Kirlilikle mücadele edilmeli
İskenderun Çevre Koruma Derneği, hava kirliliğinin son dönemde arttığını belirtti ve sanayi tesislerinden ve termik santrallerden atmosfere salınan kirletici gazlar düşük hava kalitesinin en önemli sebepleri arasında yer aldığını belirt
Dernekten yapılan açıklamada şunlara yer verildi: 'Ülkemizde hava kirliliğinin başlıca sebepleri; Ulaşım, konutların ısıtılması için yakılan kömür ve fosil yakıtların enerji üretiminde kullanılması ile ortaya çıkan sera gazları iklim değişikliğine neden olurken PM10 (solunabilir parçacıklar), SO2 (kükürdioksit), NO2 (azot dioksit), CO2 (karbondioksit) gibi emisyonlarda hava kirliliğine yol açmaktadır. Fosil yakıtlar bir yandan sıcaklık değerlerini arttırıken bir yandan da havamızın solunmaz hale gelmesine neden olmaktadır. Sanayi tesislerinden ve termik santrallerden atmosfere salınan kirletici gazlar düşük hava kalitesinin en önemli sebepleridir. Her yıl 7 milyondan fazla kişinin ölümüne neden olan hava kirliliği Dünya sağlık örgütü tarafından görünmez katil olarak tanımlanmaktadır. Yapılan araştırmalarda akciğer kanserine bağlı ölümlerin yüzde 36´sı; Kronik akciğer hastalıklarına bağlı ölümlerin yüzde 35 ve inmeye bağlı ölümlerinde yüzde 24´ünün sorumlusunun hava kirliliği olduğuna işaret etmektedir. Hava kirliliği Türkiye açısından da çok önemli bir toplum sağlığı sorunudur.
´Her gün trafik 10, kirlilik 75 can alıyor´
Açıklamada şunlara yerv erildi: 'Her gün 10 kişinin trafik canavarı nedeniyle öldüğü ülkemizde hava kirliliğinden de her gün 75 yurttaşımız hayatını kaybetmektedir. Buna rağmen bu gerçeklik ülkemizde gözardı edilmektedir. Temelde bu sorun yoksulluğun ve cinsiyet eşitsizliğinin bir yansıması olarak ölümlere yol açmaktadır. Türkiyede evlerin hemen hemen yarısında soba kullanıldığı dikkate alındığında kadın ve çocukları daha fazla etkileyen ev içi hava kirliliğinin ulusal boyutunun büyüklüğünü de kolaylıkla öngörebiliriz. Paris´te Birleşmiş milletler çatısı altında gerçekleşen iklim zirvesi sonrası küresel ısınma hayati bir önem kazanmıştır. Çünkü tüm ülkeler karbon salınım projeksiyonlarını tanımlamıştır. Önümüzdeki yıllarda onlarca yeni termik santral yapımını hedefleyen bir ülke olarak Türkiyenin bu anlamda vermiş olduğu taahhütlerde bir bütün olarak yeryüzü sağlığını doğrudan etkileyecek bir boyuta taşınmıştır. Hükümetler tarafından teşvik edilen fosil yakıtların maliyeti halk tarafından iki kez ödeniyor. Teşvikler halkın cebinden çıkarkenteşviklerle güçlenen fosil yakıta yani kömüre dayalı enerji üretimi halkın sağlığına zarar vererek yeni sağlık maliyetlerine ve çalışma veriminde kayıplara yol açmaktadır. Heal (Sağlık ve Çevre Birliği)´in 2017 Temmuz ayında yayınladığı Gizli maliyet raporunda; G20 üyesi ülkeler 2014 yılında fosil yakıt şirketlerine 444 milyar dolar teşvik sağladı,ancak fosil yakıt kullanımına bağlı hava kirliliği 2,76 Trilyon dolar sağlık maliyetine yol açtı. Yani sağlık maliyetleri teşviklerin 6 katı. Demek oluyor ki kömüre verilen teşvikler; hava kirliliğinin neden olduğu ölümleri arttırr, kalp damar ve solunum yolu hastalıklarının neden olduğu sağlık maliyetlerini arttırır, iklim değişikliğine neden olmaktdır. Hava Kalitesi Kılavuz Değerlerini (WHO: PM10-günlük: 50μg/m3, yıllık: 20μg/m3.'
'Kirlilik, İskenderun´da akşam saatlerinde nefes almayı imkansız hale getirdi'
İskenderun Çevre Koruma Derneği, Dünya Sağlık Örgütü´nün, belirtilen referans aralığını kabul ederken, İskenderun istasyonuna baktıldığında kasım ayında görülen değerlerin ise şöyle olduğunu belirtti: 'Kirliliğin en yüksek olduğu 19 Kasım günü WHO referans günlük değerin 3 katından fazla, 20 Kasım günü ise 5 katından fazla görülmekte. Kent merkezinde havaların soğumasıyla başlayan ısınmadan kaynaklı kirlilik iyiden iyiye kedini göstermektedir. Ev içi ısınmada kullanılmak üzere dağıtılan kalitesiz kömürler, yanlış yakma işleminin kullanılması, kullanılan kazanların bakımlarının düzenli olarak yapılmaması İskenderun´da özellikle akşam saatlerinde nefes almayı imkansız hale getirdiği gözlemlenmektedir. Kirlilikle mücadele önemli; İzleme istasyonlarının altyapısı geliştirilmeli, halkın izleyebilmesi sağlanmalı, sanayi tesislerinden gelen emisyon raporları dentime tabi tutulmalı, hava kalitesi hakkında bağımsız bilimsel araştırmalar teşvik edilmeli, hertürlü sanayi tesisi planlanırken sağlık etki değerlendirmesi göz önünde bulundurlmalı. En önemliside kent içinde yeni yeşil alanlar oluşturularak ve var olanların korunması sağlanarak kentte birikmiş kirli havayı deşarj etme öngörülmelidir. Hava koridorları sayesinde kirli partikül maddelerin ağaçlar ile tutulması sağlanabilir.'
Gazeteci Bakoğlu 14. kez seçildi
İskenderun Kaymakamı çöken bina alanında inceleme yaptı
İskenderun’da yıkım sırasında 6 katlı bina çöktü: Can kaybı yaşanmadı
İskenderun’da metruk bina çöktü: Ekipler enkaz kaldırıyor
İskenderun’da ağır hasarlı bina yıkım sırasında çöktü
Can Atalay’dan çocuk ölümleri tepkisi: “Hatay’da ölüm çukurları oluştu”
Adnan Şefik Çirkin’den depremde kayıp çocuklar için soru önergesi: 30 çocuk hâlâ aranıyor
Avukat Alkan Falay’a saldırıya Hatay Barosu’ndan tepki
Cebike TOKİ konutlarında yangın: 13 kişi tahliye edildi
Arsuz–İskenderun yolunda kamuflajlı araçta 19 yasadışı göçmen yakalandı
Hatay merkezli rüşvet operasyonunda 26 tutuklama: 8 ilde eş zamanlı baskın
Esnafın sandık mesajı: Değişim ve güven vurgusu
Arsuz’a krom ocağı için “noter taahhüdü” verildi
Hatay’da 10 Şubat’tan bu yana 4 çocuk suda boğularak hayatını kaybetti
HBB'den grevdeki işçilere destek
-
BIST 100
15873,27%-1,56
-
DOLAR
44,35% 0,05
-
EURO
51,29% 0,01
-
GRAM ALTIN
6249,84% -2,70
-
Ç. ALTIN
10614,40% -3,08




