´Adalet, en çok ihtiyaç duyulan şey´

Samandağ Belediye Başkanı Mithat Nehir, ülkenin en çok ihtiyaç duyduğu şeyler arasında ´adaletin de bulunduğunu söyledi.

29.09.2017 10:02:34
´Adalet, en çok ihtiyaç duyulan şey´

Halk TV ´de yayınlanan ´Siyaset Rüzgarı´ adlı programının konuğu olan Nehir, katıldığı ´Adalet yürüyüşü´ ve ´adalet kurultayı´ hakkında şu değerlendirmede bulundu: 'Ne kadar çok adaletsizlik ile ilgili sıkıntı varmış ki bu kadar insan bir araya geldi ve adalet çığlığı altında sürece bir ucundan omuz vermek, destek vermek istedi. Aadalet hava gibi bir şey. Adalet, insan hayatında bu kadar önemsenmesi gereken, bu kadar sahiplenilmesi gereken mefhum bir kavram ve yaşam şekli. Her geçen gün bir parçası koptu, bir tarafı eksildi ve öyle bir Türkiye´ye doğru eviriliyoruz ki bu konuda neredeyse bütün kesimlerin ortak bir fikri oluşmaya başladı. Yani adalet konusunda ciddi tereddütler ve kaygılar oluşmaya başladı. Bunun sağ-solu, inançlısı-inançsızı önemli değil. Mezhebi, yaşam şekli ne olursa olsun adalet zemininde çok ciddi bir ortak payda oluştu. Partimizin genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu sürece bu açıdan bakıp, parti flamaları, parti sloganları dışında, bütün herkesin bir arada olup birlikte ´adalet´i haykıracakları ve adalete sahip çıkılacak bir zemin oluşturması gerçekten takdire şayan bir şey oldu. Gerçek anlamda adaletin savunulacak olması, adil bir düzen kurulması adına da çok önemli bir çalışmaydı. Tabi yürüyüş süreci çok meşakkatli bir süreçti. Adalet yürüyüşü ile tarihe bir not düşüldü. Adalet kurultayı da çok değerli bir çalışmaydı. Kurultayın yapıldığı çalışma alanına gitmek çok zordu ama ona rağmen gördük ki orda bile yine on binler bir araya geldi ve küçük küçük çalışma grupları adalet başlığı altında çok farklı fikir ve görüşlerin görüşüldüğü, tartışıldığı bir zemin oluştu. Bu yönüyle de aslında Türkiye´de en çok ihtiyaç duyulan şeyin adalet olması anlamında da o çalışma çok önemli sonuçlar doğurdu.”

Nehir: Suriye´de yaşananlar Samandağ´ı da etkiliyor
Suriye olayları ve savaşın Hatay´a yansıması ve Samandağ´da sığınmacılara yönelik bir soruya yanıt veren nehir, şunları söyledi: 'Samandağ´da çok fazla göçmen sayımız yok. Ama sonuçta biz bir bütünüz. Biz Hatay´ız, Türkiye´yiz. Hatay´ın ve Türkiye´nin dertleri de bizi birebir ilgilendiriyor. Biz bunlardan etkileniyoruz. 2014´te yasal bir mevzuat değişti. Büyükşehir yasası ile beraber ilçe belediyeleri büyükşehire; beldeler ilçelere bağlandı, idari değişiklikler yapıldı. Bütçelerin ve kaynakların da büyük bir kısmı büyükşehire geçti. Böyle olunca da büyükşehir ilin bütününe hizmet vermekle mükellef ama büyükşehir bir buçuk milyon nüfuslu bir ile hizmet etmekle görevli iken burada 400–500 bin nüfus Suriye´den göç etmiş, burada yaşamakta ve bunların da bu şehirde yarattıkları yükler var doğal olarak. Onlara da hizmet etmek, onların da çöpünü toplamak, suyunu vermek, taşımasını sağlamak vs. bir sürü beraberinde getirdiği yük var. Bu ilçe belediyesi olsun büyükşehir belediyesi olsun karşılanacak. Bu yönü ile bakıldığında bizde, Samandağ´da çok yoğun bir göçmen nüfusunun olmamış olması bizi rahatlatıyor diye bir şey diyemiyoruz. İlin bütününde olan sıkıntılar neyse, bize de yansıyor doğal olarak. Belki kendi vatandaşımıza daha kaliteli, daha nitelikli hizmetler vermek gerekirken biraz daha vasata düşen bir hizmet vermek durımunda kalınıyor. Sınırlı kaynaklar iki milyon nüfusa bölüştürülmek zorunda kalınıyor. Bu sadece olayın bir yüzü. Tabi bunun bir de öteki yüzü, yani sınır kapılarında yaşanan kapanmalar, buradaki çalışmalar, buradaki ticareti tamamı ile bitirdi. Buranın insanı gidip bir öğün yemek yiyip gelebiliyordu. Turizme, ticarete, tarıma ve birçok yerden vurdu aslında bu oradaki savaş, karışıklık. Bu savaş ülkemizin aldığı tutumla ilgili de sıkıntılı bir şeye dönüşüyor. Dünyanın birçok muhtelif ülkesinden teröristler bu sınırlardan girdi öbür tarafa. Bir ülkenin eğer egemenlik durumu varsa, eğer egemense o ülke elbette egemenliği tehdit edecek şeylere karşı bir direnci bir savunması olacak. Şimdi kendi ülkemizle ilgili maazallah en küçük bir saldırı oluştuğu zaman nasıl hep beraber ortak bir ses çıkarıyorsak, komşuda böyle şeyler yaşandığı zaman burada ülkenin idaresini sorumlu bulmak mı doğru yoksa o ülkeyi yıkmaya çalışan, o terörist unsurlara karşı bir tutum almak mı doğru. Çok farklı tutumlar alındı, çok farklı iradeler kondu.'
Samandağ Belediyesi tarafından düzenlenin İpek Festivalini olduğunu anımsatan Nehir, bunun dışında düzenlenen Turizm Festivali, Evvel Temmuz Festivali gibi kenti tanıtan etkinlikleri de desteklediklerini anlattığı konuşmasında, festivallerin asıl amacı aslında yörenin dışarıdan görüldüğü gibi savaş bölgesi olmadığı mesajını taşıdığını da kaydetti.
´Her haneden bir-iki kişi yurtdışında çalışıyor´
Samandağ´da neredeyse her hanede bir iki- vatandaşın Ortadoğu ya da yurt dışında çalıştığını anlatan Nehir, 'Onlar şa işçidir, ya tüccardır ya da bir şekilde orayla alakası vardır. Ekmeğini oradan kazanmaktadır. Ortadoğu´da bu sıkıntıların yaşanıyor olması hem o insanlarımızın işsiz olmasına sebebiyet verdi, hem de burada istihdam alanları oluşamaz oldu. Hiçbir yatırımcı gelip burada yatırımlar yapamaz oldu. Bu yanlış algı ile alakalı. Bir de hemen dibimizde karışıklığın olmasından kaynaklı. Acaba burası da karışıklıktan etkilenebilir mi, korkusu ile ilgili yatırımlar bir manada durdu. Şimdi bir taraftan yatırımlarımız duruyor, bir taraftan bir şekilde eli ekmek tutan, iş tutan insanlarınız da işiz duruma düşmeye başlayınca burası hepten bir işsiz diyarına dönüştü. Sadece bölgemiz için değil Türkiye´nin genelinde işsizlik bugün reel olarak ifade edildiği üzere yüzde 12–13 civarında dense de somut olarak gerçek işsiz oranımız yüzde 20´lerin çok üstünde. Nne yazık ki nitelikli işsizimiz de çok fazla. Bunun üstüne Suriye´den gelen vatandaşlar da çok ucuza iş bulmaya başladı. Sizin nitelikli iş gücünüz, vasıflı elemanlarınız şu işi 10 liraya yapıyorken Suriye´den gelen vatandaş bunu 3 liradan yapıyor, yapmak zorunda. Onun da yemekle ilgili derdi var. Bu bakımdan hem kendi işsizimize ciddi sıkıntılar yaratmış olduk, kendi işsizimizi arttırdık, hem de bölgenin kaotik durumuna belki istemeden bir katkı sunmuş olduk' dedi.

Anahtar Kelimeler: Adalet ihtiyaç duyulan

Gazeteci Bakoğlu 14. kez seçildi

İskenderun Kaymakamı çöken bina alanında inceleme yaptı

İskenderun’da yıkım sırasında 6 katlı bina çöktü: Can kaybı yaşanmadı

İskenderun’da metruk bina çöktü: Ekipler enkaz kaldırıyor

İskenderun’da ağır hasarlı bina yıkım sırasında çöktü

Can Atalay’dan çocuk ölümleri tepkisi: “Hatay’da ölüm çukurları oluştu”

Adnan Şefik Çirkin’den depremde kayıp çocuklar için soru önergesi: 30 çocuk hâlâ aranıyor

Avukat Alkan Falay’a saldırıya Hatay Barosu’ndan tepki

Cebike TOKİ konutlarında yangın: 13 kişi tahliye edildi

Arsuz–İskenderun yolunda kamuflajlı araçta 19 yasadışı göçmen yakalandı

Hatay merkezli rüşvet operasyonunda 26 tutuklama: 8 ilde eş zamanlı baskın

Esnafın sandık mesajı: Değişim ve güven vurgusu

Arsuz’a krom ocağı için “noter taahhüdü” verildi

Hatay’da 10 Şubat’tan bu yana 4 çocuk suda boğularak hayatını kaybetti

HBB'den grevdeki işçilere destek

  • BIST 100

    16287,81%0,58
  • DOLAR

    44,18% 0,15
  • EURO

    50,77% -0,12
  • GRAM ALTIN

    7257,94% 0,73
  • Ç. ALTIN

    11762,72% 0,00