'TEAŞ´ın özelleştirilmesi güvenlik sorunu'

Elektrik mühendisi Nazım Culha, Teaş´ın özelleştirilmesinin güvenlik sorunu oluşturacağını savundu.

GÜNCEL 3.03.2022 10:48:39

Nesrin Geyik/İskenderun

Culha, Teaş´ın özelleştirilmesiyle birlikte devletin enerjiyle ilgili kontrolünün kalmayacağı ve denetimin zorlaşacağını ifade etti.
İskenderun´da faaliyet gösteren Ayna Kültür Sanat Derneği ve Evimiz İskenderun Süpürge Derneği´nin geleneksel Çarşamba Sohbetleri´ne konuk olan Culha, Türkiye´nin bağımlı enerjiden bağımsız enerjiye geçmesi için yenilenebilir enerjiye önem vermesi gerektiğini söyledi. Culha, 'Biliyorsunuz 31 Aralık 2021 itibariyle elektrik faturalarına yüzde 127 oranında zam yapıldı. insanlara çok ciddi bir ağırlık oluşturdu. Kamuoyunda haklı olarak ciddi bir yer aldı. Elektirik Mühendisleri odamızın bugün itibariyle çok ciddi tespitleri var. O açıklamada öncelikle ilk alınan kararda ucuz tarifeli kademede bir ailenin en düşük kullanabileceği enerji miktarının 230 kilowat olduğunu söyledi. Odamızın bir söylemi daha vardı; KDV´nin de yüzde 1´e indirilmesi. KDV´de yüzde sekize indirildi. Sonuçta gene bir rahatlama yok. Az miktarda bir tasarruf söz konusu. Elektrik yaşamsal önem arz etmektedir. ´Ben kademeyi geçmeyim, aman şu ışığı söndüreyim, aman mikrodalgayı çalıştırmayım, gece ben ampulü söndürüyorum ve televizyon ışığıyla idare ediyorum´ basından duyduğumuz söylemler. Bu iş ampülü söndürmekle ilgili değildir. Evde enerjiyi evde en fazla tüketen ütüdür. Bulaşık makinesi, çamaşır makinesi, şofben varsa değme gitsin. Klimalar da öyle. Bir yandan doğalgaz zammı öbür tarafta akaryakıt zammı öbür tarafta elektrik zammı. Şu anda elektrik faturasıyla ilgili kısmi bir rahatlama söz konusu ama enerjiyle ilgili kaygılarımız devam etmekte. Enerji önemli bir konudur' dedi.

'Enerji sorunu yok, Türkiyede enerji yönetim sorunu var'
Dünyada yapılan savaşların temelinde enerji savaşları olduğunu anlatan elektrik mühendisi Culha, konuşmasını şöyle sürdürdü: 'Enerji azımsanacak bir konu değil. Enerji açığı var, diye bir algı oluşturuldu. Ciddi anlamda bir enerji üretimine girildi. 2020 yılında ülkemizde kurulu güç 96 bin mwı iken, Türkiye o yıllarda kuant gücümüz (ülkede en fazla enerjinin tüketildiği saat) 48 bin mwı´dı. Buna rağmen ülkede enerji açığı var denildi. Özelleştirmelerden sonra enerji santrallerinin büyük bir bölümü özel sektörün eline girdi. 2017 yılında elektrik zamları atağa geçti. Özelleştirmelerden sonda enerjinin üretimi yüzde 30´u devletin yüzde 60´ı özel sektörün elinde. Devletteki üretim az olunca, kontrol devlette olmuyor. Özel sektör istediği gibi zam yapabiliyor. Türkiye´de enerji sorunu yoktur, Türkiyede enerji yönetim sorunu vardır. Elektirik idaresi 1980´den sonra, özelleştirme furyası başladıktan sonra, üç bolüme ayrıldı. İlk olarak dağıtım özelleştirildi. Arkasından üretim özelleştirildi. ´Daha kaliteli daha ucuz enerji alacağız´, dediler tam tersi çok pahalıya ve kesintiyle dolu bir süreç oldu. Karalığa bürünen bir Türkiye haline getirdiler. Üretim yapan firmalar borç batağında. Bu borçlarını ödemek için zam yapıyor. Şimdi de gündemde Teaş´ın özelleştirmeleri var. Temmuz ayında ´bu tam bir özelleştirme değil´ dedilerse de Elektirik Mühendisleri Odası 3 Temmuz´da yürütmenin durdurulması istemli dava açtı. Teaş´ı da özelleştirilirse elektrikle ilgili devletin hiç bir müdahalesi kalmıyor. Bu aynı zamanda güvenlik sorununu da yaşatacak. Elektirik dağıtımı ve üretiminde devletin kontrolü olması gerekir. Dışa bağımlı bir enerji üretimi var. İran ´10 gün vanayı kapatacağım´ dese, yüzde 60 kapasiteyle çalışırsınız. Başkalarına bağımlı enerji üretilirse, bağımsız olamazsınız. Yenilenebilir enerji kaynakları ve kendi kaynaklarımızı kullanmamız, kayıp kaçakları minimum seviyeye indirmek gerekiyor. Güneş-rüzgar enerjisi, hidroelektirik enerjisi. Küçük çaylar üzerinde ekolojik dengeyi bozacak HES´lerden bahsetmiyorum. Ama ana nehirlerde oluşturulacak HES´leri destekliyoruz. Yenilenebilir enerjiden rantabl seviyede faydalanmak gerekiyor. Avrupada her evin çatısında güneş panelleri var. Kayıp kaçak oranları ülkede 14-15 mw, Avrupa´da 8-9 mw. Akkuyu ve Karadeniz nükleer santrallerinin kapatılmasını istiyoruz. 17 bin Rus işçi şu an Akkuyu´da çalışıyor. Nükleer enerjiye karşıyız. Oraya gelmeden daha çok alternatif enerji üretme yöntemleri var. Yerli yakıta, yenilenebilir enerji kullanımlara yönelmek gerekir. Çernobil´den sonra hiç bir Avrupa ülkesi nükleer santral yapmıyor.'

Gazeteci Bakoğlu 14. kez seçildi

İskenderun Kaymakamı çöken bina alanında inceleme yaptı

İskenderun’da yıkım sırasında 6 katlı bina çöktü: Can kaybı yaşanmadı

İskenderun’da metruk bina çöktü: Ekipler enkaz kaldırıyor

İskenderun’da ağır hasarlı bina yıkım sırasında çöktü

Can Atalay’dan çocuk ölümleri tepkisi: “Hatay’da ölüm çukurları oluştu”

Adnan Şefik Çirkin’den depremde kayıp çocuklar için soru önergesi: 30 çocuk hâlâ aranıyor

Avukat Alkan Falay’a saldırıya Hatay Barosu’ndan tepki

Cebike TOKİ konutlarında yangın: 13 kişi tahliye edildi

Arsuz–İskenderun yolunda kamuflajlı araçta 19 yasadışı göçmen yakalandı

Hatay merkezli rüşvet operasyonunda 26 tutuklama: 8 ilde eş zamanlı baskın

Esnafın sandık mesajı: Değişim ve güven vurgusu

Arsuz’a krom ocağı için “noter taahhüdü” verildi

Hatay’da 10 Şubat’tan bu yana 4 çocuk suda boğularak hayatını kaybetti

HBB'den grevdeki işçilere destek

  • BIST 100

    15807,88%-0,41
  • DOLAR

    44,45% 0,27
  • EURO

    51,23% -0,03
  • GRAM ALTIN

    6441,18% 3,13
  • Ç. ALTIN

    10535,37% -0,74