Halit KATKAT


Bürokrat Sendikacılar İşçilerin Çıkarını Savunmaz

Halit KATKAT


DİSK, ‘milyonların umudunu ve talebini Ankara’ya taşıma yürüyüşü’ adını koyduğu yürüyüşü Ankara’da noktaladı.

DİSK yönetimi bu yürüyüşle işçi sınıfına karşı görevini yapmış olmanın gönül rahatlığı içindedir herhalde… Daha önce TÜRK-İŞ asgari ücret komisyonu toplantısına katılmayıp işçilerin talebini, umudunu iktidara duyurmakta yeterli olmamıştı.

Yürüyüşün bitiminde DİSK Genel Başkanı Çerkezoğlu, “Bugün Türkiye'nin en büyük sorunu bölüşüm sorunu. Hepimiz çalışıyoruz, üretiyoruz ama hakça bölüşmüyoruz” dedi ve siyasi iktidara, “Çekin elinizi, soframızdan, çocuğumuzun cebinden...” tepkisini gösterdi.

Sayın Çerkezoğlu, bunu söylemek için bu kadar yolu yürümenize gerek yoktu. Makamınızdan kalkmadan da basın açıklaması yapar, bu talebinizi duyururdunuz. Şimdi Ankara’ya gelip söylemenizin bir etkisi olacağına inanıyor musunuz? Yoksa inanmıyorsunuz da işçi sınıfının gazını mı almaya çalışıyorsunuz?

Sayın Çerkezoğlu, açıklamanızda “Nüfusun yarısı servetin sadece yüzde 2.8'ini alıyor ama en zengin yüzde 1'lik kesim yüzde 35' ini, yüzde 10'u ise neredeyse yüzde 70'ini alıyor. Böyle haksızlık olmaz" diyorsunuz. Çalışanların yarısından fazlasının asgari ücretle yaşamını sürdürdüğünü "  söylüyorsunuz ve devamla İşte gerçek bu meydanda. Duyacaklar bu sesi, görecekler bizi..." diyorsunuz.

Burada dediğiniz gibi nüfusun yarısı servetin yüzde 2,8’ini, yüz 1i de yüzde 35’ini alıyorsa bu çelişkiyi çözecek orantıda bir kalabalığın arkanızda olması gerekmez miydi?  Bir de buna “milyonların umudu, talebi” diyerek yüceltiyorsunuz.

Bu sizin yaptığınız güçsüz yürüyüşü ve cılız sesinizi duymayacaklarını sizde biliyorsunuz. İşçi sınıfının en etkin mücadele aracı üretimi ve hizmeti durdurma yani iş bırakmadır. Nerede kaldı övündüğünüz 15-16 Haziran direniş ruhu…    

Her asgari ücret görüşmelerinde olduğu gibi bu asgari ücret görüşmelerinde bir kere daha görüldü ki işçi konfederasyonlarının işçilerin çıkarı adına birleşmeye, işçileri birleştirmeye niyetleri yok. İşçileri bir bütün olarak mücadeleye hazırlamaya niyetleri yok. Bunu yapamadıkları için göstermelik eylemler ve boş konuşmalarla işçilerin öfkesini yatıştırmaya çalışıyorlar.