Tarih: 30.04.2018 10:45

HBB: Haşere, Hatay´ın gerçeği

Facebook Twitter Linked-in

Antakya/SES


Büyükşehir Belediyesinin gerçekleştireceği çalışmaların en sağlıklı şekilde yürütülmesi, uygulamalar sırasında alınabilecek tedbirler, haşere üreten yerlerin tespiti konularının konuşulduğu toplantılara, HBB Genel Sekteri Mehmet Maden, HBB Zabıta Dairesi Başkanı Ahmet Kilisli, Hatay Muhtarlar Derneği Başkanı Mahmut Gülcü, Akdeniz Üniversitesi Öğretim Görevlisi Hüseyin Çetin ve muhtarda katıldı.
İskenderun´da düzenlenen toplantının açılışında konuşan HBB Genel Sekteri Maden, “Geçtiğimiz yıllarda ilçe belediyeleri tarafından yapılan sivrisinek ve haşereyle mücadele çalışmaları valilik kararının ardından bu yıl itibariyle büyükşehir belediyesine devredildi. Bu mücadeleyi kapsamlı ve bilimsel olarak yapmak için kolları sıvadık. Hatay genelinde çalışmalarımızı başlatarak, 70 bin haşere üreme noktasında tespit ve müdahelemizi yaptık. Çalışmalarımızda kullanılmak üzere temin ettiğimiz ilaçlarda bitki, hayvan ve insan sağlığını gözettik. Vatandaşların sağlığı başta olmak üzere çevremize zarar vermeden haşere ve vektörlere karşı ilaçlama çalışmalarımızı yapıyoruz. Bize düşen görev sivrisinek ve haşereyle etkin bir şekilde mücadele etmek,muhtarlarımıza düşen görev ise vatandaşımızı bilinçlendirmektir. Bu nedenle vatandaşlarımızın koyunuyla alakalı bilgi sahibi olması adına hazırladığımız broşürleri, muhtarlarımızın vatandaşlarımıza dağıtmasını istiyoruz. Böylelikle konuyla alakalı hep birlikte gerekli önlemleri alarak, ekolojik dengeyide koruyarak olumlu sonuçlar alacağımızı umut ediyorum. Vatandaşlarımızın içi rahat olsun. En iyi, en etkili ve en ekolojik ilaçları kullanarak bu sorunu ortadan kaldıracağız” dedi.
Antakya´da düzenlenen toplantıda konuşan Kilisli, “Haşere sıcak ve nemli iklime sahip Hatay´ın maalesef ki gerçeğidir. Yaptığımız çalışmalarda haşerenin en çok insanların kendi elleriyle kirlettikleri yerlerde ürediği görülmüştür. İlimiz genelinde başta fosseptik olmak üzere apartman bodrumlarında biriken sular, bozuk rögarlardaki kirli sular, lavabo ve ahırlarımızdan çevreye akıttığımız sular, gübrelikler, içine her türlü atığımızı bıraktığımız dereler, arıtma tesisleri, çöp toplama ve aktarma istasyonları, atıl durumdaki süs ve yüzme havuzları ilimizde haşereye en çok sebep olan yerlerdir. Evlerimizin bahçesinde ağzını açık bıraktığımız bir su kabı, evlerimizin damında kapağını açık unuttuğumuz su deposu çok önemli üreme yeri olabilmektedir. Bu açıdan Hatay çok kirli bir çevreye sahiptir” dedi. Temiz bir çevrenin haşerenin üreme alanlarının en aza inmesi anlamına geldiğini belirten Kilisli, vatandaşların bu hususta duyarlı davranması gerektiğini de söyledi. Doğayı korumanın önemli olduğunu anlatan Kilisli, “Zehrin en hafifini kullanmak dolayısıyla insanımızın soluduğu havayı kirletmemek, suyu, toprağı korumak mecburiyetindeyiz. Bize emanet edilmiş olan doğayı gelecek kuşaklara tertemiz aktarmak bizlerin ahlaki görevidir' dedi. Toplantıya katılanlara, bilgilendirici sunum da yapıldı.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —