'Kadınlar isterse düzenler değişir'

Gazetemiz imtiyaz sahibi Ayşe Figen Arlı, sivil toplum kuruluşu yöneticisi Arzu Kuran ve yerel şair Meral Toksoy, Dünya Emekçi Kadınlar Günü etkinliğinde iki derneğin ortak söyleşisinin konuğu oldu.

Nesrin Geyik/İskenderun

 Arlı, kadınların istemesi halinde düzenlerin değişebileceğini ifade etti.

'Zihinlerde devrim gerekiyor'
Kentte faaliyet gösteren Ayna Kültür ve Sanat Derneği ile Evimiz İskenderun Süpürge Derneğinin işbirliğiyle düzenlenen Geleneksel Çarşamba Sohbetleri´nin konuğu olan SES Gazetesi imtiyaz sahibi Arlı, 1989 yılında yapılan İskenderun 5 Temmuz Festivalini hatırlatarak şöyle konuştu: 'O festival biraz farklı olmuştu. ilk defa ücretsiz olmuştu. Konuşmacıları da farklıydı. Bunlardan biri Yelda´ydı. Konuşmaya çok provakatif girmişti. Zihinlerde bazen bir devrim gerekiyor. ´Erkekler dışarı´ sloganıyla başlamıştı. Bağdaş kurup oturmuştuk. Yırtınma gerekiyor zihinlerde; Yılmaz Güney´i eleştiriyle toplantıyı açtığında adeta üzerine yürümüşlerdi. Ama orada zihinlerimize gerekli kıpırdanmayı sağlamıştı. Kadın hareketinin inanmış bir neferiydi. Benim gençliğimde kadın hareketi direkt sosyalizm şemsiyesi altında olmadığı, sıçrama yaptığı bir dönem. Daha çok kitelerin var ettiği. 1980´lerde daha özgün, kadın haklarında kendine has bir dönemdi. Bizim buraya da üç beş yıl gecikmeyle yansımıştı. Avrupa gibi o kadar büyük sanayi birikimleri yaşamadık biz burada, ama büyük kentelerde buda hep İstanbul´a tekabül eder. Oradaki hastalıkları toplumda karşılığı olan hareketi olan batıda buda zaten genellikle sanayi kentlerinde eğitim kentlerinde iç içedir buradaki karşılığı hep İstanbul´dur. Sadet Berkyürek´le ilk kadın kurultayına gitmiştik; yıl 1988´di. Genellikle örgütlü kadınlar, çeşitli hareketlerden gelenlerle oluşmuştu ilk kadın kurultayı.'

Kadınlar statükoyu ne zaman savunur?
Sivil toplum kuruluşlarının yöneticilerinin de katıldığı etkinlikte konuşan gazeteci Arlı, 8 Mart´ın 1975´li yıllardaki yansımasını ‘8 Mart ne ifade ediyordu?´ sorusuna yanıtıyla açıklayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Provokatif bir kaç paylaşım yapmak istiyorum. Mesela bir gazetenin dünkü başlığı ´Bilmem kaç kadın, şu kadar erkek tarafından öldürüldü´ şeklindeydi. Bu dil beni çok irkiltiyor. Bir şiddet var, bir mazlum var. Bazen kadın eziliyor, bazen çocuk eziliyor, bazen işçi-köylü eziliyor. Zaman zaman bir suçlu arayacaksak, bu suçlu kadın da olabiliyor. Çünkü kadınlar her zaman ‘müesses nizamın´ statükonun en güçlü savunucusudur. Bu anlamda bazen ´gerici´ diye görebiliriz. Ama çocuk varsa, çocuğu koruyacak hangi nizam varsa ona tutunur. Eğer elinin altında feodal nizam varsa ona tutunur. Eğer elinin altında şimdi ´tu, kaka´ dediğimiz ama iyi kötü içinde yaşadığımız belli bir sınırlama sağlayan kapitalist düzenden daha iyisini istiyoruz. O varsa ona tutunur. Geleneği çoğu zaman kadınların savunduğunu, sürdürdüğünü görürüz. Eğer birini suçlayacaksak önce kadınlara bakalım. Çünkü kadınlar isterse, düzenler değişir.”

Sahadaki kadın varlığı seçim sonucunun da işareti
Seçim dönemlerinde sahadaki kadınların sonuçlarla ilgili bilgi verdiğine işaret eden Arlı, “Ama eğer bir siyasi partinin alan çalışmalarında sadece erkekler sokaktaysa ve kadınlar yoksa, kazanan diğer taraf olmuştur. Yani bu ölçü nerdeyse şaşmaz. Zaten kadınlar da mağdur olmamayı seçtikleri zaman sonuç değişir. Yani bir statükoya tutunan kadınlardır. Bu benim görüşüm. Bu provakatif bir paylaşım olsun. Çünkü erkekler canavar değil, sonuçta aynı çanakta büyüyoruz. Yani biz Berfin kızımıza üzülürken ona silah doğrultan cehalet içinde olan o çocuğumuza da aynı anda üzülmüyor muyuz? Eşit olduklarını kabul ettikleri zaman işler her halde daha iyi yürüyecektir. Şimdi daha kötü zamanlardayız. Sıcak savaşların yakın olduğu zamanlardayız. Şiddetin, zorbalığın, zayıf olanların çok daha ezileceği, yaşlıların, kadınların, çocukların ezileceği dönemlerdeyiz. Savaş aynı zamanda gıdada yetersizliği de getirecek. Ne yapabiliriz? Zaten gıdada yetersizdik. Çocuklarımız zehirleniyor. Hastalıklara kalıyoruz. Çok ciddi sorunların içindeyiz. Bir şeyler değişecek.'
Evimiz İskenderun Süpürge Derneği yöneticisi Arzu Kuran, kadınlar günü ve güncel gelişmelere ilişkin değerlendirmede bulunurken şair/yazar Toksoy da Tebriz Dergisi´nde yayınlanan kendisine ait ´Kadının Adı´ isimli şiirini okudu, yayımlanmış diğer şiirlerini paylaştı.



Mahkeme 'keşif istedi'

Hatay'ın yeniden yapılanması masaya yatırıldı

Bakanlıkta Suriye'deki Aleviler görüşüldü

Antakya'da kuş gribi

Ekmek 12,5 lira

MCG Tower davası 25 Haziran'a ertelendi

Meclis, 'fahri hemşerilik' vermedi

Bakanlar 6 Şubat anmasındaydı

Mehmet Tekin anıldı

Psikososyal destek merkezi Karaağaç'ta açıldı

SHD: Önlenebilir her ölüm sosyal cinayettir

Özel'le vali polemiği

Özel, 'sandık' istedi

Hatayspor, kaptan Erce'yle yolunu ayırdı

Yıkılan hastanede ölen 91 kişi anıldı

Sağlık çalışanları anıldı

Asi Nehri'ne karanfil bırakıldı

"Depremde acıların üssü Hatay oldu"

Ağıt ve türkülerle anıldılar

İskenderun'da anma Atatürk Anıtı'nda

Acının 2. yılında...

"Depremde hasar nedenleri" konferansı

İHD'den deprem hak ihlalleri raporu

Vali Masatlı; “2 yılda imkansız işler başardık”

Milletvekili Yayman: Depremin merkezi Hatay oldu

Babacan: Hatay’da bir dokunuyorsunuz bin ah işitiyorsunuz

Hatay en ağır yıkımı yaşadı

Yayladağı kapısı ticarete açılabilecek

Konteyner çarşı taşınacak

Hayalleri kitapla büyütecekler

Yükleniyor

  • BIST 100

    9381,32%-1,09
  • DOLAR

    38,01% 0,27
  • EURO

    41,89% -0,34
  • GRAM ALTIN

    3769,10% -0,72
  • Ç. ALTIN

    6179,57% 0,26