"Sağlığa ulaşım kolaylaştıkça, harcama arttı"

İskenderunlu eczacı Barış Sönmez, ilaç firmalarının artan maliyetlerden dolayı piyasaya ilaç veremediğini, bu nedenle de eczanelerde ilaç bulma sorunu yaşandığını ifade etti.

GÜNCEL 14.12.2022 20:00:00

İskenderun /SES
Sönmez, "İnsanların sağlığa ulamaları kolaylaştıkça doğal olarak harcamlarda arttı" dedi. 
Kentte faaliyet gösteren Evimiz İskenderun Süpürge Derneği ve Ayna İskenderun Kültür Sanat Derneğinin işbirliğiyle düzenlenen Geleneksel Çarşamba Sohbetine konuk olan eczacı Barış Sönmez şöyle konuştu: "Türkiyedeki sağlık harcamasında hastanelere ödenen ilaç paraları çok yüksek düzeylere ulaşmaya başladı. Özel hastanelerin çıkması,  bazı hastanelerle ilaç sektörünün arasında bu payın farklılaşması sebebiyle devletin sunduğu sağlığa ulaşma çalışmalarının neticesinde artışlar oldu. Devlet bazı önlemler almak durumunda kaldı. Öönceden hastaneden reçete aldınız eczaneye gittiniz emekliyseniz yüzde10 katılım payı öder, başka br şey ödemezdiniz. Geldiğimiz noktada devlet bazı kurallar getirdi. Sağlıkta doktora ulaşırken de 'muayene katkı payı' adıyla bir katkı payı alınmasına başlandı. Devlet hastanesine giderseniz aldığınız her reçetede 6 lira muayene katkı payı ödeyeceksiniz. Eğitim araştırma hastanesine giderseniz 7 lira, üniversite hastanesinde 8 lira, özel hastanelerde ise her reçete 15 lira ödeyeceksiniz. Reçetede 1 ilaç yazsa da 5 ilaç yazsa da reçete payı ödenecek. Reçete payı 3 lira, üçü geçen her ilaç için 1 lira reçete katkı payı konuldu. İnsanların sağlığa ulaşmaları kolaylaştıkça, doğal olarak harcamları da arttı"

"İlacı fiyatını belirleyen Sağlık Bakanlığı, ilacı alan Çalışma Bakanlığı"
2004 öncesi ilacın hammaddesiyle ilgili fiyat ödendiğini, 2004 sonrası ise bunun değiştiğini anlatan Sönmez, "Avrupa Birliği ülkelerinden seçilecek 10 ülke içerisinde hangi ilaç en ucuzsa o fiyatı referans olarak alacağız, denildi. Bunun üzerine kamu lehine bir ucuzlama gerçekleşti. İlaç fiyatlarına zam yaparken, bu fiyatlar belirlenirken euro ne kadarsa euroya gelen zam kadar zam yapılması sağlandı. Bu kuralı Sağlık Bakanlığı koydu. Türkiyede ilacın fiyatını belirleyen Sağlık Bakanlığı, ama bu ilacı satın alan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, 'daha önce bu ilaçları toplu aldığı için indirimli alıyordu. Bu yüzden ilaç firmaları ödeme listesine girebilmeleri için yüzde 41're varan ekstra indirim yapmak durumunda kaldı. Yani 10 euroluk ilaç bize 4,5 5 eurolara geldi. Avrupa'daki en ucuzun yüzde 50'sine. Bu kuralla yaklaşık 14 yıldır buralara gelebildik ancak artık sürdürülemez bir hal aldı. Özellikle doların ve euronun çok yükseldiği durumlarda. Eczacılara 'fiyatı düşük olan ilaçlardan çok kar edin ama fiyatı yüksek olan ilaçlardan az kar edin' denildi. Bu da mantıklı bir yaklaşımdı. Bu süreç böyle devam ederken euronun artmasıyla beraber eczanelerde şöyle bir sıkıntıyla karşılaştık; İlacı 99 liraya sattığımda 24-25 lira para kazanıyorum, ilaca zam yapıldı ve 101 lira oldu ama o ilaçtan yüzde 18 kazanıyorum. Yani 18 lira kazanıyorum. İlaca zam gelmeden 24 lira para kazanırken, zam geldikten sonra 18 lira kazanıyorum. Bununla birlikte eczaneler için içinden çıkılmaz hale geldi. Asgari ücret, mazot-benzin yüzde 100 pahalandı. Bir çok meslektaşım dükkan kirasıdan daha fazla elektrik ücreti ödüyor. Çünkü eczanelerde ilaçların sıcaklığının belli bir seviyede tutulması lazım. Bugün bir eczane açmak için bir buçuk milyon lira harcamak gerekiyor. Bu sermayeyi koyacaksınız ve yanınızda iki eleman çalıştıracaksınız. Ama kazandığınız para devlet hastanesinde yada kamuda çalışan bir eczacıdan daha düşük bir seviyeye geldi. Bu makul ve sürdürülebilir değildir. Bu yüzden eczacılar miting yaptı" diye konuştu.
Kontrolsüz göç nedeniyle ülkede çok sayıda göçmen bulunduğunu anımsatan eczacı Sönmez, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Göçmenler sonrası ülkenin aşılama başarısı düştü, bugüne kadar görmediğimiz su çiçeği, menenjit, kızamık gibi hastalıklar çıkmaya başladı. Çok ilginç bir şekilde uyuz hastalığı arttı. Şimdi uyuz için kullandığımız ilaçlar var. Bu ilaçtaki ham madelere bakıyorsunuz, sistemine giriyorsunuz 28 lira gösteriyor. Sadece onun içine koyduğum lamoniyi 100 liraya alıyorum. Bu sürdürülemez halde. Aynı şey ilaç sanayisi içinde geçerli. İlaç sanayisi bi ilacı üretiyor, depolara, depolar eczanelere dağıtıyor. İşçilik artmış durumda. İlacı ulaştırması için kullanılan mazot, elektrik artmış. Her şey artmış ama bize sadece yüzde 37 zam gelmiş. Çok basit gibi gelecek belki ama ilaç firmaları cam şişeye konulan ilacı, şişenin parasından bile daha ucuza satmak durumunda kalıyor. İlaç firmaları bu durumda. İzinleri askıya alınmasın diye ilaç Türkiye'de 100 adet satılıyor. Ayda sadece 10 tane üretiyor ve piyasaya 10 tane gönderiyor. Nedeni, 'bu ilaç piyasada yok' denmesi, ruhsat askıya alınmasın, diye."

Gazeteci Bakoğlu 14. kez seçildi

İskenderun Kaymakamı çöken bina alanında inceleme yaptı

İskenderun’da yıkım sırasında 6 katlı bina çöktü: Can kaybı yaşanmadı

İskenderun’da metruk bina çöktü: Ekipler enkaz kaldırıyor

İskenderun’da ağır hasarlı bina yıkım sırasında çöktü

Can Atalay’dan çocuk ölümleri tepkisi: “Hatay’da ölüm çukurları oluştu”

Adnan Şefik Çirkin’den depremde kayıp çocuklar için soru önergesi: 30 çocuk hâlâ aranıyor

Avukat Alkan Falay’a saldırıya Hatay Barosu’ndan tepki

Cebike TOKİ konutlarında yangın: 13 kişi tahliye edildi

Arsuz–İskenderun yolunda kamuflajlı araçta 19 yasadışı göçmen yakalandı

Hatay merkezli rüşvet operasyonunda 26 tutuklama: 8 ilde eş zamanlı baskın

Esnafın sandık mesajı: Değişim ve güven vurgusu

Arsuz’a krom ocağı için “noter taahhüdü” verildi

Hatay’da 10 Şubat’tan bu yana 4 çocuk suda boğularak hayatını kaybetti

HBB'den grevdeki işçilere destek

  • BIST 100

    16119,15%-0,25
  • DOLAR

    44,26% 0,01
  • EURO

    51,26% -0,05
  • GRAM ALTIN

    6404,70% -3,26
  • Ç. ALTIN

    11186,94% 0,00