Tarih: 21.08.2019 10:40

CHP: AKP de buna ileri demokrasi diyor

Facebook Twitter Linked-in

İçişleri Bakanlığının haklarında kovuşturma ve soruşturma dosyaları bulunduğu gerekçesiyle, Diyarbakır, Van ve Mardin´de büyükşehir belediye başkanlarının önceki gün görevden alınıp, yerlerine o ilde görev yapan valileri kayyım olarak atamasına tepkiler sürüyor. CHP Hatay İl Başkanı Halil İbrahim Özgün, 'HDP´li Diyarbakır, Van ve Mardin Büyükşehir Belediye Başkanlarının görevden alınması son derece haksız, hukuksuz ve antidemokratik bir karardır. Atamayla gelen içişleri bakanı seçilen belediye başkanlarını görevden alıp, yine atamayla gelen valileri kayyum atıyor. AKP de buna ileri demokrasi diyor. Bu karar yalnızca Diyarbakır, Van ve Mardin halkına değil tüm Türkiye´ye yapılmış baskıcı antidemokratik bir tavırdır. Sandıkta kaybeden AKP, masada baskı ve hukuksuzlukla kazanmak istiyor. Halkın iradesi resmen ve alenen gasp edilmektedir. Bu kararları ve tavrı kabul etmek mümkün değildir' değerlendirmesini yaptı. İHD İskenderun Şube Başkanı Selçuk da 'Demokrasinin ilk ve olmazsa olmaz şartı seçmen iradesini tanımaktır' açıklamasını yaparken, TİP Hatay Milletvekili Mengüllüoğlu ise 'Geride bıraktıkları milyarlarca borçla, hırsızlıkla, yolsuzlukla anılan kayyumlar bir kez daha halk iradesini gasp etmenin aracı olmuştur' değerlendirmesinde bulundu.

İskenderun/SES
İçişleri Bakanlığı tarafından haklarında kovuşturma ve soruşturma dosyaları bulunduğu gerekçesiyle, Diyarbakır, Van ve Mardin´de büyükşehir belediye başkanlarının önceki gün görevden alınmasına birçok kesimden tepki sürürken, bakanlığın uygulamasına destek açıklamaları da veriliyor. İçişleri Bakanlığı Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Adnan Selçuk Mızraklı, Mardin Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Başkanı Ahmet Türk ve Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Bedia Özgökçe Ertan görevden almış ve Diyarbakır Büyükşehir Belediyesine Diyarbakır Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, Mardin Büyükşehir Belediyesine Mardin Valisi Mustafa Yaman, Van Büyükşehir Belediyesine Van Valisi Mehmet Emin Bilmez´i de belediye başkanvekili olarak görevlendirilmişti.

CHP ve TİP´den tepki
CHP Hatay İl Başkanı Halil İbrahim Özgün, bakanlık kararıyla görevden alınan HDP´li belediye başkanlarının yerlerine kayyum atanmasını eleştiren açıklama yaptı. CHP il başkanı Özgün, şu değerlendirmede bulundu: 'HDP´li Diyarbakır, Van ve Mardin Büyükşehir Belediye Başkanlarının görevden alınması son derece haksız, hukuksuz ve antidemokratik bir karardır. Atamayla gelen içişleri bakanı seçilen belediye başkanlarını görevden alıp, yine atamayla gelen valileri kayyum atıyor. AKP de buna ileri demokrasi diyor. Bu karar yalnızca Diyarbakır, Van ve Mardin halkına değil tüm Türkiye´ye yapılmış baskıcı antidemokratik bir tavırdır. Sandıkta kaybeden Erdoğan ve AKP, masada baskı ve hukuksuzlukla kazanmak istiyor. Halkın iradesi resmen ve alenen gasp edilmektedir. Bu kararları ve tavrı kabul etmek mümkün değildir. Karardan ivedikle vazgeçilerek hatadan dönülmesi çağrısı yapıyoruz. Bu hazımsız akıl, ülkeyi felakete götüreceği gibi, toplumsal barışa da yapılabilecek en büyük kötülüktür. Abdullah Öcalan´ın mektubunu kırmızı bültenle aranan Osman Öcalan´a TRT ekranlarından okutan zihniyetin, görevden alma tutumu samimiyetsiz ve riyakardır. AKP´yi akl-ı selime, demokrasiye ve halkın iradesine saygı duymaya çağırıyoruz.' Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Barış Atay Mengüllüoğlu da yazılı yaptığı açıklamasında şunlara yer verdi: 'Bu sabah, Diyarbakır, Van ve Mardin´de halkın büyük desteğiyle seçilmiş büyükşehir belediye eş başkanlarının görevden alınarak belediyelere kayyum atandığı haberiyle güne başladık. Geride bıraktıkları milyarlarca borçla, hırsızlıkla, yolsuzlukla anılan kayyumlar bir kez daha halk iradesini gasp etmenin aracı olmuştur. Halk iradesiyle kayyumlardan geri alınan belediyelere karşı atılan bu adım yurttaşların seçme hakkının yok sayılması demektir. Seçilmiş belediye eş başkanları Adnan Selçuk Mızraklı, Bedia Özgökçe Ertan ve Ahmet Türk´ün, partileri ve seçme hakkı gasp edilmiş tüm yurttaşlarımızın yanındayız. Halk iradesine yapılan bu saray darbesine karşı tüm yurttaşları eşitlik, özgürlük, kardeşlik mücadelesinde birleşmeye çağırıyoruz.'
MHP Hatay Milletvekili Lüftü kaşıkçı ise belediyelere kayyım atanmasını destekledi. Milletvekili Kaşıkçı, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda şunlara yer verdi: 'Belediyeler; vatandaşımızın, kullandığı oyu, verdiği vergileri ve demokrasinin sunduğu iklimi istismar ederek ülkemizin birlik ve bütünlüğüne kasteden terör örgütlerinin etkisi altına giriyorsa, milli iradeyi gaspedenlere karşı tedbir almak devletin asli görevidir.'

İHD: Demokrasinin ilk şartı seçmen iradesini tanımaktır
İnsan Hakları Derneği (İHD) İskenderun Şube Başkanı Coşkun Selçuk, 19 Ağustos 2019 günü sabahın erken saatlerde İçişleri Bakanlığı kararı ile HDP´li Diyarbakır, Mardin ve Van büyükşehir belediye başkanlarının görevden alındığını ve onların yerine aynı illerin valilerinin görevlendirilmesini dün yaptıı basın açıklamasıyla eleştirdi. 'Demokrasinin ilk ve olmazsa olmaz şartı seçmen iradesini tanımaktır' diyen İHD İskenderun Şube Başkanı Selçuk, dernek benasında düzenlenen açıklamada şunları söyledi: '31 Mart 2019 tarihinde gerçekleştirilen yerel seçimlerde yüksek oy oranıyla kazanan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Adnan Selçuk Mızraklı, Mardin Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Ahmet Türk, Van Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Bedia Özgöçke Ertan haklarında devam eden soruşturma ve kovuşturmalar gerekçe gösterilerek görevden alınmışlardır. Dayanak olarak da Anayasa´nın 127. maddesi ile 5393 sayılı Belediyeler Kanunu´nun 674 sayılı OHAL KHK´sı ile değiştirilen 45. maddesi ile 47. maddesi gösterilmiştir. Anayasa´nın 38. maddesinde masumluk hakkı düzenlenmiş olup kesinleşmiş mahkeme kararı ile hüküm giymedikçe kimsenin suçlanamayacağı kuralı bulunmaktadır. Bugün gerçekleştirilen görevden alma ve belediyeye el koyma operasyonu Anayasa´ya mutlak aykırı olup siyasi iktidarın seçimlerle ele geçiremediği belediyeleri anti-demokratik yasa ve yetkilerle ele geçirme operasyonudur. Bakanlık gerekçesinde ifade edilen görevden alınma prosedürü geçici olup bu durumda belediye meclisinde geçici olarak belediye başkanlığına vekâlet edecek kişinin seçilmesi gerekmektedir. Ancak bunun yapılmayıp doğrudan doğruya valilerin görevlendirilmesi tam anlamıyla bir OHAL işlemidir. 31 Mart yerel seçimlerinde YSK eli ile çok sayıda anti-demokratik karar alınmıştır. Bunların en önemlisi aday olmalarına onay verilerek seçime girmeleri sağlanan 5 HDP´li belediye başkanı adayının seçimi kazanmalarına karşın mazbatalarının verilmemesidir. Bu belediyeler Diyarbakır´ın Bağlar ilçesi, Van´ın Edremit, Tuşba ve Çaldıran ilçeleri ile Erzurum´un Tekman ilçesi belediyeleridir. YSK bununla da yetinmemiş, aday olmalarına onay verdiği ancak belediye meclis ve il genel meclis üyeliklerine seçilen HDP´li kişilerden OHAL KHK´ları ile kamudan ihraç edilenlerin mazbatalarını iptal etmiştir. YSK, yerel seçimlerde HDP´li adaylara tuzak kurmuş ve bu şekilde halk iradesine müdahale ederek seçim sonuçlarını değiştirmiştir. Mazbataları verilmeyen HDP´li başkanlar yerine onlardan sonra en çok oyu alan AKP´li adayları belediye başkanı yapmıştır. Son dört yılda halk iradesine yönelik müdahaleler OHAL kalktığı halde yerel seçimlerde de sürdürülmüş ve bugün adeta doruk noktasına ulaşmıştır. Daha önce her fırsatta ısrarla dile getirdiğimiz üzere OHAL Türkiye´de kalıcı hale gelmiştir. OHAL zamanında çıkarılan 32 adet KHK olduğu gibi kanunlaştırılmıştır. Şimdi bu kanun vasfı kazandırılmış KHK´ların pratik uygulamaları ile karşı karşıya bulunmaktayız. Bu KHK´lerde kalıcı olarak düzenlenmeyen hususlar ise 7145 sayılı kanunla düzenlenmiş ve OHAL adeta 3 yıllığına uzatılmıştır. Halk iradesine bu kadar fütursuzca müdahale edilmesi çeşitli barış çabalarının olduğu bir döneme denk getirilmiştir. HDP, DTK ve HDK ile birlikte 4 Ağustos 2019 tarihinde kamuoyuna barış çağrısı yapmıştır. Keza, avukatları ile görüşen Abdullah Öcalan da yeni bir barış süreci için inisiyatif alabileceğini duyurmuştur. Böylesi dönemlerde siyasi iktidarın tamamen güvenlikçi politikaları devreye sokması anlaşılır değildir. Türkiye´nin kronikleşmiş siyasal, sosyal ve ekonomik sorunlarının çözümünün tek yolu amasız ve fakatsız bir şekilde ülkede insan haklarına saygıyı güçlendirmek, barışı ve demokrasiyi tesis etmektir. Bugün halkın/seçmenin iradesine bu kadar fütursuzca müdahale edilmesiyle barış ve demokratikleşme çabalarına çok ağır bir darbe vurulmuştur. Siyasi iktidarı bu müdahaleden vazgeçmeye ve seçilmiş belediye başkanlarını göreve iade etmeye davet ediyoruz: Çünkü halkın/seçmenin iradesine sahip çıkmak, barış ve demokrasiyi korumak, yurttaş olmayı sürdürebilmek için herkesin görevidir.'

Kaymakamdan ´terörle mücadele´ açıklaması
İskenderun Kaymakamı İskender Yönden, devletin birlik ve bütünlüğünü tehdit eden tüm terör örgütlerine karşı hukuk devleti ilkelerinden taviz vermeden mücadele edileceğini ifade etti. Kaymakam Yönden´in İskenderun Kaymakamlığının internet sitesinden dün yaptığı ´Güçlüyüz, kararlıyız´ başlıklı açıklamada şunlara yer verildi: 'Dün olduğu gibi bu gün de devletimizin birlik ve bütünlüğünü tehdit eden tüm terör örgütlerine karşı hukuk devleti ilkelerinden taviz vermeden, amansız bir şekilde mücadele edileceğinden şüpheniz olmasın. Güçlü bir devlet, kararlı bir hükümet, Asil bir millet ve vatanperver güvenlik güçlerimiz ile mazlumun yanında, zalimin karşısındayız.'




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —