürüymüş. Bizler oraya 23 Nisanlarda, Cumhuriyet Bayramlarında gider, tiyatro oyunlarımızı, balolarımızı yapar eğlenirdik. Ve orada tiyatrodan tutunuz her çeşit kültür, sanat faaliyetlerinin bütün kolları vardı. Bunu geçmiş kuşakların hiçbirinin unutmaması lazım geliyordu. Nasıl ki babam bize anlattıysa, biz onun izinden yürüdüysek o dönemin bir de çok idealist öğretmenleri vardı. Öğretmenlerimizden okullarda her zaman Cumhuriyeti, Atatürk´ü, silah arkadaşlarını anlatan bölümleri öğrenirdik.
Nasıl geçti yıllar… ve 1950 yılını bulduk. O yılların hangisini anlatsam. Politikaların fırtınalı günlerini mi, çektiğimiz partizanlık acılarını mı… her biri destan olur ama, sen dik duruşunla muhalefet yıllarına da vatandaşları birbirine düşürecek söylemlerin olduğu bir gün bir demecin vardı. “Sevgili vatandaşlarım, sizler güzel vatanımızda biliyorum ki bazı sıkıntılarınız var. Ancak sanmayın ki milletvekillerimiz her zaman böyle kavga yapmazlar, tartışmazlar. Kendilerini ilgilendiren bir konular olursa hemen kadehler kalkar, neşe içinde arkadaşlıklarını yaparlar. Sizler de kavga etmeden, büyük olaylara karışmadan parti çalışmalarınızı yapın” demiştin.
Eğer bu beyanatın içinde bir yalan ve yanlış varsa vebali benimdir. Ben 86 yaşında bir beyne, hafızaya sahibim. Bunun içinde hatalarımın olabilmesi de mevcuttur.
Ben senin cenaze merasimine gelemediğim için çok acı çekmiştim; hala da üzülürüm. Sen binlerce yıl geçse de nurlar içinde yat ancak 5 yıl Ankara´da yaşadığım yıllarda ve Ankara´ya her ziyarete gittiğimde Atamızı ve seni ziyaret etmeden geri dönmem. Bir de ‘İsmet paşanın anıt mezarı mezarı daha görkemli bir yerde olmalıydı´ derim. Anıtkabir´de boynum bükük bir fotoğrafım vardır. Ben yine seni anarım, seni yazarım sevgili paşam.
Çok yakın zamanda bir televizyon kanalında eşi de yazar çizer olan bir kadındı. Hemen not alma alla alışkanlığıma rağmen adını not etmemiştim. Birdenbire ‘Lozan´ın uydurulduğu´ yönünde bir şeyler söyledi. Hatta ve hatta 6 okun laiklik kısmının sonradan ilave edildiğini söylemişti.
Sevgili vatandaşlarım siz de İsmet paşanın hayatını, savaşlarını, özel hayatını bilhassa, onun ne kadar ince ruhlu; hem bir kurmay hem bir halk adamı ve her zaman vatanı milleti için herşeyini feda etmiş biri olduğunu unutmayın. Eşinin hamile olduğunu cephede öğrenmiş, harp devam ediyor ziyarete gelememiş, çocuk dünyaya gelmiş yine görememiş. Harp yılları ve çocuk ölmüş ama yine görememiş. Bunları bilememek bir nankörlük örneğidir.
Paşam sen kal-u belaya kadar nurlar içinde yat. Sen yine doğrulardan yana olduğun gibi doğrular da senden yana olacaktır.
Hoşçakal

Anahtar Kelimeler: Sevgili, İsmet, Paşam
Yazarın Diğer Yazıları
Özlediğim tatil (10 Temmuz 2019 - Çarşamba)
Şair Eşref Azgın Türker (10 Nisan 2019 - Çarşamba)
Yerli Malı (20 Şubat 2019 - Çarşamba)
Değerli Bir Anı (13 Şubat 2019 - Çarşamba)
BULVAR TAKSİNİN HANIM ŞÖFÖRÜ (06 Şubat 2019 - Çarşamba)
Güzel Şehrim, Asil İskenderun (23 Ocak 2019 - Çarşamba)
İskenderun Teyyare Meydanı (16 Ocak 2019 - Çarşamba)
Ozan Mustafa İncedil (19 Aralık 2018 - Çarşamba)
Şair Ahmet Karaca (05 Aralık 2018 - Çarşamba)
Öğretmenler Günümüz (21 Kasım 2018 - Çarşamba)
PAZARA GİTMEK BİR AYRICALIKTIR (07 Kasım 2018 - Çarşamba)
Cumhuriyet Herşeyimizdir (31 Ekim 2018 - Çarşamba)
Angus Cezası (03 Ekim 2018 - Çarşamba)
30 Ağustos (05 Eylül 2018 - Çarşamba)
Apostoli Zirek (29 Ağustos 2018 - Çarşamba)
Yenişehir Mahallesi (25 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Çomça gelin ne ister? (18 Temmuz 2018 - Çarşamba)
BİR HAYAT ÖYKÜSÜ-II (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
BİR HAYAT ÖYKÜSÜ-I (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Balkonumdaki Mor Marullarım (14 Haziran 2018 - Perşembe)
Atamız ve Fenerbahçe (30 Mayıs 2018 - Çarşamba)
1 Mayıs (16 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Geldi 23 nisan (25 Nisan 2018 - Çarşamba)
Halkevlerimiz (11 Nisan 2018 - Çarşamba)
Anneme Hasretlerimle (04 Nisan 2018 - Çarşamba)
BİRAZ DA SAĞLIK (20 Mart 2018 - Salı)
Sevgili okurlarım (27 Şubat 2018 - Salı)
Hastanede 3 Gün (20 Şubat 2018 - Salı)
Zerrin Özer Sen Çok Yaşa (23 Ocak 2018 - Salı)
Meşk-i Muhabbet (03 Ocak 2018 - Çarşamba)
Meşk-i Muhabbet (03 Ocak 2018 - Çarşamba)
Anılara Değer Vermek (13 Aralık 2017 - Çarşamba)
Bulvar Taksi Durağı Yandı (06 Aralık 2017 - Çarşamba)
Kaybettiğimiz Bir Değer Fahrettin Saraç (29 Kasım 2017 - Çarşamba)
10 Kasım´ın ardından (22 Kasım 2017 - Çarşamba)
Serhat´a hasret (08 Kasım 2017 - Çarşamba)
SEVGİLİ CUMHURİYETİM (01 Kasım 2017 - Çarşamba)
Samanın Hikayesi (25 Ekim 2017 - Çarşamba)
Benim Hayatım Bir Roman (18 Ekim 2017 - Çarşamba)
Akşamın safası (13 Eylül 2017 - Çarşamba)
Annemin Gelinliği Yoktu (06 Eylül 2017 - Çarşamba)
Zafer Haftası (30 Ağustos 2017 - Çarşamba)
Günaydın güllerim (30 Ağustos 2017 - Çarşamba)
Mahallemin bakkalı kepenk kapatıyor (16 Ağustos 2017 - Çarşamba)
Yazıp Çizme Sevdası (09 Ağustos 2017 - Çarşamba)
Artık Arsuz´u kıskanmayacağım (02 Ağustos 2017 - Çarşamba)
Otobüs Yolculuklarını Özledim (26 Temmuz 2017 - Çarşamba)
Karpuz mevsimi (12 Temmuz 2017 - Çarşamba)
Pazardaki ucuzluk (05 Temmuz 2017 - Çarşamba)
Kayısı senesi (21 Haziran 2017 - Çarşamba)
Zeytin bizim baş tacımızdır (14 Haziran 2017 - Çarşamba)
Cerrah Selver (31 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Anneler Günü (17 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Referandumun ardından (10 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi