'Savaş, travma nedenidir'

Kadın Çalışmaları Derneği yöneticisi Salime Tarihçi, sığınmacılara yönelik projede Suriyeli kadınları hukuk ve sağlık hakkı konusunda bilgilendirdi.

TÜRKIYE 23.04.2019 09:16:34

Akın Bodur/Antakya

Ankara Kadın Çalışmaları Derneği ve UN (Birleşmiş Milletler) Women işbirliğiyle düzenlenen 'Mülteci kadınlar ve hak odaklı habercilik atölyesi' projesi kapsamındaki 'Kadınlara yönelik şiddet' ve 'Toplumsal cinsiyet eşitliği' konulu toplantıda konuşan iletişim uzmanı ve proje yöneticisi Ceren Erol, medyanın, toplumsal cinsiyet eşitliği ve savunucuğu için etkin kullanılması gerektiğini ifade etti. Kadın Çalışmaları Derneği yöneticisi Salime Tarihçi ise Suriyeli kadınları hukuk ve sağlık hakkı konusunda bilgilendirdi.
Toplatıya katılanlara yönelttiği anketle hukuk ve sağlık hakkı konusunda bilgilerini ölçen Tarihçi, atölye çalışmasıyla düşünce ve değerlendirmelerini de aldı; Sağlık hakkı ve kadına yönelik şiddeti konusundaki mfikir birliği ve ayrılığı birlikte tartışıldı. Kadın, çocuk, yaşlı ve hastaların toplmun zayıf kesimini oluşturduğunu anımsatan Tarihçi, 'Devlet ve toplum, bu zayıf kesimi korumalıdır. Eğer kendimizi bir tehlike halinde hissedersek, korkarız. Bu durumda ya tehlikeyi karşı mücadele ederiz ya da kaçarız. Ölüm tehlikesi durumundaki durumlar halinde kaçılmamalı, kaçmamalıdır. Stres sürekli olursa kasılma da sürekli olur. Stres sürekli olursa mide, baş ağrısı gibi şeyler başlayabilir. Bu da birikmiş stresi oluşturur. O zaman sürekli tehdit, kaygı korku olursa, birikmiş sters beden ve ruh sağlığı olarak büyür. Hayatın içinde tehdit varsa, stres de süreli demektir. Çünkü, travma bir şeyin sonucudur. Kaçamadın, savaşmadın ve kaybettin. Bu travmadır. Deprem, savaş, önemli bir kayıp, tecavüz gibi olaylar travmayı getirebilir. İnsanın, kişinin yaşadığı veya önemli tanıklığı da travmayı getirebilir. Bu tesadüfi de olabilir. Sadece kasti ve düşmanlıktan dolayı değil. Ama sonuçları travmayı getirebilir. Başımıza gelen tesadüfi, kasti veya diğer nedenlerle olan ve başedemediğiniz, taşıyamadığımız sert olayların yansıması travmadır. Travma, stres bozukluğudur. Marmara depreminde 30 bine yakın insan yaşamını yitirdi, ama göçük altında kalan ve kurtulanlar uykusuzluk, depresyon yayıldı. Bu da travma sonucu sters bozukluğudur. Savaş da öyledir. Yaşadığımız coğrafyanın sertliği nedeniyle anılarımız, başkalarının anıları bizi üzmeye devam edebilir. Bu nedenle kaygılarımız ruhsal olarak daha ciddi hastalıklara dönüşebilir. Önce içsel olan şey daha sonra bedenimize daha farklı yaralara yol açabilir. Ve bazı duygular, burada yaptığım konuşmanın çevrilmesi gibi çevirmenler aracılığıyla anlatılamaz. Bu nedenle dil dışı araç yoktur. Dili kendimiz, mutlu olabilmek, birlikte mutlu olmak için öğrenmeliyiz. Dil, birlikte olmak için en önemli araçlardan biridir. Temel araçlardan biridir' dedi. Antakya Savon Otel´de düzenlenen toplantıda, kötü şeylerin konuşulmak istenediğini ancak bunun yaşamın bir parçası olduğunu anlatan Kadın Çalışmaları Derneği yöneticisi Salime Tarihçi, daha iyi bir hayat içn yaşananlardan ders çıkararak hayatı sürdürmek gerektiğini belirtti.

'Gebelik, annelik değildir'
Kadına yönelik şiddet ve hukuk hakkında hastane süreci hakkında bilgi veren Tarihçi, gebeliğe karşı önlem alınması için de bilgi verdi; hap ya da alınabilecek diğer önlemleri anlattı. Anne olabilmek için çocuğun doğması gerektiğini anlatan Tarihçi, 'Gebelik, annelik değildir. Anne olabilmek için çocuğun doğması, çock olabilmek için de doğmak gerekir. Bu nedenle kürtaj, anneliğin sonlandırılması değil, gebeliğin sonlandırılmasıdır. Ve istenmeyen gebelik sonlandırılmalıdır' dedi ve gebelikte kürtajın yasal sınırları ve mahkeme kararıyla olan sınırları hakkında değerlendirmede bulundu. Sevgi ve şiddetin aynı boyutta olması halinde karar vermenin güç olduğunu anlatan Tarihçi, 'Bazen ´başka seçenek yok´ diye devam edilir. Hepsi anlaşılır tepkilerdir. İnsan da değişebilir. Ama riskin ve tehlikenin derecesinin belirlenmesi gerkir. Tehlike ölümcülse onun değişmesi beklenemez. Kadınlar şidditeni ilkini genellikle affediyor. Afedilen şey, tekrarı getirebilir. Her olay farklıdır ve kadınlar kendilerini daha iyi bilir, kararı da buna göre vermelidir' diye konuştu.

'Çalışmalarda toplumsal cinsiyet eşitliği dikkate alınmalı'
Toplantıda proje üzerine değerlendirmede bulunan iletişim uzmanı Erol, proje kapsamındaki çalışmanın etkisinin uzun vadede görülebileceğini belirtti. Erol, 'Toplumsal cinsiyet eşitliği, çeşitli cinsiyet kimliği, cinsel yönelik ve kişilerin eşit vatandaşlar olarak her ortamda eşit hakları olduğu gerçeğini ´ama´sız savunmaktır. Yapılan her çalışmada toplumsal cinsiyet eşitliği dikkate alınmalıdır' dedi.

Kuruluşlar ve gazeteciler birkez daha buluştu
Suriye´den gelen sığınmacılara yönelik çalışma yapan sivil toplum kuruluşları ile gazeteci ve akademisyenlerin katıldığı toplantıda konuşan Erol, sivil toplum kuruluşlarının medya ile yakın çalışması gerektiğini, bunun hem sorunların çözümü hem de kendileri ile öne çıkarmak istedikleri konuların daha görünür yapacağını anımsattı.
Kadınlara yönelik şiddet ve hak haberciliği atölyesi' projesi kapsamında Antakya ve Mersin´de toplantı ve etkinlikler düzenlediklerini, Suriyeli ve Türkiyeli kadınların katıldığı etkinliklerde, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, akademisyenler ve medya çalışanlarının da bulunduğunu anımsatan Erol, kadınlar ve Suriyeli kadınların sorunlarına yönelik daha çok çözüm odaklı çalışmaların yapılması gerektiğini de belirtti. Erol, 'Proje kapsamında biz bilgilerimizi sizlerle paylaştık, önerilerimizi sunduk ama sizlerden de çok şey öğrendik. Bu projelerin devam ettirilmesi, yereldeki örgütlerinle ilişkilerin geliştirilmesi gerekir' değerlendirmesinde bulundu. Erol, iki gün süren toplantıda, sivil toplum kuruluşlarının medyayla daha yakın çalışmasının sorunların daha kolay ve hızlı çözüme kavuşabileceğini de söyledi.

 

Gazeteci Bakoğlu 14. kez seçildi

İskenderun Kaymakamı çöken bina alanında inceleme yaptı

İskenderun’da yıkım sırasında 6 katlı bina çöktü: Can kaybı yaşanmadı

İskenderun’da metruk bina çöktü: Ekipler enkaz kaldırıyor

İskenderun’da ağır hasarlı bina yıkım sırasında çöktü

Can Atalay’dan çocuk ölümleri tepkisi: “Hatay’da ölüm çukurları oluştu”

Adnan Şefik Çirkin’den depremde kayıp çocuklar için soru önergesi: 30 çocuk hâlâ aranıyor

Avukat Alkan Falay’a saldırıya Hatay Barosu’ndan tepki

Cebike TOKİ konutlarında yangın: 13 kişi tahliye edildi

Arsuz–İskenderun yolunda kamuflajlı araçta 19 yasadışı göçmen yakalandı

Hatay merkezli rüşvet operasyonunda 26 tutuklama: 8 ilde eş zamanlı baskın

Esnafın sandık mesajı: Değişim ve güven vurgusu

Arsuz’a krom ocağı için “noter taahhüdü” verildi

Hatay’da 10 Şubat’tan bu yana 4 çocuk suda boğularak hayatını kaybetti

HBB'den grevdeki işçilere destek

  • BIST 100

    15807,88%-0,41
  • DOLAR

    44,37% 0,19
  • EURO

    51,18% -0,07
  • GRAM ALTIN

    6417,41% 2,74
  • Ç. ALTIN

    10535,37% -0,74