Tarih: 12.04.2019 11:26

´Açlık grevlerini bırakın´ nöbeti

Facebook Twitter Linked-in

İskenderun/SES

İnsan Hakları Derneği (İHD), cezaevlerinde tecritlerin kaldırılması amacıyla başlatılan açlık grevlerinin sürdüğünü ifade etti ve tecridi protesto etmek amacıyla yaşamına son veren insanların kendilerini derin bir üzüntüde bıraktığını belirtti.
İHD İskenderun Şube Başkanı Coşkun Selçuk, dün dernek binasında düzenlediği basın toplantısında, Uğur Şakar, Zülküf Gezen, Ayten Beçet, Zehra Sağlam, Medya Çınar, Yonca Akıcı, Siraç Yüksek, Masum Pamay´ın yaşamlarına son verdiğini anlatattı ve 'Halen yüzün üzerindeki hapishanede binlerce kişi tarafından devam ettirilen süresiz ve dönüşümsüz açlık grevlerinde gelinen aşama oldukça ciddidir. Gerek açlık grevcilerinin sağlık durumlarının izlenmesi, gerekse de taleplerin demokratik kamuoyu tarafından duyulduğunun ortaya konabilmesi için bağımsız heyetlerin ve bağımsız hekimlerinin cezaevlerine girmesine izin verilmelidir. Siyasi iktidar bu husustaki sorumluluğunu görmeli ve bir an önce bu talepleri karşılamalıdır' dedi.
İnsan hakları örgütleri olarak devam eden açlık grevleri nedeni ile cezaevlerini yakından izlediklerini, avukatlar vasıtası ile ziyaretler gerçekleştirdiklerini, siyasi iktidara taleplerin iletildiğini, demokratik kamuoyunun daha fazla duyarlı olması için girişimlerde bulunduklarını belirten ve İHD olarak yaşamına son verme eylemlerinin yapılmaması için 25 Mart 2019 tarihinde basın toplantısıyla çağrıda bulunduklarını anlatan Selçuk, şunları söyledi: 'Ancak buna rağmen yaşamına son verme eylemlerinin devam etmesi, sorunun ne kadar ciddi olduğunu göstermektedir. Bizler hak savunucuları olarak 11 Nisan 2019 Perşembe günü İHD Genel Merkezi´ni ve şubelerini akşam 21.00´e kadar açık tutarak ´yaşama ses ver´ nöbetleri tutarak bir kez daha tecridin sonlandırılması ve açlık grevlerinin bitirilmesi, özellikle de yaşamına son verme eylemlerine başvurulmaması konusundaki duyarlılığımızı kamuoyu ile paylaşacağız. Yaşam kutsaldır. İnsan hakları savunucuları olarak her koşulda yaşama hakkını savunuruz. Hepimizin karşı çıktığı tecrit ve izolasyon uygulamalarının son bulması için devam eden açlık grevlerinde dile getirilen talepler insan hakları hareketi tarafından anlaşılmış ve insan hakları hukukuna uygun olarak tecridin kaldırılması için gereken her türlü çalışma ve girişim yapılmaktadır. Mahpusların sesi duyulmuştur. Demokratik kamuoyunun daha fazla duyarlı olması için gereken çalışmalar da yapılmaktadır. Dolayısıyla mahpusların tecridin sona erdirilmesi ile ilgili taleplerinin karşılık bulacağı bir noktaya elbette gelineceğini belirtmek isteriz. Hapishanede veya herhangi bir yerde hiç kimse yaşamına son vermemelidir. Bu tarz eylemleri kesinlikle onaylamadığımızı ve karşı olduğumuzu ifade ediyoruz. Mahpusların içerisinde bulunduğu siyasal ve psikolojik ortamın farkındayız. Ancak tecridin kaldırılması noktasında kişilerin yaşamlarına son vermesi kabul edilemez ve bu tarz eylemlere başvurulmamalıdır. Tecrit gibi başta BM Mandela Kuraları olmak üzere Türkiye yasalarına bile aykırı uygulamaların son bulmasını, siyasi iktidarı bir an önce hapishanelerdeki tecridi kaldırmaya davet ediyoruz.'




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —