Tekellere Karşı ‘Yerli Milli´ Politikanın Çıkmazı
Halit KATKAT
Tarih: 14.7.2021 17:54:02
Halit KATKAT

Bundan bir hafta on gün önce tek geçim kaynağı tütün olan üreticiler, tütün ekimine izin verilmemesini protesto ederek “tütün üretemezsek aç kalırız” diyerek Adana Malatya karayolunu kapatıyorlar. Bu en asgari demokrasi kırıntısı olan bir ülkede bile tahammül edilebilen bir haktır. Bu üreticiler uzun yıllardır AKP iktidarını destekliyorlardı. Bu protestoya katılan tütün üreticilerinden 16´sı evleri basılarak gözaltına alınıyor. Gözaltına alınan üreticilerden 10´u çıkarıldıkları mahkeme tarafından tutuklandı. 6 üretici ise adli kontrol uygulamasıyla serbest bırakıldı.

1990´ların ilk yarısında başlayan ve sonraki 10-12 yıllık dönemde, TEKEL işçilerinin uzun süren protestolarına karşın, TEKEL´in fabrikaları, depoları ve kıymetli arazileri sermayenin yağmasına açılmış, sigara ve tütün pazarı da tümüyle uluslararası tekellere devredilmiştir. Bu tekeller: Türkiye´de sigara üretimi Philip Morris International (ABD), British Tobacco (ABD-İngiliz) ve JTI (Japon) sermayeli üç şirket tarafından Samsun ve İzmir´de kurulu üç fabrikada gerçekleştirilmektedir.

Bilindiği üzere şeker fabrikalarını kapattıran uluslararası gıda devi Cargill´in İstanbul Pendik´te mısır şurubu fabrikası, Bursa Orhangazi´de 1.sınıf tarım arazisi ve su havzası üzerine kurulu olan, nişasta bazlı şeker üretimi yapan şeker fabrikası vardır. Mısır şurubu bazlı şeker üretimi nedeniyle ülkemizde pancar üreticileri de üretim yapamaz olmuşlardır.

İlaç konusuna gelince Dünyanın en büyük 10 ilaç üreticisinin tümünün Türkiye pazarına satışı bulunuyor. İlk 3 sırada yer alan Pfizer, Novartis ve Sanofi´nin Türkiye´de üretim tesisleri de yer alıyor. Ayrıca ülkemiz bazı uluslararası ilaç firmalarının üretim ve/veya satış konusunda bölgesel merkezi konumunda. Bu dünya ilaç tekelleri devletlerin sağlık politikalarına yön veriyor. Türkiye´de SSK´nın ilaç fabrikasının ve hıfzıssıhha kurumunun kapatılması da uluslararası tekellerin çıkarı doğrultusunda yapılmış hamlelerdir. İlaç tekelleri kendi çıkarları gereği ilaçlarının uzun süre piyasada satılması için hastalığın bitmesini istemez, yada şöyle dersek daha doğru olur: Hastanın ne iyileşmesini ne de ölmesini isterler.

Silah konusu da yine uluslararası tekellerden bağımsız düşünülemez. Silah üreticilerinin en büyük müşterisi elbette silah kullanma tekelini elinde bulunduran devletlerdir. Öldürücü etkisi fazla olan, gelişmiş silahlar devlet eliyle alınıp satılır. Ama bunların üretimi ve dünya pazarında satışı silah tekellerinin bilgisi ve izni dışında değildir. Buna en yakın örnek Türkiye´nin Rusya´dan almaya çalıştığı S-300´lerdir. Türkiye parasını verdiği halde bunları alıp kullanamamıştır. Bu günlerde tartışması yapılan kayıp silahları da bu kategoride değerlendirmek gerek. ABD´de bireysel silahlanmaya karşı birkaç defa temsilciler meclisine ve senatoya yasa teklifi geldiyse de silah tekellerinin lobi çalışması sonucunda yasa meclisten çıkmadı. Tekkeler var oldukça bireysel silahlanma da uluslararası silah yarışı da bitmez.

Baştan beri anlatmaya çalıştığım tekellerin egemenliğine karşı “yerli milli politika” diyenlerden hiçbir ses çıkmadı. Uluslararası tekellerle iş birliği yaparak parsadan pay kapmak daha tatlı geliyor olmalı.

Günümüz dünyasında uluslararası tekellere karşı burjuvazi ile “yerli milli” ya da ulusal politikalar geliştirmenin olanağı yoktur. Tekellere karşı mücadele sınıfsal temelde verilmek zorundadır. Tekellerin tekerine çomak sokacak tek güç birleşik işçi ve emekçilerin gücüdür. Bu da işçi iradesinin egemen olduğu sendikalarla mümkündür. Şöyle düşünelim: Tekellerin gücünün kırılacağı en etkili yerlerden birincisi banka ve maliye sistemi; ikincisi üretim sistemi, üçüncüsü nakliye ve taşıma sistemidir. Bu üç sistemde örgütlenmiş güçlü işçi ve emekçi iradesine dayanan sendikaların eş zamanlı olarak çalışmaları durdurduğunu düşünün… Tekellere karşı bundan etkili silah olabilir mi? Bunun ütopya olduğunu düşünüyorsanız o zaman yüzyıllardır kapitalizmin koyduğu seçim sistemi içerisinde yoksulluk ve işsizlikle boğuşan sınıfların yaşamını değiştiremeyen politikacıları düşünün.

Yazarın Diğer Yazıları
Değişim umudu, isteği ve gerçekler (15 Eylül 2021 - Çarşamba)
Çare halk için demokrasi (08 Eylül 2021 - Çarşamba)
Çelişkiler ve barış içerisinde yaşamak (01 Eylül 2021 - Çarşamba)
Halk yönetimde karar sahibi olmayınca… (18 Ağustos 2021 - Çarşamba)
Kapitalizmin yarattığı cehennem (11 Ağustos 2021 - Çarşamba)
Kamu toplu sözleşmeleri ne getirecek (03 Ağustos 2021 - Salı)
Bu Sistemi Neresinden Tutalım (30 Haziran 2021 - Çarşamba)
Çemberin dışına çıkamama hali (23 Haziran 2021 - Çarşamba)
15-16 Haziran işçi eylemi hala yol gösteriyor (16 Haziran 2021 - Çarşamba)
Sadece eleştiri yetmez program da lazım (09 Haziran 2021 - Çarşamba)
Bu yapı toplumun gelişiminin önünde engeldir (26 Mayıs 2021 - Çarşamba)
Çevre ve Doğa Tahribine Karşı Direniş (06 Mayıs 2021 - Perşembe)
Birlik Dayanışma Mücadele (29 Nisan 2021 - Perşembe)
Çözüm sadakada değil planlı ekonomide (14 Nisan 2021 - Çarşamba)
Karganın müjdesi (07 Nisan 2021 - Çarşamba)
Bireyselden toplumsala (31 Mart 2021 - Çarşamba)
Neden dünya işçileri birleşmeli (24 Mart 2021 - Çarşamba)
Gündem demokrasi (17 Mart 2021 - Çarşamba)
Kapitalizmin pandemi ve aşı fırsatçılığı (10 Şubat 2021 - Çarşamba)
Kayyuma karşı demokratik refleks (03 Şubat 2021 - Çarşamba)
Kapitalist sistem ve işçi mücadelesi (20 Ocak 2021 - Çarşamba)
Çekilen sıkıntılardan kim sorumludu? (16 Aralık 2020 - Çarşamba)
İşçilerin gündemi (11 Kasım 2020 - Çarşamba)
Gündem deprem (04 Kasım 2020 - Çarşamba)
Genel Temsil Yerine Mesleki Temsil (28 Ekim 2020 - Çarşamba)
Bekçi Görevini Yapıyor mu? (14 Ekim 2020 - Çarşamba)
12 Eylül Darbesinin 40 Yılı (16 Eylül 2020 - Çarşamba)
Pandemi ve Demokratik Şekil (01 Eylül 2020 - Salı)
Gaz müjdesi ve muhalefetin tavrı (25 Ağustos 2020 - Salı)
İş Kazalarında Sınıf Tavrı (07 Temmuz 2020 - Salı)
Seçilmişler, Atanmışlar ve Demokrasi (22 Haziran 2020 - Pazartesi)
Çemberin Dışına Çıkamama Hali (02 Haziran 2020 - Salı)
Yaşlıların Suçsuz Ev Hapsi (25 Mayıs 2020 - Pazartesi)
Korona ve evrim kuramı (18 Mayıs 2020 - Pazartesi)
Eskisi Gibi Olmayacak Anlayışı (11 Mayıs 2020 - Pazartesi)
Salgınlar Sistemi Nasıl Değiştirir (05 Mayıs 2020 - Salı)
Pandemi ve Ekonomik Kriz Arasında (28 Nisan 2020 - Salı)
Koronanın Düşündürdüğü Değişim (06 Nisan 2020 - Pazartesi)
Kapitalizmin koronoyla savaşı (17 Mart 2020 - Salı)
Politikasızlık diye bir şey yoktur (10 Mart 2020 - Salı)
Sendika içi demokrasi nasıl olmalı (03 Mart 2020 - Salı)
İskenderun Kent Konseyi toplanırken (25 Şubat 2020 - Salı)
Demokrasi gözden mi düşüyor? (18 Şubat 2020 - Salı)
Beslenme önerilerine evrimsel itirazlar (11 Şubat 2020 - Salı)
Depremle yaşamayı öğrenmek (28 Ocak 2020 - Salı)
Değişim isteği (14 Ocak 2020 - Salı)
Güç, işçilerin kendisindedir (07 Ocak 2020 - Salı)
2019 yılı biterken (31 Aralık 2019 - Salı)
Siyasette eski ve yeni karşıtlığı (17 Aralık 2019 - Salı)
Bireysel ve toplumsal irade (03 Aralık 2019 - Salı)
Emekli maaşlarının ekonomiye etkisi (19 Kasım 2019 - Salı)
Çağımızın çelişkileri (29 Ekim 2019 - Salı)
Birlik üzerine (15 Ekim 2019 - Salı)
Krizin sermaye ve emekçi tarafı (08 Ekim 2019 - Salı)
Kapitalist üretim ve doğal afetler (17 Eylül 2019 - Salı)
Kayyum ve demokrasi (10 Eylül 2019 - Salı)
Halk meclisleri söylemleri ve kent konseyi (04 Eylül 2019 - Çarşamba)
Memurlarla Hükumet masada anlaşamadı (27 Ağustos 2019 - Salı)
Metalde TİS görüşmeleri ve bir örnek (06 Ağustos 2019 - Salı)
Öğrenme, itaat ve özgürlük (09 Temmuz 2019 - Salı)
Politika, ittifaklar ve iktidar (02 Temmuz 2019 - Salı)
İstanbul seçimi ve halk iradesi (25 Haziran 2019 - Salı)
Demokrasi dedikleri... (28 Mayıs 2019 - Salı)
Cığızlığın çözümü ne (14 Mayıs 2019 - Salı)
İşsizlik rakamlarının söylediği (16 Nisan 2019 - Salı)
Sandık birlik sorununu çözemedi (09 Nisan 2019 - Salı)
Kent yönetimi, projeler ve demokrasi (19 Mart 2019 - Salı)
İki siyasetin etkisindeki seçmen (12 Mart 2019 - Salı)
Tanzim satış gereklidir ama nasıl? (05 Mart 2019 - Salı)
Ekonomik kriz ve etkileri (26 Şubat 2019 - Salı)
Değişim Umudu ve Seçimler (19 Şubat 2019 - Salı)
Yerel yönetimler ve çöken binalar (12 Şubat 2019 - Salı)
Yerel seçimler ve kent konseyi (06 Şubat 2019 - Çarşamba)
Fiyatları piyasa belirler (29 Ocak 2019 - Salı)
Asgari ücret ve sendikalaşma (22 Ocak 2019 - Salı)
Korku ve birlik ihtiyacı (08 Ocak 2019 - Salı)
Yeni yıla aktarılanlar (02 Ocak 2019 - Çarşamba)
Birlik ihtiyacı ve yerel seçimler (26 Aralık 2018 - Çarşamba)
Ücretler asgari, kårlar azami (18 Aralık 2018 - Salı)
Sesiz kalabalıkların değişimi (11 Aralık 2018 - Salı)
Enflasyon artışı ve maaş zamları (04 Aralık 2018 - Salı)
Sel felaketi ve yerel yönetimler (20 Kasım 2018 - Salı)
Yerel yönetim seçimleri ve talepler (06 Kasım 2018 - Salı)
Asgari ücret ve maaş zamları (30 Ekim 2018 - Salı)
Yerel Seçimler ve Halk İradesi (02 Ekim 2018 - Salı)
Faturayı kim ödesin? (18 Eylül 2018 - Salı)
Önümüzdeki Dönemde Ekonominin Durumu (11 Eylül 2018 - Salı)
Ekmek zammı ve düşündürdükleri (07 Ağustos 2018 - Salı)
Yanan Ormandan Daha Fazlası (31 Temmuz 2018 - Salı)
Angus kokusu aslında sistemin kokusudur (17 Temmuz 2018 - Salı)
Başka bir seçenek mümkün (10 Temmuz 2018 - Salı)
Çok bilinmeyenli bir seçim (26 Haziran 2018 - Salı)
‘OHAL Faturası´nı kim ödeyecek (19 Haziran 2018 - Salı)
AKP´nin taktikleri artık işe yaramıyor (12 Haziran 2018 - Salı)
Umutsuzluktan umut çıkarma seçimi (29 Mayıs 2018 - Salı)
Neyi vaat ettiler; neyi verdiler (22 Mayıs 2018 - Salı)
Burjuva politikasının iki yüzü (15 Mayıs 2018 - Salı)
CHP ve Büyükbabanın Hindileri (08 Mayıs 2018 - Salı)
Bu gün 1 Mayıs (01 Mayıs 2018 - Salı)
Şeker fabrikaları sadece şeker üretmez (12 Mart 2018 - Pazartesi)
Onaltı yılda ülke nereden nereye (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Metal sözleşmesinde kazançlı çıkan taraf (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Savaş işçi ve emekçilere ne getirecek? (22 Ocak 2018 - Pazartesi)
İşçilere Düşen Pay Azalıyor (18 Aralık 2017 - Pazartesi)
İyi Parti neye iyi gelecek? (31 Ekim 2017 - Salı)
Alternatif eğitim mümkün (03 Ekim 2017 - Salı)
Eğitim Sistemi neden yama tutmuyor? (26 Eylül 2017 - Salı)
Demokratik ve laik eğitim (19 Eylül 2017 - Salı)
TİS görüşmeleri ve işçi iradesi (08 Ağustos 2017 - Salı)
Yaşanacak bir cevre, kentlerimiz ve biz (25 Temmuz 2017 - Salı)
Adaleti her yerde aramaya devam (11 Temmuz 2017 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi