Müftüye yetki, 91 yıl geriye götürür

Hatay Barosu, kadına yönelik şiddetin ciddi boyutlara ulaştığını ve lkemizdeki kadınların geleceğini tehdit eder duruma geldiğini belirtti.

20.10.2017 10:23:58
Müftüye yetki, 91 yıl geriye götürür

Sadet Berkyürek/SES

 Hatay Barosu Kadın Hukuku Komisyonu adına açıklama yapan Meral Asfuroğlu, 'Kadına şiddet yıllardır ülkemizin kanayan yarası olarak, artarak devam ediyor. Önceki yıllarda zaten ağır biçimde var olan şiddet, 2017 yılında korkutucu boyutlara ulaştı' dedi.
Gelişmelerin ülkemizde kadınların geleceğini ciddi şekilde tehdit eder duruma geldiğini kaydettiği yazılı açıklamasında Av. Asfuroğlu, 2017 yılında yaşananların bilançocunu da paylaştı: '2017 yılında her ay ortalama 30-40 kadın öldürüldü. Her ay ortalama 20-30 çocuk istismara maruz kaldı. Her ay ortalama 20-30 kadın cinsel şiddete uğradı. Yılın sadece ilk 5 ayında 173 kadın öldürüldü.'

Hatay´da da sık rastlanan olgu haline geldi…
Kadına şiddet ve kadın cinayetlerinin nadiren yaşandığı Hatay´da da ne yazık ki, kadın cinayetleri sık rastlanan bir olgu haline geldiğine de dikkat çeken Asfuroğlu, 'Kadınların yaşam biçimlerine sayısız saldırı oldu. Kadınlar giyimleri bahane edilerek, dövüldüler, tekmelendiler. Duyduğumuz son kadın cinayeti haberi yüreğimizi dağladı. ‘Gizli bir platonik sapığım var. Sokağa çıkmaya korkuyorum´ diye yazan lise öğrencisi Helin Palandöken (17) Mustafa Yetgin (21) tarafından pompalı tüfekle öldürüldü. Kadın cinayetlerindeki artışın en bariz sebeplerinin başında,toplumda kadın düşmanlığının yaygınlaşması, kadını önemsizleştirme, ikincileştirme politikaları ve kadının sosyal ve çalışma hayatından koparılarak eve kapatılması yolunda söylemler ve polikalar gelmektedir' değerlendirmesini yaptı.

91 yıllık kazanımlarda geriye gidilecek endişesi
Kadına yönelik artarak süren şiddet vakalarının önlenmesi için yetkili mercilerden acil önlem almalarını beklerken, müftülere ve imamlara nikah kıyma yetkisi veren yasa tasarısının Meclis İçişleri Komisyonu´nda görüşülmeye başlandığını da sözlerine ekleyen Asfuroğlu, tasarının yasalaşması halinde, kadınlar Medeni Kanunla 91 yıl önce kazandıkları medeni haklarını kaybetmek tehlikesi ile karşı karşıya kalacaklarını savundu. Asfuroğlu, şunları belirtti: 'Yani kadın hakları 91 yıl geriye gidecek. Böyle bir kanun değişikliğine ihtiyaç olmadığı, 81 ilde, 919 ilçede evlendirme dairelerinin,18 binden fazla köy muhtarlarının resmi nikah kıyma yetkisi varken, imamlara da nikah yetkisi verilmesinin bir ihtiyaçtan kaynaklanmadığı açıktır. Nikah yetkisinin din adamlarına verilmesi gerçekleşirse en büyük tehlike çocukları vuracaktır. Türkiye´de çocuk yaşta evlilik yeterince yaygınken; bunun önüne geçmek yerine çocukların tecavüzcüsü ile evlenmelerinin önü açılacak, çocuk yaşta evlilik sayısı artacaktır.'

Çocuk yaşta doğumların denetimini de engellenecek
Öte yandan tasarıda sağlık personelinin takibi dışında doğan çocukların doğum bildirimlerinin nüfus müdürlüklerine sözlü beyanla yapılması maddesine de yer verildiğine de işaret eden Av. Asfuroğlu, tasarı yasalaşırsa çocuk yaşta yapılan doğumların sözlü beyanla birlikte denetimden uzaklaştırılacağı endişesini de paylaştı. Bunun cinsel istismarcıların ortaya çıkarılmasını zorlaştıracağını, denetimi zayıflayacağını ifade eden Asfuroğlu, açıklamasında şunları kaydetti: 'Bu tasarı, Anayasanın 174. maddesiyle koruma altınan alınan ‘evlenmenin yalnızca evlendirme memuru önünde resmi şekilde yapılabileceği´ne ilişkin maddesine de aykırıdır. Medeni Kanun ile birlikte kadının boşanma hakkı, mal paylaşımı, nafaka hakkı gibi haklar güvence altına alınmıştı. Tasarı yasalaşırsa,bu haklar kağıt üzerinde kalacak, Medeni Kanunun bu yöndeki maddelerinin içi boşalmış olacaktır. Türkiye´de zaten yeterince yaygın olan, büyük bir toplumsal sorun ve hak ihlali oluşturan küçük yaşta çocukların ´evlilik´, ´imam nikahlı eş´ konumları altında sürekli bir cinsel taciz ve sömürü altında yaşamak zorunda bırakılmalarının önüne geçilmesi için ne yapmamız gerektiğini konuşmak yerine, kadınları daha kötü konumlara itecek bir yasa çalışmasına itiraz ediyoruz. Bugün ülkemiz kadınların yüzde 28.2´sinin 18 yaşından önce evlendirildiği, yaşamının herhangi bir döneminde eşinden veya birlikte yaşadığı kişiden fiziksel şiddete maruz kalan kadın nüfus oranının yüzde 35.5 seviyesine ulaştığı bir ülke. Bu vahim tablo karşısında kamu yönetiminin temel görevi, Anayasa´ya ve Türkiye´nin taraf olduğu uluslararası anlaşmalara uygun olarak toplumdaki bu arızalı durumu engellemektir.

Kadınlar karanlık bir gelece mi savruluyor?
Medeni Kanun´a göre, belediyelerin evlenmek isteyenlerden evlenme sağlık raporu istediği ve bu sayede evlilik öncesinde tarafların evlilik kurumunu oluşturmaya engel herhangi bir rahatsızlıklarının olup olmadığını kontrol ettiği bilindiğini de hatırlatan Asfuroğlu, şunları ifade etti: 'Sağlık raporları özellikle Türkiye´de sık rastlanan akraba evliliklerinden kaynaklı engelli bireylerin sayıca artmasını önlemek açısından büyük faydalar sağlıyor ve bulaşıcı ve doğumun ardından çocuğa geçecek olan diğer rahatsızlıkların tespitinde de büyük rol oynuyor. Tasarı yasalaştığı takdirde, bu kontrolün ortadan kalkması, böylelikle toplum sağlığının tehlikeye gireceği, cahil bir imamın nikah kıyarken, evlenecek kişinin yaş küçüklüğü ya da sağlık raporu konularında hassasiyet göstermeyeceği yolunda kaygılarımız korkularımız var. Kaygılarımız gerçekleşirse, kadınlar karanlık bir geleceğe savrulacaktır. Kadınlar işkence görüyor, çocuklarının gözleri önünde veya çocuklarıyla beraber öldürülüyorlar. Ülkemizde yapılması gereken bu vahim durumun önüne geçilmesi için gerekli önlemleri almaktır. Hatay Barosu Kadın Hakları Komisyonu olarak, Medeni Kanunla belirlenen haklarımıza sahip çıkıyoruz. Anayasaya aykırı olarak müftülere ve imamlara nikah kıyma yetkisi vererek kadınları 91 yıl geriye götürecek yasa tasarısının meclisten derhal geri çekilmesini talep ediyoruz.'

Gazeteci Bakoğlu 14. kez seçildi

İskenderun Kaymakamı çöken bina alanında inceleme yaptı

İskenderun’da yıkım sırasında 6 katlı bina çöktü: Can kaybı yaşanmadı

İskenderun’da metruk bina çöktü: Ekipler enkaz kaldırıyor

İskenderun’da ağır hasarlı bina yıkım sırasında çöktü

Can Atalay’dan çocuk ölümleri tepkisi: “Hatay’da ölüm çukurları oluştu”

Adnan Şefik Çirkin’den depremde kayıp çocuklar için soru önergesi: 30 çocuk hâlâ aranıyor

Avukat Alkan Falay’a saldırıya Hatay Barosu’ndan tepki

Cebike TOKİ konutlarında yangın: 13 kişi tahliye edildi

Arsuz–İskenderun yolunda kamuflajlı araçta 19 yasadışı göçmen yakalandı

Hatay merkezli rüşvet operasyonunda 26 tutuklama: 8 ilde eş zamanlı baskın

Esnafın sandık mesajı: Değişim ve güven vurgusu

Arsuz’a krom ocağı için “noter taahhüdü” verildi

Hatay’da 10 Şubat’tan bu yana 4 çocuk suda boğularak hayatını kaybetti

HBB'den grevdeki işçilere destek

  • BIST 100

    16142,34%-0,15
  • DOLAR

    44,07% 0,04
  • EURO

    51,21% 0,01
  • GRAM ALTIN

    7345,17% -0,13
  • Ç. ALTIN

    11864,39% 0,00