"VURUN KAHPEYE"
Vurun Kahpeye Romanı, Halide Edip Adıvarı´ın Cumhuriyet dönemi klasik romanlarındandır.
Tarih: 12.3.2018 11:33:32
Nurullah ER

Vurun Kahpeye Romanı, Halide Edip Adıvarı´ın Cumhuriyet dönemi klasik romanlarındandır.
Kitap, Aliye adlı idalist, aydın bir bayan öğretmenin meslek hayatınının amacını belirleyen şu sözlerle başlar.” Toprağınız toprağım, eviniz evim burası için, bu diyarın çocukları için bir ana, bir ışık olacağım. Ve hiçbir şeyden korkmayacağım. Vallahi ve billahi!”
Aliye öğretmen; idalist, vatansever, aydın birisidir. Kanının son damlasına kadar atalarından miras kalan değerleri savunmuş ve istiklali bir yaşam biçimi olarak kabül etmiştir. Eğitimsiz, geri kalmış, sözde din adamı görünmlü kişilerin baskısı altında yaşamayı kabullenmiş, köylülerin çocuklarının, eğitimini, köylüleri aydınlatmayı, ayrıca vatanın kurtuluşu için Kuvay-ı Milliye´ye yardımcı olduğundan işbirlikçiler ve gericiler tarafından öldürülmüştür.
Türk Milleti büyük acılar yaşandığı Kurtuluş Savaşı yıllarında, sadece yurdunu işgal eden düşmana karşı savaşmamış; aynı zamanda içteki hainlere, yobazlara, işbirlikçilere karşıda mücadele vermiştir. Sahip oldukları zenginlikleri kaybetmek istemeyen ve daha fazlasını alabilmek için düşmanla işbirliği yapan bazı köy ağaları ve sahip oldukları dini konumu halkı kandırmak ve daha fazla dünyalık kazanmak isteyen bazı imam görünümlü karektersizler bu zorlu savaşta milletimizin baş etmek zorunda kaldığı diğer kişilerdir.
Aliye öğretmen, aydın, vatansever bir Türk kadını olarak, vatanını kanının son damlasına kadar savunan, bu uğurda asla taviz vermeyen yaktığı ışıkla gericiliği, yobazlığı yenmeye çalışan bir eğitim emekçisidir.
Kadında insandır!
Ne kadar insan olsa da cisiyetinden dolayı bu dünya da başına gelmeyen kalmamıştır. Cinsiyeti namus aracı olarak görülmüş, zaman zaman sermaye olarak kullanılmıştır. Emeği kolayca sömürülmüş, özgürlüğü, hakkı hiçe sayılmış, cinsel tacizlerle örselenmiş, hakarete uğramış , aşağılanmış. En ufak bir durum karşısınada ölümlerden ölüm beğendirilmiş, bel ki de en yakınları tarafından!
Kadınlar dünyanın neresinde olursa olsunlar birbirilerine benzerler.
Kaderleri birdir.
Bundan yüz atmış yıl önce Amerika´da ağır çalışma koşullarına dur demek için, eyleme geçen dokuma işçilerinin yanarak ölmesiyle, bundan yüz yıl önce ülkemizde yobazlara, vatan hainlerine karşı çıktığı için öldürülen Aliye öğretmenin ölümleri aynıydı. Birileri dokuma işçisi kadınlardı, diğeri ise eğitim emekçisi bir kadındı.
Birileri sömürüye dur demek için yanmışlardı, diğeri aydınlanmanın ışığı olduğu için kahpe bilinerek, saçlarından sürüklenerek öldürülmüştü.
Geçen Çarşamba 8 Mart Dünya Kadınlar Günüydü.
Kadınların önemine dair ne methiyeler dizildiğini, tümümüz televizyon ekranlarında görmüşüzdür, gazete haberlerinden okumuşuzdur. Peygamberimzin hadisi olan” Cennet anaların ayakları altındadır.” Sözünü ballandıra ballandıra söyelemişizdir.
Görünen o ki bu konuya ne kadar hassaiyet gösterilse de bazı yanlışların önüne geçilmez olmuştur. Söz de din adamıyım, ilahiyetçiyim, tarihçiyim diyen bir sürü kendini bilmez güruh takımının kadınlarımız için söylediği sözler, yaptıkları şeriat çığırtkanlıkları,” Vurun kahpeye” dercesine toplumu tahrik etmekte, bu sözlerden cesaret alan cahil, yobaz kendini bilmyen başka bir güruh takımı ise kadınları taciz ederek, cinsel istsimara uğratarak, yeri geldiğinde öldürerek kadını hiçe sayıyorlar. Bu yolda geçen yıl öldürülen kadının 409 olduğu söyleniyor, üstü örtülenler bilinmiyor, hastalığa yakalanalar, sakat kalanlar, psikolojisi bozulanlar hesaba bile alınmıyor. Buna ülke yöneticileri seyirci kalıyor, adalet böylesi bir suçu hafife alıyor, toplum yaşaya yaşaya kanıksıyor.
Kadınlara bu yaşam biçimini reva görenler, insanlığı felakete sürüklüyorlar, kendilerininde bir ana doğurduğunu inkar edip, kendi nesillerine ihanet ediyorlar.

Anahtar Kelimeler: VURUN, KAHPEYE
Yazarın Diğer Yazıları
İSDEMİR KÜLTÜRÜNE SAHİP ÇIKMAK (03 Aralık 2018 - Pazartesi)
TAHA AKYOL VE POPÜLİZM (26 Kasım 2018 - Pazartesi)
HATIR SORMAK GÖNÜL ALMAK... (19 Kasım 2018 - Pazartesi)
GÖNÜL BAĞI (12 Kasım 2018 - Pazartesi)
HATAY SORUNLARININ ARAŞTIRILMASI (06 Kasım 2018 - Salı)
HER FABRİKA BİR KALEDİR (30 Ekim 2018 - Salı)
İSDEMİR EMEKLİLERİ GECEDE BULUŞTU (22 Ekim 2018 - Pazartesi)
İŞSİZLİK ARTARKEN (17 Ekim 2018 - Çarşamba)
EKONOMİ CAN YAKIYOR (09 Ekim 2018 - Salı)
Lavanta Kokulu Köy (17 Eylül 2018 - Pazartesi)
HOŞ GELDİN HÜZÜN!... (10 Eylül 2018 - Pazartesi)
3O AĞUSTOS´UN ÖNEMİ (31 Ağustos 2018 - Cuma)
Alışveriş yorgunluğu (13 Ağustos 2018 - Pazartesi)
Ambulans Sesiyle Uyuyup Uyanmak (06 Ağustos 2018 - Pazartesi)
YİĞİT MUHTAÇ OLMUŞ KURU SOĞANA (16 Temmuz 2018 - Pazartesi)
EMEKLİLER GÜNÜ (03 Temmuz 2018 - Salı)
İNSAN İSTER!... (25 Haziran 2018 - Pazartesi)
AÇLIK SINIRINDA YAŞAMAK (19 Haziran 2018 - Salı)
EMEKLİYE SENDİKA HAKKI (11 Haziran 2018 - Pazartesi)
DİN İSTİSMARI VE SİYASET (04 Haziran 2018 - Pazartesi)
Ülkemiz seçim atmosferine girdi. (28 Mayıs 2018 - Pazartesi)
SAMSUN VE MUHARREM İNCE NURULLAH ER (21 Mayıs 2018 - Pazartesi)
TÜM ANNELERİ SEVDİM (14 Mayıs 2018 - Pazartesi)
BAHAR KOKUSUNA KARIŞAN ANGUS KOKUSU (07 Mayıs 2018 - Pazartesi)
EMEKLİLİK ZOR YAŞAM (16 Nisan 2018 - Pazartesi)
ENFLASYON (02 Nisan 2018 - Pazartesi)
BADEMLER VE ERİKLER ÇİÇEK AÇARKEN (26 Mart 2018 - Pazartesi)
BANA DAMDAN DÜŞENİ GETİRİN (18 Mart 2018 - Pazar)
MAHSUNİ ŞERİF VE AMERİKA (18 Şubat 2018 - Pazar)
TÜRKLER VE ARAPLAR (11 Şubat 2018 - Pazar)
REYHANLI (04 Şubat 2018 - Pazar)
Bozulmak (21 Ocak 2018 - Pazar)
GÜVERCİNLİ PARK (07 Ocak 2018 - Pazar)
KITLIK (24 Aralık 2017 - Pazar)
ÇOCUĞA GELİNLİK, KADINA ZALİMLİK... (18 Aralık 2017 - Pazartesi)
HALKIN ENFLASYONU (11 Aralık 2017 - Pazartesi)
İSDEMİR emekliler lokali (04 Aralık 2017 - Pazartesi)
HATAY BÖLGESİNİN İŞGALİ (20 Kasım 2017 - Pazartesi)
Kuşlara yem atmak (13 Kasım 2017 - Pazartesi)
iş SİZLİK (06 Kasım 2017 - Pazartesi)
CUMHURİYET NEREDEN NEREYE (30 Ekim 2017 - Pazartesi)
TEOG BELİRSİZLİĞİ (23 Ekim 2017 - Pazartesi)
ÇOCUKLUK FOTOĞRAFLARI (16 Ekim 2017 - Pazartesi)
HATAY MUTFAĞI (02 Ekim 2017 - Pazartesi)
SURİYELİLERLE SORUNLAR (25 Eylül 2017 - Pazartesi)
Kuş Sesleri (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
ŞİMDİ ZEYTİN ZAMANI (18 Eylül 2017 - Pazartesi)
BANA NE! (11 Eylül 2017 - Pazartesi)
İSKENDERUN´UN YAZ SICAĞI (21 Ağustos 2017 - Pazartesi)
HORMONLU BÜYÜME (14 Ağustos 2017 - Pazartesi)
DOĞANIN UYARISI (31 Temmuz 2017 - Pazartesi)
GERÇEKTEN BİZ KAÇ KİŞİYDİK? (17 Temmuz 2017 - Pazartesi)
İSDEMİR ÇALIŞANLARI VE EMEKLİLERİ (10 Temmuz 2017 - Pazartesi)
SÖYLEMEZ- SÖYLENİRİZ (12 Haziran 2017 - Pazartesi)
ÇANAKKALE´Yİ GÖRMEK (05 Haziran 2017 - Pazartesi)
GEZMEK... (29 Mayıs 2017 - Pazartesi)
ARSUZ OVASININ GELECEĞİ (15 Mayıs 2017 - Pazartesi)
ELEKTRİK ÇARPMASI (08 Mayıs 2017 - Pazartesi)
SARI ÖKÜZ (01 Mayıs 2017 - Pazartesi)
ÜÇ YAŞINDAYDILAR... (24 Nisan 2017 - Pazartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi