Tarih: 25.11.2020 16:35

Yılda 11 bin çocuk cezaevine giriyor

Facebook Twitter Linked-in

İskenderun/SES

Dünya Çocuk Hakları Günü, farkındalık açıklamalarıya kutlandı. 1989 yılında kabul edilen Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi ile birlikle çocuk haklarının yasalarca tanınmasının yıl dönümü günü; 20 Kasım´dı.
31 yıldır sözleşmedeki hakların uygulanması için mücadele verildiğini. ifade eden Hatay Barosu Çocuk Hakları Komisyonu, 'Bu yılı mücadelede çoğu zaman unutulan, kapalı kurumlarda kaldıkları sürede sözleşmede bulunan birçok hakkına ulaşamayan, haklarını bilmeyen suça sürüklenen çocuklara ithaf ediyoruz. Türkiye´de Ceza İnfaz Kurumlarında 12-17 yaş arası 3 bin çocuk var. Yılda yaklaşık 11 bin çocuk cezaevleriyle tanışıyor. Cezaeviyle tanışan çocukların yaklaşık yüzde 60´ı tekrar tutuklanarak cezaevine geri dönüyor. Çocukların tekrar suçla ilişkilenmeleri önlenemiyor, onarıcı adalet sağlanamıyor. Suça sürüklenen çocukların hakları henüz soruşturma aşamasında ihlal edilmeye başlıyor. Çocuk yetişkin algısıyla sorgulanıyor, kelepçe takılıyor, adliyede bulunan çocuk uzmanlarıyla buluşturulmuyor, iş yükünden yeterli sosyal inceleme raporu tutulmuyor, suç işlemesine neden olan yoksunluklar tespit edilip giderilmiyor. Çocuk Hakları Sözleşmesinde bulunan hakları sağlanmayan çocuk suçla ilişkilendiği ortama ve yoksulluğa geri dönüyor. Çocuğun adalet sistemi içine girdiği ilk andan itibaren yüksek yararı sağlanmalı, Çocuk Hakları Sözleşmesindeki hakları koşulsuz tanınmalı, onarıcı adalet ilkeleriyle yaklaşılarak tekrar suçla ilişkilenmeleri önlenmelidir. Komisyon olarak uzun zamandır çocuklara kelepçe takılmasını önlemeye çalışıyoruz. Kelepçe takılan bir çocuk gördüğümüz zaman çocuk haklarının ihlalini önlemek için müdahale edelim' açıklamasını yaptı.

'Çocuk hakları hiçbir bahaneyle ertelenemez'
İnsan Hakları Derneği (İHD) İskenderun Şubesi, çocuk haklarının hiçbir bahaneyle ertelenemez ve esnetilemez olduğunu belirtti. İHD şube başkan yardımcısı Ayten Kılınç, 'Çocuk Haklarına Dair Sözleşme dünya genelinde en çok ülke tarafından kabul edilen insan hakları belgesi olma özelliğini taşımaya ve sözleşmenin 31. yılında dünya genelinde yoğun bir şekilde çocuk hak ihlalleri yaşanmaya devam ediyor. Dünyayı etkisi altına alan pandemi süreci, çocukların da yaşam rutinlerini olumsuz yönde etkiledi. Çocuklar, doğalarına aykırı bir biçimde uzun süre evlerde kapalı kaldılar ve kalmaya devam ediyorlar. Kapalı ortamlarda şiddetin arttığı gerçeği, pandemi döneminde kadınlara ve çocuklara yönelik şiddetin yüzde 27,8 oranında artmasıyla kendisini bir kez daha gösterdi. Dünya Sağlık Örgütü raporlarına göre çocukların Covid-19´dan hayatını kaybetme oranı oldukça düşük olsa da süreçten en çok etkilenenler yine çocuklar oldu. Önlemler dahilinde okulların kapatılmasından dolayı uygulanan uzaktan eğitim, eğitim sisteminin sorunlarının daha fazla görünür olmasına yol açtı. Çocukların büyük çoğunluğu; internet erişimi, bilgisayar, tablet, cep telefonu ya da uygun zaman ve mekân olmayışı gibi nedenlerle, eğitim hakkından mahrum bırakıldı. EBA üzerinden yürütülen canlı derslere katılım, bütün bu imkânsızlıklardan dolayı yüzde 15-20 dolaylarında kaldı. Anayasal bir hak olan eğitim hakkı kullanılamaz hale geldi' değerlendirmesini yaptı. Pandemide mevsimlik tarım işçisi çocuklar çalışmaya devam ettiğini, İstanbul´da 8 yaşındaki Ç.M.´nin, EBA´ya girebilmek için internet hattı çekmek üzere babasıyla birlikte çıktığı çatıda, ayağının kayması üzerine 4. kattan düşerek yaşamını yitirdiğini, Urfa´da 15 yaşındaki mevsimlik tarım işçisi A.D.´nin, işçileri taşıyan minibüsün devrilmesi sonucu hayatını kaybettiğini belirten Kılınç, açıklamasını şöyle sürdürdü: 'Covid-19 salgını önlemleri dahilinde çıkarılan infaz yasası, hapishanelerdeki çocukları doğrudan kapsamadı. Ceza indirimleriyle bırakılan çocuklara dair de aydınlatıcı bir açıklama yapılmadı. Çocuk hapishanelerinden çocuklar ile ilgili yeterli bilgi alınamadı. Halen hapishanelerde kaç çocuğun tutulduğu bilgisi kamuoyuyla paylaşılmıyor. Türkiye´yi yönetenleri, Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına dair Sözleşme´deki yükümlülüklerini yerine getirmek üzere; Çocuk Haklarına dair Sözleşme´nin 28 ve 29. maddeleri gereğince eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak için gerekli her türlü alt yapının her bir çocuk için oluşturulmasını; Şiddete maruz bırakılan çocukların kolay erişebilecekleri destek ağlarının yaygınlaştırılmasını; Hapishanelerde kaç çocuk olduğunun açıklanmasını ve hapishanelerde bulunan çocukların derhal serbest bırakılmasını; Çalışan çocukların eğitim ve sağlığa ücretsiz erişimlerinin sağlanmasını; Çocuk istismarına evlilik yoluyla cezasızlık getiren yasa tasarısının yeniden gündeme alınmayacak biçimde iptal edildiğinin açıklanmasını; Medeni Kanun´da aile rızasıyla 17, mahkeme kararıyla 16 olan evlilik yaşının, koşulsuz şartsız olarak 18 yaş üzerine çekilmesini; Çocuklara karşı işlenen suçlarda çocukların yüksek yararının gözetilerek cezasızlık kültürünün ortadan kaldırılmasını; Sözleşmenin 17, 29 ve 30. maddelerindeki çekinceleri kaldırarak çocuklara ana dilinde eğitim hakkının tanınmasını; Çocuk hakları örgütleri ile iş birliği yaparak, uygulanabilir bütüncül bir çocuk koruma politikası oluşturulmasını acilen talep ediyoruz. Türkiye´nin de imzacı olduğu, onayladığı, yürürlüğe koyduğu ama yükümlülüklerini yerine getirmediği Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme´nin gerekliliklerini ısrarla ve inatla hatırlatmaya, talep etmeye devam ediyoruz. Çünkü çocuk hakları hiçbir bahaneyle ertelenemez, esnetilemez.'
Çin´in Wuhan kentinden dünyaya yayılan Covid-19 virüsünün en çok eğitim ve öğretimleri aksayan öğrencileri etkilediğini ifade eden HDP Hatay Eşbaşkanları Kerem Nalbant ve Aysel Eşiyok da yaptıkları ortak açıklamada, 'Ne yazık ki kırsalda yaşayan öğrenciler sadece internetten mustarip değiller. Elektriklerin sık sık kesilmesi de öğrencilerde telafisi zor mağduriyetler yaratmaktadır. Samandağ´a bağlı, Meydan ve Tekebaşı mahallelerinde yaşanan elektrik kesintileri öğrencileri ayrıca mağdur etmektedir. Henüz kış tam şiddetini arttırmamışken elektrikte böylesi kesintiler yaşanırken, yarın tam manasıyla kışın ortasında kim bilir nasıl kesintiler yaşanacaktır?' ifadesine yer verdi. EnerjiSA firmasına seslenilen açıklamada, 'Daha fazla vatandaşı ve özelde öğrencileri mağdur etmeyin, bir an önce bu sorunu çözün' değerlendirmesine yer verildi.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —