Tarih: 20.01.2020 10:13

“Tek Hıristiyan mezarlığı yeşil alan olmuş”

Facebook Twitter Linked-in

İskenderun/SES

Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Barış Atay Mengüllüoğlu, Samandağ´da turizm bölgesi ilan edilen alanla ilgili hazırlanan plana 5 bin 500´e yakın itirazda bulunulduğunu belirterek, tek Hristiyan mezarlığının yeşil alan olarak gösterilmesini eleştirdi. Mengüllüoğlu, hak gaspı yanında kıyı kenar çizgisi ve sahil şeridiyle ilgili ihtilaflara dikkat çekerek, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Samandağ Belediyesini sorunların çözümü için çalışma yürütmeye davet etti.
Milletvekili Barış Atay Mengüllüoğlu, güncel gelişmelerle ilgili yaptığı yazılı açıklamada kültür. sanat hayatına ve sanatçılara baskılanı gündeme getirdi, HDP Eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş´ın Devran isimli öykü kitabından uyarlanan tiyatro oyununa karşı aralarında Kadir İnanır´ın da bulunduğu katılımcılara yönelik tepkileri değerlendirdi, Samandağ´da turizm planına itirazları hatırlattı.
Samandağ´la hak gaspı olarak nitelendirdiği uygulamanın 1990 yılından bu yana yaşandığını ifade ettiği açıklamasında Mengüllüoğlu, şunları ifade etti: “Hatay Samandağ ilçesiyle ilgili bir gündemimiz var. O da Kültür ve Turizm Bakanlığı´yla ilgili. Yaklaşık 5500 itiraz dilekçesiyle halkın kabul etmediği bir hak gaspıyla karşı karşıyayız. Yeni de değil, 1990 yılından beri verilmiş bir kararın uygulanmamasının sorunlarını yaşıyor ilçe halkı. Fakat 1992 yılında çıkarılan ilçenin “turizm bölgesi” olarak değerlendirildiği bir plandan sonra işler sarpa sarmaya başlamış. Bu nedenle oluşan sorunlar çözülmediği gibi korkunç bir yapılaşma da söz konusu. Bakanlık da bu konuda adım atmıyor. Bakanlığın bu sorumsuzluğu karşısında belediye de sorumluluk almıyor. Belediye imar planında değişiklik istemiş ama bu imar planında o kadar garip haller var ki bunu çözmek için çalıştay düzenlemek gerekir. Örneğin yeşil alan olarak belirlenen yerler, geçmişte yeşil alan sayılmayan Hristiyan cemaatine ait mezarlık yerler. Tek Hristiyan mezarlığını yeşil alan saymışlar ki yasaya uygun değil. Kıyı kenar çizgileri ve sahil şeridiyle ilgili ihtilaflar var. Birçok mülk var şimdi yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya. Bakanlıktan ve belediyeden yasaya aykırı bir adım atılmasını beklemiyoruz. Ancak 40 yıldır var olan bir sistemin birden bire yok sayılması da kabul edilemez. Bakanlık ve belediye bir şekilde anlaşıp bu sorunu çözmek zorunda. Biz parti olarak bu sorunun nasıl çözüleceğine dair ortak bir çalışma yapmaya hazırız.”

“Muhalif sanatçılar hedef”
Kültür, sanat hayatına ve sanatçılara dönük baskıları gündeme getirdi. Grup Yorum üyelerinin 246 günü geride bırakan açlık grevine ve devlet tiyatrolarındaki işten çıkarmalara değinen Atay, AKP´nin kendisine muhalif tüm sanatçıları hedef gösterdiğini söyledi. Grup Yorum üyelerinin konser yasaklarının kaldırılması ve İdil Kültür Merkezi´ne baskıların sona erdirilmesi amacıyla 246 gündür açlık grevinde olduklarını hatırlatan Mengüllüoğlu, “Onlara isnat edilen saçma sapan suçlamalar yoluyla müzik yapılması ve sanatın engellenmesi asla kabul edilebilir değildir” dedi.
Son günlerde Devlet Tiyatroları ve Devlet Opera Balesi´nde de işten çıkartmaların yaşandığına işaret eden Mengüllüoğlu, “Dün daha İstanbul Devlet Tiyatrosu´nda 24, Ankara´da 9, Erzurum´da 1 kişi işten çıkarıldı. 22 yıldır bu kurumlarda çalışan, tiyatro oyunlarında oynayan işçiler işlerinden ediliyorlar. Uzun yıllardır çalışan insanlar bir anda güvenlik soruşturmasına konu ediliyorlar. Bazı işçilere istihdam fazlalığını gerekçe gösteren iktidar, aynı anda AKP´ye yakın kişilerin dilekçelerini işleme koyup onları işe alıyor. Buradan Devlet Tiyatrosu´nda ve Devlet Opera Balesi´nde çalışan arkadaşlarımızın yanında olduğumuzu dile getirmek istiyoruz. Böylesi bir sansür anlayışı neredeyse son 40 yılda bile Türkiye´nin gündeminde değildir” dedi.
Baskıcı anlayışın HDP Eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş´ın Devran isimli öykü kitabından uyarlanan tiyatro oyununa karşı da sürdürüldüğünü sözlerine ekleyen Mengüllüoğlu, şu görüşü dile getirdi: “AKP´nin, bir zamanlar sözde barış görüşmeleri yaptığında ricacı olduğu Kadir İnanır´a dahi, İçişleri Bakanı´nın “Kadir efendi” gibi hitap etmesi kadar saygısızca bir tavırla karşılaştık.”




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —