Tarih: 01.08.2017 10:39

“Buğdaydaki zararı giderin”

Facebook Twitter Linked-in

 

düşmesine neden olan hükümetimiz, primi artırarak hatasını telafi etmeli, üreticinin zararını gidermelidir” dedi.
Bayraktar, yaptığı yazılı açıklamada, buğdayda hasat zamanı çıkan kararnamenin üreticinin belini büktüğünü, fiyatlardaki düşüşün, üreticiyi büyük sıkıntıya soktuğunu kaydetti. Üreticinin ilk darbeyi, hasatta çıkarılan kararnamenin etkisiyle düşen fiyatlarla yediğine dikkati çeken Bayraktar, İç Anadolu ve Doğu Anadolu´nun bazı illerinde yaşanan kuraklığın ürüne verdiği zararın ikinci darbe, Toprak Mahsulleri Ofisi´nin (TMO) müdahale alım fiyatlarını açıklamakta gecikmesi ve üreticinin talebini karşılamayan bir fiyat açıklamasının üçüncü darbe olduğunu vurguladı.
Şemsi Bayraktar, bu ortamda hızlı ve acil karar alınması, kilogramda 5 kuruş olarak ödenen primin artırılması gerektiğini, bu yapılmazsa stratejik bir ürün olan buğdayda üreticinin üretimden kaçırılacağını ifade etti.

Gümrük vergisi indirildi, TMO gecikti
Buğdayı ‘önemli bir ürün´ olarak tanımlayan ve piyasasının çok dikkat gerektirdiğini vurgulayan Bayraktar, 27 Haziran 2017´de çıkarılan talihsiz kararnameyle buğday, arpa ve mısırda yüzde 130 olan gümrük vergisi oranlarının, buğdayda yüzde 45´e, arpada yüzde 35´e, mısırda yüzde 25´e indirildiğini hatırlattı. Bayraktar, şunları kaydetti:
“Üreticimiz ilk darbeyi, hasatta çıkarılan kararnamenin etkisiyle düşen fiyatlarla yemiştir. Hasatta çıkardığı yanlış kararnameyle buğdayda fiyatların düşmesine neden olan hükümetimiz, primi artırarak hatasını telafi etmeli, üreticinin zararını gidermelidir. Buğdayda hasat zamanı çıkan kararname üreticinin belini bükmüştür.
Gümrük vergisi oranlarının indirilmesi, ithalat yapılmasa da psikolojik etki nedeniyle buğday üretici fiyatlarını düşürdü. Fiyatlardaki düşüş, üreticimizi büyük sıkıntıya sokmuştur. Toprak Mahsulleri Ofisi´nin (TMO) hemen devreye girmesi gerekiyordu. Yaşanan kuraklığın ürüne verdiği zarar ikinci darbe, TMO´nun müdahale alım fiyatlarını açıklamakta gecikmesi ve üreticinin talebini karşılamayan bir fiyat açıklaması üçüncü darbe olmuştur. TMO´nun acilen piyasaya girmemesi ve 12 Temmuz´a kadar müdahale alım fiyatını açıklamaması piyasayı çok olumsuz etkiledi. Piyasada denge bozuldu; üretici-tüccar-sanayici zinciri kırıldı. Öyle ki, karardan önce, üretici ürününü satacak tüccar, tüccar ise üreticiden satın aldığı ürünü alacak fabrika bulamadı.”

“TMO alımları hazlandırılmalı”
Bu ortamda açıklanan buğday fiyatı da yetersiz kaldığını ve düşen fiyatları yükseltmediğine işarek eden Bayraktar, hızlı ve acil karar alınmayarak kilogramda 5 kuruş olarak ödenen prim artırılması gerektiğini, bu yapılmazsa stratejik bir ürün olan buğdayda üreticinin üretimden kaçırılacağı uyarısında bulundu.
TMO´nun randevulu alımlara geçmesinin alım merkezlerinde yığılmaların önüne geçtiğini ama yine de çiftçinin bazı sorunlar yaşadığını söyleyen Bayraktar, şu önerilerde bulundu: “TMO, hızlı bir şekilde alım yapmalıdır. TMO´nun günlük alım kapasitesi kimi yerde yetersiz kalıyor. Bazı yörelerimizde alım merkezleri çiftçimize oldukça uzak. Çiftçimiz, gümrük vergisi indiriminin ardından daha çok TMO´ya yöneldi, alım merkezlerinin kapasitesinin yetersizliği nedeniyle randevularda 1-2 aya varan ileri tarihlere verilen randevular görüldü. Bunun önlenmesi için, TMO, alım merkezlerinin sayısını artırmalı, geçici alım merkezleri kurmalı, Cumartesi günleri yaptığı gibi Pazar günleri de çalışmalı, hasat döneminde ürününü acilen satmak zorunda olan çiftçilerimizi tüccarın eline bırakmamalıdır. Gerekirse hasat dönemlerinde TMO alım noktalarına eksper takviyesi yapılarak satış için alınan randevuların sürekli açık kalması ve seri alım yapılması sağlanmalıdır. TMO, çiftçiyi mağdur etmemeli, yarı yolda bırakmamalıdır”




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —