SİNEMA TARİHİNE BİR BAKIŞ
Sadullah ÇAĞLAR
Tarih: 3.4.2020 07:27:14
Sadullah ÇAĞLAR

Beyaz perde dendiğinde hemen akla Amerikan sineması ve haklı olarak Hollywood gelir. Neden Amerikan sineması kurumlaştı ve kalıcı oldu? Aslında beyazperdenin doğum yeri Batı´dır. 1894 yılında Fransa´da yaşayan Auguste ve Luıs Lumıere kardeşler Lyon´da fotoğraf stüdyosunda çalışmaları sonucunda sinemayı keşfettiler.
Eddison´un elektriği keşfetmesi ve radyonun icadı beyaz perde öncesinin ayak sesleri idi. Radyonun keşfi İtalyan asıllı bilim adamlarının eseridir. Sinema aslında genel kültürü sokaktaki insana taşıdı.
Edebiyatın büyük eserleri başta Şekspir´in Hamlet´i, Romeo ve Jülyet´i yada Tolstoy´un Harp ve Sulh eseri Londra, Paris gibi büyük kentlerde burjuvalar tarafından opera yada tiyatrolarda seyrediliyordu.
Bu sayede aristokrat sınıf kültürel olarak gelişti ve politik önderler de bu sınıftan çıktı. Örneğin ABD başkanı genç Kenedy Beyaz Saray´da sürekli olarak senfoni konserleri organize eder ve canlı olarak dinlerdi.
Bir başka ABD başkanı olan Linkoln köleliği yasaklayan kişi olup tiyatroda Hamlet´i seyrederken öldürüldü. Sinema sayesinde yoksul insanlar az bir para ödeyerek hayal dünyalarını geliştirme ve kültürlerini arttırma şansına sahip oldu.
Örneğin Roma İmparatoru Neron´un Roma şehrini yaktırışını sinemada gören insanlar şaşkına döndü ama aynı zamanda bilgiyle donandı.
Nasıl unutabiliriz George Stevens´in Devlerin Aşkı (Giant) filmini. Filmin başrollerinde Elizabeth Taylor, Rock Hudson ve genç yaşta ölen ve efsane aktör James Dean vardır.
Politzer ödüllü Amerikalı yazar Edna Ferber´in 1952 yılında yazdığı Devlerin Aşkı (Giant) adlı romandan sinemaya aktarılan film gişede büyük başarı kazanmıştır.
Filmde Teksaslı büyük toprak sahibi Rock Hudson ticaret yaptığı aristokrat bir ailenin eğitimli kızıyla tanışır. Akşam yemeğinde kızın babası Hudson´a kaç dönüm toprağınız var dediğinde, Hudson; 55 bin dönüm der ve sığır ticareti ile uğraştığını anlatır. Ancak Elizabeth Teksas´ın aslında Meksika toprağı olduğunu ve Amerika tarafından işgal edildiğini söyler.
Evin kızı Elizabeth Taylor Harward mezunudur son derece kültürlü bir kızdır. Ailesinin isteği üzerine bir kaç gün içinde Rock Hudson´la evlenir. Teksas´a Hudson´un çiftliğine yerleşirler. Çiftlik işlerinden sorumlu olan Hudson´un kız kardeşine ise Elizabeth ev işlerinde yetki bende diyerek ağırlığını koyar.
Elizbeth eşi ile geniş toprakları gezerken başı dönünce kahya ile çiftliğe gönderilir. Yolda sohbet ederlerken kahya; Umarım buraya alışırsınız zira eşiniz son derece muhafazakar.
İsyankar yapısıyla kahya rolündeki James Dean gelini çiftlik işlerinde çalışan yoksul Meksikalıların oturduğu köye götürür. Meksikalıların yaşadığı köyde çocuklar hastalık ve öksürükten kırılmaktadır.
Bunu gören Elizabeth kahyaya; Neden buraya doktor getirmiyorsun? Kahya; Hanımefendi buraya doktor getirmemiz yasak.
Bunun üzerine Elizabeth doktor getirir ve hastalar tedavi edilir. Çiftliğe döndüklerinde Hudson neden göçmenlerin köyüne gittiniz diye sitem eder.
Bir akşam evin geniş salonunda çevredeki büyük toprak sahipleri ile yapılan toplantıyı izleyen Elizabeth´e kadınların toplantıya katılamayacağını söyler Hudson.
Elizabeth ise bunun tam bir feodal gerilik olduğunu söyleyip çocuklarını da yanına alır ve evi terk ederek ailesinin yanına döner.
Süreç içinde karısını seven Hudson kendini yeniler, ırkçı düşüncelerden vazgeçer, hasta göçmenleri ziyaret eder, tedavileri ile ilgilenir ve eşi ile barışır.
Eşi ve çocukları ile yemeğe giderken çocukların dadısını da beraber götürür. Ancak bölge son derece ırkçıdır ve lokantada garson zencilerin buraya giremeyeceğini söyler.
Kişiliği değişen Hudson ise garsona kimseye böyle hakaret edip kovamazsın deyince kavga çıkar, garson saldırır ve Hudson yaralanır.
Elizabeth ise eşindeki bu değişime şaşırır ve sana yeniden aşık oldum der. Sevgi adamı değiştirmiştir.
Devlerin Aşkı filminin Oskar ödüllü yönetmeni Stevans, Time dergisine haber olur ve filmin ırkçılığı anlatan en güzel film olduğunu yazar dergi. Filmin karakter oyuncusu James Dean ise film yapımı bitmek üzere iken trafik kazasında ölür.
Gelecekte şöhret olacağı anlaşılan Dean süreç içinde efsane oldu. Filmin yönetmeni George Stevans´ın 1951 yılında yaptığı Amerikan Rüyası filmini 1954´te izlediğimde çok etkilenmiştim.
Beyaz perde bir dünya rüyasıdır. İnsanoğlu bazen bir kaç saatlik rüyadan hiç uyanmak istemez.
Bir diğer unutamadığım film ise 1945 yılı yapımı Marakeşli Dansöz. Fransız işgali döneminde Faslı dansöz bir kadının Fransız askerle olan aşkını anlatır. Fransızlara karşı direnen halktan kişiler dansözü tehdit eder. Sevdiği düşmanla yaşadığı aşk sonucu ölüme yaklaştığını anlayan dansöz bir akşam sahnede sevdiği Fransız subaya; Bu benim son dansım ve bu dansı senin için yapıyorum.
Sinemanın dahi sanatçısı Çarli Çaplin sessiz filmi Göçmen ile Amerikan rüyasının ne kadar sahte olduğunu gözler önüne serer. Filmde iltica için gemi ile Amerika´ya gelmekte olan göçmenler hürriyet meşalesini elinde tutan simge heykele bakarken umutları çok azdır, zira göçmen bürosunda mültecilere kötü davranıldığı bilinmektedir. Filmin sonunda Şarlo yasak bölgeden bir kaç göçmeni geçirir ve cebindeki parayı onlara verir.
Ve unutulmaz masal filmi 1942 yapımı Bağdat Hırsızı filmi sonraki yıllarda defalarca yeniden yapılmasına rağmen hiç biri ilk filmin başarısını yakalayamadı. Filmde Prens Ahmet´in elinden veziri Cafer tarafından kurulan komplo ile saltanat alınır. Prens Ahmet hayatını kurtaran arkadaşı hırsız Sabu ile Bağdat pazarından yiyecek çalarken pazarı muhafızlar basar.
Prensesin geçeceğini söyler ve halkı pazardan çıkmaya zorlarlar. Ahmet nedeni sorduğunda prensesi görmek yasak zira göreni öldürürler denir. Prensesi merak eden eski prens Ahmet prenses güzel mi diye sorar arkadaşı Sabu´ya. Sabu ise ay kadar güzel der. Bunun üzerine Prens Ahmet büyük bir küpün içine saklanarak prensesin geçişini izler ve onun güzelliği karşısında büyülenir.
Prensese aşık olan eski prens Ahmet arkadaşı hırsız Sabu´dan kendisini saraya götürmenin bir yolunu bulmasını ister. Filmin sonunda kötü Vezir Caferi yenen Prens Ahmet prensesle evlenir. Bağdat Hırsızı filmi eşsiz sahne dekoru ile adeta eski Bağdat´ı yeniden canlandırmış ve Oscar ödülü kazanmıştır.
Son olarak başrolünde Greta Garbo´nun olduğu 1930 yapımı Grand Hotel filmi ve Greta´nın otelin salonundan çıkış sahnesi unutulmaz sinema klasikleri arasında yer alır.

Anahtar Kelimeler: SİNEMA, TARİHİNE, BAKIŞ
Yazarın Diğer Yazıları
FUZULİ´DEN ŞEKSPİR´E MESAJ (28 Ekim 2020 - Çarşamba)
ONLARI UNUTMAK MÜMKÜN MÜ? (22 Ekim 2020 - Perşembe)
EBEDİ AŞK (14 Ekim 2020 - Çarşamba)
Kırsalı Batı´yla taşıyan aydın (07 Ekim 2020 - Çarşamba)
Evrensel Mısır sineması (11 Eylül 2020 - Cuma)
POLİTİK YAŞAMDA YOL AYRIMI (04 Eylül 2020 - Cuma)
MAHATMA GANDİ VE CHARLİE CAHPLİN (28 Ağustos 2020 - Cuma)
CHP´NİN 37.KURULTAY MESAJI (21 Ağustos 2020 - Cuma)
Hiroşima´nın 75.yılı anısına (14 Ağustos 2020 - Cuma)
SANAT DÜNYASINA BİR BAKIŞ (07 Ağustos 2020 - Cuma)
KURTULUŞ LOZAN´DA BELGELENDİ (24 Temmuz 2020 - Cuma)
Sinema tarihinin muhteşem kadını (16 Temmuz 2020 - Perşembe)
ANTAKYA TARİHLE KUŞANMIŞ KENT (27 Mart 2020 - Cuma)
SPARTAKÜS YAŞAMA VEDA ETTİ (28 Şubat 2020 - Cuma)
TRENLERİN SESİ DUYULMAZ OLDU (07 Şubat 2020 - Cuma)
Kore´ye gidenler geri gelmedi (24 Ocak 2020 - Cuma)
DERTLİ PINAR (06 Aralık 2019 - Cuma)
Şampanya İçilerek Kutlanan Ölüm (29 Kasım 2019 - Cuma)
Umutsuz adamdan uzak durun (22 Kasım 2019 - Cuma)
BAĞ BOZUMU (15 Kasım 2019 - Cuma)
TARİHSEL UNUTULMAZ MEKTUPLAR (01 Kasım 2019 - Cuma)
BABALAR VE OĞULLARI (20 Eylül 2019 - Cuma)
BEYAZ PERDEDEN SEÇMELER (13 Eylül 2019 - Cuma)
TROYA DAĞLARI UYGARLIĞIN BEŞİĞİDİR (30 Ağustos 2019 - Cuma)
İlhan Selçuk´tan politik anılar (12 Temmuz 2019 - Cuma)
Romalı Brutus´ün yanılgısı (05 Temmuz 2019 - Cuma)
Benden resim aşıranlara zıkkım ola (06 Haziran 2019 - Perşembe)
BİR DOSTUN ARKASINDAN (31 Mayıs 2019 - Cuma)
İskenderun ve Kitaplı Yıllar (24 Mayıs 2019 - Cuma)
MISIRLI ESMA HAN´IN UMUTSUZ AŞKI (17 Mayıs 2019 - Cuma)
Don Kişot´lar öncüdür (10 Mayıs 2019 - Cuma)
KEŞİFLER DÜNYASI (05 Nisan 2019 - Cuma)
BEYAZ PERDEDE BİR EFSANE (15 Mart 2019 - Cuma)
Ahım gibi ah var mı acep (01 Mart 2019 - Cuma)
Modası Geçmeyen Bir Yolculuk (22 Şubat 2019 - Cuma)
14 ŞUBAT´IN ANLAMI (15 Şubat 2019 - Cuma)
LATİN AMERİKA VE YAKIN TARİHİ (08 Şubat 2019 - Cuma)
BUĞDAY İHRAÇ EDEN ÜLKEYDİK (25 Ocak 2019 - Cuma)
UNUTULAN DOSTLUKLAR VE EDEBİYAT (18 Ocak 2019 - Cuma)
SÖZ UÇAR YAZI KALIR (11 Ocak 2019 - Cuma)
TARİHTEN BİR YAPRAK 1960´LI YILLAR (28 Aralık 2018 - Cuma)
YAŞAR KEMAL VE NOBEL ÖDÜLÜ (21 Aralık 2018 - Cuma)
Elveda Hindistan (14 Aralık 2018 - Cuma)
YAŞAM VE DOĞA KÜLTÜRÜ (09 Kasım 2018 - Cuma)
Dünya Edebiyatı ve Savaşlar (19 Ekim 2018 - Cuma)
ENGELS´İN EVİ (28 Eylül 2018 - Cuma)
Kağıt Fabrikası Olmayan Ülke (14 Eylül 2018 - Cuma)
Köyden Gelen Aydına Veda (31 Ağustos 2018 - Cuma)
BİR USTANIN ANILARI (17 Ağustos 2018 - Cuma)
Çöl Tilkisi´nin Son Günü (03 Ağustos 2018 - Cuma)
TARİHİ ROMA´DA BİR GEZİNTİ (13 Temmuz 2018 - Cuma)
BAŞARI UMUTTAN BESLENİR (06 Temmuz 2018 - Cuma)
BEYAZ PERDENİN UNUTULMAZLARI (29 Haziran 2018 - Cuma)
SANATLA KUŞANMIŞ LİDERLER (22 Haziran 2018 - Cuma)
"İşte Paşam İstanbul" (01 Haziran 2018 - Cuma)
ÖLÜMSÜZLERİN UNUTULMAYAN AŞKLARI (25 Mayıs 2018 - Cuma)
ARKADAŞ (18 Mayıs 2018 - Cuma)
KİTAPSIZ BİLENLER (11 Mayıs 2018 - Cuma)
ARTİST KARTPOSTALLARI (27 Nisan 2018 - Cuma)
TÜRK BASININDA HÜRRİYET GAZETESİ (13 Nisan 2018 - Cuma)
Edebiyat Ustası Victor Hugo (15 Mart 2018 - Perşembe)
Burjuva Kökenden Gelen Bir Aydın (01 Mart 2018 - Perşembe)
14 Şubat: Tarihsel Bir Gün (15 Şubat 2018 - Perşembe)
Politika Uzlaşma Sanatıdır (08 Şubat 2018 - Perşembe)
Dünya Sinemasında Unutulmazlar (25 Ocak 2018 - Perşembe)
EDEBİYAT VE SANATIN NERESİNDEYİZ (11 Ocak 2018 - Perşembe)
Sevmek Yaşamak Demektir (04 Ocak 2018 - Perşembe)
Unutulmaz Radyo Günleri (28 Aralık 2017 - Perşembe)
Gözlerden Kalplere Sesler (15 Aralık 2017 - Cuma)
EDEBİYAT TARİHİ AYDINLANMAKTIR (08 Aralık 2017 - Cuma)
SAVAŞLARDAN ÇIKARI OLANLAR (10 Kasım 2017 - Cuma)
Elveda Hindistan (27 Ekim 2017 - Cuma)
Elia Kazan ve Livaneli Dostluğu (20 Ekim 2017 - Cuma)
Halep Gezi Anıları (13 Ekim 2017 - Cuma)
Teknoloji ve bilimin zaferi (06 Ekim 2017 - Cuma)
O bir zamanlar kraliçeydi (22 Eylül 2017 - Cuma)
Türk Sinemasında Kayıplar (25 Ağustos 2017 - Cuma)
İdeal Öğretmen (18 Ağustos 2017 - Cuma)
Bir Zamanlar Antakya (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Benden resim aşıranlara zıkkım ola (28 Temmuz 2017 - Cuma)
TARiHLE SÖYLEŞİLER (14 Temmuz 2017 - Cuma)
Treni Yürüten Önder (07 Temmuz 2017 - Cuma)
İhanete giden yol (30 Haziran 2017 - Cuma)
CHP Kendini Ortaya Koydu (23 Haziran 2017 - Cuma)
Senede Bir Gün (16 Haziran 2017 - Cuma)
Batı Dünyasında Son Gelişmeler (09 Haziran 2017 - Cuma)
Sevgisiz hayat bitkiseldir (02 Haziran 2017 - Cuma)
Kore´ye gidenler geri gelmedi (26 Mayıs 2017 - Cuma)
Beyazperdenin Unutulmazları (18 Mayıs 2017 - Perşembe)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi