Tarih: 16.10.2018 10:22

'Çoklukla, çoğulculuk da aynı şey değil'

Facebook Twitter Linked-in

Akın Bodur

Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bünyamin Ayhan´ın oturum başkanlığını yaptığı panelde, Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü Başkanı Doç. Dr. Mustafa Koçer, ´Basın ekonomisi: Yerel basın ve ekonomik meseleler´; Akdeniz Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Levent Yaylagül ´Basında tekelleşme´; Mersin Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Ahmet Taylan da ´Basın etiği´ hakkında bilgi verdi.
Panel öncesi gazetecilere seslenen Erdemli Belediye Başkanı Mükerrem Tollu, Kızkalesi Medya Günleri projesinin birçok yönden faydası olduğunu belirterek, kentin tanıtırken önemsedikleri yerel basının sorunlarına çözümü de konuştuklarını ifade etti. Erdemli Belediyesi´nin hiçbir şekilde ayrım yapmadan, kimseyi ayrıştırmadan toplumun her kesimine yönelik hizmetler ürettiğini ifade eden ve 'Belediye ne hatırlı kişilerin işyerinin yapıldığı bir kuruluş ne de bir siyasi partinin belediyesi değil' diyen Tollu, 'Bu proje sayesinde, iller arasındaki gazetecilerin tanışıklıkları artıyor. Üniversitelerin iletişim fakülteleri ile yerel gazeteciler arasında bir köprü kuruyoruz. İlçemizi ve ilimizi tanıtıyoruz. Hiç üşenmeden il il gezip Erdemli´yi, projemizi anlatıyor, gazeteci dostlarımızı, akademisyenlerimizi davet ediyoruz. Gazeteci dostlarımızın sorunları bizim de sorunumuzdur. Bundan sonra daha da büyüyerek bu projenin sürdürülebilirliğini sağlayacağız ve herkese de örnek olacağız' dedi.

Gazetecilik kamu kaynaklarından gelişmemeli
Yerel Basının Ekonomik Yapısı´nın konuşulduğu panelin oturum başkanlığını Selcuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Bünyamin Ayhan yaptı. ‘Yerel basın bizim için hayati önem taşıyor´ diyen Prof. Dr. Ayhan, “Gazetecilik, devletten, kamu kaynaklarından değil de okuyucu üzerinden gelişmelidir. Japonya´da 15 milyon satan gazete var. Bizde yerel gazeteler 1-2 bin satıyor. Bu yapısal sorun' değerlendinrmesini yaptı. Akademide çalışanlar olarak yerel basının sorunlarını bildiklerini ifade eden Ayhan, sorunlara ilişkin çözüm önerileri sunabileceklerini ama ´şu yapılsın´ diyemeyeceklerini belirtti.

'Günümüzde alternatif medya güçleniyor'
‘Yerel basın ve ekonomik meseleler´ üzerine değerlendirmede bulunan Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü Başkanı Doç. Dr. Koçer de gazete sahiplerinin medya ürünlerini kolay ve ucuz elde etmek istediğini, çalışanların en iyi koşullarda ve iyi ücret almak istediğini, reklamcıların da ürünlerini medya üzerinden duyurmayı amaçladığını anlattı. Doç. Dr. Koçer, 'Hepsinin amacı, isteği, dinamiği farklı ama birbirine bağımlılar. hani medya dördüncü güç, halkın sesiydi? Yerel medya nitelikli elemanları yeterince çalıştırmıyor. Bu nedenle günümüzde alternatif medya güçleniyor. Çünkü, halk medyaya olan güvenini kaybetti. Soruyorum, halk medyaya ne kadarg üveniyor? Sektör içindeki yıkıcı rekabet de sorunları çözümsüzleştiriyor. Bu nedenle kendi sektör kendi içinde rekabeti de düzenlemelidir' diye konuştu.

'Medya kamusal işlevi olarak mı devam edecek, şirketlerin kar elde amacı mı olacak?'
Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü´nden Doç. Dr. Yaylagül ise ‘Basında tekelleşme´ konusunda düşüncelerini aktardı. Bilgilerin mutlaka bir yere bağlanması gerektiğini, yoksa işe yaramayacağını kaydeden Doç. Dr. Yaylagül, 'İnsanlık tarihi, siyasi mücadele tarihidir. Bu işin (basında tekelleşme) uluslararası, küresel bir boyutu da var. Dolayısıyla medyanın işlevi de mutlaka kapitalizmle uymak zorundadır. Çünkü, rekabet tekelleşmeyi yaratıyor. Tekelleşme kapitalizmin işleyişinin doğal bir sonucudur. Kapitalizm sonrası gelişmiş ve geri kalmış ülkeler oluştur. Kapitalizm, oranını arttırmak için tekellemeye gitmek zorundadır. 1980 sonrası neoliberal politikalar gitti, kapitalizm ne yaptı? Çalışanlarla ilgili düzenleme yaptı. Günümüzde sanayi değil, finans kapitalizmi her şeye eğemen durumunda. Ve bunun önüne geçmek bugünkü koşullarda pek mümkün görünmüyor. Kapitalizm tarafından yutulmamanız pek mümkün değil. Kapitalizmin doğası rekabet ama rekabet aslında her yerde var. Her alanda çalışanlar arasında rekabet var. Yerel medyanın yaygın medya ile rekabet etme koşulu yok. Kapitalizmde toplumsal maliyet hep beraber bölüşülür ama nedense kar hep bireysel oluyor, öyle alınıyor' dedi.

'Çoklukla, çoğulculuk da aynı şey değil'
Kapitalizmin eşitsizliği sürekli yenilediğini ve bugün yapılanın da aynı şey olduğunu ifade eden Doç. Dr. Yaylagül, konuşmasını şöyle sürdürdü: 'Medya kamusal işlevi olarak mı devam edecek yoksa büyük şirketlerin kar elde amacı mı olacak? Medyanın dördüncü güç olduğu yer, kamusal hizmet yaptığı alandır. Ama büyük sermaye medyayı kendi çıkarı için kullanıyor. Kapitalizm de, üretimini satamayınca insanlara ihtiyaç oluşturuyor ve bunu yüklüyor. Tekelleşen medya, alternatif düşünce ve ifadenin topluma ulaşmasına engel. Ve çoklukla, çoğulculuk da aynı şey değil; farklı şeydir. Çoğulculuk, farklı şeyleri iletmek için ortam oluşturulmasıdır. yoksa fotokopinin 10 yayında yapılması değil.'

'Haberde vicdan ölçüsünü kullanmak önemli'
Mersin Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü´nden Dr. Taylan da 'Basın etiği' konusunda düşüncelerini paylaştı. Dr. Taylan, 'Basının sorunlarında, basın etiğinin yapılıp (uygulanıp), yapılmamasının (uygulanmamasının) etkisi vardır. Haberde vicdan ölçüsünü kullanmak önemlidir' değerlendirmesinde bulundu.
Mersin İmece Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Şahin ise Mersin´de yerel yönetimin gazetecilik yapısını değiştirdiğini, bu yapının da gazetecilik anlayışı ve çalışanlarını değiştirdiğini ifade etti.
4. Kızkalesi Medya Günlerinde yapılan söyleşilerde de TRT haber spikeri Zafer Kiraz, Bengitürk TV Genel Yayın Yönetmeni Metin Özkan ve TRT spor sunucusu Erdoğan Arıkan konuşma yaptı. Kiraz, bir soru üzerine eski TRT´nin habercilikte bir okul görevi gördüğünü ancak bunun günümüzde geçerli olmadığını belirtti. Özkan ise gazeteciliğin bir tavır meselesi olduğunu anlatarak, 'Medya her geçen gün tekelleşiyor. Medya çok önemli güç. Bunun için medyayı ele geçirmek istiyorlar” dedi. Arıkan ida 'TV´ler kulaklarla izleniyor ama gözler cep telefonlarında. Hızlı değişimi yaşayan nesiliz. Sosyal medya önemli bir rakip. Spor yönünden baktığımızda, Türkiye´de ciddi bir değişim var” diye konuştu.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —