"Sosyal medya düzenlemesi değil, yalan haberle mücadele yasası"
Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman, iktidarın 'dezenformasyon yazsası, 'muhalefetin ise 'sansür yasası' olarak tanımladığı tasarısına ilişkin, tasarının yalan haberle mücadele, dezenformasyon yasası olduğunu savundu.
İskenderun/SES
Tasarıya ilişkin Meclis genel kurulunda partisi AKP grubu adına konuşan milletvekili Yayman, "Bazı prensipleri ve bazı ilkeleri hatırlatmakta fayda görüyorum. Birincisi, bu yasa teklifi bir sosyal medya düzenlemesi yasa teklifi değildir; bu bir yalan haberle mücadele, dezenformasyon yasasıdır. İkincisi, bu bir sansür, yasaklama, engelleme yasası da değildir; referansı Avrupa Birliği müktesebatı olan, dünyanın gelişmiş ülkeleri olan hukuksal, yasal düzenlemelerdir. Üçüncüsü, biz AK Parti olarak yasaklarla, sansürle mücadele etmiş bir partiyiz. Burada daha önce söz alan hatipler sürekli bu konuları dile getirdiler ama şunu ifade etmekte fayda var: 'Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz.' tarihsel hafızaya bakıldığında, siyasal hafızaya bakıldığında kimin hangi referanslarla buraya geldiği çok daha iyi gözükmektedir" dedi.
Dezenformasyonun siyaset üstü bir konu olduğunu ifade eden milletvekili Yayman, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Biz meseleyi iktidar-muhalefet rekabeti bağlamında ele almıyoruz. Meseleyi dezenformasyon olarak ele alıyoruz ve konuyu siyaset üstü bir konu olarak ele alıyoruz. Meseleyi gündelik tartışmalardan azade, küresel ağ sağlayıcıların, ulus aşırı dijital şirketlerin zaman zaman demokrasileri, zaman zaman ulusal devletleri, zaman zaman parlamentoları vesayet altına alma arayışına karşı, millî devletlerin kendisini koruma, güvence altına alma çabası olarak görüyoruz. Bir diğer önemli husus, biz konuyu hem bireysel hakların korunması hem kamu düzeninin sağlanması bağlamında çok önemli evrensel prensiplere dayandırmak istiyoruz. Yasa hazırlanırken, Dijital Mecralar Komisyonu olarak, iktidarıyla, muhalefetiyle parlamentoda 18 toplantı yaptık ve bu toplantılarda Twitter hariç tüm dijital ağ sağlayıcılar; Facebook, YouTube, Google, LinkedIn, TikTok ve ismini burada sayamadığım tüm ağ sağlayıcılar geldi. Hepsi bizim toplantımıza girmeden önce ve kimi zaman da toplantı esnasında dezenformasyondan şikâyet etti. Kendi şirketlerinin insanlarla, vatandaşlarla bir etik kod sağlamak istediğini, bir sözleşme yapmak istediğini dile getirdiler ve son tahlilde, ister iktidardan ister muhalefetten ister dijital ağ sağlayıcılardan ister uzman isimlerden dile getirilen bir talep vardı, o talep şudur: Bu dezenformasyonla hepimizin birlikte mücadele etmesi gerekiyor. Ben eminim ki siz de seçim çevrelerinize gittiğinizde size en çok dile getirilen husus, vatandaşlarımızın -zaman zaman kişilik haklarına- kişisel özgürlüklerini ve mahremiyetlerini ortadan kaldıran paylaşımlar konusunda elleri, kolları bağlı olarak durmalarıdır. Biz vatandaşlarımızın hem mahremiyetlerinin, kişisel hak ve özgürlüklerinin korunmasını hem de özgürlüklerinin, kamu düzeninin korunması bağlamında bir yaklaşım içerisindeyiz."
Gazeteci Bakoğlu 14. kez seçildi
İskenderun Kaymakamı çöken bina alanında inceleme yaptı
İskenderun’da yıkım sırasında 6 katlı bina çöktü: Can kaybı yaşanmadı
İskenderun’da metruk bina çöktü: Ekipler enkaz kaldırıyor
İskenderun’da ağır hasarlı bina yıkım sırasında çöktü
Can Atalay’dan çocuk ölümleri tepkisi: “Hatay’da ölüm çukurları oluştu”
Adnan Şefik Çirkin’den depremde kayıp çocuklar için soru önergesi: 30 çocuk hâlâ aranıyor
Avukat Alkan Falay’a saldırıya Hatay Barosu’ndan tepki
Cebike TOKİ konutlarında yangın: 13 kişi tahliye edildi
Arsuz–İskenderun yolunda kamuflajlı araçta 19 yasadışı göçmen yakalandı
Hatay merkezli rüşvet operasyonunda 26 tutuklama: 8 ilde eş zamanlı baskın
Esnafın sandık mesajı: Değişim ve güven vurgusu
Arsuz’a krom ocağı için “noter taahhüdü” verildi
Hatay’da 10 Şubat’tan bu yana 4 çocuk suda boğularak hayatını kaybetti
HBB'den grevdeki işçilere destek
-
BIST 100
15873,27%-1,56
-
DOLAR
44,35% 0,05
-
EURO
51,31% 0,03
-
GRAM ALTIN
6257,82% -2,57
-
Ç. ALTIN
10614,40% -3,08




