Yanan Ormandan Daha Fazlası
Halit Katkat
Tarih: 31.7.2018 11:26:56
Halit KATKAT

Geçtiğimiz haftanın gündeminde önemli yer tutan olaylardan biri Yunanistan´da meydana gelen orman yangını idi. Başkent Atina´da pazartesi günü çıkan ve 88 kişinin ölümüne, yüzlerce kişinin yaralanmasına ve 60 bin hektarlık alan ve birçok yerleşim yerinin kül olmasına neden olmuştu. Ülkemizde bazı medya kuruluşları komşu halkın bu acısı ile dalga geçer gibi başlıklar atmışlardı. Bu başlığı atanlar ve sosyal medyada olayı ırkçı söylemlerle kışkırtanlar, iki komşu halkın düşmanlaştırılması için böyle bir felaketi bile fırsat olarak kullanmaktan çekinmemektedirler.
Dünyanın neresinde olursa olsun yanan bir orman, hatta yanan bir ağaç dünyanın akciğerlerinden bir parçanın yanması demektir ve her insanım diyenin yüreğini sızlatır. Ve sızlatmalı da… Çünkü ormanla birlikte ormanın çevresinde oturan halk ve onu yurt edinmiş, evi olarak barınan canlılar da birlikte yanmakta ve dumandan etkilenmektedir.
Aynı günlerde ilimiz Hatay´ın bazı ilçelerinde ve Tunceli´de de o büyüklükte olmasa da orman yangınları çıkmış, can kaybı olmamış ama 100 hektardan fazla ormanlık alan zarar görmüştü.
Her iki olayın ortak yanlarına nesnel bir biçimde bakarsak ne görürüz?
Doğal felaketlerin önlenmesi, örneğin depremlerin, yağışların vb engellenmesi mümkün değil, elbette. Ama felaketlerin olumsuz sonuçlarından kaçınmak ya da en aza indirmek mümkün. Gerek Yunanistan gerekse ülkemizdeki yangınlarda, sermaye sınıflarının ve hükümetlerin uyguladığı devleti küçültme ve ekonomiyi özel sektöre devretme politikalarının bu felaketlerde payı büyük. Her iki ülkede denize yakın tüm yerleşim alanlarında turizme ilgi yoğun. Bu durum doğal olarak ranttan beslenen sermaye kesimlerinin ve inşaat sektörünün iştahını kabartıyor.
Evrensel Gazetesinin haberine göre: “Yunanistan´da yıllardan beri yaşanan yangın, sel ve deprem felaketlerine rağmen henüz kamuoyu ile paylaşılmış bir tek bilimsel rapor bile yok.” “Her tarafı orman olan Atina´da yangına müdahale eden itfaiye emekçilerinin sayısı sadece 200´dü. Bir de çevre duyarlılığı olan gönüllüler yardıma koştu. Oysa en küçük bir hükümet karşıtı gösteriyi dağıtmaya binlerce polis görevlendirilebilmektedir.” “Silahlanmaya yılda 4 milyar bütçe ayrılırken itfaiyenin sahip olduğu yangına müdahale etme uçaklarının sayısı 20 bile değil. Birçoğunun ise zaten eski olduğu, gerekli bakım ve modernleştirmenin yapılmadığı söyleniyor.”
Felaketlerde tavır sorununda Yunanistan´la bir diğer benzerliğimiz: Bilimsel açıklamalar yerine din temelli yorumlara daha çok itibar edilmesidir. Örneğin bir papaz çıkıp “Çipras ateist olduğu için başımıza bu felaketler geliyor” diyebiliyor. Ülkemizde de benzer biçimde felaketlerin nedenleri konuşulması gerekirken yetkililer, “felaket Allahtan geldi, ne yapalım” açıklamaları yapabiliyorlar.
Ülkemizdeki orman yangınlarının bilimsel açıklamaları yapılmamış olsa da birçoğunun nedeni sabotajdır diyebiliriz. Bunun yanında doğal çevrenin insanlar tarafından bozulması da önemli etkenler arasındadır. Bunlar, yasak olmasına karşın anız yakılması, sigara izmaritlerinin söndürülmeden atılması, piknik alanlarında yakılan ateşlerin söndürülmemesi, cam şişelerin ormanlık alanlara bırakılması vb. nedenlerdir.
Orman yangınlarının başlıca nedenleri arasına yeterli sayıda orman korucusu, itfaiye ekibi, yangın uçağı vb bulundurulmaması yani koruyucu tedbirlerin maliyet getireceği nedeniyle alınmaması; orman köylülerine yangınlar ve ormanın önemi ve korunması konusunda yeterli bilincin verilmemesi vb nedenler de eklenmelidir.

Anahtar Kelimeler: Yanan, Ormandan, Daha, Fazlası
Yazarın Diğer Yazıları
Birlik üzerine (15 Ekim 2019 - Salı)
Krizin sermaye ve emekçi tarafı (08 Ekim 2019 - Salı)
Kapitalist üretim ve doğal afetler (17 Eylül 2019 - Salı)
Kayyum ve demokrasi (10 Eylül 2019 - Salı)
Halk meclisleri söylemleri ve kent konseyi (04 Eylül 2019 - Çarşamba)
Memurlarla Hükumet masada anlaşamadı (27 Ağustos 2019 - Salı)
Metalde TİS görüşmeleri ve bir örnek (06 Ağustos 2019 - Salı)
Öğrenme, itaat ve özgürlük (09 Temmuz 2019 - Salı)
Politika, ittifaklar ve iktidar (02 Temmuz 2019 - Salı)
İstanbul seçimi ve halk iradesi (25 Haziran 2019 - Salı)
Demokrasi dedikleri... (28 Mayıs 2019 - Salı)
Cığızlığın çözümü ne (14 Mayıs 2019 - Salı)
İşsizlik rakamlarının söylediği (16 Nisan 2019 - Salı)
Sandık birlik sorununu çözemedi (09 Nisan 2019 - Salı)
Kent yönetimi, projeler ve demokrasi (19 Mart 2019 - Salı)
İki siyasetin etkisindeki seçmen (12 Mart 2019 - Salı)
Tanzim satış gereklidir ama nasıl? (05 Mart 2019 - Salı)
Ekonomik kriz ve etkileri (26 Şubat 2019 - Salı)
Değişim Umudu ve Seçimler (19 Şubat 2019 - Salı)
Yerel yönetimler ve çöken binalar (12 Şubat 2019 - Salı)
Yerel seçimler ve kent konseyi (06 Şubat 2019 - Çarşamba)
Fiyatları piyasa belirler (29 Ocak 2019 - Salı)
Asgari ücret ve sendikalaşma (22 Ocak 2019 - Salı)
Korku ve birlik ihtiyacı (08 Ocak 2019 - Salı)
Yeni yıla aktarılanlar (02 Ocak 2019 - Çarşamba)
Birlik ihtiyacı ve yerel seçimler (26 Aralık 2018 - Çarşamba)
Ücretler asgari, kårlar azami (18 Aralık 2018 - Salı)
Sesiz kalabalıkların değişimi (11 Aralık 2018 - Salı)
Enflasyon artışı ve maaş zamları (04 Aralık 2018 - Salı)
Sel felaketi ve yerel yönetimler (20 Kasım 2018 - Salı)
Yerel yönetim seçimleri ve talepler (06 Kasım 2018 - Salı)
Asgari ücret ve maaş zamları (30 Ekim 2018 - Salı)
Yerel Seçimler ve Halk İradesi (02 Ekim 2018 - Salı)
Faturayı kim ödesin? (18 Eylül 2018 - Salı)
Önümüzdeki Dönemde Ekonominin Durumu (11 Eylül 2018 - Salı)
Ekmek zammı ve düşündürdükleri (07 Ağustos 2018 - Salı)
Angus kokusu aslında sistemin kokusudur (17 Temmuz 2018 - Salı)
Başka bir seçenek mümkün (10 Temmuz 2018 - Salı)
Çok bilinmeyenli bir seçim (26 Haziran 2018 - Salı)
‘OHAL Faturası´nı kim ödeyecek (19 Haziran 2018 - Salı)
AKP´nin taktikleri artık işe yaramıyor (12 Haziran 2018 - Salı)
Umutsuzluktan umut çıkarma seçimi (29 Mayıs 2018 - Salı)
Neyi vaat ettiler; neyi verdiler (22 Mayıs 2018 - Salı)
Burjuva politikasının iki yüzü (15 Mayıs 2018 - Salı)
CHP ve Büyükbabanın Hindileri (08 Mayıs 2018 - Salı)
Bu gün 1 Mayıs (01 Mayıs 2018 - Salı)
Şeker fabrikaları sadece şeker üretmez (12 Mart 2018 - Pazartesi)
Onaltı yılda ülke nereden nereye (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Metal sözleşmesinde kazançlı çıkan taraf (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Savaş işçi ve emekçilere ne getirecek? (22 Ocak 2018 - Pazartesi)
İşçilere Düşen Pay Azalıyor (18 Aralık 2017 - Pazartesi)
İyi Parti neye iyi gelecek? (31 Ekim 2017 - Salı)
Alternatif eğitim mümkün (03 Ekim 2017 - Salı)
Eğitim Sistemi neden yama tutmuyor? (26 Eylül 2017 - Salı)
Demokratik ve laik eğitim (19 Eylül 2017 - Salı)
TİS görüşmeleri ve işçi iradesi (08 Ağustos 2017 - Salı)
Yaşanacak bir cevre, kentlerimiz ve biz (25 Temmuz 2017 - Salı)
Adaleti her yerde aramaya devam (11 Temmuz 2017 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi