Tarih: 13.06.2018 10:05

´Demokratik kurumlar güçlendirilmeli´

Facebook Twitter Linked-in

 

İskenderun/SES
Demokrasi ve ekonomi ilişkisine dikkat çekilen ´politika notu´nda, gelişmiş bir ekonomi için gelişmiş bir demokrasinin şart olduğu ifade edildi. Doğu Akdeniz Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (DASİFED) tarafından İTSO´da düzenlenen toplantıda “demokratikleşme ve kalkınma” ilişkisi de anlatıldı. Toplantıya, İskenderun Kaymakamı Recep Soytürk, Belen Kaymakamı Abdulaziz Aydın, Türkonfed Başkan Yardımcıları Ali Eroğlu ve Süleyman Sönmez, DASİFED Başkanı Faruk Ekinci de katıldı. 'Türkiye´nin ikilemi: Orta gelir ve orta demokrasi tuzakları” raporunun sunumunu Türkonfed Başkan Yardımcısı Mehmet Gün yaptı. Toplantının açılışında konuşan DASİFED Başkanı Ekinci, 'Türkiye, orta gelir tuzağından kurtulabilmek için özellikle sanayi sektöründe AB ile entegrasyona devam etmek, tarım sektöründe ise Gümrük Birliği´nin yeniden müzakeresi sürecinde ciddi bir reform yaparak dışa açılmak zorundadır. Türkiye´nin Ekim 2005 itibariyle AB ile tam üyelik müzakerelerini başlatmasına imkân verilmiş ancak sonrasında yaşanan olumsuzluklar Türkiye´nin AB ile neredeyse kapıları kapatma noktasına gelmesi ki bu durum ülkemizin orta gelir tuzağından kurtulmasının ve demokrasi bilincinin tam olarak içselleştirilmesinin önünde engel teşkil etmiştir. Türkiye´nin son dönemlerde sürekli olarak seçimlere endekslenmesi, 15 Temmuz darbe girişimi süreci ve OHAL´in sürekliliği, son olarak da dolardaki yükseliş eğilimi, AB ile müzakerelerin sekteye uğraması ve demokrasideki gerileme, piyasalara olan güveni azalttığı gibi yeni yatırımcıların ülkemize gelmesinin de önünü tıkıyor. Üretimi arttıracak katma değeri yüksek ulusal, kaliteli ve tutarlı tarım, sanayi, enerji ve hizmet sektörü politikalarının şart olduğunu ve bunların çok çok ileriyi de kapsayacak şekilde rehber haline getirilmesi gerektiğine inanıyorum. Tarım ve sanayi üretiminin önündeki haksız rekabete yol açan aşırı kapasite fazlalıklarının, kayıt dışının, dampingli ve devlet teşvikli ithalat gibi engellerin kaldırılmasını, maliyetlerin düşürülmesini, üretici destek-teşvik politikalarının gözden geçirilmesini, elbette üretici perspektifinden bakarak hareket edilmesini arzu ediyorum. Doğu Akdeniz´in konum avantajıyla Ortadoğu, ve Afrika ülkelerine ağırlık verip, Rusya, Avrupa ve Balkan ülkelerine yönelik ihracata, ihracatın önündeki engellerin kaldırılmasına yoğunlaşmalıyız. Orta gelir tuzağı sorununu aşmak, orta demokrasi sorununun çözümünün yanında bütüncül bir bakış açısıyla, mikro ve makro ekonomi, hukuk ve demokrasi politikalarıyla mümkün olacaktır' dedi ve Atatürk´ün “Ekonomisi zayıf bir ulus, yoksulluktan ve düşkünlükten kurtulamaz; güçlü bir uygarlığa, kalkınma ve mutluluğa kavuşamaz; toplumsal ve siyasal yıkımlardan kaçamaz' sözünü anımsattı.
Türkonfed Başkan Yardımcısı Gün de güçlü bir ekonomi için güçlü bir demokrasinin şart olduğunu söyledi. Türkiye´nin ekonomik büyüme ve sürdürülebilir GSYH artışı sağlayarak orta gelir tuzağından kurtulabilmesinin, orta demokrasi tuzağından çıkmasına bağlı olduğunu anlatan Gün, 'Bunun için yargıyı tam bağımsız, hesap verir, etkin ve verimli hizmet verir hale getirmek. Hukukun üstünlüğünü ve hesapverirliği kamuya hâkim kılmak. Siyasi partiler ile meslek kuruluşları içi seçimler de dahil, seçimlerde temsilde adaleti sağlamak gerekli ve yeterlidir. Çoğulculuk, güçler ayrılığı, hukuka uygun devlet yönetimi ve en önemlisi hesap verilebilirlik; güçlü bir ekonomi, sürdürülebilir ve nitelikli kalkınma, toplumsal barış ve refah için olmazsa olmaz kurallardır. Türkiye´nin şu anki olumsuz ekonomik ve siyasi görüntüsünden çıkabilmesinin yolu, demokratik kurumların güçlendirilmesinden geçer. Bu politika notu, bahsettiğimiz bu kritik alanlarda süren tartışmalara ışık tutmak ve bu yönde bir çıkış arayan kesimlerle hareket birliği sağlamak amacı güdüyor. Umuyorum ki bu politika notu bu amaca doğrudan katkı koyacaktır” dedi.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —